Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Fırsatçılar koronadan kazanç peşinde: Son bir ayda 49 başvuru

Koronavirüs salgını dünya geneli on binlerce cana mal olurken kimi de süreci kazanca çevirme peşinde. Son bir ayda ‘korona-corona-virüs-pandemi’ adlarıyla 49 marka tescili başvurusu yapıldı.

BOLD – Dünyayı kasıp kavuran koronavirüs (Kovid-19) salgını yüz binlerce insanın hayatını etkiledi. Her gün artan vaka ve ölüm sayıları devletleri kara kara düşündürüyor.

Ancak olağanüstü dönemleri kazanca çevirme peşindeki fırsatçılar bu küresel afeti de pas geçmedi.

BAŞVURU YELPAZESİ SİMİTTEN ATEŞLİ SİLAHA HAYLİ GENİŞ

Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’ın haberine göre son bir ayda ‘korona-corona-virüs-pandemi’ ismiyle marka oluşturmak isteyenler sıraya girdi.

Simitten keşkül üretimine, aşk filmi çekiminden kafe işletmeciliğine, deterjan, çorap, tişört imalatından ateşli silaha, böcek ilacı ve meyve suyu üretimine kadar 49 ayrı marka için Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuru yapıldı.

CORONA, KORONA, VİRÜS, PANDEMİ TERCİH EDİLEN İSİMLER

İlk marka başvurusu 27 Ocak’ta ‘coronagel’ adıyla yapıldı. Son bir ayda ‘corona’ ismini içeren 29 marka, ‘korona’yı içeren 11 marka, ‘virüs’ ile 5 marka ve ‘pandemi’ adıyla da 4 marka için tescil başvurusu var.

Başvurularda tescili istenen markayla üretimi hedeflenen ürünler ve faaliyet alanları arasında yok yok.

TEK İSİM ALTINDA KAFE, HAZIR ÇORBA, MUHABİRLİK, KREŞ HİZMETİ

Mesela ‘corona caffe’yi tescil etmek isteyen girişimci bunla yumurta tozlarından cipslere, kuru yemişlere, konservelere, hazır çorbalardan kazandibi, sütlaç, keşkül, çikolata esaslı içeceklere kadar birçok alanda hizmet vermeyi istiyor. Marka tescillenirse, sekreterlik hizmetleri, sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, fotoğrafçılık, haber muhabirliği ve kreş hizmetleri verilmesi de hedefleniyor.

FİLM VE TELEVİZYON RADYO PROGRAMI YAPMAYI HEDEFLEYEN DE VAR

‘Korona günlerinde aşk’ markasını koruma altına almak isteyen girişimcinin hedefi ise film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri yürütmek ve manyetik, optik kayıt taşıyıcılar ve bunlara kaydedilmiş bilgisayar programları ve yazılımları geliştirmek.

SADECE CORONA ADIYLA 29 BAŞVURU BULUNUYOR

Corona adı ile de son 1 ayda 29 marka başvurusu var. İşte onlardan bazıları: Corona caffe, coronason, corona siperi, coronax, a.c.anti corona, HYPER CORONA, corona (covid-19), corona nano maske, biocorona, coronarepellent, corona, coronastop, corona securıty n95 ffp3 mask fılter pad, no corona, moda corona, coronavit, antı-corona, COVID-19 Coronavirus, corona off, corona eau de perfume.

KORONALIM, KORONA SİPERİ, KORONA VİRÜS TÜRKİYE

11 Mart’tan bu yana ‘korona’ ismini içeren 11 marka için başvuru yapıldı. O markalardan bazıları şöyle: Koronalım, korona, korona siperi, korona elbisesi, korona günlerinde aşk, yeni korona virüs, korona virüs türkiye, covıd-19, covıd-19 çin, covıd-19 italya, covıd-19 avurpa, s.b antikorona prevention is better than cure, maks korona ve koronavisc.

YARIYIL TATİL KİTABINA ANTİVİRÜS ADINI VERMEK İSTİYOR

Virüs markası için ilk başvuru 4 Mart’ta ‘virüs dezenfeksiyonu’ adıyla yapıldı. Diğer markalar da ‘virüs savar’ ‘antivirüs yarıyıl tatil kitabı prf yayınları’, ‘antivirüspack’ gibi isimler oldu.

PANDEMİ MARKET ADINI İŞLETMESİ İÇİN UYGUN BULMUŞ

Kimi girişimciler ‘pandemi’ adıyla badana ve boya işleri için fırça ve rulo üretmeye aday oldu. Yine 7 Nisan’da bir girişimci ‘Pandemi Market’ markasını tescil için Patent ve Marka Kurumu’na başvurdu.

Bilim Kurulu üyesinden tavsiye: “Süreç uzayabilir, evde mutlu olmaya çalışın”

Gündem

Yıldız Gül’ü katlettiler: Boğazı kesildi sürünerek yardım istedi

İstanbul Esenler’de ağaçlık alanda boğazından bıçaklanan 38 yaşındaki Yıldız Gül, sürünerek yardım istedi. Çevredekilerin yardımıyla hastaneye kaldırılan kadın kurtarılamadı.

BOLD – Olay, Esenler Mahmutbey Yolu, Sultangazi istikametinde dün akşam saat 20.00 sıralarında meydana geldi. Yol kenarındaki ağaçlık alanda bıçaklanan 38 yaşındaki Yıldız Gül ağır yaralandı. Yaralı kadın sürünerek yola kadar ulaştı. Kadını gören sürücüler yardım için durdu. Olay yerine ambulans ve polis çağrıldı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri boğazından bıçaklanan kadına ilk müdahaleyi yaparak hastaneye kaldırdı. Yıldız Gül, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

Olay yerine gelen polis ekipleri çevrede geniş güvenlik önlemi alarak inceleme yaptı. Polis ekipleri saatlerce hem yeşillik alanda hem de yol kenarında detaylı çalışma yaptı. Polis, çevredekilerden bilgi alırken, güvenlik kameralarını da inceleme altına aldığı öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü sürdürülüyor.

Okumaya devam et

Gündem

Ankesörden sonra şimdi de sabit telefon: 47 eski askeri öğrenci hakkında gözaltı kararı

15 Temmuz bahanesiyle eski askeri öğrencilere yönelik oluşturulan mağduriyetlerin ardı arkası kesilmiyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 47 eski askeri öğrenci hakkında gözaltı kararı verildi. Savcılık, kontörlü sabit telefon üzerinden yapılan görüşmeleri dosyaya delil diye koydu.  

BOLD – Hizmet hareketine yönelik 15 Temmuz bahanesiyle yapılan operasyonlar sürüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, hizmet hareketi mensubu iddiasıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, 47 eski askeri öğrenci hakkında gözaltı kararı verildi.

SORUŞTURMA NEDENİ KONTÖRLÜ SABİT TELEFON İLE GÖRÜŞMEK

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Terör Suçları Soruşturma Bürosunca, Kara Kuvvetleri Komutanlığı mahrem hizmetler yapılanmasıyla irtibatı olduğu anlaşıldığı ve kontörlü sabit telefon üzerinden sivil imamlarıyla iletişim sağladıkları öne sürülen şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, daha önce ilişiği kesilmiş 47 askeri öğrenci hakkında Ankara merkezli 17 ilde gözaltı kararı verildiği bildirildi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik işlemlere Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince devam ediliyor.

THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı ayda 17 maaş alıyor

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’nin davası: Biber gazıyla öldürülen Metin Öğretmen’in davası 10 yıl sonra başlıyor

Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı sırasında Artvin Hopa’ya yaptığı ziyaret öncesi protesto eylemlerinde polisin sıktığı biber gazı nedeniyle hayata veda eden öğretmen Metin Lokumcu’nun ölümüne ilişkin dava, 10 yıl sonra başlıyor. Oğul Lokumcu, “Bu dava Hopa’nın ve Türkiye’nin davası” diyor.

BOLD – Artvin Hopa’da 31 Mayıs 2011’de dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan’a yönelik protestoyu engellemek için polisin sıktığı biber gazı eğitimci Metin Lokumcu’nun ölümüne neden oldu. Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’ın haberine göre Lokumcu’nun oğlu Ulaş Lokumcu, babasının en büyük hayalinin insanca yaşam olduğunu söyledi. Lokumcu, “Bu dava Hopa’nın ve Türkiye’nin davası. Artık biber gazından insanlar ölmesin. Davayı kazanırsak biber gazının bir silah olduğunu gösterebiliriz ve belki içeriğini değiştirebiliriz” dedi. Lokumcu, babasının ölümünün ardından Lokumcu soyadının Rize’de fişlendiğini de söyledi. Dava güvenlik gerekçesiyle Hopa’dan Trabzon’a kaçırılmıştı. Ulaş Lokumcu, Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek davaya katılım çağrısında bulundu.

KAMU GÜVENLİĞİ BAHANESİ

Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın 31 Mayıs 2011 günü Hopa’da yapacağı miting öncesi HES’lere karşı eylem yapan gruba çok sert müdahale edilmiş, olaylar sırasında polisin sıktığı biber gazı nedeniyle fenalaşan Metin Lokumcu yaşamını yitirmişti. Dönemin Artvin İl Emniyet Müdürü Muhsin Armağan ve Hopa İlçe Emniyet Müdürü’nün de aralarında bulunduğu 13 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması, 24 Aralık 2020 tarihinde Hopa’da görülecekti. Ancak duruşmaya saatler kala, dava “kamu güvenliği” gerekçesiyle Trabzon Asliye Ceza Mahkemesine taşındı.

BİBER GAZI KİMYASAL BİR SİLAH

Yarınki duruşma öncesi konuşan Ulaş Lokumcu, “2020’ye kadar resmen dava yok sayıldı. Sanki araştırma yapılmamış, herhangi bir bulgu bulunmamış gibi.. Hukuki mücadelemiz 10 yıldır devam ediyor. 10 yıl sonra ilk duruşmanın görülecek olması buruk bir sevinç yarattı. Amacımız, biber gazının bir kimyasal silah olduğu ve insanları öldürebileceğini ispatlamak. Elimizde bilimsel kanıt da var” dedi. Davanın Türkiye’de emsal olmasını istediklerini anlatan Lokumcu, “Destek olmak isteyen herkesi oraya bekliyoruz. Emri verenlerin daha yukarıda olduğunu biliyoruz. Onların da yargılanmasını istiyoruz. Babam emekli bir öğretmendi. Geleceğe güzel nesiller yetiştirmek istiyordu. Duyarlı insanlar yetiştirmek istiyordu. Hayali bu topraklarda insanca yaşamdı” diye konuştu.

BUNLAR İLK RAPORLAR

Dava avukatlarından Meriç Eyüboğlu, Türk Tabipleri Birliği ve Adli Tıp Genel Kurulu’nun 2012 tarihli raporlarıyla Lokumcu’nun ölümü ile kullanılan kimyasal gazlar arasında somut bir ilişki tespit edildiğini anımsattı. Eyüp-oğlu, “Bunlar aynı zamanda, gaz kullanımına, bu gazların öldürücülüğüne ilişkin ilk raporlar. Toplumsal olaylarda kimyasal gaz kullanımının yasaklanmasına ilişkin özellikle Gezi’den sonra yükselen talepler zamanla azalmıştı. Metin Lokumcu davası, bu talebin yeniden gündeme getirmesi açısından önemli” dedi. Davanın Trabzon’a taşınmasını değerlendiren Eyüboğlu, “Bu bir devlet geleneği. Bu davaya Hopalıların sahip çıkması, toplum tarafından sahiplenilmesi engellenmek isteniyor. Ayrıca cezasızlıkla sonuçlanacak bir süreci başlatmış oluyorlar. Ama Fizan’da da olsa bu davaya giderdik. Görev savma kabilinden bir iddianameyle karşı karşıyayız. Görev savma kabilinden bir yargılama olmaması için her türlü hukuki hazırlığı yaptık” diye konuştu.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0