Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Milyonluk ihaleler ‘doğal afet’ kılıfı ile usulsüzce dağıtılmış

Menderes Türel devrinde Antalya Büyükşehir Belediyesinin milyonluk ihaleleri, “Doğal afet, salgın hastalık, savaş gibi acil bir durumda” uygulanması gerekli kanun maddesine göre verdiği ortaya çıktı.

BOLD – Son dönemde el değiştiren yerel yönetimlerdeki önceki yönetimlere ilişkin ihale yolsuzlukları iddiaları gündemin üst sıralarında yer alıyor.

Özellikle Sayıştay raporlarına yansıyan bu gibi durumlar yolsuzluk iddialarına dönük dayanakları da güçlü kılıyor.

3 İHALE 135 MİLYON, 7 İHALE 240 MİLYON LİRA

Sözcü’nün haberine göre Sayıştay, Menderes Türel döneminde Antalya Büyükşehir Belediyesindeki milyonluk ihalelerin, ‘Doğal afet, salgın hastalık, savaş gibi acil bir durumda’ uygulanması gereken yasa maddesi uygulanarak verildiğini belirledi.

Konyaaltı sahili ile ilgili bu şekilde verilen 3 ihalenin bedeli 135 milyon lira oldu. Diğer 7 ihalenin bedeli ise 240 milyon lirayı aştı.

HİÇBİRİ ACİLİYET GEREKTİRMEZ KARARI

Sayıştay raporunda ‘Bu işlerin hiçbiri aciliyet gerektirmez. Bu şekilde ihale verilmesi şeffaflığa aykırıdır’ denildi.

ÜST YÖNETİCİLERİN ONAYI İLE YAPILDI

CHP’li yeni Belediye yönetimi Hülya Koçyiğit’in damadının aldığı Konyaaltı ihalesini önceki gün iptal etmişti. Antalya Belediyesi eski yönetimi ise Sayıştay’a yaptığı savunmasında bu işlerin ‘acil durum gerektirdiğini’ öne sürdü ve üst yöneticilerin onayı alınarak gerçekleştirdiğini savundu.

Hakan Şükür’den depremzedelere başsağlığı ve geçmiş olsun mesajı

Gündem

Cumartesi Anneleri açıklamasına katılan Pervin Buldan: Kayıplar için komisyon kurulsun

Cumartesi Annelerinin 793’ncü hafta açıklamasında 1994 yılında kaybedilen Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için adalet istedi. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, kayıplar için komisyon kurulması çağrısında bulundu.

BOLD – Cumartesi Anneleri koronavirüs nedeniyle internet üzerinden yaptıkları 793. hafta açıklamasında 1994 yılında kaybedilen Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için adalet çağrısı yaptı.

Buldan, Yıldırım ve Karay’ın kaybedilmelerine ilişkin iddianamenin Ankara JİTEM davasına dahil edildiği ve davanın beraatle sonuçlandığının hatırlatıldığı açıklamada, üst mahkemenin adalete uygun bir karar tesis etmesi istenildi. 793. haftada, Savaş Buldan’ın eşi Pervin Buldan, ardından Adnan Yıldırım’ın eşi Hasibe Yıldırım ve sonra Hacı Karay’ın oğlu Enes Karay seslendi.

KOMİSYON KURULMALI, KATİLLER YARGILANMALI

HDP’nin Eş Genel Başkanı Pervin Buldan gözaltında kaybedilen eşi Savaş Buldan ve tüm kayıp faillerinin bulunması için çağrı yaptı. Buldan, şunları söyledi: “Bu cinayeti işleyenler devlet ve sistem tarafından kullanıldılar, korundular ve kahraman ilan edildiler. Biz adalet arayışımızı hala sürdürüyoruz. Türkiye’de gerçekle yüzleşmek için mutlaka bir komisyon kurulmalı, katiller bulunup yargılanmalı. Beklentimiz adalettir, beklentimiz yüzleşmedir, beklentimiz katillerin cezalandırılmasıdır. Bu insanlar yargılanmadığı sürece bizler adalet arayışımızı sürdüremeye devam edeceğiz.”

Fehmi Tosun’un kızı Jiyan Tosun’un okuduğu Cumartesi Annelerinin açıklamasında şunlar kaydedildi:

“793 haftadır gözaltında kaybetme suçuna ve devletin bu suçtaki ağır sorumluluğuna dikkat çekiyoruz. 793 haftadır cezasızlığın, kaybetme suçunun devletle bağlantısının üzerini örtmek için kullanıldığını söylüyoruz. Kısacası 793 haftadır, inkara karşı hakikati, cezasızlığa karşı adaleti savunuyoruz.

793. haftamızda 26 yıldır hakikatin inkâr edildiği, faillerin cezasızlıkla korunduğu bir dosya ile karşınızdayız. İş insanları Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay İstanbul’da yaşıyordu. 3 Haziran 1994 günü sabaha karşı Yeşilyurt’ta bulunan Çınar Oteli’nden birlikte çıktılar. Çok sayıda tanık beyanına göre; dışarıda bekleyen otomobillerden çıkan telsizli, çelik yelekli ve silahlı 7-8 kişi onları durdurdu ve otelin duvarına yaslayarak üzerlerini aradı. Kendilerini polis olarak tanıtan bu kişiler “İfadelerinizi alıp bırakacağız” diyerek Buldan, Yıldırım ve Karay’ı zorla otomobillere bindirerek götürdü.

ÖLÜM ÜÇGENİNDE BULUNDULAR

Olaydan hemen sonra haberi alan aileler, Bakırköy Cumhuriyet Savcısı ve Yeşilköy Polis Karakolu ile irtibata geçerek yakınlarının kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce kaçırıldıkları hususunda şikâyette bulundular. İstanbul Valisi ve Başbakanlıkla görüştüler. Ancak yakınlarının gözaltına alındıkları reddedildi. 04 Haziran 1994 akşamında Bolu/Yığlıca köyü Taşlı Melen Mevkiinde Buldan, Yıldırım ve Karay ‘ın işkence ile sorgulandıktan sonra ateşli silahla infaz edilmiş bedenleri, köylüler tarafından bulundu. Üzerlerinde kimliklerini kanıtlayacak hiçbir belge, değerli eşya veya para yoktu. Bulundukları yer kontrgerilla cinayetleri sonucunda öldürülenlerin cansız bedenlerinin bırakıldığı medyada “ölüm üçgeni” olarak adlandırılan bölgedeydi.

ÖZEL OPERASYONLAR

Ailelerin tüm çabalarına rağmen Buldan, Yıldırım ve Karay dosyaları 19 yıl sürüncemede bırakıldı. Ailelerin ısrarlı başvuruları üzerine 19 Aralık 2013 tarihinde yeni bir iddianame düzenlendi. Düzenlenen iddianame Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve kamuoyunda Ankara JİTEM Davası olarak bilinen davaya dâhil edildi. Yargılamalar sırasında tanık olarak ifade veren eski MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür içinde Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın isimlerinin de olduğu Kürt iş insanlarına yönelik ölüm listesinin yer aldığı bir belgeyi mahkemeye sundu. Eymür, Buldan, Karay, ve Yıldırım’ın infazlarının Ağar’ın bizzat yönettiği Korkut Eken, İbrahim Şahin ve Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Emin Aslan’ın denetimindeki “özel operasyonlar” kapsamında gerçekleştirildiğini söyledi.

AĞAR VE TÜM SANIKLARA BERAAT VERİLDİ

Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay’ın kimler tarafından gözaltına alındıkları, işkence ile sorgulandıkları, öldürüldükleri ve bu eylemin icrası için kimlerin talimat verdiği devletin Susurluk Raporu’nda, Ergenekon iddianamesinin 228 No’lu ek klasöründe, Ankara JİTEM davasının iddianamesinde ve mahkeme tutanaklarında yer aldı. Ancak tüm bunlara rağmen 13 Aralık 2019‘da görülen karar duruşmasında, işlenen suçlarla ilgili Mehmet Ağar ve diğer tüm sanıkların beraatlerine karar verildi. AİHM’de mahkumiyetle, iç hukukta beraatle sonuçlanan davalar zincirine bu dava da eklendi.

VAZGEÇMEYECEĞİZ

793. haftamızda istinafa taşınan davada üst mahkemeyi, hukuka ve adalete uygun yeni bir karar tesis edilmesi için göreve çağırıyoruz. Savaş Buldan, Adnan Yıldırım ve Hacı Karay için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz! 94 haftadır hukuksuz bir biçimde bize kapatılan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz”

“Yeri olmamakla birlikte ‘mutlaka aleni idam edilmeleri’ gerekiyor”

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Hamile öğretmen ve eşi tutuklandı: 1 yaşındaki bebekleri yalnız kaldı

Dün gözaltına alınan kimya öğretmeni Sehat Sarı eşiyle birlikte tutuklanıp Aksaray Cezaevine gönderildi. Üç sene önce 3 aylık bebeğini düşüren Sehat Sarı’nın düşük riski bulunuyor.

BOLD ÖZEL – Hamile kadınlar, çekirdek aileler hep birlikte tutuklanmaya devam ediyor. Ankara’da gözaltına alınan 5 aylık hamile Sehat Sarı (28) ve eşi Samet Sarı (29) bugün tutuklandı. Sarı çiftinin 1 yaşındaki Mustafa Vedat adlı oğulları hem annesiz hem babasız kaldı. Anne-baba tutuklu ailelere böylece bir yenisi daha eklendi.

Cemaat soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan Sarı çifti Ankara Sulh Ceza Mahkemesinde saat 15.00’te görülen duruşmadan sonra tutuklanıp Aksaray Cezaevine gönderildi. 5 yıllık evli olan Sehat Sarı kimya, eşi ise beden eğitim öğretmeniydi. Üç yıl önce 3 aylık bebeğini kaybeden Sehat Sarı’nın düşük riski bulunuyor. Daha önce tutuklanan hamile kadınlardan bazıları cezaevinde bebeğini kaybetmişti.

Ankara’da dün sabah yapılan baskınlarda birçok ev hanımı ve 2 hamile kadın gözaltına alındı. 6 aylık bir bebeği ve 3 yaşında oğlu olan Bircan Erdem dün akşam üzeri serbest bırakıldı. 5 aylık hamile Sehat Sarı ve eşi tutuklandı. Diğer hamile ile ilgili bilgi edinilemedi.

Sarı çiftinin 1 yaşındaki oğulları Mustafa Vedat babaannesine kaldı.

Okumaya devam et

Gündem

Darp videosu Aleyna Çakır’ın ölümündeki şüpheleri artırdı!

İntihar ettiği öne sürülen Aleyna Çakır’ın, erkek arkadaşı Ümit Can Uygun tarafından darp edilme görüntüleri ortaya çıktı. Sosyal medyada ölümün araştırılması ve aydınlatılması çağrıları yapıldı.

BOLD – Aleyna Çakır’ın, yerde hareketsiz yatarken çekilmiş görüntülerinin ortaya çıkması sonrası, başta kadın örgütleri çok sayıda kişi ve kuruluş tepki gösterdi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, ‘Ankara’da intihar etti denilen Aleyna Çakır’ın birlikte olduğu erkek tarafından defalarca şiddet gördüğü, hatta baygın halde videolarının paylaşıldığının tespit edildiğini’ belirtip ölümün aydınlatılmasını istedi.

DAHA ÖNCE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUĞU İLERİ SÜRÜLDÜ

Kadın Meclisleri’nin sosyal medya paylaşımında ise Çakır’ın ölümü için ‘şüpheli’ nitelemesi yapıldı. “Aleyna Çakır, 19 yaşındaydı. 4 Haziran’da intihar etti denilen Çakır’ın, daha önce defalarca şiddet gördüğü ve savcılığa suç duyurusunda bulunduğu ortaya çıktı. Şüpheli ölümü açığa çıkartılsın” denildi.

Ümit Can Uygun

SİYASİ KİMLİĞİ SEBEBİYLE KORUNUYOR İDDİASINI DİLLENDİRDİ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya da olaya şu mesajla tepki gösterdi: “#aleynaçakır’ın intihar etmediği, Ümit Can Uygun tarafından öldürüldüğü, zanlının siyasi kimliğinden dolayı korunduğu iddia ediliyor. Daha önce de Aleyna Çakır’ı dövüp sosyal medyada paylaştığı görüntüler var. İktidar ortaklarının ölümün nedenini ortaya çıkarma sorumluluğu var.” Kaya ayrıca, Uygun’un Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın fotoğrafları önündeki görüntüsünü de paylaştı.

“Onu ben öldürmedim kendi kendini bıçakladı”

Okumaya devam et

Popular