Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Sayıştay uzmanları Yalova’daki ‘harcama yetkilisi’ni fark etmemiş

Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman’ın şikayeti ile başlayan yolsuzluk soruşturmasında ‘harcama yetkilisi’ personelin, Sayıştay uzmanlarını dahi atlatıp dolandırıcılık yaptığı iddia edildi.

BOLD Cumhuriyet Halk Partili Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman, kurumun muhasebe biriminde görevli Reşat Ergin’in kasadaki 1 milyon 428 bin lirayı zimmetine geçirip kaçması sonrası suç duyurusunda bulundu.

PARAVAN ŞİRKETİN SAHİBİ MÜTEAHHİT TUTUKLANDI

Belediyenin banka hesaplarını inceleyen yetkililer, Ergin’in paravan bir şirkete belli aralıklarla para aktardığını tespit etti. Soruşturma kapsamında belediyenin Mali İşler Müdürü Şenay Reyhan Kaş ile firari Reşat Elgin gözaltına alındı. Sorgularının ardından adliyeye sevk edilen Kaş ve Ergin, ‘zimmet ve resmi belgede sahtecilik’ten tutuklandı. Paraların aktarıldığı öne sürülen paravan şirketin sahibi müteahhit Bekir Bilgi de gözaltına alındıktan sonra tutuklandı.

BAŞKAN YARDIMCISI GÜLEÇ’İN TALİMATIYLA İDDİASI

Sözcü’den Halil Ataş’ın haberine göre Reşat Ergin, polise verdiği ifadede; soruşturma konusu 32 işlemin Belediye Başkan Yardımcısı Halit Güleç’in talimatıyla yapıldığını ileri sürdü. İddialar üzerine Güleç ve iki kişi daha gözaltına alındı. Sorgusu tamamlanan ve adliyeye sevk edilen başkan yardımcısı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Yalova Belediye Başkan Yardımcısı Halit Güleç’

ŞOFÖRÜ VE SEKRETERİ DE ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

Başkan Yardımcısı Güleç’in şoförü Buğra Ergün, sekreteri Bahar Taşkömür ile zimmet olayına karıştığı tespit edilen bir firma çalışanı Orhan G., adliyeye sevk edildi.

Adli sürecin devam ettiğini belirten CHP’li Başkan Salman, şunları söyledi:

– Yalova Belediyesinde görev yapan insanların zan altında bırakılması beni bu açıklamayı yapmaya zorunlu bırakmıştır. Burada yapılan yolsuzluk öyle anıldığı gibi 22 milyonluk bir rakam olması mümkün değildir.

NİSAN 2018 İLA OCAK 2020 ARASI DOLANDIRMIŞ

– 2001 yılından beri görev yapan, Mali Hizmetler Müdürlüğünde çalışan ‘harcama yetkilisi’ bir personel, Sayıştayın uzman denetçilerinin dahi tespit edemeyeceği bir profesyonellikle; Nisan 2018’den Ocak 2020’ye kadar belediyemizi 1 milyon 428 bin lira dolandırmıştır.

– Bilgi bana verildiği anda hemen gerekli talimat arkadaşlara verilmiştir. İdari soruşturma, belediye içerisinde başlatılmıştır. Muhakkik atanmış ve ardından hemen gerek Emniyet Müdürlüğüne gerekse Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.

CHP’YE MAL EDİLMESİ OLDUKÇA MANİDARDIR

– Bu konunun siyasi malzeme yapılmasını mensubu olduğum Cumhuriyet Halk Partisi’ne mal edilmesi son derece manidardır. 2014 yılından beri bir lirasını dahi hesap ederek kuruşu kuruşuna Yalova’nın parasını, Yalovalının parasını kolladık, kollamaya da devam edeceğiz.

– Yolsuzluğun boyutu yandaş medyada yazıldığı, sosyal medyada abartıldığı gibi değildir. Altını bir kez daha çiziyorum. Bugün itibariyle benim arkadaşlarımın, benim talimatımla ortaya çıkardığı yolsuzluğun miktarı 1 Milyon 428 bin TL’dir ve bu 41 seferdeki işlemde cereyan etmiştir.

Erdoğan’ın bürokratından itiraf: Basın yasaları ihtiyaca cevap vermiyor!

Gündem

Devlet hastanesinde isyan ettiren kuyruk: ‘Eyyy Kılıçdaroğlu diyenler nerdesiniz!’

Gebze’deki Fatih Devlet Hastanesinde bir hasta yakınının çektiği görüntülerdeki uzun hasta kuyruğunda bekleyen vatandaşlar, sağlık reformlarıyla övünen AKP hükumetine isyan etti.

BOLD – CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan’ın paylaştığı bir görüntü sosyal medyada tartışma konusu oldu. Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki Fatih Devlet Hastanesindeki sıra bekleyen hastaların çektiği görüntülerde, hasta kabul ve kayıt masalarının önünde uzun kuyruklar oluşturan hastalar yer alıyor. Görüntüleri çeken vatandaş, ‘sağlık sisteminde gelinen rezaleti çekiyorum’ diyor. Görüntüleri çeken vatandaşa şikayetlerini anlatan hastalar ‘canlı canlı ver’ diyerek destek verdi. Ayrıca kuyrukta bekleyen hastalar Suriyelilere tanınan imkanların kendilerine tanınmadığından da şikayet etti.

‘BATIRDINIZ DİYENLER NEREDE’

Görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşan CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, hükumete yüklendi. Erdoğan’ın sık sık SSK konusunda Kılıçdaroğlu’nu eleştirmesine atıfta bulunan Tarhan “Eyyyy Kılıçdaroğlu SGK’yı Batırdınız, batırdınız diye meydan meydan dolaşanlar, Vatandaşı hastanelerde hasta kuyruklarına mahkum edenler NEREDESİNİZ? 17 yıldır iktidardasınız,Kocaeli Gebze Fatih Devlet Hastanesinde vatandaşın mağdur edildiği şu rezaleti nasıl açıklayacaksınız?” ifadelerini kullandı.

Burcu Esmersoy acı dolu çocukluğunu anlattı: ‘Babam tuvalette hortumla dövdü’

Okumaya devam et

Gündem

Ahmet’in annesine izin çıktı, Almanya’ya birlikte gidecekler

Cemaat soruşturmaları kapsamında yurt dışına çıkış yasağı bulunan Ahmet Burhan Ataç’ın annesi Zekiye Ataç’ın yasağı kaldırıldı. Ahmet ikinci kemoterapi için annesiyle birlikte Almanya’ya gidebilecek.

BOLD – Bir buçuk yıldır kemik kanseriyle mücadele eden 9 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç’ın annesi Zekiye Ataç’ın yurt dışı yasağı kaldırıldı. Ahmet, ikinci kemoterapiyi almak için Almanya Köln’deki Immun Onkologisches Zentrum’a annesiyle birlikte gidebilecek. 20 Ocak 2020’de babaannesiyle birlikte Almanya’ya gitmek zorunda kalan Ahmet, yaklaşık 15 günde daha da kötüleşmişti. Her gün telefonla görüntülü görüşen anne-oğulun ayrılık acısını tüm dünya izlemiş, nihayetinde Ahmet ve babannesi 8 Şubat’ta Adana’ya dönmüştü. Döner dönmez ise Ahmet’in bir bacağı tümör  metastaz yaptığı için alçıya alınmıştı.

MUTLULUKTAN AĞLIYORUM

Zekiye Ataç’ın yurt dışı yasağının kaldırılmasıyla ilgili haberi insan hakları aktivisti Natali Avazyan sosyal medya hesabından duyurdu. Avazyan “Adana #CHP Milletvekilimiz Sn @Zinonutumer önderliğinde yürüttüğümüz üstün çabalar sayesinde Ahmet annesiyle tedaviye gidiyor. Adana Cumhuriyet Başsavcısı @yurdagul_faruk ederim. Adana Baro Başkanımıza Sn.Veli Küçük teşekkür ederim. Ve teşekkürler Türkiye. Teşekkürler kendim.” dedi. Mutluluktan ağladığını ifade eden Avazyan, kendisine destek olan sanatçılar Zülfü Livaneli, Gökhan Özoğuz, Serra Yılmaz, Ayşenil Şamlıoğlu’na teşekkür etti.

Zekiye Ataç ise “Şu an savcılıkta yasağın kaldırıldığına dair belgenin elime geçmesini bekliyorum.” diye yazdı. Kısa süre sonra da savcılık kararını paylaştı.

ANNE VE BABASININ TUTUKLANDIĞI GÜNLERDE HASTA OLDU

Adana’da özel bir yurtta görev yaptığı için örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 20 Şubat 2018’de tutuklanan ve 30 Kasım 2018’de, 9 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan baba Harun Reha Ataç, oğlunun hastalığı daha birkaç ay önce öğrendi. Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinde davası görülen Ataç’ın dosyası şu an İstinaf Mahkemesinde bulunuyor. Eşiyle aynı gün gözaltına alınan Zekiye Ataç, 2,5 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmişti.

Ahmet Burhan Ataç, anne ve babasından ayrı kaldığı o günlerde hastalığa yakalandı. Oğlunun hastalığını sosyal medyada duyuran Ataç, 15 Eylül 2019’da sırf bu nedenle gözaltına alınmış, sosyal medya tepkileri nedeniyle bir gün sonra adli kontrol şartıyla sonra serbest bırakılmıştı. Daha sonra ise Ahmet’in tedavisi için Prof. Dr. Haluk Savaş ve Natali Avazyan girdi. Kendisi de kanser hastası olan Savaş, 2019 yılının sonbahar aylarında Almanya Köln’deki ‘Immun Onkologisches Zentrum’a tedavi için gitmişti. Aynı yerde Ahmet’in de tedavi olabilmesi için hastane ile bağlantı kuruldu. Ama önlerinde iki problem vardı.

Zekiye Ataç’a ikinci gözaltından sonra yurt dışı çıkış yasağı getirilmişti. Ve hastane tedavi için 50 bin Euro istiyordu. Zekiye Ataç defalarca dilekçe vermesine rağmen yasak kaldırılmadı. Bu sırada devreye insan hakları aktivisti Natali Avazyan girdi. Ahmet’i manevi evladı gibi sahiplendi. Babası Reha Ataç’ı bir günlüğüne de olsa Ahmet’in yanına hastaneye getirmeyi başarabildi. Hastane masrafları için ise Norveç’teki sivil toplum kuruluşu Aidbrom International ile birlikte ortak bir kampanya düzenleyerek 50 bin Euro’yu bir günde toplandı. Ahmet ilk tedavi için Almanya’ya babaannesiyle gitti. İkincisi için artık annesiyle gidecek.

Kanser hastası Ahmed Burhan: Babama sarılmak ve iyileşmek istiyorum

Ahmet’in annesi: “Yurt dışı yasağımı kaldırın, oğlum ölüyor”

Annesinden ayrı Almanya’ya gönderilen Ahmet Burhan artık hiç yemek yemiyor!

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Tutuklu anne Elif Güven: 40 ay önce dağılan yuvamın hüznünü yaşıyorum

17 aydır hapiste olan Elif Güven, darmadağın edilen yuvasını ve cezaevinde yaşadıklarını anlattı. Güven, “Bu satırlar ifade etmek istediklerimin binde biri bile olamaz.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Bandırma M Tipi Cezaevinde bulunan iki çocuk annesi Elif Güven, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na bir mektup göndererek hem yaşadıklarını hem de cezaevinde tanık olduğu anne ve bebek manzaralarını yazdı.

25 Ocak 2020 tarihli mektubuna “40 ay önce eşimin tutuklanmasıyla birlikte dağılan yuvamın hüznümü yaşıyorum. 10 ay boyunca çocuklarımı göremeden geçirdiğim zamanlar ve sonrasının bütün kadınların ortak çığlığı olduğunu düşünerek bu mektubu yazıyorum” diyerek başlayan Güven, “Kadınların ve çocukların mağduriyetlere dur deyin” çağrısında bulundu.

10 AY ÇOCUKLARIMI GÖREMEDİM

Cemaat soruşturmaları kapsamında 24 Eylül 2018’de tutuklanan Elif Güven (35), Adana’da özel bir yurtta idarecilik yaptığı için örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 7 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası İstinaf Mahkemesinde bulunuyor. Aynı nedenlerle 10 yıl hapis cezasına çarptırılan eşi Selim Güven ise 3 yıldır tutuklu.

Halim (8), Nedim (6) adında iki erkek çocuğu bulunan Elif Güven’in çocuklarına Çanakkale’de yaşayan dede ve anneanne bakıyor. Adana’da oturdukları için tutuklandığında Tarsus Cezaevine gönderilen Güven, 10 ay çocuklarını göremediğini söylüyor. Daha sonra eşiyle birlikte Bandırma Cezaevine sevk edilen Güven çifti, şimdi sadece açık görüşlerde onlarla buluşabiliyor. Üzüntüden yüz felci geçiren anneanne ise hasta haliyle iki erkek çocuğunu büyütmeye çalışıyor. Annelerinden 1,5 yıldır uzak çocuklar ise psikolojik travma içinde.

Kastamonu Üniversitesi Bilgisayar Teknikerliği bölümünden mezun olan Elif Güven ve çocukları Halim (8) ile Nedim (6).

Mektubuna “Burada öyle hayatlara şahit oldum ve öyle hayatlar dinledim ki bu satırlarım ifade etmek istediklerimin binde biri bile olamaz. Yaşadıklarımıza gözler kör olmuş, kulaklar sağır olmuş gibi. Yine de bir umut sesimi duyurma çabasıyla tarihe not düşmek istiyorum” diye devam eden Güven’in bir annenin ve çocuklarının cezaevinde neler yaşadığına dair gözlemleri şöyle:

ÇOCUKLAR İLK ÖNCE MEMUR VE SAYIM KELİMESİNİ ÖĞRENİYOR

“Önceden çocuklarımızın ilk öğrendiği kelimeler anne ve baba iken, şimdi bu ortamdaki çocukların öncelikli kelimeleri memur ve sayım oldu. Cezaevindeki hayatı yurt dışı olarak algılayan çocuklarla birlikte tüketiliyoruz biz.

GECE UYANIP DUA EDEN ÇOCUKLARIN GÖZYAŞLARIYLA SABAHLADIK

Gecenin bir vakti uyandığında yine cezaevinde olduğunu anlayıp yatağında ellerini açarak dua eden çocukların gözyaşlarıyla sabahladık. Bir çocuğun annesi ve babasıyla birlikte evlerinde olmasını istemek en büyük lüksümüz oldu. Kantin alışveriş günümüzde mazgaldan verilen birkaç abur cubura kocaman gözlerle sevinen çocukların mutluluğuna gizledik hüznümüzü. İlk adımını gördüğümüz çocuklara sevinirken hiç hijyenik olmayan o soğuk zemin üzerine her düştüğünde bizim içimiz kanadı.

BURADAKİ TEYZELERİM EVLERİNİ ÇOK ÖZLEDİ ALLAHIM

Oyun oynayacak alanı olmadığı için evinin bahçesini ve arkadaşlarını özleyen çocuğun ‘Buradaki teyzelerim evlerini çok özledi ama en çok ben özledim Allahım’ diyen çocukların yakarışları bizi bu dört duvardan daha fazla sıktı. Çocuğu yanında olan anne ayrı hüzün yaşadı, uzak olan anne ayrı hüzün yaşadı. Hangisi daha acımasızdı bilemedik!

NENE DİYE SESLENDİKLERİNDE İÇİMİZ BURKULDU

Yıllardır çocuklarımıza bakan büyüklerimizi kendi anne babaları gibi gördü çocuklarımız. Görüşlerimize geldiklerinde annesinin yüzüne bakıp “Nene” diye seslendiklerinde içimiz burkuldu. “Ne zaman işin bitecek, eve geleceksin?” sorularına kaçamak cevaplar bulmaya çalışmak kelimeleri boğazımızda düğümledi. Okula giden çocuğumuzun her veli toplantısında annesinin babasının yanında olmamasından dolayı duyduğu yalnızlığın çığlığı km’ler ötede bizim kulaklarımızda yankılandı. Bunlar gibi bir sürü iç yakan hayat gördük buralarda.”

ELİF GÜVEN’İN GERGERLİOĞLU’NA GÖNDERDİĞİ MEKTUBUN ORİJİNALİ

Yüzde 50 çalışan tek böbreğini de cezaevinde kaybetti

Okumaya devam et

Popular