Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İstanbul seçimlerinin iptalini istedi YSK’nın yeni başkanı oldu

Görev süresi dolan Sadi Güven’in yerine Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı’na Muharrem Akkaya getirildi. Akkaya, 31 Mart’taki İstanbul seçimlerinin iptalini istemişti.

BOLD – Muharrem Akkaya, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) yeni başkanı oldu. 2023 yılına kadar görev yapacak yürütecek. Akkaya, 31 Mart’taki İstanbul seçimlerinin iptal edilmesi yönünde oy kullanmıştı.

Eski YSK Başkanı Güven, veda konuşmasında bakanlıklara ve yöneticilerine teşekkür etti.

Yeni başkan Akkaya ise, ”Seçim süreci yaşadık. Bugün itibariyle eski arkadaşlarımızın görev süresi sona erdi yenileri başladı. Bu önemli ve onurlu bir görev. Başkanımızın bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak isterim. Seçim süresi başladığında ne gerekiyorsa yaparız” dedi.

MUHARREM AKKAYA KİMDİR?

Muharrem Akkaya 1964 doğumlu, Karabük Ovacıklı. 1989’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra mesleğe Karabük’te başladı. Çeşitli ilçelerde hakimlik, Kocaeli’de savcılık yaptı. Akkaya’nın mesleki kariyerinde de Adalet Bakanlığı görevleri var. Bakanlık İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tetkik hakimliğinden sonra Ceza İşleri Genel Müdür Yardımcısı oldu. 24 Şubat 2011’de Yargıtay Savcılığına, üyeliğine seçilen Akkaya, Eylül 2016’da YSK üyeliğine atandı.

Gündem

Hilvan Cezaevinde sabun 50 TL’ye satılıyor

Tutuklu Ömer Özmen: “Koğuşta 18 kişiyiz, dört kişi yerde yatıyor. El sabunu kantinde 50 TL, gardiyanlar maskesiz. eldivensiz odalarımıza giriyor.”

BOLD –  Urfa Hilvan 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Ömer Özmen, haftalık telefon görüşmesinde cezaevinde maruz kaldıkları hak ihlallerini annesi Zeynep Özmen’le paylaştı. Cezaevinde koronavirüse (Kovid-19) dair hiçbir önlemin alınmadığını aktaran Özmen, sağlıklarının hiçe sayıldığını kaydetti.

DÖRT KİŞİ YERDE YATIYOR SABUN ELLİ LİRA

Özmen cezaevinde maruz kaldıkları hak ihlallerini şöyle sıraladı: “Bir koğuşta 18 kişi olarak kalıyoruz. 4 arkadaşımızda yerde yatırıyor. Cezaevi idaresi bize temizlik ve hijyen malzemesi vermeyip, bize; ‘parayla atın alın’ diyorlar. Bir el yıkama sabununun fiyatı 50 TL. İdare koğuşlarımızı dezenfekte etmedi. Sadece zemin katını dezenfekte etti. Gardiyanlar ne maske ne de eldiven takmıyorlar. Bu şekilde koğuşlarımıza gelip, eşyalarımıza dokunuyorlar. Cezaevinde salgına karşı önlem adına bir şey yok. Zaten kitap ve radyolarımızda elimizden alınmış, durumda.”

ÇOCUKLARIMIZI GÖZ GÖRE GÖRE ÖLDÜRMEK İSTİYORLAR

İnfaz yasasında siyasi tutukluların kapsam dışına bırakılmasına tepki gösteren Özmen’in annesi Zeynep Özmen, “Çocuklarımızı göz göre göre öldürmek istiyorlar. Salgından ötürü her gün insanlar ölüyor. Cezaevlerinde çocuklarımız hiçbir önlem alınmadan tutuluyor. Adli tutukluları bırakıyorlar ama sırf hakları için verdikleri mücadelede tutuklanan çocuklarımız bırakılmıyor. Bu adalet mi? Zaten adalet olsa, binlerce insan boş yere yatmaz. Cezaevlerinde ölümler olmadan tutsaklar serbest bırakılmalı. Çocuklarımız ölmemeli” diye belirtti.

İşlemediği suçtan 24 yıldır tutuklu Özkan 85’inde korona riskine rağmen tahliye edilmedi

Okumaya devam et

Gündem

KHK’lı Sosyolog Erzurumluoğlu: Dünya KHK’lılara yapılan ‘Politik Kırım’dan haberdar olmalı

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen Sosyolog Doç.Dr. Bayram Erzurumluoğlu, dünyanın KHK’lılara yapılan ‘Politik Kırım’ konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

BOLD-Mağdurlar için Adalet Platformu üyesi KHK’lı, Sosyolog Doç. Dr. Bayram Erzurumluoğlu, yakında yayımlanacak olan  ‘Üçüncü Yılında OHAL’in Toplumsal Maliyetleri’ konulu rapor üzerine KHK’lı Platformu Birliği’nin haber sitesine konuştu.

Adıyaman Üniversitesi’ndeki görevinden 672 sayılı KHK ile ihraç edilen, Mağdurlar için Adalet Platformu üyesi, Sosyolog Doç. Dr. Bayram Erzurumluoğlu;Mağdurlar için Adalet Platformu tarafından, 20 Temmuz 2019 ile 9 Eylül 2019 tarihleri arasında internet yoluyla gerçekleştirilen ve OHAL’in yol açtığı mağduriyetlere mercek tutan araştırmayı değerlendirdi.

KHK’lı Erzurumluoğlu, “Araştırmaya katılanların, kamuoyunun, insan hakları örgütlerinin uyarılması, uyandırılması gerekiyor. Dünyanın KHK’lılara yapılan ‘Politik Kırım’ konusunda bilinçlendirilmesi gerekiyor. İktidarın da artık bu soykırımdan vazgeçmesi gerekiyor. Çünkü soykırım, zamanaşımı olmayan bir suçtur! Bir an önce KHK’lılara yapılan ‘Politik, Halk ve Sivil Kırım’dan’ vazgeçmelerini öneriyoruz. Zararın neresinden dönülürse kardır, diyoruz.” dedi.

Röportajın tamamını aşağıdaki linke tıklayarak okuyabilirsiniz.

Çok Yakında Yayınlanacak Olan “Üçüncü Yılında OHAL’in Toplumsal Maliyetleri”  Raporu Üzerine KHK’lı Sosyolog Doç.Dr. Bayram Erzurumluoğlu ile Yapılan Çarpıcı Röportaj (2)

Savcı cemaat tutuklusu tıp profesörü için “Toplum sağlığına katkı sağlar” diyerek tahliye istedi

 

Okumaya devam et

Gündem

Savcı cemaat tutuklusu tıp profesörü için “Toplum sağlığına katkı sağlar” diyerek tahliye istedi

Hakkındaki cemaat soruşturması nedeniyle tutuklu bulunan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı’nda öğretim görevlisi olan profesör, savcının “Toplum sağlığına katkı sağlar” talebi doğrultusunda tahliye edildi.

BOLD- İsmini vermek istemeyen profesörün avukatı Hatice Yıldız, tahliye talebini savcılığa sundu. Savcılık da Ankara 3. Sulh Ceza Hâkimliği’ne “Hâkimler ve Savcılar Kurulu ve Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüs salgını nedeniyle almış olduğu kararlar gözetilerek bu kişinin toplum sağlığına katkıda bulunabileceği de dikkate alınarak hak kaybına sebebiyet vermemek için serbest bırakılmasını” talep eden bir müzekkere yazdı.

Medyascope’de yer alan özel habere göre, Tutukluluğu değerlendiren Sulh Ceza Hâkimliği talebi reddetti. Ret kararının ardından savcılık, profesör hakkında iddianame hazırlayıp Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Mahkeme, dosyayı inceledi ve tutuklu tıp profesörünün tahliyesine karar verdi.

Mahkeme karar yazısında, “Dosya kapsamı ve tutuklu kaldığı süre nazara alınarak Ceza Muhakemesi Kanunu 109/3 maddesi uyarınca yurtdışı yasağı koymak suretiyle sanığın tahliyesine karar verilmiştir” dedi.

Tıp profesörünün aynı suçlamayla bir yıl önce ifadesi alınmış, hakkında takipsizlik kararı verilmişti. Ancak doktor bir yıl sonra tekrar dosyada yeni bir tanık beyanı olduğu gerekçesiyle ifadeye çağrıldı. İfadesinin üç ay sonrasında ise gözaltına alınan tıp profesörü, 12 günlük gözaltı süresinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

AVUKAT YILDIZ: BUNUN GİBİ ÖNEMLİ KARARLARIN ÇOĞALMASINI İSTİYORUZ

Doktorun avukatlığını üstlenen Hatice Yıldız, tahliye talebini içeren dilekçesinde kişinin doktor olduğunu ve salgın sırasında toplum sağlığına katkı sağlayacağını vurguladı. Medyascope’a konuşan Yıldız, “Bu karar bizim için sevindirici, bunun gibi olumlu örneklerin çoğalmasını istiyoruz. Tutukluluk bizim hukukumuzda istisnai bir tedbirdir. Adli kontrol tedbirleri önceliklidir” dedi.

GATA’DA GÖREV YAPAN BİR DOKTORA DAHA TAHLİYE

Avukat Yıldız’ın GATA’da görev yapan başka bir doktor müvekkili de benzer şekilde tahliye edildi. Hekimin tahliyesi için Yıldız, aynı gerekçeleri mahkemeye sunduklarını belirtti.

Koronavirüs tedavisi gören Profesör Taşcıoğlu hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Popular