Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı ertelendi

YÖK Başkanı Yekta Saraç, Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı’nın ertelendiğini açıkladı. Saraç, üniversitelerde bahar döneminde de yüz yüze eğitim yapılmayacağını kaydetti.

BOLD – Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç, Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ertelendiğini bildirdi. Saraç’ın aktardığına göre, sınav 25-26 Temmuz tarihlerinde yapılacak.

YÖK Başkanı Yekta Saraç, uzaktan eğitim sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Saraç, “Üniversitelerde bahar döneminde yüz yüze eğitim yapılmayacaktır” diye konuştu. Saraç ayrıca, soruların kapsamı ve alanlarının Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte onlardan gelen tekliflere göre şekilleneceğini söyledi.

3 YÖNTEM VAR

Üniversitelerde bahar döneminde de yüz yüze eğitim yapılmayacağını da bildiren Saraç, “Bu sene bahar dönemi eğitim öğretim sürecini sadece uzaktan eğitim, açık öğretim ve dijital öğretimle sürdürmeye karar verdik” dedi.

Saraç, şöyle konuştu: “Uzaktan eğitim, açık öğretim ve dijital öğretimle sunulamayacak program, ders ve uygulamalı dersler yaz aylarında tamamlanacak.”

Gündem

Salih ve Melih’in babası cezaevindeydi şimdi de anneleri gözaltına alındı

Salih ve Melih kardeşler de hem annesiz hem babasız bırakıldı. Tutuklu baba Semih Öztekin’den sonra anne Şeyma Öztekin de gözaltına alındı.

BOLD – Anne-baba tutukluluklara bir yenisi daha eklendi. Babaları 3,5 yıldır tutuklu olan 6 yaşındaki Salih ve 3,5 yaşındaki Melih’in annesi Şeyma Öztekin dün Gaziantep’te gözaltına alındı. İki çocuk böylece hem annesiz hem de babasız kaldı.

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan baba Semih Öztekin, 10 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Salih 6, Melih 3,5 yaşında.

820 gram doğan tutsak bebek Zeynep ve annesinin savaşı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

820 gram doğan tutsak bebek Zeynep ve annesinin savaşı

Hamileyken tutuklandı, altıncı ayda erken doğum yaptı. Kendisi de ağır hastaydı. Ölümlerden döndü, kolundan serumlar söküldü. 820 gramlık bebeğiyle savaştı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Son dönemde artan operasyonlara çok sayıda anne ve hamile kadın tutuklanıp hapse gönderildi. Bir kısmı serbest bırakılırken hala bebekleriyle tutuklu kadınlar var. 8 haftalık hamileyken tutuklanan ve erken doğum yapan E.A.’nın yaşadıkları hamile kadınların nasıl bir psikoloji ve ortamla baş başa bırakıldığını gösteriyor.

Gaziantep’te yaşayan öğretmen E.A. hamile olduğunu öğrendikten iki gün sonra 3 Temmuz 2018’de gözaltına alındı. 8 gün nezarette tek başına kaldı. Düşük tehlikesi rağmen tutuklanıp cezaevine gönderildi. Üçüncü kez anne olan E.A. cezaevindeyken sürekli hastalandı. Cezaevi ve hastane arasında getirip götürdüler. 80 gün yoğun bakımda yattı. Stres, sıkıntı, yeterli beslenememe derken kızı Zeynep’i 6,5 aylıkken 31 Ekim 2018’de dünyaya getirdi.

820 GRAMLIK BEBEK

Zeynep doğduğunda sadece 820 gramdı. Göz damarları ve retinası gelişmemişti. Doktorlar en fazla yüzde 10 görür dediler. Zeynep o halde 108 gün yoğun bakımda kaldı. Annesini tekrar cezaevine götürdüler. Yasal hakkı olmasına rağmen E.A.’nın güçlükle sağdığı anne sütü kızına götürülmedi. 1,5 kilo olduğunda Zeynep kalp ameliyatı geçirdi.

34 yaşındaki E.A., kızını görmeye kelepçeli gitti. Hem anne hem bebek çok yıprandılar. Ambulans uçakla Van’dan Ankara’ya acile kaldırılan E.A’.yı HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu hastanede görmek istedi, savcılık izin vermedi.

“ZULMÜN, HUKUKSUZLUĞUN KATMERLİSİ YAPILDI”

Gergerlioğlu, 6 Kasım 2018’de tahliye edilen E.A. için  “Zulmün, hukuksuzluğun katmerlisi yapıldı. aylarca. Hastane, hastane dolaşan ve ağır düşük tehdidine rağmen tahliye edilmeyen bir anne ve sonunda erken doğumla yaşam şansı çok düşük. 820 gr bir bebek. Allah sizi bildiği gibi yapsın!” demişti.

KIZ ÖĞRENCİLERLE İLGİLENDİĞİ İÇİN

Gözaltındayken işkence gören E.A’nın, gözaltında tutulduğu şehre ve yapılanlara annenin travmaları nedeniyle bu haberde yer verilmedi. Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan E.A., kapatılan eğitim kurumlarında öğretmenlik yaptığı, kız öğrencilerle ilgilendiği, Bylock programı, Bank Asya hesabı ve Zaman gazetesi aboneliği nedeniyle yargılanıyor.

“KIZIMIN HAYATINI DOĞMADAN ÇALDILAR”

“Doğmadan hayatını çaldılar kızımın. Şu an tutuklu olan hamileleri o kadar iyi anlıyorum ki… Bebeğimin masumiyet karinesi vardı. Hiçbir suçu yokken daha dünyaya gelmeden bedel ödemeye başladı ve maalesef bu bedeli hayatı boyunca ödeyecek.” diyen E.A. hamile bir kadın olarak tutukluk sürecinde yaşadıklarını BOLD’a anlattı.

CEZAEVİNDE HAMİLELİK GEÇİREN BİR ANNENİN KENDİ ANLATIMIYLA YAŞADIKLARI…

“Gaziantep’te gözaltına alındığımızda 8 haftalık hamileydim. Normalde Haşimoto hastasıyım ve bu durum gebelik döneminde ciddi risk teşkil ediyor. Ciddi takip gerekiyor. Yaşadığım şok, iki çocuğumdan ayrılma vs. derken düşük tehlikem başlamıştı. Üç çocuk annesiyim. Sami 9, Berna 6 yaşında.

“DOKTOR CEZAEVİNDE KALAMAZ DİYORDU”

8 gün gözaltında kaldıktan sonra tutuklanıp cezaevine gönderildim. Küçük kızım dayanamadığından onu da yanıma aldım. Hamileyim, küçük kızım yanımda, diğeri benden uzakta… Cezaevindeyken yine rahatsızlanıyordum ve hastaneye götürüp tekrar cezaevine getiriyorlardı. Doktorlar cezaevinde kalamaz diye rapor yazıyorlardı ama hiçbiri dikkate alınmıyordu. Beni yine cezaevine getiriyorlardı. Bu raporların hepsi mevcut.

“BÜYÜK KIZIMIN DİLİ TUTULDU”

Bir gün çok hastalandım. Gardiyan kapıyı kilitlemiş gitmişti. Küçük kızım yanımdaydı. Koğuştaki arkadaşlar pencerelere çıkıp bağırdı. Uzun süre kapıyı yumrukladılar ama sesimize gelen kimse yoktu. Kızım çok korkmuştu. Dili tutulmuş bu olaydan sonra. Ben o günden sonra kızımı göremedim.

E.A. yaşadıklarını videoda kendi sesiyle anlatıyor.

BOLD ÖZEL | 6,5 aylıkken doğdu. Sadece 820 gramdı. Dünyaya tutsak bebek olarak gözlerini açan ve 108 gün yoğun bakımda…

Gepostet von Bold Medya am Donnerstag, 9. Juli 2020

“KOLUMDAKİ SERUMU KOPARIP CEZAEVİNE GÖTÜRDÜLER”

Koğuştaki arkadaşlar çaresizce başımda ağlıyorlardı. Sonra kapı açıldı ve ambulansla acil Van’a kaldırıldım. Van’da bir süre cezaevinde ve hastanede kaldım. Bazen kolumda daha bitmemiş serumu koparıp beni cezaevine götürüyorlardı.

“UÇAKLA ACİL ANKARA’YA SEVK EDİLDİM”

Artık dayanacak gücüm kalmamıştı ki doktor hayati tehlikemin olduğunu söyledi. 18 Ağustos 2018’de Van’dan Ankara’ya sevkimi istedi. Başımdaki komutan dayanamadı, savcıyı aradı. “Ölüyor bu kadın nasıl yapalım.” dedi. Maalesef savcı Ankara’ya götürün demiş. Mosmor olmuş kollarımdaki serumlarla, acil uçak ambulansla hastaneye kaldırıldım.

“10 LİTRE KAN KAYBETTİM”

Hayati tehlikem oluşunca telaştan beni götüren ekip nüfus cüzdanımı cezaevinde unutmuş. Ben nüfus cüzdanı olmadan Sincan Cezaevi’ne girdim. Toplamda 80 gün Ankara Zekai Tahir Hastanesi’nde yoğun bakımda kaldım. Hastanedeyken 10 litre kan kaybettim. Vücudum hiç kan üretmiyordu. Direkt kan veriyorlardı.

“KIZIMI GÖRMEYE KELEPÇELİ GÖTÜRDÜLER”

6,5 aylık hamileyken erken doğum yaptım. Yeterli beslenememekten 820 gram doğdu bebeğim. Doğum sonrası bebeğimin erken doğmasından dolayı kalpteki AORT damarı, göz retinası gelişmemişti. Bebeğimi görmeye ellerim kelepçeli ve 2 silahlı askerle gittim. Küvezdeki bebeğin bana ve anne sütüne ihtiyacı varken tekrar ellerime kelepçe takıp beni Sincan’a götürdüler, bebeğim hastanede kaldı.

“GÜNLERCE 40 DERECE ATEŞLE YATTIM”

Doğum sonrası cezaevinde günlerce titreyerek 40 derece ateşle yattım. Koğuştaki arkadaşlar Allah razı olsun sırayla başımda nöbet tuttular. Kıyafetlerimi yıkadılar, yemek yedirdiler. Günlerce o hasta halimle sütümü sağdım, bebeğime götürmelerini istedim, maalesef götürmediler. Oysa ki yasal hakkım. O günlerde koğuşun kapısı her açıldığında bebeğimin ölüm haberini mi getirdiler diye yüreğim ağzıma geliyordu.

“SON BİR DEFA GÖR DİYE HASTANEYE ÇAĞIRDILAR”

Bebeğim 1,5 kilo iken kalp ameliyatı oldu. Hastaneye çağırdılar son bir defa gör diye. Ameliyattayken bebeğimle tek başımaydım. Allah çok büyük bir güç ve kuvvet veriyor. Nasıl dayandım, ben de şaşırıyorum şu anda. Hamd olsun bir mucize oldu, retinası da gelişti ve son muayenede doktor problem olmadığını söyledi.

“VÜCUDU DELİK DEŞİK”

Kızım 108 gün yoğun bakımda kaldı. Doğum yapar yapmaz cezaevine gönderildim. Yani olan hiçbir şeye şaşırmamak lazım. Erken doğduğu için kızımın akciğerleri hassas. Genelde hastanedeyiz. Akciğerleri yaralı. Kalp ameliyatı da olmuştu. Elleri her yeri iğne izlerinden delik deşik. O daha 1,5 yaşında. O kadar çok iğne yapıldı ki bebekken. Tam çekemedim. Eller, ayaklar, Sırtındaki de ameliyat izi. Koltuk altı ve oradan girdiler. Kronik akciğer ve kalp hastası kızım.

“HASTANEDE AÇ BIRAKILDIM”

Ben 80 gün hastanede tutuklu yattım ve beslenemedim. Aç uyudum. Doktorlar ısrarla bu kadının beslenmesi lazım dediler. Dışarıdan yiyecek alma yasaktı. Akıl almaz bir şekilde aç bırakıldım. 820 gram çocuk dünyaya getirdim. Travmalarım hala çok fazla. Yani sadece azıcık hastane yemeği. Onun dışında bir meyve bile hiç yemedim ve gebeydim. Bu akıl almaz olayları Ankara’da Türkiye’nin merkezinde yaşadım. Öğlen verilen pilavı, ekmeği fazla isteyip arasına koyup aksam yedim. Ankara’daki tüm hastane buna şahit maalesef.

“GERGERLİOĞLU YANIMA GELMEK İSTEDİ”

Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu yanıma gelmek istedi. Savcı izin vermedi. Hastane ile görüştü. Onlar prosedürü uyguladıklarını söyledi. Hayati tehlikem olunca hastanede uzun yattım. Cezaevi hastaneye gönderiyordu, hastane cezaevine. Ölürsem başlarına dert olmayayım diye.

“KAPIDA 6 ASKER BEKLERKEN BANYO YAPMAK ZORUNDA KALDIM”

Affedersiniz banyo yapmak zorunda kaldım hastanede. Banyonun kapısında 6 asker bekliyordu. Ben tesettürlü bir kadınım. Hamilelik boyuna tüm doktor kontrollerinde asker oldu.

“ÖLÜRSEM YAŞADIKLARIM BİLİNSİN DİYE GÜNLÜK TUTTUM”

Hastanede günlük tutmuştum. Ölürsem yaşadıklarım bilinsin diye. O sırada ne yaşadıysam onları kısa kısa not etmişim. Hamileliğimin tüm evleri ve doğum sonrası cezaevindeydim. Hamile olduğumu öğrendikten sonra bebeğimin ilk kalp atışını bile silahlı askerler yanımdayken duydum.

Hamile bir tutuklu olarak Türkiye’de şartları en kötü cezaevinde de kaldım en iyi yerde de. Hamile tutuklular için hiçbir yerde uygun hastane ortamı yok. Kadın doğum bölümleri hep ayrı ve kapalı. Erkek giremez. Ben Ankara’da mahkum odasında kaldım. Doğumhane bölümünde. Ve her gün kavgalar oluyordu benim yüzümden. İnsanlar şikayet ediyordu hastaneyi. Eşlerimizi en mahrem halde neden bu kadar asker görüyor diye. Bildiğiniz 5 asker 1 rütbeli asker doğumhanede bekliyor. Yani hiçbir koşul yerine getirilemiyor. Tedaviler hep aksıyor ve sonuç cinayet oluyor. Hastane yönetimi ve asker arasında yaşanan kriz yüzünden çoğu gece serumu kolumdan söküp cezaevine götürdüler.

“TRAVMALARLA DOLUYUM”

Doğum yaptıktan yaklaşık bir ay sonra 6 Kasım 2018’de beni tahliye ettiler. Yaşadıklarımı unutamıyorum. Travmalarla doluyum. Çocuğumu kaybetmemek için hayata tutunmak zorunda kaldım. İnsanoğlu her koşula alışıyor. Unutulmuyor. Nasıl unutayım. Çocuğuma her baktığımda o anlardayım. Bu süreç bitse de bizden çok şey götürdü. Eskisi gibi değiliz ve olmamız çok zor.

ZEYNEP’İN EPİKRİZ RAPORU, 820 GRAM DOĞDUĞU BU BELGEDE YAZIYOR

ZEYNEP’E YAPILAN TEDAVİLER

Burada da kalp ameliyatı, entübe oluşu ve en son taburcu edildiğine dair bilgiler yer alıyor.

Doğumdan sonra hemen cezaevine götürülen E.A., kızının doğum bilekliğini yanına aldığını ve günlerce onun kokusuyla ağladığını söylüyor.

Okumaya devam et

Gündem

Maske takmamak için direnen 2 genç kız metroyu birbirine kattı

İstanbul Kadıköy-Kartal metrosunda maske takmayan 2 genç kız kendilerini uyaran yolcularla tartıştı. Maskesiz yolcular kendilerini görüntülemeye çalışan bir başka yolcuya da saldırdı.

BOLD – Kadıköy-Kartal metrosu, bu sabah yolcularının maske tartışmalarına sahne oldu. Maske takmayan iki genç kız yolcu, bir başka kadın yolcu tarafından uyarıldı. Maske takmama konusunda ısrarlı olan yolcular, kendilerini uyaran kadının da üzerine yürüdü.

GÜVENLİK METRODAN İNDİRDİ

Çıkan kavgaya diğer yolcular müdahale etti. Yolcular maske takmamakta direnen yolculara tepki gösterdi. Metro güvenliğinin müdahalede bulunduğu olay sonrası maske takmayan yolcular metrodan indirildi.

Erkan Baş Mecliste ‘tiran’ı anlatınca AKP’liler çıldırdı

Okumaya devam et

Popular