Bizimle iletişime geçiniz

Spor

Çifte şampiyonluk isteyen Trabzonspor’a 90’lık taktik

Trabzonspor genç çalıştırıcısı Hüseyin Çimşir, iki kupada da şampiyonluk istediklerini söyledi. 90 yaşındaki yaşlı bir amcanın mektupla taktik verdiği açıkladı.

BOLD – Trabzorspor teknik direktörü Hüseyin Çimşir, Bordo-Mavili kulübün Twitter hesabından paylaşılan videoda gündeme dair sorulara cevap verdi. Çimşir yaptığı açıklamada, Trabzonspor’da beklentilerin büyük olduğunu belirterek, “Bu beklentilerin karşılığında hele de benim gibi teknik direktörlüğe yeni başlamış kişilerde süreç biraz sıkıntılı olabiliyor. Zaman zaman zorlandığım günler oldu. Özellikle bunun üstesinden gelebilmek için motivasyonumu yukarı çıkarmak için bayağı bir uğraş verdim. Bu konuda kafam rahat bir şekilde bu süreci tamamladığımı düşünüyorum.” dedi.

GAZİANTEP VE BAŞAKŞEHİR MAÇINDA HAKEM HATALARI İLE PUAN KAYBETTİK

Her puan kaybettikleri maçtan sonra üzüldüğünü ifade eden Çimşir, şöyle devam etti: “Özellikle Gaziantep, Başakşehir maçında kaybettiğimiz puanlar belki bizden kaynaklanmayan hakem hatalarıyla beraber gelinen bir süreç vardı. Gaziantep maçında attığımız golün verilmemesi, penaltının verilmemesi… İşte Başakşehir maçındaki pozisyonlar, penaltı verilmemesi… Sonuç itibarıyla biz sonuç üzerinden bu işi yapıyoruz. Sonuca etki eden kararlar olduğunu düşünüyorum ve bu maçlarda alınacak puanlar bize yazılsaydı, şu anki puan sıralaması çok daha farklı olabilirdi.”

HAZİRAN BAŞINA GÖRE PLAN YAPIYORUZ

Çimşir, ligin nasıl başlayabileceğine ilişkin söylemlerle ilgili olarak da “Bu süreçle alakalı sadece elimizde tavsiye kararı gibi bir şey var. Haziran ayının ilk haftasında ligin başlayabileceğiyle ilgili bir söylem var. Ama olacak mı olmayacak mı, ne kadar olacak, nasıl olacak şu an için bu muamma olarak görülüyor. Biz haziran ayının ilk haftasında lig başlayacak şekilde planlamamızı yapıyoruz. Yarın farklı bir şey gelir onu bilmiyorum. Liglerin oynanmasından, bu sezonun tamamlanmasından yanayız ama tabii burada da önemli olan sağlık, insanların sağlığı.” şeklinde konuştu.

İKİ KULVARDA DA ŞAMPİYONLUĞA İNANCIM FAZLA

Lig ve Ziraat Türkiye Kupası’ndaki hedeflerine ilişkin de Çimşir, “İki kulvarda da şampiyonluğu göğüsleyeceğimize ilişkin inancım oldukça fazla. İkisinde de kupanın favorilerinden biriyiz. Ben geldiğimden beri aynı şeyi söylüyorum. Oyuncu grubuna inancım sonsuz. Sahada problem çözebilen oyuncu sayımızın fazla olması, bu şampiyonluğa hasret hem oyuncu grubu hem bir camia var. Hem onların enerjisi hem bizim sahadaki coşkumuz, isteğimiz, arzumuz bu süreci belirleyecek. Ben kalan 8 haftada istenen, arzulanan hedefe iki kulvarda da ulaşacağımıza inanıyorum. ” ifadelerini kullandı.

PASTADA EN BÜYÜK PAY YÖNETİMİN

Genç teknik adam , Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu ve yönetim kurulunun ellerinden geleni yaptığına da işaret ederek sözlerini şöyle devam ettirdi: “Başkan’a ve yönetim kuruluna bize bu ortamı sağladıkları için şahsım ve takım adına teşekkür ediyorum. Oyuncuları ekonomik anlamda bir araya getirerek huzurlu bir şekilde sahaya çıkartan en büyük faktör onlar. Pastada pay olacaksa en büyük tarafını yönetim kurulunun alması gerekiyor. İnşallah sezon sonunda alacağımız kupa ile bir nebze yüklerini hafifleterek moral vermiş oluruz. Ahmet Başkan’la oyunculuk tarafında da çalıştım, yöneticimizdi. O zaman da çok fedakardı, çok oyuncu grubu ile zaman geçirmekten mutlu olan bir kişiydi. Şu anda da öyle.”

90 YAŞINDA AMCA VİSCA’YA ÖNLEM AL DİYE MEKTUP YAZDI

Hüseyin Çimşir, kulübe birçok kişiden mektuplar geldiğini paylaşarak, “Kulübe mektuplar kadrolar geliyor, ‘onu niye oynattın, bunu niye oynatmadın’ şeklinde. Olumlu olumsuz serzenişte olanlar var. Eleştirenler, tebrik edenler var. Başakşehir maçında 90 küsur yaşındaki bir amcadan mektup geldi. ‘Visca’ya önlem al, bir tane akıllı oyuncunu ona beraber ver’ diye yazmış. Böyle çok mektup geliyor. Doğru eleştiri olursa rahatsız etmez, benim neler yaptığımı, düşündüğümü saha içinde anlayıp eleştiri varsa ona saygı duyuyorum. Oyuncuya takılıp kalmamak lazım.” şeklinde konuştu.

SÖRLOTH’U BAŞKAN AĞAOĞLU ÖNERDİ

Başarılı çalıştırıcı, Norveçli oyuncu Sörloth’un transfer döneminde kendilerine Başkan Ağaoğlu tarafından söylendiğini belirterek, “Böyle oyuncu var, bakar mısınız; nedir, ne değildir, dedi. Biz de baktık, inceledik olumlu rapor verdik. 2-3 gün transfer sürecinden sonra takıma katıldı. İnandık kulüp olarak teknik ekip olarak takımın içine kattık. O da sağ olsun bizi mahcup etmedi. O da ciddi anlamda kulübe, takıma katkı yaptı. Kişilik, karakter oyuncu olarak çok üst düzey. Onunla olmaktan, çalışmaktan son derece mutluyuz.” diye konuştu.

POTANSİYELİ SATIN ALIYORUZ 3-5 YILLIK KADRO OLUŞACAK

Kulüplerin çoğunun oyuncunun kariyerini satın aldığını belirten Çimşir, şunları kaydetti: “Biz de maalesef kulüplerin çoğu kariyer satın alıyoruz. Oyuncuların geçmişinde yaptığı performansı baz alarak kulübe katıyoruz. Önemli olan potansiyelini satın almak. Yıldız oyuncuya karşı, yıldız olmaz değil. Kulüpler ticarethane gibi oyuncu ürününü pazarlayabilmesi için isimli oyuncuya da ihtiyaç var. 15-16 transfer oldu bu sezon, harcadığımız para, verdiğimiz bonservis maliyetleri bakıldığında aldığımız karşılığın yine de olumlu olduğunu düşünüyoruz. Bazı oyuncularda yanılmış olabiliriz, bu da olacak. Aldığımız oyuncu her istenilen katkıyı yapmayabilir. Önemli olan buradaki niyet, yanılma payımız olacak. Önümüzdeki yıl ile ilgili, 1 yıllık değil 3-5 yıllık bir Trabzonspor oluşturabilecek oyuncuları buraya katabilmek istiyoruz. Bunu Sayın Başkan ve yönetimle paylaştım. Yaşı biraz aşağı çekme, daha potansiyeli olan çıkışa ihtiyacı olan oyuncuları buraya katabilmek, araştırmamız o yönde.”

Gündem

İkinci kez koronavirüse yakalanan Yılmaz Vural yoğun bakıma alınarak entübe edildi

Haziran ayında koronavirüse yakalanan ancak iyileşen Yılmaz Vural’a yeniden pozitif tanısı konuldu. Yoğun bakımda entübe edilen Vural’ın durumunun ciddi olduğu belirtiliyor.

BOLD– Özel bir hastanede yoğun bakıma alınan deneyimli çalıştırıcı, koronavirüs tedavisi prosedürleri kapsamında entübe edildi. Spor camiasını üzen bu gelişme karşısında kulüplerden geçmiş olsun mesajları geldi.

5 AY ÖNCE KORONAVİRÜSE YAKALANMIŞTI

67 yaşındaki Yılmaz Vural, haziran ayında Akhisar’ın başına geçtikten kısa bir süre sonra üç futbolcuyla birlikte kovit pozitif teşhisi sebebiyle tedavi görmüş ve testlerinin negatife dönmesiyle iyileşmişti.

Ancak başka rahatsızlıkları da bulunan ünlü teknik adam, kısa süre önce Kadıköy’deki özel bir hastanede tedavi alyına alındı. Durumu kötüleşen Vural’ın bugün itibarıyla kovit-19 prosedürleri uygulanarak yoğun bakıma alındığı ve entübe edildiği öğrenildi. Boldmedya ailesi olarak deneyimli spor adamı için acil şifa diliyoruz.

GALATASARAY FENERBAHÇE VE TRABZONSPOR’DAN GEÇMİŞ OLSUN MESAJLARI

Okumaya devam et

Dünya

Diego Armando Maradona ve Napoli: Futbolun ötesinde bir sevgi

Dünyanın en iyi 10 numarası hayata veda etti. Tüm futbolseverler özleyecek onu elbette ama hüzün en çok İtalya’nın Napoli kentinde yaşanıyor.

BOLD-Endüstrileşen futbolda milyon dolarlık kontratlar bir takımla özdeşleşen futbolcuların giderek azalmasına yol açıyor. Francesco Totti gibi kariyerinde başka kulüp görmemiş kaç futbolcu kaldı ki? Bir şehirle özdeşleşen oyuncu bir tek kişi haricinde hiç olmadı :Maradona…

MARADONA VE NAPOLİ

Maradona 1982’de Barcelona’ya transfer olduğunda herkesin düşüncesi dünyanın en iyi futbolcusunun dünyanın en iyi kulüplerinden birine gittiği şeklindeydi. Ancak bu değerlendirmenin yüzeysel olduğu kısa sürede anlaşıldı. Barcelona, Diego’yu alırken sadece yeteneklerine bakmış, onun özgür ruhunu ve liderliğini göz ardı etmişti.

Köklü İspanyol kulübünün disiplini ve oyun kültürü Maradona’ya göre değildi. O, takımı yönetmek istiyordu ama Barcelona’da böyle bir şey mümkün olamazdı. Takımda kaldığı iki sezonda Barcelona La Liga şampiyonluğu elde edemedi ama bir Kral Kupası bir de İspanya Süper Kupası kazandı. Takımına maç kazandıracak etkili bir performans sunsa da mutlu değildi.

Diego’nun mutsuzluğu önce vatandaşı olan teknik direktör César Luis Menotti’yle daha sonra kulüp başkanıyla sorunlar yaşamasına yol açınca Barcelona, Diego’yu satış listesine koydu.

NAPOLI’YE TRANSFER

Diego satış listesine konduğunda Güney İtalya’nın en fakir ve en sert şehri Napoli’nin kulüp başkanı Corrado Ferlaino, başarısız geçen yıllardan sonra takıma ve kente yeni bir hava getirmek için bir çıkış arıyordu ve Maradona bunun için mükemmel bir seçimdi. Ancak bir sorun vardı, Barcelona o güne kadarki en pahalı transferini ucuza bırakmak istemiyordu. Napoli’nin ise çok parası yoktu. Ama şehrin ruhu bir hikâye yazmaya hazırdı.

Maradona ismini duyan Napoli halkı adeta seferber oldu. Napoli başkanının “paramız yetmiyor” çağrısından sonra sadece on beş günde yeterli para toplandı ve İtalyan kulüp, Barcelona’yla pazarlığa oturdu.

Diego’nun başka talipleri de olsa kendisi için ayağa kalkan bir şehir tam da onun tutkulu ruhuna göreydi. 1984 yazında Maradona, Napoli’ye geldiğinde herkesin beklentisi daha iyi futbol oynayan, başarı kazanan bir takımdı. Onun şehrin simgesi olacağı kimsenin aklından geçmiyordu.

BİR ŞEHRİN DIEGO’YLA DEĞİŞEN KADERİ

Maradonalı yılların ilk sezonunda sıralamada 8’inci, ikinci sezonunda ise 3’üncü oldular. Sonra 1986 yazı geldi. 26 yaşındaki Maradona Dünya Kupası’nı neredeyse tek başına Arjantin’e taşıdı. Attığı her golle, yaptığı her hareketle dünya futbol tarihinde bir ikon haline geliyordu. Yedi İngiliz futbolcuyu çalımlayarak attığı gol birçok kişiye göre hâlâ futbol tarihinin gelmiş geçmiş en güzel golüdür. Napoli artık dünyanın en iyi ve en çok konuşulan oyuncusuna sahipti.

1986-1987’de Napoli ligde ilk şampiyonluğunu elde ederken Maradona artık tüm şehrin sevgilisiydi. Ertesi sezon ise Napoli kulüp tarihinin ilk Avrupa başarısını elde ediyor ve UEFA Kupası’nı müzesine götürüyordu. 1989-90 sezonunda Napoli ikinci kez şampiyon olunca Maradona artık tam anlamıyla bir Napoli fenomenidir.

İTALYA MARADONA’YA KARŞI

1990’da Dünya Kupası İtalya’da yapılıyordu ve ev sahibi İtalya, Napoli şehrinde oynanacak maçta Arjantin’i ağırlıyordu. Yarı final maçının öncesinde Maradona, Napoli halkına, “364 gün İtalya’yı destekleyebilirsiniz ama yarı finalde beni ve Arjantin’i destekleyin.” çağrısında bulunmuştu. İtalya’yı karıştıran bu açıklamaya Napoli halkı kayıtsız kalmamıştı. O gün stadın yarısı Maradona’yı desteklemiş, Arjantin o gün İtalya’yı mağlup edip adını finale yazdırmıştı. Maçtan sonra Paolo Maldini ise “Bu maç Napoli’de oynanmasaydı finale biz çıkardık.” sözleriyle Napoli halkına sistem etmişti.

FUTBOL ASLA SADECE FUTBOL DEĞİLDİR

Napoli’nin Maradona tutkusunu yalnızca futbolla açıklamak mümkün değildi. O yıllarda İtalya’nın kuzeyiyle güneyi arasında hem sosyal hem ekonomik anlamda ciddi farklar vardı. Kuzey iyi kazanan, lüks içinde yaşayan, zengin, mutlu insanları temsil ederken; güney tam tersine zorluklar içerisinde kıt kanaat geçinen, fakir ve öfkeli insanların bölgesiydi.

Bu ekonomik standart farkı hayatın her alanında olduğu gibi futbolda da kendini göstermekteydi. Kuzey İtalya’nın Inter, Milan, Juventus gibi zengin takımları çok uzun yıllardır İtalya Ligi Serie A’yı domine ediyorlardı.

Napoli ise tam bir güney şehriydi. 1980’li yılların ortasına kadar Napoli, mafyanın hâkim olduğu bir şehir konumundaydı. Kentin güçlü aileleri arasında yaşanan çatışmalar, kanlı infazlar Napoli için sıradan hâle gelmişti. Diego şehrin imajını yeni baştan yazmıştı. Artık Napoli mafya hesaplaşmalarıyla, cinayetlerle, kavgalarla değil, futboldaki başarılarıyla, çılgın kutlamalarıyla İtalya’nın gündemindeydi.

Maradona, ülkenin güneyde de güzel bir hayat olduğunu, burada da mutlu olunabileceğini tüm İtalya’ya göstermişti. Şehir de onu bağrına basmıştı. Diego Napoli’den ayrılalı 28 yıl olmasına rağmen şehrin her yerinde hâlâ ona rastlamak mümkün.

Futbolun tamamen para eksenli bir oyun haline geldiği günümüzde bir şehir ve bir oyuncu arasında böyle bir ilişkinin gelişmesi artık ne yazık ki mümkün değil. “Diego ve Napoli” sevdası tekti ve hep öyle kalacak.

***Bu yazıda büyük ölçüde Marmara Life 2019 / Eylül-Ekim sayısından yararlanılmıştır.

Okumaya devam et

Dünya

Futbol efsanesi Maradona hayatını kaybetti

Futbolun gelmiş geçmiş en büyük isimleri sıralamasında adı ilk sırada yer alan Arjantinli Diego Armando Maradona geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetti.

BOLD – 1986 Dünya Kupası finallerinde İngiltere’nin elle attığı golle elenmesine neden olan ve maç sonu verdiği röportajda, “O el Tanrı’nın eliydi” ifadesi yüzünden ‘Tanrı’nın eli’ lakabını alan ünlü futbolcu Maradona bir süre önce beyin ameliyatı geçirdi.

Efsane futbolcu Maradona’nın beyin ameliyatı geçirdikten sonra yerleştiği Tigre’de kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirtildi.

Sevilla’da oynadığı (1996) dönemde adı Galatasaray ile de anılan ünlü oyuncu dünya futbol tarihinin gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu olarak kabul ediliyor.

Maardona kulüp takımlarında oynadığı 590 maçta 308 gol attı. İtalya’da Napoli’yi şampiyon yapan Maradona, Napolilerin sevgilisi haline geldi.

Kokain bağımlısı olan Maradona’nın özel hayatı da futbol hayatı kadar sansasyonel oldu. Maradona 1994 yılında Amerika’da gerçekleştirilen Dünya Kupası finallerinde doping kullandığının ortaya çıkınca futbolu bıraktı.

ASRIN GOLÜNÜN ATTI

1986 Dünya Kupası finallerinde İngiltere’ye kendi yarı sahasından kale önüne kadar, kaleci dahil tam 8 oyuncuyu çalımlayarak attığı gol ‘Asrın Golü seçildi.

Maradona’nın futbol hayatını sığdırdığı başarıları şöyle:

FIFA Dünya Kupası Şampiyonluğu
1978 Arjantin

FIFA Dünya Kupası Şampiyonluğu
1986 Arjantin

FIFA Dünya Kupası 2.liği
1990 Arjantin

Artemio Franchi Kupası Şampiyonluğu
1993 Artemio Franchi Kupası

İtalya Seria A Şampiyonluğu
o 1987 Napoli
o 1990 Napoli

İtalya Kupası Şampiyonluğu
o 1987 Napoli

UEFA Kupası Şampiyonluğu
o 1989 Napoli

İtalya Süper Kupası Şampiyonluğu
1991 Napoli

Teknik direktörlük kariyeri
1994 Textil Mandiyú
1995 Racing Avellaneda
2008-2010 Arjantin
2011-2012 Al-Wasl
2017 Fujairah

Aşırı sağ terör tırmanışta: Dünyada ölüm oranı yüzde 700 arttı

Okumaya devam et

Popular