Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kaymakam Safitürk suikastında bir delil daha yok edildi: Hard disk çökmüş!

Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk’ün öldürülmesine dair istinaf mahkemesine gönderilen dosyaya yeni giren belgelerde daha önce savcılığın talep ettiği emniyete ait 155 kayıt sisteminin bulunduğu hard diskin bozuk olduğu öne sürüldü.

BOLD – Mardin’in Derik Belediyesi’ne kayyım olarak atanan İlçe Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk’ün 10 Kasım 2016 tarihinde makamına konulan bomba sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesinde duruşmalı görülen istinaf mahkemesine yeni belgeler gönderildi. Daha önce Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenen ancak “Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına gönderildiği” belirtilerek, bir türlü dosyaya eklenmeyen evraklar, istinaf mahkemesinin talebi üzerine gönderildi. Dosyaya giren belgelere göre, Derik İlçe Emniyet Müdürlüğünden Haber Merkezi 155 kayıtlarının istendiği anlaşılırken, gelen belgelerde kayıtlara ulaşılamadığı ileri sürüldü.

BAŞSAVCILIK İSTEDİ EMNİYET GÖNDERMEDİ

Dosyaya giren evraklarda Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Derik ilçesine ait 155 kayıtlarını istediği ancak kayıtlara ulaşılamadığı belirtilerek, “155 kayıtlarının tutulduğu Duman Bilgisayarı Harddisc arızası nedeniyle çöktüğü, verilerin kurtarılması için Harddisc Mardin Siber Suçlarla Mücadele Şube Müd. Gönderilmiş ise de sonuç alınamaması nedeniyle Diyarbakır Polis Laboratuvarları Müd. gönderilmiş, Diyarbakır Polis Laboratuvarında Veri kurtarma kısmının kapandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle hard disk Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına gönderilmesi nedeniyle bahse konu kayıtlar gönderilememişti” denildi.

HİÇBİR KURUM AÇAMADI

Konuyla ilgili “teslim-tesellüm” tutanaklarının gönderildiği ancak savcılığın ıslak imzalı evrakları istememesi üzerine söz konusu evrakların da dosyaya eklenerek gönderildiği belirtildi. Dosyaya giren evraklar arasında konuya dair daha önce iki polis memuru tarafından imza altına alınan 26 Nisan 2017 tarihli tutanakta, “Derik İlçe Emniyet Amirliğimizin Destek Büro Amirliği Muhabere Büro Hizmetlerinde kullanılan ihbar otomasyon 155 kayıt sisteminin bulunduğu duman programının bilgisayarı arızalanmış olup; Seagate marka 9VM4T765 seri nolu harddiste bulunan verilerin kurtarılması istenilmiştir. Müdürlüğümüz personeli tarafından Seagate marka 9VM4T765 seri nolu hard diskin imajı alınmaya çalışılmış, hard disk arızası dolayısı ile imaj alma işlemi gerçekleştirilememiştir” ifadelerine yer verildiği görüldü. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü de Derik İlçe Emniyet Amiriliği’ne gönderdiği yazıda hard disk arızası nedeniyle imaj alma işleminin gerçekleştirilemediği cevabını verdi.

‘DOSYAYI ÇÖZÜME ULAŞTIRACAK HER ŞEY BOZUK’

Dosyaya giren evraklardaki yeni bilgiyi değerlendiren Saime Ateş Mesutoğlu, kendisinin dosyada 4 ay tutuklu kalıp, daha sonra beraat ettiğini hatırlattı. Eşi Şerif Mesutoğlu’nun dosyada tutuklu kalan ve hapis cezası verilen tek isim olduğunu hatırlatan Mesutoğlu, “Bu dosyada her ne oluyorsa dosyayı açığa kavuşturacak her şey bozuk çıkıyor. Daha önce de Kaymakam Beyin telefonunun açılamadığını söyleyerek göndermişlerdi. Yine bizim talep ettiğimiz belediye binasının kamera kayıtları da kameraların bozuk olduğu söylenerek, gönderilmemişti. Eşime ceza verilmesine gerekçe yapılan ve bir PKK sığınağında ele geçirildiği belirtilen not kağıdının da orijinaline bir türlü ulaşamadılar. Sadece fotokopisi üzerinden bir inceleme yapıp, eşime ait olduğunu iddia ettiler. Sahte tanıklar oluşturulduğu, zorla önceden hazırlanan ifadelerin bazı kişilere imzalatıldığı da ortaya çıkmıştı. Bizim en önemli delil olarak gördüğümüz Kaymakamlık binası da benim bizzat dilekçe ile başvuru yapmama rağmen yıkılmıştı. Anlayacağınız bu dosyayı çözüme ulaştıracak her şey bozuk. Eşim 227 gündür adil yargılanma talebi ile açlık grevinde. Biz artık bu dosyada gerçeklerin açığa çıkarılmasını istiyoruz” diye belirtti.

DAVA HAKKINDA

Mardin’in Derik Belediyesi’ne kayyım olarak atanan İlçe Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk, 10 Kasım 2016 tarihinde makamına konulan bombanın patlaması sonucu hayatını kaybetmiş, sonrasında olaya ilişkin gözaltına alınan 71 kişiden 15’i tutuklanmıştı. Tutuklular hakkında açılan dava da geçtiğimiz yıl Mardin 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanmış ve 14 kişi hakkında beraat kararı verilirken, dönemin Kaymakamlık Yazı İşleri Şefi Şerif Mesutoğlu hakkında, 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 18 yıl hapis cezası verilmişti.

Dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince 8 kişi yönünden bozulmasının ardından Bölge Adliye Mahkemesi 3’üncü Ceza Dairesinde başlayan yargılamada Safitürk ailesi, 3 yılı aşkın bir süredir mahkemeler tarafından ifadesine başvurulmayan dönemin Derik İlçe Emniyet Amiri Hakan Kutluay’ı işaret ederek, “Bu olayın baş faili emniyet amiridir. Emniyet amiri delilleri yok etmiştir. Bu amir devleti temsil edemez. Bu olayı emniyet amiri çözecektir” ifadelerini kullandı. Bu açıklamanın ardından mahkemece dinlenmesine karar verilen Kutluay, üzerine atılı iddiaları reddetmişti.

Kaymakam Safitürk’ün ağabeyi: “Olayın baş faili Emniyet Amiri”

Gündem

Gergerlioğlu: Savcı İbrahim Keskin’in sözlü tacizde bulunmadığı kanaatine vardım

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, daha önce sosyal medyadan tepki gösterdiği Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Keskin hakkındaki sözlü taciz iddiası hakkında yeni bir açıklama yaptı. Gergerlioğlu taraflarla yaptığı görüşmeler neticesinde “sözlü taciz” olayının yaşanmadığı kanaatine vardığını belirtti.

BOLD – İnsan Hakları savunucusu ve HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, ismi “sözlü taciz” iddiasına karışan Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Keskin hakkında yeni bir açıklama yaptı. Taraflarla görüştüğünü belirten Gergerlioğlu, iddia edilen taciz olayının yaşanmadığına kanaat getirdiğini ifade etti.

Cemaat soruşturmaları kapsamında 2016 yılında gözaltına alınan Nigar Kocabaş, hamile olarak ifade verdiği dönemin Bafra Başsavcısı İbrahim Keskin’in sözlü tacizine maruz kaldığını belirtti. Keskin’in “Evliliğin düzmece, eşinden hamile olduğuna inanmıyorum, düzmecede bana ne zaman sıra gelecek” dediğini aktardı.

İddialara sosyal medya hesabından tepki gösteren Gergerlioğlu ise “Bu Savcı hala görevine devam ediyor mu? Bu nasıl rezalettir” diye sordu.

Başsavcı Keskin ise yaptığı açıklamada Nigar Kocabaş’ın iddialarının doğruları yansıtmadığını belirtti. “Bugüne kadar hiçbir yasal zeminde, yazılı görsel medyada belirtilmeyen, ifade alma işleminden 4 yıl sonra, tarafımdan söylendiği iddia olunan, gerçekle ilgisi bulunmayan, tamamen yalan ve iftira içeren ahlaksız paylaşımlar nedeniyle ilgililer hakkında şikâyette bulunulmuş olup, Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır” ifadelerini kullandı.

Sosyal medyadan konuyla ilgili yeni bir açıklama yapan Gergerlioğlu “Kırıkkale Başsavcısı İbrahim Keskin hakkında tutuklama kararı verdiği bir hamile kadına cinsel taciz içeren konuşmalar yaptığı yönünde iddialar vardı. Taraflarla konuştum ve böyle bir olayın olmadığı kanaatine vardım. Kişilik haklarına hassasiyetim gereği kamuoyuna duyurayım” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Gündem

Şehir hastaneleri sağlık sisteminde kara deliğe dönüştü

AKP’nin son yıllardaki en çılgın projelerinden şehir hastaneleri sağlıktaki kara deliklere dönüştü. Yap Kirala Devret modeliyle yapılan 13 şehir hastanesinin sadece kira bedelleri için dört yılda 63 devlet hastanesi yapılabilecek kadar para ödendi.

BOLD – Sağlık Bakanlığı, sağlıktaki kara delikler olan şehir hastanelerine 2020 yılında kira olarak 5,5 milyar TL, hizmet bedeli olarak 3,2 milyar TL olmak üzere toplamda 8,7 milyar TL ödedi. 13 şehir hastanesinin sadece kira bedelleri için ise ödenen para 21 milyar lira oldu.

BÜTÇENİN YÜZDE 15’İ ŞEHİR HASTANELERİNE GİTTİ

Sağlık Bakanlığı, 2020 yılına ilişkin mali tablolarını yayımladı. Buna göre, bakanlık, şehir hastanelerine 2020 yılında 5 milyar 516 milyon TL kira ödedi. Ödenen kira bedeli “Yap Kirala Devret Modeli ile Yaptırılan Hastanelerin Kira Bedelleri” kalemi altında açıklandı. Bakanlık ayrıca, şehir hastanelerine 3 milyar 223 milyon TL’lik hizmet bedeli ödedi. Sağlık Bakanlığı’nın 2020 yılı toplam giderleri 58,5 milyar TL olurken, bu rakamın yüzde 15’ini şehir hastaneleri oluşturdu.

31 BİN YATAKLI 63 HASTANE YAPILABİLİRDİ

Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeliyle yapılan 13 şehir hastanesinin yalnızca kira bedelleri için dört yıl boyunca 21 milyar 794 milyon lira ödendi. 13 şehir hastanesinin sadece kira ödemelerine ayrılan parayla 500 yataklı en az 63 devlet hastanesi yapabilirken, 13 şehir hastanesinin ise yalnızca 17 bin 509 yatak kapasitesine sahip olması dikkat çekti.

AŞILAMA İÇİN 1.8 MİLYAR HARCANDI

Sağlık Bakanlığının personel giderleri toplam 27,5 milyar TL, SGK primi giderleri 6,2 milyar TL, mal ve hizmet alımı giderleri 19,3 milyar TL oldu. Aşılama hizmeti giderleri 1,8 milyar TL olarak açıklandı. Bakanlık ayrıca, 2020’de Mogadişu-Somali-Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Projesine’ne 23,9 milyon TL, Sudan Nyala Türk Hastanesi Projesi’ne 11,8 milyon TL, Nijer-Türkiye Dostluk Hastanesi Projesi’ne 8,4 milyar TL, Bangladeş Sahra Hastanesi’ne 9,4 milyon TL ödeme yaptı.

Mültecileri Yunanistan’a “şu an” iade edemezsiniz!

Okumaya devam et

Gündem

Kaynak bulamayan hükumet şehit paralarına da el koydu

Aradığı kaynağı bulamadığı için Merkez Bankasının ‘kefen parası’ olarak nitelendirilen ihtiyat akçesine çöken hükumet, şimdi de şehit yakınları için toplanan paralara el koydu. 15 Temmuz şehit ve gazileri için toplanan 340 milyon lira Hazine’ye aktarıldı.

BOLD – Pandemi nedeniyle iyice kaynağa sıkışan AKP Hükumeti, yurt içinde ve dışında kaynak arayışlarını sürdürüyor. İhtiyacı olan parayı bulamayan hükumet, Merkez Bankası’nın kefen parasına çöktüğü gibi şehit yakınları için toplanan paraları da Hazine’ye aktardı.

HALKIN BAĞIŞLARI SAHİPLERİNE DAĞITILMADI

15 Temmuz şehit ve gazileri ile Dolmabahçe’deki PKK saldırısında şehit olanlar için yardım kampanyaları düzenlendi. 15 Temmuz şehit ve gazileri için o günkü kur üzerinden 100 milyon ABD Doları karşılığı 300 milyon lira, Dolmabahçe şehitleri için de 15,5 milyon ABD Doları karşılığı bağış toplandı. Şehit yakınları ve gaziler için toplanan bu paralar ise hak sahiplerine dağıtılmadı. Toplanan para 338 milyon liraya ulaşırken dağıtılan toplam para 14.9 milyon lira oldu.

AKP’Lİ BİRİSİ MÜDÜR OLARAK ATANDI

Bağışların dağıtılması için vakıf kuran hükumet, vakfın yönetimine de Maliye Bakanı Yardımcısı Nurettin Nebati’nin özel kalem müdürünün eşi Fatma Güngör sözlü olarak müdür olarak tayin edildi. Şehit yakınlarına dağıtılmayan bu paralardan vakfın mütevelli heyetinin, yöneticilerinin ne kadar maaş aldıkları, vakıf adı altında ne gibi harcamalar yaptıkları ise bilinmiyor.

PARA HAZİNE’YE AKTARILDI

251 şehit yakını ile 2 bin 734 gazi için 2016 yılı sonunda toplanan 309 milyon lira 24 Aralık 2017 tarihinde yayınlanan kararla Şehit Yakınları ve Gaziler Vakfı’na aktarıldı. Ziraat Bankası’nda nemalandırılan para 338 milyon liraya ulaşırken, para daha sonra Hazine’ye aktarıldı.

MERKEZ’İN KEFEN PARASINA DA EL UZATILDI

Şehit paralarına çöken AKP hükumeti, daha önce de Merkez Bankası’nın kefen parası olarak nitelendirilen ihtiyat akçesine de el koydu. Merkez Bankası’ndan geçen yıl Hazine’ye 40.5 milyar lira aktarıldı. Hükumet bu para ile bütçe açığını azaltıp, yandaş müteahhitlerin ödemelerini yaptı.

‘Beşli Çete’nin Kalyon’u yine iş başında: Saray muslukları açtı

Okumaya devam et

Popular