Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Konusu ve mesajıyla insanı çarpan 15 muhteşem film

Birçoğumuzun evlerine hapsolduğu şu günlerde sinemaya damga vurmuş filmleri izlemek isteyenler için bir liste yaptık.

BOLD– Bazı filmler vardır ki ne kadar izleseniz de eskimezler. Hatta her izleyişte daha da değerlenirler. Hele de duyarlılığımızın yüksek olduğu böyle zamanlarda. İşte bu filmlerden sizler için bir derleme yaptık. Evde kalmak bize zor geliyorsa daha büyük acılar olduğunu hatırlayalım dedik…

15. THE BLIND SIDE/KÖR NOKTA (2009) | IMDb: 7,7

Fakir ve aşırı derecede iri bir genç olan Michael Oher’in bir kolej futbol takımına girmesi yaşamını bütünüyle değiştirir. Ancak bu başarı hikâyesinin ardında “geçip gitmeyen/ görmezden gelmeyen” bir kadının duyarlılığı vardır. Gerçek bir yaşam öyküsünden uyarlanan filmde Sandra Bullock başrolde.

14. THE BOY IN THE STRIPED PYJAMAS/ÇİZGİLİ PİJAMALI ÇOCUK (2008) | IMDb: 7,8

2. Dünya Savaşı’nın kara günlerinde, arkadaş olmaya çalışan iki çocuğun iç burkan hikâyesi. 8 yaşındaki Bruno ailesiyle Berlin’den ayrılır ve Polonya’da yaşamaya başlar. Babasının işi için taşındıkları bu yerde bir de arkadaş edinir. Bu arkadaşı tellerin arkasında kalan bir Yahudi’dir. Teller ise 1.5 milyon Yahudi’nin öldürüldüğü Auschwitz toplama kampını çevrelemektedir. Oğlunun tellerin ardında yaşananlarla ilgili gerçeği öğreneceğinden kaygılanan Bruno’nun annesiyse oğlunu bu ’’arkadaş’’lıktan korumaya çalışır. John Boyne’un dünya çapında güzel eleştiriler alan aynı adlı romanından uyarlama…

13. BLOOD DIAMOND/KANLI ELMAS (2006) | IMDb: 8,0

Eski bir asker olan Danny Archer(DiCaprio) elmas madenlerinde köle işçi olarak çalışan Solomon Vandy’nin (Djimon Hounsou) yolu pembe renkteki bir elmas yüzünden kesişir.
Solomon, maden sahiplerinden sakladığı elması kullanarak ailesine kavuşma hesabı yaparken Danny ise yeni bir hayata başlama peşindedir. Ama bu macera ikisini de çok değiştirecektir.

12. SLUMDOG MILLIONAIRE (2008) | IMDb: 8,0

Hindistan’ın gecekondularla dolu bir mahallesinde büyüyen Jamal’in en büyük düşü, Hindistan’ın en ünlü bilgi yarışması programına katılmak ve büyük para ödülünü kazanmaktır. Sonunda yarışmaya çıkar ve bütün soruları tek tek doğru cevaplar. Jamal, büyük ödüle ulaşacağı son soruya bir şekilde gelmiştir. Tam da bu an programın süresi dolar ve son soru gelecek haftaki programa kalır. Jamal’in bu imkansız görünen başarısı herkesin dikkatini çeker ve genç adam hile yapmış olabileceği gerekçesiyle tutuklanır. Sorgu gecesinde soruları nasıl yanıtladığını tek tek anlatan genç adamın sırrı yavaş yavaş aydınlanır. En İyi Film kategorisinde Oscar’ı kazanan yapıt, televizyonun insanlık üzerinde kurduğu büyülü hâkimiyeti yansıtan filmlerden biri.

11. THE PURSUIT OF HAPPYNESS (2006) | IMDb: 8,0

İyi bir baba olan Chris Gardner, işinde sorunlar yaşayan, maddi açıdan sarsıntıda olan ve aynı zamanda iyi bir eş olan bir adamdır. Maddi sorunlara dayanamayan karısının terk edişi de yetmezmiş gibi bir de ev sahibi dışarı atar Chris’i oğluyla birlikte. Sokaklarda kalıp, tuvaletlerde, düşkünler evinde çalışarak ayakta durmaya çalışır. Oğlunun sevgisi bu mücadeleci baba için her şeydir. Sevginin ne zaman hangi kapıyı açacağı ise asla bilinemez.

10. HACHI: A DOG’S TALE/ HACHI: BİR KÖPEK HİKAYESİ (2009) | IMDb: 8,1

Sevdiği birini kaybetmek her canlı için zor ve vefa her canlıda güzel..Richard Gere’in canlandırdığı Profesör Parker Wilson’ın, tren istasyonunda bulduğu Japon kökenli meşhur Akita inu cinsi köpeği evine almasıyla başlar. Kısa zamanda tüm aileye kendini sevdiren Hachi, Wilson ailesinin köpeği olur Profesörü işe giderken her gün tren istasyonuna kadar yolcu eder ve döneceği saatte her zaman yerinde olup onu bekleyen bir yol arkadaşı olur. Hachi, Japonya’da meydana gelen gerçek bir hayat hikâyesini anlatıyor. Sahibine olan sadakati ile Japonya’dan tüm dünyaya yayılmış bir köpek Hachi; öyle ki yıllar boyu sahibini beklediği tren istasyonuna, köpeğin heykeli dikilmiş.

9. THERE WILL BE BLOOD/ KAN DÖKÜLECEK (2007) | IMDb: 8,1

Daniel Plainview, 1900’lü yılların başlarında ıssız bir bölgede, petrol arama çalışmalarını sürdüren bir şirketin sahibidir. Daha fazlasına sahip olmak isteyen bu hırslı adamın hayattaki tek varlığı küçük oğludur. Petrol buldukları bu bölgeyi yörenin yerlilerinin izniyle arama iznini satın alan adam hırsın götürdüklerine tanık olacak, diğer yandan ise kasabanın gencecik rahibinin yaşantısındaki hırs faktörü de Daniel’da olduğu gibi, sahip olduğu yegâne şeyi mahvedecektir. İki Oscar ödüllü Kan Dökülecek, 2000’li yılların en iyi filmlerinden.

8. 12 YEARS A SLAVE/12 YILLIK ESARET (2013) | IMDb: 8,1

1841’de New York’ta yaşayan Solomon Northup, kendisini müziğe adamış siyahi bir adamdır. Ailesiyle birlikte yaşayan Solomon, özgür yaşayan ve istediği şeyleri yapabildiği için mutlu bir adamdır. Fakat bir gün bir müzik işi için 2 adam ile tanışır ve çalışmak için Washington’a gider. İnandığı medeni dünya alt üst olur çünkü kendisini kaçırıp Güney’de bir çiflikte köle olarak çalışması için satarlar. Bu cehennemde Solomon acıyı, şiddeti, küçük düşürülmeyi yeniden öğrenecek ve isyan etmeye cesareti olmayan br grup insanın umutsuzluğuna şahit olacaktır. Sevdiklerini ve hayatını geri almak için ne yapması gerektiğini kesinlikle bulmuştur… Steve McQueen’in yönettiği filmin oyuncu kadrosunda Michael Fassbender’ın yanı sıra Brad Pitt, Benedict Cumberbatch, Paul Giamatti gibi yıldızlar da yer alıyor.

7. INTO THE WILD (2007) | IMDb: 8,1

Bir sır bir aileyi nasıl parçalar… Önemli bir üniversiteden dereceyle mezun olan Christopher aynı zaman başarılı bir atlettir de. Mezuniyet sonrası verilen bir davette ailesine istediği hayatın bu olmadığını, bir şeylerin eksik ve yanlış olduğunu söyler. Genç adam tüm mal varlığını hayır kurumuna bağışlayıp sahip olduğu her şeyi evinde bırakarak bambaşka bir hayata doğru uzun bir yolculuğa çıkar. Alaska’nın ıssız ormanlarında sona eren bu yolculuk esnasında ve sonrasında Christopher, hayatını kökünden değiştirecek bazı kişilerle tanışarak, hayatın anlamını ve ölümün kaçınılmazlığını en sert haliyle deneyimleyecektir. Ünlü oyuncu Sean Penn’in yönetmenliğini üstlendiği, iki dalda Oscar’a aday gösterilen filmin başrollerinde Emile Hirsch ve Vince Vaughn bulunuyor.

6. GOOD WILL HUNTING/CAN DOSTUM (1997) | IMDb: 8,3

Will Hunting genel iq’nun çok çok üzerinde bir zekâ seviyesine sahip, MIT’de temizlikçi olarak çalışan genç bir çocuktur. Temizlik yaptığı akşamlardan birinde, bir sınıfın tahtasında yazılı olan bir matematik sorusuna denk gelir. Çözülmesi neredeyse imkansız olan bu problemi rahatlıkla çözen Will, sessizce ortadan kaybolur. Kısa zaman içerisinde problemi yazan profesör tarafından keşfedilen Will bu başarısını diğer sorularda da sürdürecektir. Ancak bir kavga sebebiyle hapis cezasına çarptırılan gencin, bu beladan kurtulabilmek için profesöre ihtiyacı vardır. Matt Damon ve Ben Affleck yapımcı bulmak için uzun süre çalmadık kapı bırakmadıkları senaryoları ile En İyi Senaryo Oscar’ı aldıkları yapımın aynı zamanda baş rollerinde. Filmin bir diğer büyük oyuncu ise Robin Williams.

5. THE GREEN MILE (1999) | IMDb: 8,5

Paul Edgecomb’un (Tom Hanks) hapishanedeki görevi, idama mahkûm edilen mahkumları son yolculuklarına uğurlamaktır. Çalıştığı yıllar içerisinde yüzlerce idama tanıklık etmiştir. Bir gün John Coffey(Michael Clark Duncan) isimli korkutucu görünümlü bir adamla tanışır. Ancak Coffey’in bu ürkütücü görünümünün altında oldukça saf bir ruh yatmaktadır. Stephen King’in aynı adlı eserinden uyarlanan yapım görünüşün aldatıcı olabileceğine dair hüzünlü bir öykü.

4. THE PIANIST (2002) | IMDb: 8,5

Tartışılan yönetmen Roman Polanski’nin üç Oscar kazanan filmi İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir dramı konu alır. Polonya’lı ünlü piyanist Wladyslaw Szpilman’ın anılarından uyarlanan film, Nazi işgali altındaki Polonya’da yaşamanın imkansızlaştırıldığı bir dönemde, bir şekilde esir kampına gitmekten kurtulan ünlü piyanistin Varşova’nın kenar mahallelerindeki hayatta kalma mücadelesine odaklanır. Film, En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar alan Adrien Brody’nin de en iyi işi…

3. THE INTOUCHABLES (2011) | IMDb: 8,6

Zengin bir iş adamı ve aristokrat olan Philippe, yamaç paraşütü yaparken geçirdiği kaza sonrası felç olur ve boynundan aşağısını kullanamaz hale gelir. Driss ise hapishaneden henüz yeni çıkmış bir işsizdir. Philippe 7 gün 24 saat boyunca bakımını üstlenmesi için Driss’i evine yatılı yardımcı olarak alınca ikisinin de dünyası değişecektir. Normal şartlar altında hiçbir zaman yan yana gelmeyecek bu ikili iyisiyle kötüsüyle hayatın tadını beraber çıkarmaya başlarlar. Fransız sinemacılar Olivier Nakache ve Eric Toledano’nun beraber yazıp yönettiği filmin başrollerinde ise François Cluzet ve Omar Sy var.

2. LA VİTA È BELLA/HAYAT GÜZELDİR (1997) | IMDb: 8,6

İkinci Dünya Savaşı’nın birkaç yıl önce tüm engellemelere rağmen evlenen Guido ve Dora bir de çocuk sahibi olunca çok mutlu olurlar. Ne var ki bu mutluluk çok uzun sürmeyecektir. Savaş patlak verdiğinde her şey değişir, çünkü Guido Yahudi’dir. Toplama kampına götürüldüklerinde Guido, oğluna esir kampının ve savaşın bir oyun olarak söyleyecek; oğlu, oyunu başarıyla tamamlarsa ödül olarak çok istediği bir oyuncak tankı hediye edecektir. İkinci Dünya Savaşı’nın sivillerin üzerindeki yıkıcı etkisini beyaz perdeye en iyi uyarlayan filmlerden biri olan Hayat Güzeldir, tüm olumsuzluklara rağmen her daim bir umut ışığı olduğunu adında olduğu gibi, içeriğinde de barındırıyor. En İyi Yabancı Film, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Müzik olmak üzere üç dalda Oscar ödülü kazanan filmde Roberto Benigni unutulmaz bir performans sergiliyor.

1. SCHINDLER’S LIST (1993) | IMDB: 8,9

27 yaşını dolduran bir başyapıt…Film, Oskar Schindler adlı bir Alman işadamının 2. Dünya Savaşı zamanında Polonya’da kurduğu fabrikada Yahudi işçileri çalıştırması ve bu sayede 1100 Yahudi’nin hayatını kurtarmasını konu alıyor. Gerçek bir hayat hikâyesinden uyarlanan film, ünlü yönetmen Steven Spielberg’in en önemli yapıtları arasında sayılan film En İyi Yönetmen Oscar’ına da sahip. Filmin kazandığı Oscar’lar şöyle : En İyi Film, Yönetim, Kurgu, Sanat Yönetimi, Görüntü, Özgün Müzik ve Senaryo Uyarlaması.

Kültür

Bergüzar Korel ve Halit Ergenç İngiltere’ye yerleşti

Ünlü oyuncular Bergüzar Korel ve Halit Ergenç’in Londra’dan ev aldıkları ve orada yaşayacakları iddia edildi. Çift, film çekimleri olduğu zaman ise Türkiye’ye dönecek.

BOLD – Bergüzar Korel ve Halit Ergenç’in Türkiye’den taşınma kararı aldığı iddia edildi. Ali Ergenç, Han Ergenç ve Leyla Ergenç adında üç çocuğu bulunan çift, bir süredir ekranda yer almıyordu. Son olarak ‘Babil’ dizisinde yer alan Ergenç, daha sonra pandemi nedeniyle setlere ara verdi.

Korel, son günlerde sosyal medya platformu Instagram’dan sık sık Londra’da çektirdiği fotoğrafları paylaşıyordu. Ünlü çiftin, Londra’dan bir ev satın aldığı öğrenildi. İkilinin projeleri olmadığı dönemde üç çocuğuyla birlikte Londra’da yaşayacağı iddia edildi.

İkili, set olduğu zaman İstanbul’a gelip, kamera karşısına geçecek.

Canlı yayında A Haber’e bunu söyledi: Sen yalansın abi

Okumaya devam et

Kültür

Diyanet TV’nin Mehmet Akif dizisi çalıntı çıktı

Gazeteci Nedim Hazar’ın 2009 yılında hazırladığı “Safahat’tan Öyküler” isimli projenin Diyanet TV için çekildiği ortaya çıktı. Gazeteci Hazar, kendisinden izin alınmadan projesinin çekilmesine tepki gösterdi.

BOLD – Gazeteci Nedim Hazar, 28 bölümlük Ramazan ayında yayınlanmak üzere sunduğu “Safahattan Öyküler” adlı projenin kendisinden izinsiz Diyanet TV için çekildiği ortaya çıktı. 28 bölüm yerine Hazar’ın hazırladığı ilk 13 bölümün çekilmesi ise dikkat çekti.

HIRSIZLIK HER KADEMENİZE İŞLEMİŞ

Sosyal medya hesabında Sebilürreşad Dergisi Genel Yayın Yönetmeni, Gazeteci Fatih Bayhan’ın 20 Ocak tarihli paylaşımını alıntılayan Hazar, “Bunu yeni gördüm. 7 yıl önceki çalışmamı çalıp, utanmadan, sıkılmadan “Çalışmamız” diyebilecek kadar cesur bir arkadaşmış. Hırsızlık her kademenize işlemiş” dedi.

13 BÖLÜM HAZIRLANDIĞI İÇİN 13 BÖLÜM ÇEKİLMİŞ

Daha sonra projesinin 7 yıl önce değil 2009 yılında hazırladığı ile ilgili paylaşım yapan Hazar, “O kadar kabız hırsızlar ki, o dönem proje teklifleri 13 bölüm hazırlandığı için sadece 13 çekebilmişler. Oysa proje 28 bölümlük Ramazan ayı projesiydi. Allahınızdan bulun!” diye tepki gösterdi.

DİYANET TV’DE GÖSTERİLDİ

Mehmet Akif Ersoy’un eseri Safahat’tan uyarlanan hikayeler, Hazar’ın hazırladığı şekilde 13 bölüm olarak TRT Diyanet için çekildi. Dizi, İstiklal Marşı’nın kabülünün 100. yılı olan geçen Mart ayında “Safahat’tan Öyküler” ismiyle Diyanet TV ekranlarında yayınlandı. Sebilürreşad Dergisi Genel Yayın yönetmeni Fatih Bayhan’ın projeyi sahiplenip, “3 yıllık bir emeğin ürünüdür. Sıkı bir senaryo dönemi geçirdik” demesi dikkat çekti.

 

Feyzioğlu’nun seçim müziği de Erdoğan’ınki gibi çalıntı çıktı

 

Okumaya devam et

Kültür

Cezaevinde yazdığı Hayat Hanım en iyi yabancı roman ödülünü kazandı

Ahmet Altan, cezaevinde yazdığı “Hayat Hanım” romanıyla, Fransa’nın önemli ödüllerinden “Femina 2021 – En İyi Yabancı Roman” ödülünü kazandı. Bu ödülü kazanan ilk Türk yazar olan Altan, aldığı ödülü cezaevindeki siyasi tutuklu Kürt ve Türk kadınlara armağan etti.

BOLD – Edebiyat ödülü Femina, Fransa’nın başkenti Paris’teki Carnavalet Müzesi’nde düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Silivri Cezaevi’nde kaldığı 5 yıllık sürede “Dünyayı Bir Daha Göremeyeceğim” ve “Hayat Hanım” adlı iki kitap yazan Ahmet Altan, Fransızca’da “Madame Hayat” adıyla basılan romanıyla en iyi yabancı roman ödülüne layık görüldü.

Türkiye’de basılmayan ‘Hayat Hanım’ın ödül kazandığı geceye hakkındaki yurtdışı yasağı yüzünden gidemeyen Altan’ı, kitabı basan Acte Sud Yayınları’nın Türkiye Sorumlusu Timour Muhiddin temsil etti.

HAPİSTEKİ TÜRK VE KÜRT KADINLARA ARMAĞAN ETTİ

Törende Muhiddin tarafından okunan mesajında Altan, “Edebiyat mucizedir ve edebiyatın yarattıkları tanrının yarattıklarından uzun yaşar. Tanrı’nın yarattığı hiçbir insan Truvalı Hector kadar, Hamlet kadar, Goriot Baba kadar, Faust kadar, Anna Karenina kadar, Kaptan Ahap kadar, Küçük Prens kadar uzun yaşayamaz. Üstelik edebiyatın yarattıkları, onları yaratanlardan daha güçlü, daha etkileyici ve daha kalıcıdır…. Hayat hanım bir hapishane avlusunda ortaya çıktı ama bugün Paris’te dolaşıyor. Özgür ve neşeli… Bu sevinci paylaşmak istediğim birileri var. Hukuk kendilerini unutsa bile, edebiyatın onları unutmadığını söyleyebilmek için bu ödülü siyasi nedenlerle haksızca kapatılan Türk ve Kürt kadınlarına armağan etmek istiyorum” sözlerini paylaştı.

VOA’nın haberine göre, Paris’te yaşayan Türk yazar Nedim Gürsel, ödülün açıklanmasının ardından, “Ahmet Altan’ı yürekten kutluyorum. Cezaevinden yazdığı ve kendi dilinde basılmayan bu kitabıyla ödül aldı. Femina Ödülü önemli bir ödül. Ben henüz romanı okumadım ama merak etmediğim için değil. Türkçe yazılmış bir romanı Türkçe okumak isterim. Duydum ki Kasım ayında Türkiye’de basılacakmış. Ben de o zaman Türkçesi’ni alıp Ahmet Altan’ın yazdığı dilde okuyacağım” dedi.

Ödül verilecek eserlerin, tamamına yakını kadınlardan oluşan bir jüri tarafından seçildiği için Femina olarak adlandırılan ödül bu sene, gazeteci ve yayıncı Clara Dupont-Monod’nun özürlü bir çocuğun aile ve yakınları arasındaki zorlu yaşamını anlattığı “S’adapter” adlı romana verildi.

Gazeteciler tutsak meslektaşları için Frankfurt’ta yürüdü

Okumaya devam et

Popular

Shares