Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Bahçeli, çağrıda bulunmuştu! HDP kongresine soruşturma başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP’nin 4.Olağan Kongresi hakkında soruşturma başlattı.

BOLD-MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de partisinin grup toplantısında HDP Ankara’da düzenlediği 4. Olağan Kongresi ile ilgili savcılara soruşturma başlatmaları konusunda çağrıda bulunmuştu.

Bahçeli’nin bu çağrısının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kongrede Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarının kullanıldığı slaytın gösterilmesi üzerine soruşturma başlattığını açıkladı. Slayt gösterisini hazırladıkları tespit edilen 15 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği ve 14’ünün gözaltına alındığı bildirildi.

Partisinin grup toplantısında konuşan Bahçeli, “Cumhuriyet savcıları HDP’nin bölücü kongresi hakkında mutlaka cezai tatbikata başlamalı gecikmeksizin soruşturma açmalıdır. Türkiye muz cumhuriyeti değildir, çadır devleti değildir. Hepsi aynı alçak karanlık yolun yolcularıdır. Bunlara karşı Cumhur İttifakı da Türk milletinin anıtlaşmış iradesidir” demişti.

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Libya’ya çocuklarını gönder

Politika

CHP’den infaz düzenlemesine şerh: Anayasa’ya aykırı

CHP, Adalet Komisyonunda kabul edilen infaz düzenlemesine şerh düşerek, Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu. Değişikliğin af kapsamında olduğunu belirten CHP, indirim ve affın öncelikle siyasal suçlara tanınması gerektiğini belirtti.

BOLD – CHP’nin muhalefet şerhinde, Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamındaki bütün suçların kapsam dışı bırakılması ve tutuklu ve hükümlüler arasında kesin bir ayrım yapılmasının Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu vurgulandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), infaz düzenlemesinde değişiklik öngören ve Meclis Adalet Komisyonu’nda kabul edilen 70 maddelik “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ne muhalefet şerhi düştü. CHP, düzenlemenin hukuki açıdan tartışmalı istisnalar konularak çok sayıda hükümlünün tahliyesini planladığını ve af niteliği taşıdığı görüşünü paylaştı. Düzenlemenin Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğu vurgulanan şerhte, “Cezaevlerinin doluluğunu gerekçe göstererek yola çıkılan ve ‘eşitlik ilkesi’ni yok edercesine gerçekleştirilecek bir düzenlemenin, hukuki açıdan sorunlu olmasının yanı sıra toplumsal açıdan da ciddi sorunlar doğuracağı kesindir” ifadelerine yer verildi.

VÜCUDA VERİLMİŞ KORTİZON GİBİ

Cezaevi koşullarının iyileştirilmesi ve suç oranındaki artışların önüne geçilmesi gibi beklentilerin toplumda yaygın olduğuna dikkat çekilen şerhte, koronavirüs salgını nedeniyle cezaevlerine ilişkin kaygının daha arttığı belirtildi. Aftan ziyade sistemsel işleyişteki temel sorunların çözümüne odaklanılması gerektiği vurgulanan şerhte, “Bu dönemlerde af düzenlemelerine bir çözüm olarak sarılar ancak affın, vücuda verilmiş bir kortizon olduğu unutulmamalıdır. Nasıl ki tedavisi amaçlanan hastalığa ilişkin sonuçlar doğurması beklenirse, yan etkiler de ortaya çıkmaktadır” denildi.

ANAYASA’YA AYKIRI

Yargının bağımsız ve tarafsız olmadığı, yargıya güvenin yüzde 20’nin altında olduğuna işaret edilen şerhte, talimatla tutuklamaların yapıldığı görüşü yer aldı. Muhalif gazetecilerin ve sosyal medyada siyasi eleştiri sunanların tutuklandığına dikkat çekilen şerhte, teklifin birçok yönden Anayasa’ya aykırı olduğu kaydedildi. Şerhte, bu aykırılıkların başında Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamındaki bütün suçların kapsam dışı bırakılması ve tutuklu ve hükümlüler arasında kesin bir ayrım yapılması olduğu ifade edildi. Şerhte, “Mahpuslar lehine yapılan bir infaz düzenlemesinin ilk ve öncelikli muhatabı tutuklular olmalı; özellikle suçüstü hali olmayan adi suçlular başta gelmek üzere, bütün tutukluların tahliyesi öngörülmeli idi” denildi.

ÖNCELİK SİYASAL SUÇLARA TANINMALI

Teklifte “siyasal suçlular” ile “gerçek suçlar” bakımından da Anayasa’ya aykırılığın söz konusu olduğunun altı çizilen şerhte, devamla şu ifadelere yer verildi: “Hırsızlık, dolandırıcılık, insan yaralama ve öldürme vb. suçlar, toplum üyelerinin malına ve canına ya da çevresel suçlarda olduğu gibi ortak yaşam mekânına zarar vermeye yönelik olduğundan bütün hukuk sistemlerince suç sayılır. Buna karşılık siyasal suçların muhatabı, ilke olarak yöneticiler olup, bu suçların yelpazesi, siyasal rejimlerin demokratik olma derecesini de ortaya koyar. Şu halde, siyasal suçlar, ilgili devlette yürürlükte olan siyasal rejim veya sisteme bağlı olarak değişen suçlardır. Bu nedenle, ‘düşünce suçları’, siyasal niteliklidir. Bu nedenle, indirim ve afta öncelik siyasal suçlara tanınmalı; zaten demokratik hukuk devletinde, şiddet çağrısı içermedikçe ve ırkçı söyleme dönüşmedikçe düşünce suçuna yer yoktur. AKP önerisi, siyasal suçlular ve adi suçlular ayrımını derinleştirmektedir.”

ŞİDDETE BULAŞMAYAN SUÇLAR

Şerhte, “şiddete bulaşmayan suçlar” ile ilgili görüş de yer aldı. Teklifte, siyasi tutukluların kapsam dışında tutulmasının da Anayasa aykırı olduğu ifade edilen şerhte, AKP’nin muhaliflere “terörist” nitelemesi yaptığı ve “terör” kavramının belirsizliğine işaret edildi. CHP şerhinde şu öneride bulunuldu: “Terör suçlarında asıl ölçüt, şiddet öğesi olmalı; şiddet kullanmayan ve şiddete bulaşmayan söz, yazı, slogan ve eylemler, şiddet ve silah kullanımından ayrı tutulmalıdır. Genel olarak, mevzuatın terör suçlarının kapsamının fazla geniş ve belirsiz tutulmuş olması nedeniyle, suç ölçütlerini belirginleştirmek ve hukukileştirmek için 2013, 2015 ve 2019’da TMK’de iyileştirmeler yapıldı. Buna rağmen, uygulamanın yasal sınırları zorlaması ve aşması, bu alanın istisna kategorisinde tutulmayıp, düzenleme kapsamına alınmasını gerekli kılmaktadır.”

AKP’li milletvekilinin derdi tutuklular değil tahliyeler sonrası cezaevindeki tavukların ne olacağı

Okumaya devam et

Politika

AKP’li milletvekilinin derdi tutuklular değil tahliyeler sonrası cezaevindeki tavukların ne olacağı

AKP Milletvekili Ali Özkaya, kasten öldürme, uyuşturucu ticareti ve cinsel suçları işleyenlerin açık cezaevine geçişini komisyonda savundu: “Hayvanlar, tavuklar, hepsinin bakımı var”.

BOLD – İnfaz yasasının görüşüldüğü TBMM’deki komisyon toplantısında ilginç diyaloglar oldu. Teklife eklenen maddeyle teklifin kanunlaştığı tarihten önce işlenmiş 10 yıl ve üzeri hapis cezası alınan suçlardan dolayı en fazla 3 aylık bir süre kapalı ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin açık ceza infaz kurumuna alınacak. Terör suçları hariç olmak üzere kasten öldürme, uyuşturucu madde imal ve ticareti, cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı suçlarını işleyenler de teklif yasalaştıktan sonra açık cezaevinden geçici süreyle de olsa tahliye olacak.

CEZAEVİNDEKİ HAYVANLAR, TAVUKLAR, HEPSİNİN BAKIMI VAR

Adalet Komisyonunda getirilen değişikliğe imza atan isimlerden AKP Afyon Milletvekili Ali Özkaya, açık cezaevlerinin değişiklikle boşalacağını, yerlerine kapalı cezaevinden geçiş için teklifi yaptıklarını söyledi. Özkaya, teklifi şu sözlerle savundu: “Malum, biz bu maddeyle açık cezaevinde olan 75 bin kişiyi izinli olarak gönderiyoruz. 31 Mayıs, gerekiyorsa 3 defa daha uzatmak. Cezaevlerini biliyorsunuz ki kapalı cezaevlerinin iş ve işlemlerini yürüten kişiler açık cezaevindeki hükümlüler. Onların hepsini birden gönderdiğinizde cezaevinin yemeği çıkacak, cezaevinin fırını çalışacak, tarım cezaevindeki hayvanlar, tavuklar, hepsinin bakımı var. Bir taraftan da bir kısım hükümlüler için hiçbir imkân getirilemiyor, onlara da bir nebze olsun erken açığa çıkma ihtimali veriyoruz. O bir yıllık süre içinde açıkta bulunsunlar, isteyenler buraya çıksınlar ve o hizmetlere yardımcı olsunlar.”

UYDURULMUŞ SUÇTAN MAHKÛM OLANLAR DA KAPSAMA ALINMALI

CHP Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver de komisyonda siyasi suçlardan mahkum olanlarında düzenleme kapsamına alınması gerektiğini söyledi. Ünver, “Tüm muhalifleri susturmayı amaçlayan, uydurulmuş suçtan mahkûm olan, tutuklanan kişilerin “af” “infaz düzenlemesi” ne derseniz deyin, bu teklifin kapsamına alınması gerekmektedir” dedi.

DÜN MAKBUL DEDİĞİNİZE BUGÜN TERÖRİST DİYORSUNUZ

Ünver, teklifle ilgili konuşmasında şunları kaydetti: “Teklif sahiplerinden açıklama yapan Sayın Ali Özkaya, “Siyasi suç diye bir suç yoktur, terör suçu vardır. Ayrıca Avrupa’daki terörle mücadeleyle Türkiye’yi bir tutmamak gerekir” dedi. Bu değerlendirme karşısında hayrete düşmemek gerçekten mümkün değil. Kendisi; lideri zamanında, konjonktür gereğince, o günkü siyasi koşullarda mahkûm edilmiş bir partinin mensubu. Güç ele geçince insan geçmişte yaşadıklarını unutmamalı, siyasi hareketler de geçmişlerini unutmamalı. Geçmişlerinde yaşadıklarını bugün, başkalarına özellikle de muhaliflere yaşatmamalı. Bu konuda sizden daha tutarlı bir siyasi duruş beklemek tüm toplumun hakkı. Hani, hep  vesayetle mücadeleden bahsedersiniz ya, bugün, vesayet makamı maalesef siz oldunuz, bundan vazgeçerseniz ülkemiz açısından daha isabetli olur. Mesela daha önce de söylendi, dün ‘terör’ dediğinize bugün demiyorsunuz. Örneğin, Ergenekon yargılamaları. Dün ‘makbul hareket’ dediğiniz FETÖ’ye bugün ‘terörist’ diyorsunuz. Devlete karşı işlenen suçlarda, özellikle siyasi suçlarda ve özellikle ‘Örgüt üyesi olmamakla birlikte…’ diyerek başlayan bir nitelemeyle tüm muhalifleri susturmayı amaçlayan, uydurulmuş suçtan mahkûm olan, tutuklanan kişilerin ‘af’ ‘infaz düzenlemesi’ ne derseniz deyin, bu teklifin kapsamına alınması gerekmektedir.”

CİSST: Genel af kaçınılmaz

Okumaya devam et

Politika

Soylu emniyetteki zorla bağış skandalını doğruladı: Ben buna karışmam

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, polislerden rütbelerine göre Erdoğan’ın kampanyasına bağış yapmaları istendiğine ilişkin iddiaları ‘kendi aralarında yaptıkları şeyler’ diyerek doğruladı.

BOLD- Polislerden rütbelerine göre imza karşılığı Erdoğan’ın başlattığı ‘Biz bize yeteriz kampanyasına bağış toplandığı iddialarını Fatih portakal dün gündeme getirmişti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu çok tartışılan uygulamaya ilişkin konuştu.

İMZALAMAK ZORUNDA DEĞİLLER

Soylu açıklamasında, ”İllerin hatta bölümlerin de kendi aralarında yaptığı şeyler. Devletin yasal bir kampanyası var ve teşkilat içinde bu şekilde destekte bulunmak isteyen arkadaşlar olabilir. Ben buna karışmam. Ancak hiçbir polis de bunu imzalamak zorunda değil” dedi.

Kılıçdaroğlu: Hazine tamtakır, iktidar böyle devam ederse ekonomik ve sosyal buhran olur

 

Okumaya devam et

Popular