Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ankesör soruşturmasında kodlama hatası: Telekom olmayan görüşmeyi olmuş gibi bildirdi

TSK personeline yönelik ankesör soruşturmalarında yaşanan hukuksuzluklar belgelendi. Bir üsteğmenin davasında, Telekom’un kodlama hatası yaparak hiç yapılmamış görüşmelerin yapılmış gibi kaydedildiği ortaya çıktı.

BOLD Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) mahkemeye gönderdiği yazıyı kamuoyuyla paylaşan Oda TV yazarı Müyesser Yıldız, Telekom’un kodlama hatası yaptığını açıkladı.

BTK’nın yazısında şu ifadeler yer aldı: “Telekom’un bazı eski santrallerinde bu kodlama sisteminde yanlışlık olmuş, görüşme süresine ‘sıfır’ yazmak yerine, bağlantı süresi, görüşme hanesine yazılmış, dolayısıyla hiç yapılmamış görüşmeler yapılmış gibi kaydedilmiştir.”

KODLAMA HATASI VAR

Yıldız’ın ankesör davalarında yaşanan hukuksuzluklara dikkat çektiği “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan ankesör itirafı: Telekom’da kodlama hatası var” başlıklı yazısı şöyle:

“Özellikle TSK’daki “FETÖ yapılanmasını” tespitte en önemli delil niteliğinde olduğu belirtilen ankesörden aranma kayıtlarında yaşanan karmaşayı anlatmaya devam edelim.

İlk örneğimiz, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) bursu ile okumuş bir subaydır. 15 Temmuz darbe teşebbüsüne katılmamıştır. Ancak Ekim 2018’de ankesörden gözaltına alınır ve tutuklanır. İddia, 2014-2015 yıllarında toplam 17 kez ankesörlü/kontörlü telefondan arandığıdır.

Yeni evlidir. Hamile eşi (Süreçte düşük yapar ve bebeğini kaybeder) işini gücünü bırakıp, bir dedektif gibi bu ankesörün yerini tespit etmeye çalışır. Çünkü Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan hatların ve adreslerin yer aldığı listede o ankesörün adresi belirtilmemiş, sadece “BTK (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) verisinden alınabilir” yazılmıştır. Ancak bulamaz.

Sonuçta uzmanlardan da yardım alarak, eşinin yargılandığı Mahkemeye müracaat edip, bu ankesör numarasının TELEKOM’a sorulmasını ister. Talebi kabul eden Mahkeme, söz konusu hattın kamuya açık sabit/ankesörlü hat olarak kullanılıp kullanılmadığının, kullanılmış ise hangi tarihler arasında ve nerede kullanıldığının bildirilmesi için TELEKOM’a yazı yazar. Ankara TELEKOM Bölge Müdürü ve Yardımcısının imzasıyla şu cevap gönderilir:

“Yapılan incelemede; 312…. numaralı hat ile ilgili sistemlerimizde bir bilgi bulunmadığı anlaşılmıştır. Bilgilerinize.”

TELEKOM kayıtlarında olmayan ankesörden tutuklanan bu subay 9 ay sonra tahliye edilir, tutuksuz yargılanması sürer.

Geçen ay yapılan celsede sanığın talebi üzerine bir bilişim uzmanı dinlenir ve bu ankesör kaydının nasıl, nereden çıktığı sorulur. Uzman, anılan numaranın internet üzerinden yapılan arama (VOIP) kayıtlarında da yer aldığını, tek bir aramanın mükerrer olarak 4 arama şeklinde kaydedildiğini, 2 ayrı IP üzerinden iletişim kurulduğunu, ilk IP’nin Vodafone’a ait gözüktüğünü, diğerinin ise yurt dışı olduğunu, santral adresinin Pursaklar, hat adresinin ise Demetevler şeklinde belirlendiğini anlatıp, bu verilerden sağlıklı bir sonuca ulaşılamayacağını söyler.

Mahkeme, bir de Vodafone firmasına müzekkere yazar.

“Bizde kayıt yok” cevabı gelir.

TELEKOM’da yok… Vodafone’da yok…

Haliyle Mahkeme, Ankara Emniyet’e, “Hattın niteliğini, yerini, kullanma şeklini ve hangi gerekçelerle işlem yapıldığını” sorar.

Emniyetin cevabı mı; “Biz kayıtları BTK’dan ve istihbarat birimlerinden alıyoruz” demekle yetinir.

Bir tarafta ankesörden aranma iddiası… Öte tarafta bulunamayan ankesör…

“Acaba bu muamma nasıl çözülecek” deyip, kayıtların ana merkezi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) “Sıfır” saniye arama kayıtlarına ilişkin çok önemli itirafına geçelim.

OLMAYAN GÖRÜŞME NASIL “GÖRÜŞME” SAYILDI

Bir Üsteğmen, 2014 yılında geçici görevle yurt dışına gider.

Ancak yurt dışında bulunduğu o dönemde ankesörden arandığı iddiasıyla hakkında dava açılır. Mahrem imamın, sorumlu olduğu kişinin yurt dışına gittiğini bilmemesi veya bildiği halde aramasındaki garipliğe ve de belirtilen tarihlerde telefonunun kapalı olduğuna dikkat çekilir.

Mahkeme, 28 Kasım’da BTK’ya üsteğmenle ilgili kayıtları sorar. BTK, geçtiğimiz 7 Ocak’ta şu cevabı verir:

“İlgi sayılı yazınız ile 11 Nisan 2014 tarihinde 312 … .. .. numaralı telefondan kullandığı cep telefonu hattı olan 507 … .. .. numaraları telefonun aranıp 67 saniye görüşme yapıldığı, 12 Nisan 2014 tarihinde de aynı numaradan aranarak 71 ve 57 saniyelik görüşme yapıldığına ilişkin bilirkişi raporunun bulunduğu, ancak sanık beyanında o tarihte yurt dışında bulunduğunu ve telefonun kapalı olduğunu beyan ettiğinden bu aramaların yapıldığı tarih itibarıyle operatör kayıtlarından sanığın yurt dışındayken görüşme yapıp yapmadığının tespit edilip edilemeyeceği hususunun araştırılması talep edilmiştir. İşletmeler tarafından Kurumumuza gönderilen veriler üzerinde yapılan incelemede 312 … .. .. numaralı hat tarafından 507 … .. .. numaralı hatta doğru 11 Nisan 2014 tarihinde saat 18:37:43’te gerçekleşen 67 sn’lik görüşme içermeyen süreli cevapsız/başarısız çağrı kaydı ve 12 Nisan 2014 tarihinde saat 12:48:45’te gerçekleşen 71 sn’lik, saat 12:50:17’de gerçekleşen 57 sn’lik görüşme içermeyen süreli cevapsız/başarısız çağrı kayıtları olduğu anlaşılmaktadır. Türk Telekomünikasyon A.Ş İşletmesinin bazı eski santraller üzerinden gerçekleşen iletişime ait CDR kayıtlarında görüşme süresi alanına bağlantı süresinin basıldığı belirtilmiştir. Bu çağrıların başarılı ya da başarısız çağrı olduğu bilgisi HTS raporlarına yansıtılmamasına rağmen İşletme tarafından Kurumumuza iletilen veriler içerisinde yer almaktadır. Bu bağlamda ilgili yazıda iletilen iletişim kayıtlarının görüşme içermeyen cevapsız/başarısız çağrı olduğu tespit edilmiştir. Kurumumuz tarafından yapılan incelemede söz konusu numaraya ait belirtilen tarihlerde herhangi bir başarılı iletişim kaydına rastlanmamıştır. Bilgi ve gereği arz olunur.”

Bu yazının ne anlama geldiğini açıklamaya çalışalım.

Bağlantı süresi, aranma işleminin başlaması ile aramaya çalışanın telefonu kapatmasına kadar geçen süredir, yani sadece arama vardır.

Görüşme süresi de karşı tarafın telefonu açması ve görüşmenin gerçekleşmesidir.

“CDR kayıtları” ise çağrı detay raporunun hazırlanmasında kullanılan bir tür kodlamadır.

İşte BTK özetle diyor ki;

“Telekom’un bazı eski santrallerinde bu kodlama sisteminde yanlışlık olmuş, görüşme süresine ‘sıfır’ yazmak yerine, bağlantı süresi, görüşme hanesine yazılmış, dolayısıyla hiç yapılmamış görüşmeler yapılmış gibi kaydedilmiştir.”

Verilerin/kayıtların çok da güvenli olmadığı, ham verilerin kontrolden geçirilmeden mahkeme dosyalarına gönderildiği ortada.

Ya benzer yanlışlık sadece bu üsteğmenin kayıtlarında değil başkalarında da yapıldıysa?

Daha önemlisi, ByLock’ta sütunların kayması, gerçek kullanıcıların karışması olayındaki gibi, burada da ham verilerin HTS tablolarına aktarılması sırasında, kişiler, numaralar gibi verilerde de karışıklık olduysa?”

Tayyip Erdoğan İdlib’deki 3 şehidi yine ‘tane tane’ açıkladı

Gündem

Hakan Aygün’e ‘IBAN’ tutuklaması

Sosyal medya paylaşımı sebebiyle gözaltına alınan gazeteci Hakan Aygün, Bodrum Sulh Ceza Mahkemesince ‘kin ve düşmanlığa alenen tahrik’ suçlamasıyla tutuklandı. Aygün, Erdoğan’ın yardım kampanyasına atıfla “Ey İBAN edenler” içerikli tweet atmıştı.

BOLD AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı ‘Biz Bize Yeteriz Türkiye’m’ kampanyası tartışmalara ve “Başka devletler koronavirüse karşı mali yardım yapmak adına IBAN numarası ister bizimkiler para toplamak için IBAN numarası veriyor” söylemli tepkilere yol açmıştı.

‘AYETİ ALAYA ALIYOR’ YORUMLARINA YOL AÇTI

IBAN üzerinden yapılan bu tepkilere gazeteci Hakan Aygün’de bir tweetle katılmış fakat eleştirilerin odağına yerleşmişti. Zira Aygün’ün paylaşımı “Kur’an-ı Kerim’i ve ayeti alaya alıyor” yorumlarına kapı aralayacak tarzdaydı.

Sözcü’den Yaşar Anter’in haberine göre bu paylaşımı sebebiyle ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ ve ‘Hakaret’ suçlamasıyla gözaltına alınan Aygün’ün teknesinde arama yapıldığı ve bilgisayarına el konulduğu öğrenildi.

Gözaltı öncesi yine Twitter’dan bir açıklama yaparak tweeti kendisinin yazmadığını, sayfasına retweet yöntemiyle gönderilen bir mesaj olduğunu söyleyip savunma yapmıştı.

TCK 213. VE 216. MADDE KAPSAMINDA 2 İLA 4 YIL HAPİS İSTEMİ

Emniyetteki işlemleri akabinde öğle saatlerinde adliyeye sevk edilen Aygün, TCK 213. ve TCK 216. maddeden 2 ila 4 yıl hapis istemi ile sevk edildiği mahkemece tutuklandı.

Hakan Aygün’ünr Muğla Cezaevi’ne gönderileceği öğrenildi.

BİR KESİMİ DİĞER KESİM ALEYHİNE KİN VE DÜŞMANLIĞA TAHRİK

TCK 216. Madde: Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Şoke eden iddia: 112’i başhekimi koronalı personeli 2 gün çalıştırdı!

Okumaya devam et

Gündem

Şoke eden iddia: 112’i başhekimi koronalı personeli 2 gün çalıştırdı!

Amasya’da bir 112 Acil Servis personeline bulgu sebebiyle koronavirüs testi yapıldı. İddiaya göre Acil Servis Başhekimi N.T. izin vermediği için personel sonuç çıkana kadar 2 gün daha çalıştı. Test pozitif gelince görevli ve 2 arkadaşı karantinaya alındı.

BOLD – Türkiye geneli hızla yayılan koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle önlemler üst seviyede tutulmaya çalışılıyor.

Ancak Amasya’da yaşandığı ileri sürülen bir olay her an ihmal görülebileceğini ortaya koydu.

UMREDEN GELEN BİR YAŞLIYA GİTTİLER

Sözcü’den İsmail Akduman’ın haberine göre Amasya 112 Acil Servis ekibi, umreden geldiği belirtilen. yüksek ateş, öksürük şikayetli bir yaşlıyı hastaneye götürdü. Sonrasında ekipten birinde aynı belirtilere rastlandı.

Hastaneye giden personele test yapıldı. Sonuç çıkana kadar kendini izole etmesi gerektiği ifade edilip görevli evine yollandı.

TEST POZİTİF GELDİ SADECE 3 KİŞİ KARANTİNAYA ALINDI

Ancak iddiaya göre 112 Acil Servis Başhekimi N.T., personele izin vermedi, 2 gün daha çalıştırdı. Çalışanın testi pozitif gelince de ekipteki 3 kişi evlerinde karantinaya alındı.

Türk Sağlık-Sen Amasya İl Başkanı Şemsettin Dümen, testi pozitif çıkan personelin olayı anlattığını ifade ederek şunları aktardı:

“HER ÖKSÜRENE İZİN Mİ VERECEĞİZ” DEDİĞİ İLERİ SÜRÜLDÜ

Acil Servis Başhekimi N.T., arkadaşımıza “Her öksürene izin mi vereceğiz” diyerek izin veya rapor alıp izole olmasına müsaade etmiyor. Sonuçlar gelene kadar 2 gün daha çalıştırıyor.

112 istasyonunda 21 personel var. Arkadaş hepsiyle temas halinde bulunmuştur. 2 günde onlarca vakaya gitmiştir. Ancak sadece 3 kişi karantina altına alınmıştır.

İDARİ SORUŞTURMA YETMEZ ADLİ DE OLMALI

Ben olayın üstüne gidince arkadaşımıza baskı yapmaya başladılar. Arkadaşımız henüz 21 yaşında, 5 aylık memur ve şehirde kimsesi yok.

Olayın sorumlusu başta Sağlık İl Müdürlüğü ve kurum başhekimidir. İstifa çözüm değildir. İlgili kurumları göreve davet ediyoruz. İdari soruşturma yanında adli soruşturma da yapılmalı.

Prof. Dr. Hotamışlıgil’den korona ikazı: “Yeni dalga olabilir”

Okumaya devam et

Gündem

Milyonların gözü Mecliste…

İnfaz düzenlemesi Mecliste… Milyonlarca insanın, cezaevlerindeki koronavirüs riskinin çok yüksek olması nedeniyle gözü ve kulağı da TBMM’den gelecek haberde…

BOLD – Sanatçılar, siyasetçiler ve aydınlar TBMM’ye çağrı yaptı ve yeni infaz düzenlemesinde yaşam hakkının kutsallığına dikkat çekerek eşitlik talebinde bulundu. Fatih Akalan ve Levent Kenez, Türkiye’de ve dünyada koronavirüs krizi ile ilgili yaşanan son gelişmeleri Bold canlı yayınında değerlendiriyor.

Okumaya devam et

Popular