Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hükumet geldiğini bildiği salgına hazırlık yapmamış

Dünya Sağlık Örgütü’nün yıllar önce salgın için uyarı yaptığı, Almanya’nın 8 yıl önce hazırlık yaptığı bu salgın için hükumetin geçen yıl göstermelik bir plan hazırladığı ortaya çıktı. Yapılan planın da tüm sektörleri kapsayan makro bir plan olmadığı belirlendi.

BOLD – Hükumet yaklaşan salgın tehdidini bir yıldan uzun süredir bildiği ortaya çıktı. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yıllar önce bugünküne benzer bir pandemiye karşı tüm hükumetleri uyardığı ve Sağlık Bakanlığı’ndaki tıp uzmanlarının da geçen yıl “Pandemik İnfluenza Ulusal Hazırlık Planı” adı altında bir rapor hazırladığı belirlendi. Hükumetin bugünkü eylem planı ise büyük ölçüde bu rapora dayanıyor.

NİTELİKLİ BİR BİLİM KURULU OLUŞTURULMALIYDI

BirGün’den Ozan Gündoğdu’na konuşan Başkent Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı ve geçmişte DPT’de planlama uzmanı olarak görev yapan Prof. Uğur Emek, 31 uzmandan oluşan Koronavirüs Bilim Kurulu’nun yalnızca sağlık uzmanlarından oluşmasının yetersiz olduğuna dikkat çekerek, sorunun sektörler arası çok boyutlu etkilerinin olduğunu ifade etti. Ekonomiden güvenliğe, tarımda, diplomasiye kadar makro ölçekli bir plan dahilinde nitelikli bir kurul oluşturulmasının elzem olduğunu belirten Emek, “208 sayfalık planda tam 38 kez “el hijyeni” ifadesine yer veriliyor. Toplumun el hijyenine ve sosyal izolasyona önem vermesi gerektiği iletişim araçları yoluyla anlatılmalı deniyor” dedi.

PLANDA UZAKTAN EĞİTİM İÇİN HAZIRLIK ÖNERİLMİŞ

Planda okulların tatil edilebileceği ve uzaktan eğitime geçileceği öngörülürken, hastalığın görüldüğü yerlerden ülkeye girişlerin ancak tarama yapılarak sağlanması gerektiği de vurgulanıyor. Hastanelerdeki medikal maske ihtiyacının artacağı, yoğun bakım ünitelerinin yetersiz kalma ihtimali bir bir sıralanıyor. Buna karşılık aylar önce önlem alması gereken hükumet hastalık yurda girdikten sonra medikal maske üretimine başlıyor.

EKONOMİYE İLİŞKİN HÜKUMETİN PLANLARI YOK

Planda “Hastalığın atak hızı, devamsızlıklar ve iş gücü kayıpları göz önüne alınarak, gerektiğinde eğitim ve öğretime ara verilmesi ve iş yerleri kapatılması, Sağlık Bakanlığı ve ilgili Bakanlıklar ile birlikte değerlendirilecektir” ifadesine yer verilirken, devletin ekonomi yönetimini oluşturan hiçbir birimi ortaya çıkacak risklere ilişkin bir plan hazırlamadı. Uğur Emek, “ilgili bakanlıkların geçen günlerde ekonomiye ilişkin A, B ve C planlarını oluşacak riskleri kamuoyuna duyurması gerekiyordu” diyor.

Çocuklarda ‘süper taşıyıcı’ riski: Her biri 5-10 kişiye bulaştırabilir!

Gündem

AKP İzmir Kongresinden sonra korona olduğunu açıkladı

Temel Yıldırım, Emre Cemil Ayvalı, Meltem Okur

Tayyip Erdoğan’ın katıldığı lebalep İzmir İl Kongresine katılan eski AKP Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Emre Cemil Ayvalı’nın koronavirüs testi pozitif çıktı. Ayvalı, salgın önlemlerinin hiçe sayıldığı kongrede birçok siyasetçi ile yan yana geldi.

BOLD – İzmir Halkapınar Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen ve salgına rağmen lebalep doldurulan AKP İzmir İl Kongresinin üzerinden iki gün geçti. Kongreye ilişkin ilk Kovid-19 pozitif vakası da ortaya çıktı. Birgün’ün haberine göre kongreye katılan ve birçok siyasetçi ile yan yana olan eski AKP Tanıtım ve Medya Başkan Yardımcısı Emre Cemil Ayvalı’nın Kovid-19’a yakalandı.

İSTİFA ETTİREN AÇIKLAMA

Sosyal medya hesaplarından koronavirüs testinin pozitif olduğunu duyuran Ayvalı, gelen tepkiler sonrasında paylaşımlarını sildi. Emre Cemil Ayvalı, bir televizyon programında kullandığı “Bir tarafta, çok açık söylüyorum, darbeci Kemalist gelenek vardı, bir tarafta FETÖ vardı, bunları birbirine kırdırmak suretiyle yol almak mecburiyetinde kaldık” ifadesi nedeniyle görevinden istifa etmişti.

AKP’LİLERE SARAY TESTİ

AKP il kongrelerine katılanlara belirti aranmaksızın Kovid-19 testi yapıldığını ifade eden CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, şu bilgileri paylaştı: “Ankara’daki kongre öncesinde yüzlerce kişinin testi Cumhurbaşkanlığında yapıldı. İki gün önce de İzmir kongresinin testi için Pazar günü kamu hastaneleri seferber edildi. Sağlık Bakanlığı, söz konusu AKP kongresi olunca ne kriter dinliyor ne de algoritma. Yoksa test yaptırmak için belirlenen kriterler arasına AKP yöneticiliği ya da üyeliği mi var?”

Okumaya devam et

Gündem

Cezaevlerindeki çıplak aramayı Meclis de tescilledi

Siyasetin ve kamuoyunun gündeminden düşmeyen çıplak aramanın Meclis raporlarıyla da tescillendiği ortaya çıktı. 2019’da TBMM İnsan Hakları Komisyonu’nun hazırladığı inceleme raporlarında cezaevlerinde çıplak aramanın yapıldığı ve bu dayatmayla ilgili şikayetlerin olduğu vurgulandı.

BOLD – Kamuoyuna yansıyan bütün ifşalara karşın AKP’nin “yok” dediği çıplak arama, Meclis İnsan Hakları Komisyonu raporlarına da girdi. Türkiye’nin farklı cezaevlerinde çıplak arama dayatmasının yaşandığını anlatan raporun tarihi ise 2019.

Kadınların bir biri ardına ifşasıyla gündeme gelen çıplak arama mağduriyeti gündemdekini sıcaklığını koruyor. Son olarak AKP’li Özlem Zengin “Onurlu, ahlaklı kadın bir sene beklemez” diyerek, çıplak aramayı ifşa edenleri onursuzluk ve ahlaksızlıkla itham etmişti.

ŞİKAYETLER “BİR SENE SONRA” DEĞİL

Diğer yandan çıplak aramanın aslında kadınların ifşasıyla gündeme gelmeden önce, Meclis tarafından raporlandığı ortaya çıktı. Independent Türkçe’den Cihat Arpacık’ın haberine göre, TBMM İnsan Hakları Komisyonu, 2019 yılında bazı cezaevlerini ziyaret etti ve yaptığı incelemelerin sonucunda tespitlerini birer rapor haline getirdi.

Milletvekillerinden oluşan Hükümlü ve Tutuklu Haklarını İnceleme Alt Komisyonu, 6 Eylül 2019’da Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nu gitti. İncelemelerin ardından hazırlanan ve komisyona iletilen raporda cezaevinde çıplak arama yapıldığı ifade edildi.

GÖRÜŞE GİDENLERE BİLE ÇIPLAK ARAMA YAPILDI

Aynı tespit, Elazığ Cezaevi için hazırlanan raporda da yer aldı. Elazığ ile ilgili hazırlanan TBMM raporunda, tutuklu ve hükümlülerin, “Bir saat olan açık görüşlerin 30 dakika ile sınırlandırıldığı ancak fiili olarak 20-25 dakika açık görüş yapılabildiği”, “Görüşe gelenlerin çıplak aramaya tabi tutulduğu ve kötü muameleye maruz bırakıldıkları” gibi şikayetlerde bulundukları belirtildi.

ÇIPLAK ARAMA HER YERDE

Diyarbakır Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda yapılan incelemede de benzer şikayetlerin yer aldığı vurgulandı. Bu durum rapora şu ifadelerle girdi: ”Aramalarda insan onuru ile bağdaşmayan uygulamaların yapıldığı, çıplak aramaların yapıldığı, kurum içerisinde veya kampüs içerisinde bir yere gidip gelirken dahi hükümlü ve tutukluların çok sıkı aramalara tabi tutuldukları…”

Okumaya devam et

Gündem

Gözaltında işkenceye AYM’den 4 yıl sonra tazminat

Anayasa Mahkemesi, 2017’de gözaltına alınan ve 12 gün boyunca emniyette işkence gören Kürt siyasetçi Halil İbrahim Baran için hak ihlali kararı verdi. Baran gördüğü işkence sebebiyle 10-12 kaburgasının kırıldığını ve 35 gün sonra doktora görünebildiğini anlattı.

BOLD – Anayasa Mahkemesi, Ocak 2017’de Şanlıurfa Emniyeti’nde 12 gün boyunca işkence ve kötü muamele gören Halil İbrahim Baran’ın bireysel başvurusunda hak ihlali karar verdi. Baran’a 20 bin TL tazminat ödenmesine de hükmedildi. Baran sosyal medya paylaşımları ve konuşmaları sebebiyle gözaltına alınarak tutuklanmıştı.

“İŞKENCEDEN DOLAYI YÜRÜYEMEZ HALDEYDİM”

DW’ye konuşan Kürt siyasetçi Halil İbrahim Baran, “Ben bir siyasi partinin genel başkanıyım. 12 gün boyunca işkence gördüm ve dışarıya sesimi duyuramadım. Polis gözetiminde avukatımla görüştürdüler ve ben işkenceden dolayı yürüyemez haldeydim. Mahkemede elimi göğsüme bastırdım. Şuradan kemiğim çıktı. Çünkü 12 kaburgam kırılmıştı ve hakim bunu görmesine rağmen, ‘ölmek üzereyim beni doktora götürün’ dememe rağmen ilgilenmedi ve beni cezaevine gönderdi” dedi.

35 gün sonra doktora görünebildiğini söyleyen Halil İbrahim Baran, tahliye olduktan sonra Türkiye İnsan Hakları Vakfı’na başvurarak rapor aldı. Savcılığın takipsizlik kararı vermesi üzerine avukatı dosyasını Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Kötü muamele yasağının ihlal edildiğine hükmeden AYM, Baran’a 20 bin TL manevi tazminat ödenmesine ve yeniden soruşturma yapılmasına karar verdi.

İŞKENCE BAŞVURUSUNDAN SONRA HAKKINDA 8 SORUŞTURMA AÇILDI

Gözaltında kaldığı süre içerisinde başka olaylara da tanık olduğunu ifade eden Halil İbrahim Baran, “AKP Grup Başkanvekili çıplak aramanın olmadığını söylüyor ama bırakın çıplak aramayı tecavüz var. Cob tecavüzü var ve şahit oluyorsunuz” ifadelerini kullandı. Baran işkence başvurusu yaptıktan sonra hakkında 8 soruşturma açıldığını ve ailesinin tehdit edildiğini de sözlerine ekledi.

Halil İbrahim Baran, cezaevindeyken mahkemeye sunduğu 36 sayfalık dilekçesinin işkenceyle ilgili olan 6 sayfasını Twitter hesabından paylaştı.

 

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0