Bizimle iletişime geçiniz

Genel

İlaçlarına parası yetmediği için yol kenarında ağlayan yaşlı

Sokak röportajları yapan bir muhabirin, rastlantı eseri yol kenarında karşılaştığı ve mikrofon uzattığı ağlayan yaşlı adam kesilen devlet yardımları yüzünden ilaçlarını alamadığını anlattı.

BOLD- ‘Atış Serbest’ adlı Youtube kanalının sokak röportajları yaptığı sırada muhabir, rastlantı eseri yol kenarında ağlayan yaşlı bir adama denk geldi. Muhabirin mikrofon uzattığı yaşlı adam kesilen devlet yardımları yüzünden ilaçlarını alamadığını söyledi. Gözyaşları içinde içinde bulunduğu çaresizliği anlatan dertli amca, topladığı eski ayakkabıları satarak ilaç parası toplamaya çalıştığını anlattı.

‘YEŞİL KARTLIYIM AMA…’

Beş çocuğunun vefasızlığından dem vuran, astım ve kalp hastası yaşlı adam, aldığı ilaçları faturalarını göstererek, Yeşil Kartlı olmasına rağmen ilaçlarını kendisine ücretsiz verilmediği belirtti. Dört gün önce çekilen bu görüntüler, sosyal medyada da dolaşıma girdi. Yaşlı adamın çaresizliği izleyenlerin de tepkisini çekti.

Mısra Öz’den Fenerli ve Cimbomluları duygulandıran paylaşım: ‘Oğlum hayalini kurduğu galibiyeti göremedi’

Okumaya devam et
Reklamlar

Genel

Ercan Karakoyun’dan dayanışma çağrısı

Almanya Diyalog ve Eğitim Vakfı Başkanı Ercan Karakoyun, koronavirüsü nedeniyle dayanışma çağrısı içeren bir açıklama yaptı.

BOLD – Koronavirüs nedeniyle dünyada ülkeler kapılarını kapatırken, halklar arasında dayanışma kültürü de yükseliyor.

Almanya Diyalog ve Eğitim Vakfı Başkanı Ercan Karakoyun, virüs nedeniyle ortaya çıkan durum hakkında açıklama yaptı. İnsanlığın karşı karşıya kaldığı zorluklara dikkat çeken Karakoyun, insanların ebeveynlerinin değerini anladığı ve onlara her zamankinden daha fazla önem verdiğini belirtti.

Karakoyun’un açıklaması şöyle:

Korona virüsü yayılmaya devam ediyor. Çin ve Güneydoğu Asya’dan Avrupa ve ABD‘ye, Afrika ve Güney Amerika’ya. İtalya ve İspanya’dan sonra, Almanya şu anda enfekte insan sayısında üçüncü sırada. Ancak bunlar her zaman anlık görüntülerdir. İstatistikler yarın yine değişmiş olacak. Soyut sayıların arkasında trajediler var. İtalya’da neredeyse her dakika Korona‘dan bir kişi ölüyor. Çoğu zaman veda etme fırsatı bile olmadan akrabalarını terk etmek zorunda kalır. Her gün korkunç haberlere şaşırıyor ve mağdurların ne hissettiklerini sadece tahmin edebiliyoruz.

İlk şok anlarından sonra, siyaset şimdi harekete geçiyor. İş dünyası ve toplum takip ediyor. Hepimiz uzmanlar tarafından önerilen ve siyasetçiler tarafından kararlaştırılan önlemleri uyguluyoruz. Almanya Şansölyesi Angela Merkel‘in halka seslenişinde vurguladığı gibi biz de biliyoruz ki durum ciddi. Ciddiye de alıyoruz.

Yavaş yavaş virüsle yaşamaya alışıyoruz, ağız ve burunlarını atkılarıyla kapatan insanlar, marketteki aralık çizgileri ve pleksiglas panelleri yavaş yavaş olağan hale geliyor. Ellerimizi düzenli olarak yıkıyor ve nerede olursak olalım diğer insanlara olan mesafemizi koruyoruz. Herkes risk grubuna ait olabilir. Virüs bu konuda ayırt etmiyor. Virüs için herkes eşit, millet, köken, cinsiyet veya din ayrımı yapmıyor. Covid-19 korkunç, ama ırkçı değil.

Tatiller, uçuşlar ve seyahatler çoktan iptal edildi. Evin bir köşesinde geçici bir ev ofisi kurulu. Sinemalar ve tiyatrolar, restoranlar ve spor kulüpleri, mağazalar ve fabrikalar, müşteriler ve çalışanlar için enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla geçici olarak kapatıldı. Buna rağmen her insan görevinin başında.

Hastanelerde ve huzur evlerinde, gelebilecek her şeye kendilerini hazırlayan insanlara derinden minnettarız. Doktorlar, hemşireler ve temizlik personeli şu anda dünyanın en önemli meslek grupları arasındadır. Ayrıca gıda sektöründe ve eczanelerde bize temel ihtiyaçlarımızı sağlamak için kendi sağlıklarını riske atan insanlara minnettarız. Ayrıca, günlük bakım merkezlerinde ve anaokullarında acil bakım sağlayan herkese ve ulaşımı sağlayan otobüs şoförleri ve tren makinistlerine teşekkür ediyoruz. Medyada bize gerçekçi ve muteber bilgiler sağlayan insanlara; Devlet aygıtını ortaklaşa kriz moduna geçirmek için eski anlaşmazlıkları bir kenara koyan siyasetçilere ve yetkililere; ve bilim ve araştırma alanında tüm enerjilerini bu virüsü yenecek bir tedavi veya aşı keşfetmek için sarfeden insanlara teşekkür borçluyuz.
Ayrıca, din-ırk ayırt etmeksizin tüm insanlık için dua eden din adamlarına teşekkür ederiz.

Daha yeni başladığı söylenen bu kriz, daha önce olağan olarak kabul edilen her şeyi sorguluyor. Ve bu durumun daha uzun süreceği konusunda hazırlıklı olmalıyız. Birkaç hafta öncesine kadar hayal bile edemediğimiz ama şimdilerde şikayet etmeden kabul ettiğimiz tüm önlemler, gerektiği kadar devam edecek. Ve en kötü ihtimalde bu önlemleri genişlete bile biliriz.

Her durumda iyiyi görmek

Durum şu an kötü olsa da güzel gelişmelere de yol açabiliyor. Krizden önce sık sık reddedilenlerin çoğu, bugün aniden hayati önem taşıyor. Şu anda dünyayı yüksek bir hızla dijitalleştiriyoruz ama aynı zamanda tekrar insanlığımızı keşfediyoruz. Tüm alanlarda. Sanki her zaman böyle yapıyormuşçasına sanal toplantılara katılıyoruz ve çalışma saatlerimizi daha esnek hale getiriyoruz. İşimizin yanında ailelerimizle ilgileniyoruz, temizlik yapıyoruz, yemek yapıyoruz, çocuklarımızın temiz hava almalarını, yeterince egzersiz yapmalarını ve bir türlü ders almalarını sağlıyoruz. Marketin önünde usluca sıramızı bekliyor ve haftalık pazarda satıcılara gereken mesafemizi koruyoruz.

Mesafeyi korumak şefkatin yeni göstergesi. Bunu çok hızlı öğrendik. Yani bu tuhaf davranışlarımız bencilliğimizden ötürü değil, her şeyden önce farkındalık ve dayanışma ifadesidir. Zira bu virüsü ancak birlikte durdurabiliriz. İnsanlarımızın ihtiyaçlarını çok dikkatli dinliyor, onlara uyum sağlıyor, sınırları aşıyor, güçleri serbest bırakıyoruz. Doğal ve spontane hareket ediyor, akıllıca ve pragmatik davranıyoruz. Birbirimiz ile. Birbirimiz için.

Ebeveynlerimize ve büyükanne ve büyükbabamıza, başka hastalıkları olan akrabalarımıza, arkadaşlarımıza ve meslektaşlarımıza kendimizden daha fazla önem veriyoruz. Hastalık veya güvenlik nedeniyle karantinada yaşayanlarla temas halindeyiz. Onlarla ilgileniyor ve mümkün oldukça her yerde destekliyoruz.

Birçoğumuz bu süreçte imkanları zorluyor ve kendimizi aşıyoruz. Korkular ve şüpheler bizi zorlayabilir. Bu nedenle, özellikle kriz zamanında bu tür olumsuz duygulara yer verebileceğimiz sessizlik anlarına ihtiyacımız var. İnananlar olarak Allah’a tevekkül edebilme şansındayız. Bu zor zamanın yakında bitmesi için dua edebiliriz. Allah’ın insanlara bu imtihanları omuzlama gücü vermesi için de dua edebiliriz. İnşallah tekrar güneş yüzlerimize gülümser ve insanca birlikte yaşamaya geri dönebiliriz.
Çünkü hayat devam ediyor.

Ercan Karakoyun
Almanya Diyalog ve Eğitim Vakfı Başkanı.

Okumaya devam et

Genel

“Koronayı Isparta’ya umreciler bulaştırdı” diyen AKP Milletvekili Recep Özel çark etti

Sosyal medyada, koronavirüsün en çok yayıldığı 6 ilden biri olan Isparta’ya salgının umrecilerden bulaştığını belirten AKP Isparta Milletvekili Recep Özel, paylaşımlarını kaldırdı.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dün düzenlediği basın toplantısında, koronavirüs salgının illere göre dağılımını kamuoyuyla paylaşmıştı. Paylaşılan bilgilerde koronavirüsün en çok yayıldığı 6 il içerisinde 258 vaka ile Isparta’nın yer alması vatandaşlara sürpriz oldu.

268 VAKADAN 245’İ UMRECİLERDEN

Sosyal medyadan yaptığı paylaşımla, AKP Isparta Milletvekili Recep Özel konuya açıklık getirerek, ildeki 268 koronavirüs vakasından 245’inin Umre’den gelen ve misafir ettikleri kişiler olduğunu söyledi. Özel daha sonra bilinmeyen bir nedenle tweetlerini sildi

Özel’in sildiği paylaşım dizisi şöyle:

  • Sayın Sağlık Bakanımızın da açıkladığı gibi ilimizde şu an 268 pozitif vaka vardıAncak bu vakaların 245’i misafir ettiğimiz umreden dönen vatandaşlarımızdır. Isparta KYK yurtları potansiyelimizden kaynaklanan umreden dönenlerin karantina merkezi olarak kullanılan bir şehirdir.
  • Geriye kalan vakalarımız çeşitli sebeplerle yurt dışına çıkmış dönmüş vatandaşlarımızdır. Paniğe kapılmadan devletimizin uyarılarını dikkate alarak kurallara uyalım. Bir süre daha evde kalalım. Ülkemiz ve Ispartamız bu virüsü baş edecek güce ve sağlık altyapısına sahiptir.
  • Isparta Şehir Hastanemiz başta olmak üzere tüm devlet hastanelerimiz, tıp fakültemiz, özel hastanelerimiz, aile hekimlerimiz ve buralarda görev yapan sağlık çalışanlarımız bizler için canları pahasına görev yapmaktadırlar. Hepsine şükranlarımızı sunuyoruz.

AKP’nin YSK temsilcisi de olan Özel, paylaştığı ve kısa süre sonrada sildiği paylaşımları hakkında herhangi bir açıklama yapmadı.

Doktor sevgilisini ‘korona bulaştırdı’ diye öldürüp intihar etmek istedi

Okumaya devam et

Genel

Hülya Koçyiğit’in damadı: “Çok azıp kudurmuştuk. Hepimize ders olsun”

Konyaaltı Sahilindeki belediye tesisleri üzerinden milyonluk vurgun yapan Hülya Koçyiğit’in damadı Ender Alkoçlar koronavirüs salgını için “Çok azıp kudurmuştuk. Hepimize ders olsun” dedi

BOLD- Salgın yüzünden eve hapsolanlara hayatın muhasebesini yapmayı salık veren Ender Alkoçlar, “Çok azıp kudurmuştuk, hayat bize ‘Otur evinde, sade yaşa, unuttuğun şükretmeyi hatırla, gösterişten vazgeç” çağrısı yaptı. açıklamasında bulundu.

BİR KUDURMUŞTUK BİR KUDURMUŞTUK

Sabah’ın eki Günaydın’ın haberine göre Alkoçlar açıklamalarının devamında şöyle konuştu, “Bir kudurmuştuk, bir kudurmuştuk ki… Evlenme teklif etti partisi, sözümüz olacak partisi, nişan yapacağız en iyi yerde olmalı, düğünümüz var aman rezil olmayalım; paraşütle mi atlasak, Tarkan mı çıksın, Jennifer Lopez mi? Yok en değişik bizimkisi olsun. Hamileyim, bebeğimin cinsiyeti belli oldu partisi… Doğurmadan bebek geliyor partisi. Doğurana kadar odayı Versay Sarayı’na çevirmeler. Baby shower, dişi çıktı, yaş günü ve daha liste uzun.”

SADE HAYAT YAŞA

Salgın sonrası dünyanın insanlara mesaj verdiğini belirten Alkoçlar ”Otur evde, sade bir hayat yaşa, şükretmeyi, unuttuğun sağlığın, gösteriş yapmaktan kaçırdığın zamanın, hayatında abarttığın her mananın muhasebesini yap” ifadelerini kullandı.

MİLYON DOLARLARIN OLSA NE FAYDA

‘Şükretmeyi unuttuk’ diyen vurguncu damat, ”Milyon dolarların olsa ne fayda; hadi gidelim tatile. Avrupa mı, Asya mı? İşte elini yüzünü yıkar oturursun evde. Ne kaldıysa dolapta pişirir yersin. Lokantalarda yemek beğenmeyen, aşcı, garson azarlayan, makyaj görüntüsünü Instagram’da paylaşanlara ne oldu? Bu bize büyük bir ders olsun. Allah hepimizin yardımcısı olsun…” diye konuştu.

300 bin mahkuma tahliye beklerken 150 bin infaz memuru da hapsoldu

 

Okumaya devam et

Popular