Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Birleşmiş Milletler: İdlib’den Aralık ayından beri kaçanların sayısı 800 bini geçti

Birleşmiş Milletler, aralık ayından bu yana çatışmalardan kaçan Suriyelilerin sayısının 800 bini geçtiğini açıkladı. Sadece son üç gün içinde bölgeyi terk edenlerin sayısı da 140 bini geçti. Yardım örgütleri bölgede insani bir felaket yaşandığına dikkat çekiyor.

BOLD – Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Bürosu (OCHA), 1 Aralık’tan 12 Şubat’a kadar, yüzde 60’ı çocuk olmak üzere 800 binden fazla kişinin çatışma bölgesinden kaçmak zorunda kaldığını açıkladı. Sadece son üç gün içinde bölgeyi terk edenlerin sayısı da 140 bini geçti.

Suriye’de Devlet Başkanı Beşar Esad’a bağlı birlikler, muhalif grupların elindeki son bölge olan İdlib’de operasyonlarına devam ediyor.

SON 3 GÜNDE 140 BİN KİŞİ KAÇTI

Çatışmaların yoğunlaşması nedeniyle bölgeden giderek daha fazla kişinin kaçtığını açıklayan Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Bürosu (OCHA), Aralık ayından bu yana kaçanların sayısının 800 bini aştığını belirtti.

BM’nin verilerine göre Suriye’nin kuzeyinden sadece son üç gün içinde kaçanların sayısının 140 bini geçti. Kaçanların yüzde 60’ını çocukların oluşturduğu tahmin ediliyor.

İNSANİ TRAJEDİ

OCHA Sözcüsü David Swanson bölgede zaten kötü olan durumun daha da kötüleştiğini belirterek, sivillerin fark edilmemek için daha çok geceleri kamyonlarla ya da yaya olarak İdlib’den uzaklaşmaya çalıştıklarını ifade etti. Swanson, geceleri hava sıcaklığının sıfırın altına düştüğüne de dikkat çekti.

BM sözcüsü Swanson, Suriye ordusunun ilerleyişi nedeniyle çatışma yaşanmayan bölgelerin tamamen boşaldığı bilgisini verdi. BM’nin tahminlerine göre İdlib’de yaklaşık 3 milyon sivil yaşıyor ve bunların yarısından fazlasını iç göçle kaçanlar oluşturuyor.

İdlib’de gıda, barınma ve tıbbi sıkıntılar yaşandığını kaydeden yardım örgütleri, Suriye ve Rusya’nın düzenlediği hava bombardımanlarında çok sayıda hastanenin hedef olduğuna ve ayrıca Türkiye’nin de sınırları kapalı tuttuğuna dikkat çekiyor.

KAÇANLARIN 290 BİNİ ÇOCUK

Save the Children adlı çocukları koruma örgütü de bölgedeki mültecilerin durumunun endişe verici şekilde kötüleştiğini açıkladı.

En az 290 bin çocuğun şiddetten kaçmak zorunda kaldığını belirten örgüt, İdlib’de insani bir felaketin söz konusu olduğuna işaret etti.

Save the Children’ın yardım sorumlusu Sonia Khush, kötü hava koşulları nedeniyle bebekler ve çocukların öldüğünü belirtti.

63 UNSURU ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ

Bu arada Milli Savunma Bakanlığı, Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İdlib bölgesinde “63 rejim unsurunun etkisiz hale getirildiğinin öğrenildiğini” duyurdu.

SEVKİYAT DEVAM EDİYOR

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) İdlib’deki gözlem noktalarına komando takviyesi yaptığı bildirildi. Anadolu Ajansı’nın haberine göre TSK’dan gönderilen çok namlulu roketatarlar da Suriye sınırına konuşlandırıldı.

Rus medyası: El-Ais’taki gözlem noktasından Türkiye çekildi, teçhizatın bir kısmı bırakıldı

Dünya

Covid-19 virüsünden ölenleri sayısı 1770’e çıktı

Çin’de yeni tip koronavirüs (Covid-19) nedeniyle haytını kaybedenlerin sayısı 1770’e çıktı. Bu arada birçok ülke ise Japonya’da virüs tespit edilmesi sonucu karantinaya alınan Diamond Princess gemisindeki vatandaşlarını tahliye çalışmalarını sürdürüyor.

BOLD – Çin Ulusal Sağlık Dairesi, koronavirüs yüzünden ölenlerin sayısının dün hayatını kaybeden 105 kişi ile birlilkte bin 770’e yükseldiğini açıkladı.

2 bin 48 kişinin daha salgına yakalandığı ve koronavirüse yakalananların toplam sayısının 71 bine çıktığı duyuruldu. 10 bin 844 kişinin Covid-19’dan kurtulduğu ve hastaneden taburcu edildiği duyuruldu.

Virüsün başgösterdiği Çin’in Hubei vilayetindeki Wuhan kentine takviye olarak bin 200 askeri doktor ve hemşirenin gönderildiği bildirildi.

TAYVAN’DA İLK ÖLÜM

Tayvan Pazar günü ülkede virüsten dolayı ilk ölümün gerçekleştiğini duyurdu. Tayvan’la birlikte Fransa, Hong Kong, Filipinler ve Japonya’da da virus nedeniyle can kayıpları gerçekleşmişti.

Hafta sonunda Fransa’nın başkenti Paris’te 80 yaşındaki Çinli bir turist, koronavirüsten yaşamını yitirmişti. Böylece Asya dışındaki virüs sonucu ilk ölüm vakası gerçekleşmiş oldu.

DIAMOND PRINCESS YOLCU GEMİSİ

Japon Başbakanı Şinzo Abe ise virüsle ilgili uzmanlarla bir toplantı yaptı. Ülkede şu ana kadar 415 vaka tespit edildi. Bunların 355’inin iki hafta önce karantina altına alınan “Diamond Princess” adlı yolcu gemisinde tespit edildiği belirtildi.

Diamond Princess gemisindeki çok sayıda ABD’li tahliye edildi. Yolcular ABD hükümetinin sağladığı uçaklarla Tokyo Haneda Havalimanı’ndan ülkelerine doğru yola çıktı. 3 Şubat’tan bu yana karantinada tutulan gemide 400 civarı ABD’li vardı. Bunlardan en az 40’ında virüs tespit edildi. Bu kişiler Japonya’da tedavi altında.

ABD’liler ülkelerine döndüklerinde 14 gün daha karantinada tutulacak.

Japonya’daki iki haftalık karantinanın ardından ülkelerinde de bir o kadar süre karantinaya alınmak istemeyen bazı ABD vatandaşları, ülkelerine dönmektense gemide karantinanın kaldırılacağı 19 Şubat tarihine kadar beklemeye karar verdi.

DİĞER ÜLKELERİN TAHLİYE ÇALIŞMLARI

Yüzlerce ABD vatandaşı ülkesine dönerken, İtalya, Kanada ve Hong Kong’un da yolcu gemisindeki vatandaşları için uçak göndereceği açıklandı..

Avustralya’nın Japonya’daki yolcu gemisinden 200 vatandaşını tahliye edeceği duyuruldu.

Japonya’nın Yokohama kenti açıklarında karantinaya alınan gemide 3 bin 700 kişi vardı.

SALGININ EKONOMİYE ETKİSİ

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva küresel büyümenin koronavirüsten bu yıl yüzde 0,1 ile 0,2 oranında negatif olarak etkilenebileceğini açıkladı. Ancak Georgieva henüz birçok belirsizlik olduğunu da sözlerine ekledi.

Çinli kadının koronavirüs isyanı: Şeytan Komünist Parti sıradan insanların hayatını önemsemiyor

Okumaya devam et

Dünya

Almanya’da gözaltına alınan aşırı sağcı grupla ilgili ilginç detaylar

Almanya’da belirli hedeflere saldırılar düzenleyerek ülkedeki siyasi düzeni bozmak istediklerinden şüphelenilen aşırı sağcı 12 kişi, haklarında çıkarılan gözaltı kararı sonrası tutuklandı. Grubun Finlandiya’daki aşırı sağcılarla bağlantılı olduğu ortaya çıktı.

BOLD – Cuma günü Almanya’nın altı ayrı eyaletinde 13 eve düzenlenen operasyonlarda 12 Alman vatandaşı gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanların dördünün grup üyesi olduğundan, sekiz kişinin de gruba yardım ettiğinden şüphelenildiği belirtilmişti.

Federal savcılar zanlıların siyasetçilere, mültecilere ve Müslümanlara yönelik saldırılar planladığını belirtti.

2019 YAZINDAN BERİ TAKİP EDİLİYORLARDI

Kendilerini “Der Harte Kern” (Çelik Çekirdek) olarak tanımlayan ve yaşları 20 ila 50 arasında değişen grup üyeleri altı farklı eyalette yakalandı.

WhatsApp uygulaması üzerinden birbirlerini bulan üyelerin daha sonra fiziksel olarak da bir araya geldiği belirtiliyor. Grubun 2019 yazından itibaren takibe alındığı belirtildi.

Zanlıların evlerine yapılan baskınlar sırasında bomba yapımında kullanılabilecek malzemeler ele geçirildi.

Polis baskında çok sayıda silahın yanı sıra, el yapımı bir tüfek de ele geçirdi. Söz konusu tüfeğin, geçen yıl Ekim ayında Halle kentinde bir sinagog önünde gerçekleştirdiği saldırıyla iki kişinin ölümüne yol açan antisemitist saldırganın kullandığı tüfeğe benzediği belirtildi. Kölner Stadt Anzeiger baskında ayrıca el bombalarının ve anayasaya aykırı olan Nasyonal Sosyalizm (nazi) sembollerinin de bulunduğunu öne sürdü.

Alman kanunlarına göre büyük suçlar işlemek üzere olduğundan şüphelenilen kişiler 6 aya kadar tutuklanabiliyor. Bazı ağır durumlarda bu süre 12 aya kadar uzatılabiliyor.

Almanya’da siyasi arenada yaşana kutuplaşmaların bir yansıması olarak özellikle eski komünist blokta bulunan doğu bölgelerinde aşırı sağcı gruplara verilen destek gözle görülür bir şekilde yükseliyor.

ÖRGÜTÜN FİNLANDİYA BAĞLANTISI

Almanya’da polisin operasyon düzenlediği aşırı sağcı hücrenin Finlandiya’daki aşırı sağcılarla bağlantılı olduğu ortaya çıktı.

Grup üyelerinin bir başka aşırı sağcı grup olan “Odin’in Askerleri” (Soldiers of Odin) ile ilişkilerinin tespit edildiği belirtildi.

Söz konusu grubun üyelerinin ilişkisinin tespit edildiği, göçmen ve İslam karşıtı Odin’in Askerleri, Avrupa’ya başlayan sığınmacı akınının ardından 2015’te Finlandiya’da kurulmuş, daha sonra Almanya’da da yapılanmıştı. Genellikle siyah giyinen grup üyelerinin amblem olarak Viking kafatası kullandığı biliniyor.

Spiegel dergisi, grubun lideri olduğundan şüphelenilen 53 yaşındaki Werner S.’in aylardır güvenlik birimlerinin radarında olduğunu ve aşırı sağcı bir tehdit olarak sınıflandırıldığını bildirdi.

Türkiye’de tutuklanan avukat nedeniyle sığınmacılar tehlikede

Okumaya devam et

Dünya

Yemen’de Husiler savaş uçağını düşürdü, misilleme saldırısında 30 sivil öldü

Yemen’in kuzeyindeki dağlık alanda düzenlenen hava saldırısında, aralarında çocukların da bulunduğu 30 sivil hayatını kaybetti. Saldırı, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait savaş uçağının düşürülmesinin ardından geldi.

BOLD – Yemen’de, İran destekli Husiler Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun hava saldırılarında onlarca sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı. Saldırı, Husiler’in karadan havaya fırlatılan füzeyle Suudi Arabistan’a ait bir savaş uçağını düşürdüğünü iddia etmesinin ardından geldi.

Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon sözcüsü ise Tornado tipi savaş uçağının düştüğünü belirtmekle yetindi, nedenini ise açıklamadı. Sözcü arama kurtarma çalışmalarının yürütüldüğünü kaydetti.

Husiler ise uçağın düşürülme anı olarak niteledikleri bir görüntüyü kamuoyuyla paylaştı. Kayıtta uçağın enkaz görüntüleri de dikkat çekiyor.

BM: ŞOKE EDİCİ

Birleşmiş Milletler (BM) , 30 sivilin öldürüldüğü saldırıyı ‘şoke edici’ olarak niteledi.

BM Yemen İnsani İşler Koordinatörü Lise Grande, ilk raporlara göre Al Maslub bölgesinde 31 sivilin yaşamını yitirdiğini, en az 12 kişinin de yaralandığını aktardı. Hayatını kaybedenler arasında çocukların da olduğu kaydediliyor.

Grande, “Yemen’de çok sayıda kişi öldürülüyor. Haklı yanı olmayan bir trajedi yaşanıyor. Taraflar 5 yıldır savaşıyor ve halen sorumluluklarını yerine getirmiyor. Bu şoke edici” diye konuştu.

Hava saldırısını kınayan İngiltere merkezli yardım kuruluşu ‘Çocukları Koruyun’ (Save The Children) da bombardımanın, Yemen’deki savaşın dineceğine yönelik umutları tükettiği yönünde açıklama yaptı. Olayın acilen bağımsız heyet tarafından soruşturulmasını ve sorumluların cezalandırılmasını isteyen dernek ayrıca, savaşan taraflara silah satanlara da ‘satışı durdurun’ çağrısında bulundu.

Çocukları Koruyun Yemen Direktörü Xavier Joubert, savaşanlara silah sağlayanların da sivil ölümlerden sorumlu olduğunu vurguladı.

YEMEN İÇ SAVAŞI

Suudi liderliğindeki Koalisyon, Husiler’in 2014’te başkent Sana’yı ele geçirerek uluslararası alanda tanınan hükümeti devirmesinin ardından 2015 yılının Mart ayında Yemen’de Husiler’e yönelik hava saldırıları başlatmıştı.

Çatışmalar Suudi Arabistan ve bölgedeki Şii rakibi İran arasında vekil güçler arasında yürütülen bir savaşa dönüşmüş durumda.

Çinli kadının koronavirüs isyanı: Şeytan Komünist Parti sıradan insanların hayatını önemsemiyor

Okumaya devam et

Popular