Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Selçuk Mızraklı’ya 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası

Yüzde 63’le Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı mdbsldı Selçuk Mızraklı’nın tutuklu yargılandığı davada karar açıklandı. Mızraklı’ya 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası verildi.

BOLD – AKP hükumeti tarafından görevden alındıktan sonra yerine kayyum atanan Mızraklı, 22 Ekim 2019 tarihinden itibaren tutuklu bulunuyor. Mızraklı yüzde 63 oyla Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti.

Serbest bırakılan itirafçı Hicran Berna Ayverdi’nin verdiği ifade doğrultusunda 140 gündür tutuklu bulunan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi (DBB) Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla açılan davanın karar duruşması başladı. Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, hakkında 7 yıl 6 ay ile 15 yıl arasında hapis cezası istenilen Mızraklı katılmadı. Mızraklı’nın avukatları Zülal Erdoğan, Mehmet Emin Aktar, Cihan Aydın ve Muhsin Bilal duruşmada hazır bulundu.

‘YENİ BİR 17-25 ARALIK VAKASI ÇIKARSA DEMEDİ DEMEYİN’

Savcının ceza istemli mütalaasına karşı Mızraklı’nın avukatları savunma yaptı. Avukat Cihan Aydın yaptığı savunmasında şunlara dikkat çekti: “İddia makamı bu hatadan geri dönmeli. Görevi kötüye kullanıyor. Şikayette bulunacağız. Siz de mütalaaya dayanarak karar verseniz sizi de şikayet edeceğiz. Bu tam bir duruşma değil. Tarih yazacak, taleplerimizi sunduk yerel mahkeme dikkate almadı diyeceğiz. İnanıyoruz ki kararınız hazırdır. DTK meselesinde birden bire ara kararlarınızdan vazgeçtiniz. DTK meselesi ilerde herkesin başına iş açacak bir yere gidiyor. Buna siz de dahilsiniz. Bugün DKT’yi illagalize etseniz, DTK ile çalışanları da terörize etmiş olursunuz. Yarın öbür gün 17-25 Aralık vakası çıkarsa demedi demeyin. AKP’nin çözüm sürecinde Diyarbakır’daki çalıştayına DTK adına Seydi Fırat davet ediyorlar. 19 Ocak 2012’de Meclis Başkanı Cemil Çiçek yeni Anayasa çalışması için DTK’ya davet gönderiyor. 2012’de beraber iş yapacaksınız günü gelince bir taraf terörist bir taraf vatansever olacak. Bu yeni bir 17-25 Aralık’a gebe. Gidişat iyi değil. Halen ısrarcıysanız buyurun devam edin.

HSK’YE ŞİKAYET EDERİZ!

Müvekkil 2017 yılında şüpheli olarak UYAP’a kaydı yapılıyor. Ne zaman dinlemiş 2009’dan beri dinlemişler. Tipik bir tele kulak meselesi. Başınıza iş açacak. Siz ancak şüpheli hakkında dinleme yaparsınız. Sen yapmadın ama yapanları delil olarak dosyaya koydun. Mahkemeniz bir karar vermek zorunda. Ya kabul ederseniz ya reddedersiniz. Açık bir hukuksuzluk var. Savcıya yaptığım uyarıya sizde yapıyorum HSK’ya şikayette bulunacağız. 2009 da dinlediğiniz hakkında bir soruşturma yokken dinliyorsunuz. Adaletin yer değiştirmemesi lazım. Terazi bozulmaması lazım.

İFADE VERDİĞİ ORTAYA ÇIKTI BERAAT ETTİ

Bir tane tanık var. 2019 tarihli Yargıtay kararında diyor ki, ‘sanık hakkında gizli tanık kitap ifadelerinin başka delillerle desteklenmedikçe’ eylemlerin örgütsel faaliyetleri olarak değerlendiremeyeceğini açıklamış. Hicran Berna Ayverdi teslim oluyor. 29 Mayıs 2016’da 108 kişi hakkında ifade veriyor. Ama bizim müvekkilimiz bunların içinde yok. Niye durup dururken arada 3 yıl geçtikten sonra Ayverdi getirilip ifadesi alınıyor. Bu kadın 3 yıl sonra hangi vaatlerle ifade verdi. Geçen hafta beraat etti. Tanığın hangi gerekçeyle beyan verdiğini tespit etmeniz gerekirdi. Gerek duymadınız. Bu formata başka bir ifade var mı bakın. 3 tane jandarma görevlisi, bir tane sonradan sicili konmuş savcı ve kim olmadığı belli olmayan bir katip. Niye buna itibar ediyorsunuz. Bu kadın hangi yolla ifadeye çağrıldı. Tüm sorularımıza karşı geveledi. Bir şey söylemedi. Öğretilmiş ifadeler verdiği ortaya çıktı. Ancak savcı bunun üzerine iddianame hazırladı. Biz adaleti, hukuku bu şekilde mi koruyacağız. Tanık ifadesini çöpe atın yoksa hepimiz tehlike altına gireriz.

600 KM UZAĞA GÖNDERİLDİ, SAVUNMA HAKKI ENGELLENDİ

Müvekkilim 600 km uzaklığa gönderildi. Neden gönderildi? Burada cezaevi mi yok? Mahkeme sırf bu yüzden tahliye kararı verebilirdi. Güvenlik gerekçesiyle duruşmalara getirilmedi, sevk ederken kaza olamaz mıydı? Savunma hakkı engellendi. Mahkeme Diyarbakır’da biz burada müvekkiliniz 600 km uzaklıkta. Yüz yüzelik ilkesini ihlal ettiniz. SEGBİSLE dinlediniz bir karar vereceksiniz. Bu adil değil. Siz bir yargılama faaliyeti yapmadınız. Delilleri tartışmadınız.

MAHKEME KARAR VERDİ

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, DBB Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’ya “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla 9 yıl 4 ay 15 gün ceza vererek hükmen tutukluluğuna karar verdi.

AÇIKLAMAYA İZİN VERİLMEDİ

Duruşma sonrası HDP Milletvekillerinin adliye önünde yapmak istediği açıklamaya izin verilmedi. Polis milletvekillerini kalkanlarla ablukaya aldı. Yaşanan uzun süreli gerginliğin ardından vekiller, açıklama yapmadan adliye önünden ayrıldı.

Mahkeme: Cumhurbaşkanına “iblis” demedi AKP Genel Başkanı’na dedi

Politika

Cumhur İttifakındaki ‘Ekmek’ kavgasına Akşener yorumu: Küçük ortağın bundan haberi var mı sayın Erdoğan?

Bahçeli’nin ‘Askıda ekmek’ kampanyası için, “Bugün Türkiye’de evine ekmek götüremeyen diye bir şey var mı?” diyen Erdoğan’a Meral Akşener’den yanıt geldi.

BOLD – MHP Lideri Devlet Bahçeli, geçtiğimiz günlerde imkanı olanları, dar gelirlilere yardım için ‘Askıda Ekmek’ kampanyasına davet etti. Partisinin Malatya il kongresi sonrası bir grup esnafın, “Eve ekmek götüremiyoruz” serzenişiyle karşılaşan Erdoğan, ekonomik durumlarını abartmakla suçladı.

Bugün de gazetecilerin, Bahçeli’nin kampanyasını hatırlatması üzerine Erdoğan: “Bugün Türkiye’de evine ekmek götüremeyen diye bir şey var mı? OECD ve IMF ölçeklerine göre en iyi konumda olan ülkeyiz” diye konuştu.

İttifaktaki ‘Ekmek’ çatlağı muhalefetin de gündeminde İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener sosyal medya hesabından hem Bahçeli’ye hem de Erdoğan’a gönderme yaptı. Erdoğan’ın sözlerini alıntılayan Akşener: “Peki, ‘Askıda Ekmek Kampanyası’ başlatan küçük ortağının, bundan haberi var mı Sayın Erdoğan?” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’a göre karikatürün hedefinde kendisi değil İslam var!

Okumaya devam et

Politika

Canan Kaftancıoğlu İstanbul Valiliğinin 29 Ekim törenini kimin yüzünden terk etti?

Gazeteci Nevşin Mengü, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun İstanbul Valiliğinin düzenlediği töreni Erdoğan’ın siyasi propaganda içeren mesajı yüzünden terk ettiğini duyurdu.

BOLD – Koronavirüs yüzünden İçişleri Bakanlığı 81 ilde 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerine kısıtlama getirdi. Bakanlık, Valilik ve kaymakamlıkların izni dışında herhangi bir törenin yapılmasını yasakladı. Bu kapsamda, İstanbul Valiliği Taksim Cumhuriyet Anıtı önünde bir tören düzenledi. Törene CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da katıldı. Fakat Kaftancıoğlu AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajı okunduğu sırada tören alanını terk etti.

PROPAGANDA İÇEREN MESAJ YÜZÜNDEN

Gazeteci Nevşin Mengü, Kaftancıoğlu’nun töreni terk etmesinin sebebini sosyal medya hesabından açıkladı. Mengü mesajında şu ifadeleri kullandı: “Canan Kaftancıoğlu İstanbul Valiliği tarafından düzenlenen Cumhuriyet Bayramı çelenk bırakma törenini terk etti. Kaftancıoğlu’nun ekibi töreni terk etme nedeninin, törende Erdoğan’a ait siyasi propaganda mesajının okunması olduğunu söyledi”

İşkenceden sorumlu devlet görevlileri için delil avı başladı

Okumaya devam et

Politika

Kılıçdaroğlu’nun koruması Çubuk’taki saldırıyla ilgili jandarmayı suçladı

Kemal Kılıçdaroğlu’nun şehit cenazesinde uğradığı yumruklu saldırıda ihmali bulunduğu gerekçesiyle yargılanan emekli Emniyet Müdürü Koray Aslan, olayın koruma ekibine yıkılmak istendiğini söyledi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yumruklu saldırı olayından sonra İçişleri Bakanlığınca başlatılan idari soruşturma çerçevesinde ifade veren Koray Aslan, savunmasında jandarmayı suçladı.

Hakkında önce ceza istenmeyen, sonrasında ise Emniyet Genel Müdürlüğü’nün talebi doğrultusunda ikinci rapor düzenlenerek ceza talebinde bulunulan Aslan’ın savunmasında CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Çubuk’a bağlı Akkuzu Köyü’ne gidişiyle ilgili Emniyet’e bilgi verildiğini, bilgiyi veren memurun hangi saatte hangi numarayı aradığı bilgisinin de mevcut olduğunu kaydetti.

T24’ün haberine göre Emniyet Genel Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığına verdiği savunmasında Aslan, iki müfettişin hakkında üç günlüğe kadar maaş kesim cezasını kabul etmediğini söyledi. Aynı müfettişlerin 17.07.2019 tarihli disiplin soruşturma raporunda tarafına “cezaya mahal yoktur” şeklinde görüş belirttiğini belirten Aslan, “Geçen bu beş aylık sürede hangi yeni delillere istinaden beş ay önceki raporların tam tersine rapor düzenlendiğini ve eğer yeni delil elde edilmişse bu yeni delillerin tarafımla paylaşılmasını talep ediyorum” dedi.

ANKARA EMNİYETİ’NE HABER VERİLDİ

Aslan, ifadesinde şehit cenazesinde görevli jandarmanın ihmaline dikkat çekti. Aslan şunları kaydetti: “Bu süreçte yeni bir delil elde edilmemişse hazırlanan bu raporun nasıl değiştiğiyle ilgili de bilgi verilmesini istiyorum. Jandarma bölgesinden polis nezaretinde çıkmamıza rağmen jandarmaya tek bir söz söylemeden olayları koruma ekibine yıkmaya çalışmak hangi vicdana sığar? Bahsi geçen olayla ilgili “haber verilmedi” suçlamalarına maruz kalıyoruz. Ama herkes biliyor ki Ankara Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğü Nöbetçi Amirliğine haber verildi. Konuyla ilgili, haber veren memurun hangi numarayı saat kaçta aradığına ilişkin bilgiler kayıtlara geçmiştir. Sayın Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, bana ceza istenmeyen ilk raporu siz geri göndermiştiniz. Eğer bu istenilen cezayı da az bulursanız, istediğiniz cezayı verebilirsiniz. Ama unutmayın ki hukuk bir gün size de lazım olabilir. Geçenlerde bir yerde okuduğum bir cümleyi sizinle paylaşmak istiyorum: “İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır. En mükemmel adalet size vicdandır. Bu haksız ve hukuksuz istenilen cezayı kabul etmiyorum. İtiraz ediyorum. Hakkımı her platformda sonuna kadar arayacağım. Çünkü Peygamber Efendimizin hadisinde söylediği gibi “Haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandır.”

15 Temmuz Ahırı’ndaki kursiyer teğmenler beraat etti

Okumaya devam et

Popular