Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Şırıngayla çamaşır suyu enjekte edilen bebeğe kayyum atandı

Mahkeme annesinin çamaşır suyu enjekte ettiği bebeğe kayyum atadı. Mahkemede konuşan doktor ise ev koşulları iyi olmayan birçok annenin hastanede sürekli kalmak için bebeklerine bu tür şeyler yaptıklarını kaydetti.

BOLD – Avcılar’da bebeğine iğne ile çamaşır suyu enjekte ettiği ve darp ettiği iddiasıyla tutuklanan annenin yargılanmasına devam edildi. Mahkeme heyeti, babanın şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle mağdur bebeğe kayyum atanmasına karar verdi.

BABA ŞİKAYETİNDEN VAZGEÇTİ

Avcılar’da farklı zamanlarda 2 yaşındaki bebeğine işkence yaptığı ve vücuduna iğne ile çamaşır suyu enjekte ettiği gerekçesiyle tutuklanan Ezgi K.’nın davasının görülmesine devam edildi. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Ezgi K. ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmaya şikayetinden vazgeçen baba Eray K. ise katılmadı.

BEBEĞİN HASTANEDE GÖTÜRÜLMEDİĞİ BÖLÜM KALMAMIŞ

Duruşmada tanık olarak dinlenen mağdur bebek E.M.K.’nın doktoru Hasan Önal, Çocuk Metabolizma Bölüm Şefi olarak görev yaptığını söyleyerek, “Hasta hemen hemen hastanenin her bölümüne değişik zamanlarda farklı şikayetler ile gelmiş. Son olarak acil servise kol ve bacağında şişlik şikayeti ile başvurmuş. Hastayı takip eden arkadaşlar ‘burada bir çocuk istismarı olabilir’ şeklinde uyarıda bulundu ve çocuk bizim birime yattı” dedi.

ULTRASONDA SIVI OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI

Tanık doktor, baba ve annenin çocuğun düzelmediği gerekçesiyle tepki gösterdiğini söyleyerek, “Ben babaya anne ile ilgili şüphemiz olduğunu söyleyerek, çocuğun yanından ayırmak istediğimi aktardım. Baba da bunu kabul etti. Kol ve bacaklara ultrason ile baktık ve bir sıvı olduğunu gördük. Sıvının kimyasal bir madde olabileceği düşüncesi ile kortizon tedavisine başladık. Bu tedaviden olumlu sonuç aldık ve şişlikler düzeldi. 2 hafta sonra baba tekrar geldiğinde olayı anladı. Birkaç gün sonra ise annenin ifadesi ortaya çıktı” dedi.

EV KOŞULLARI İYİ OLMAYAN ANNELER BÖYLE ŞEYLER YAPIYOR

Bu olaydan sonra Erzurum’da bebeğine insülin yapan bir annenin hasta çocuğu ile geldiğini aktaran tanık Önal, “Onunla da ilgili mahkeme süreci başladı. Ev koşulları çok iyi olmayan, hastanede yaşamak isteyen anneler genelde böyle şeyler yapıyor. Ben şüphelendiğim annelere burada istediğin kadar kal ama çocuğa zarar verme şeklinde uyarıda bulunuyorum” dedi.

MAHKEME BEBEĞE KAYYUM ATADI

Savunması sorulan sanık anne Ezgi K. ise, “Ben kötü bir anne değilim. Kötü bir anne olsam çocuklarım cezaevinde ziyaretime gelmezdi” dedi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, mağdur çocuğun Adli Tıp Kurumu’na sevk edilerek kolunda herhangi bir organ zayıflığı olup olmadığının araştırılmasına, babanın şikayetçi olmaması nedeniyle çocuğa kayyum atanmasına karar verdi. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı erteledi.

 

İsviçre Gazetesi Erdoğan’ın Gülen Hareketi’nin okullarına açtığı savaşı yazdı

Gündem

Sürgün gazeteciler ABD’de ayakta alkışlandı

ABD’de yaşayan sürgün gazeteciler Abdülhamit Bilici ve Adem Yavuz Arslan’a, Virginia eyaletinin meclisinde onur beratı takdim edildi.

BOLD- Türkiye’de 4 yıldır yaşanan basın özgürlüğü ihlalleri, Amerika’nın kurucu eyaletlerinden Virginia Meclisi’nde gündeme geldi.

Genel Kurul’da söz alan milletvekili Mark Sickles, “Türkiye, gazeteciler için dünyadaki en büyük hapishane haline geldi. Tutuklanan gazetecilerin ve kapatılan medya kurumlarının herhangi bir adil yargılanma hakkı bulunmuyor.” ifadelerini kullandı.

YAKŞALIK 5 YILDIR ABD’DE YAŞIYORLAR

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan geniş çaplı temizlik harekatının, gazeteciler, akademisyenler, hakimler, savcılar ve işadamları dahil olmak üzere 650 binden fazla insanın hayatını etkilediğini söyleyen Amerikalı milletvekili, Zaman Gazetesi Yayın Yönetmeni Abdülhamit Bilici ve kapatılan Bugün Gazetesi Washington Temsilcisi Adem Yavuz Arslan’ı Meclis Genel Kurulu’na davet etti.

TUTUKLU VE SÜRGÜN GAZETECİLER AYAKTA ALKIŞ

“Haklarında soruşturma açılan ve vatanlarından edilip sürgünde yaşamak zorunda bırakılan bu gazetecilerden bazıları bugün Virginia’da bizimle birlikte yaşıyor” diyerek konuşmasına başlayan Sickles, meslektaşlarını ‘Türk-Amerikan toplumunun bir dostu olarak tutuklu ve gerçeğin peşinde koşma cesaretinden dolayı tutuklu ve sürgün gazetecileri alkışlamaya’ çağırdı. Bunun üzerine milletvekilleri, gazeteciler Adem Yavuz Arslan ve Abdülhamit Bilici’yi uzun süre ayakta alkışladı.

TR724’ün haberine göre Genel Kurul oturumunun ardından bir diğer milletvekili David Bulova, Virginia Meclisi adına Türkiye’deki tutuklu gazeteciler ve sürgündeki meslektaşlarını temsilen yazarlarımız Adem Yavuz Arslan ve Abdülhamit Bilici’ye bir onur beratı takdim etti.

 

Okumaya devam et

Gündem

Jandarma Komutanı Samast’ın bayraklı fotoğrafını çektirdiğini itiraf etti

Dink Davasında Jandarma Komutanı Serdar Yücel, Samast’ın ünlü fotoğrafını çektirdiğini kabul etti ancak Yücel hala “tanık” sıfatında, fotoğrafı yayınlayan gazeteci ise tutuklu.

BOLD – Hrant Dink davasında ifade veren dönemin Samsun İl Jandarma Komutanı Serdar Yücel, tetikçi Ogün Samast’ın bayrakla poz verdiği fotoğrafın çekilmesi talimatını verdiğini kabul etti. Ancak Yücel, fotoğrafın çekilme emrini verdiğini kabul etmesine rağmen tanık sıfatıyla duruşmaya katılırken, fotoğrafı haber yapan Gazeteci Ercan Gün yaklaşık 3.5 yıldır tutuklu durumda.

Hrant Dink cinayeti davasında kamu görevlilerinin yargılandığı davanın 104’üncü duruşma Çağlayan’daki İstanbul 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Dönemin Samsun Jandarma Komutanı Serdar Yücel’in tanık olarak dinlendi.
‘FOTOĞRAF VE KAYIT ÇEKİLMESİ EMRİNİ VERDİM’
Dönemin Samsun İl Jandarma Komutanı Serdar Yücel tanık olarak SEGBİS aracılığıyla mahkemeye bağlandı. Dink’in katili Ogün Samast’ın asker ve polislerin arasında bayrakla poz verdiği fotoğrafın sorulduğu Yücel, “Fotoğraf ve kayıt çekilmesi emrini ben verdim. Ben bayraklı fotoğraf çekin demedim” dedi. Yücel ayrıca cinayetin ‘FETÖ’ bağlantılı olduğu bilgisinin kendilerinde olmadığını söyleyerek “Jandarma görüntülerinin basına sızdırılmasının şüpheli ve kasıtlı bir hamle olduğunu düşündüğümü müfettişlere söyledim” diye konuştu.
Mahkeme başkanı, o dönemde Samsun jandarmasında görevli olan sanıkların ismini tek tek sayarak örgütle ilişkilerinin olup olmadığını sordu. Yücel, “Bilgim yok” dedi.
‘TALİMAT ALMADAN BUNU YAPMAM MÜMKÜN MÜ?’
Cinayet işlendiği gün Samsun İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde astsubay rütbesinde olan, Ogün Samast’ı Samsun Otogarı’nda gözaltına alarak ilk sorgulayan dava sanığı Birol Ustaoğlu ise emniyette çay ocağındaki ilk mülakatı kendisinin gerçekleştirdiğini söyledi. Samast’ın “Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez” yazılı Atatürk posteri önünde, Türk bayrağıyla poz verdiği görüntüde yer alan Ustaoğlu, “Ama talimat almadan bunu yapmam mümkün mü? Yeri ben mi seçtim?” diye sordu.
Serdar Yücel, “Hayır, ön bilgi almak için ordaydınız. O bina Emniyet Müdürünün yetkisindedir” diye cevap verdi.
Duruşma dönemin İstihbarat Şube Müdürlüğünde Aşırı Sağ Faaliyetler Tim Komutanı Serkan Özel Serkan Özel ve suç örgütü lideri Kürşat Yılmaz’ın dinlenmesi için yarın saat 10.30’a ertelendi.
FOTOĞRAFI ÇEKTİREN “TANIK” YAYINLAYAN TUTUKLU
Fotoğrafın çektirilme emrini verdiğini kabul eden Yücel, tanık sıfatıyla duruşmaya katılırken, fotoğrafı haber yapan gazeteci Ercan Gün ise sanık sıfatıyla tutuklu durumda.
Dönemin kilit jandarma görevlilerinin tamamı tanık durumunda. Bunlar arasında Albay Ali Öz de var.

Okumaya devam et

Gündem

Sinirlioğlu: İdlib’de tehdit teşkil eden tüm hedefler vurulacak

Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu, İdlib’ten çekilmesi gerekenin Suriye rejimi olduğunu belirterek, aksi halde Türkiye’nin İdlib’de tehdit teşkil eden tüm hedefleri vuracağını kaydetti.

BOLD – Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi Feridun Sinirlioğlu, “Türkiye, İdlib’de tehdit teşkil eden tüm hedefleri vuracak” dedi.

ESED’E AY SONUNA KADAR MÜSAADE

Sinirlioğlu, BM’de Esed rejiminin saldırılarda bulunduğu İdlib ile ilgili açıklamalarda bulunarak “Türkiye, İdlib’de tehdit teşkil eden tüm hedefleri vuracak. Askerimizi geri çekmeyeceğiz ve gözlem noktalarından geri çekilmeyeceğiz. Ay sonuna kadar mevcut pozisyonlarından çekilmesi gereken rejimdir” ifadelerini kullandı.

RUSYA İLE ANLAŞMA SAĞLANAMADI

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Türk ve Rus heyetleri arasında Suriye’nin İdlib eyaletinde gerilimin azaltılması amacıyla yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını açıkladı. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov da Türkiye’nin İdlib’de askeri operasyona başlamasına karşı olduklarını söyledi, “Bu en kötü senaryo olur” demişti.

“İDLİB HAREKATI BİR AN MESELESİDİR”

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise AKP Meclis Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türkiye, İdlib konusunda kendi harekat planını uygulamak için her türlü hazırlığını yapmıştır. ‘Bir gece ansızın gelebiliriz’ diyoruz. Daha açık ifadeyle İdlib harekatı bir an meselesidir” demişti.

BMGK’DAN REJİME “SALDIRILARA SON VER” ÇAĞRISI

Öte yandan, Suriye’nin kuzeyinde artan tansiyonu görüşmek üzere toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nden toplantısında; ABD, Almanya ve İngiltere rejime, Türkiye’nin idlib’deki gözlem noktalarına yönelik saldırılarına son vermesi çağrısında bulunmuştu. ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Kelly Craft, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rusya’nın Suriye rejimine verdiği desteği kestiğini görmeyi istediğini belirtmişti.

 

AKP’nin Prototip Savcısı Yılmaz’ın maharetleri; Kavala, Karaca, 146 avukat ve medyaya kayyım…

Okumaya devam et

Popular