Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Risk altındaki akademisyenlere mesleğine devam fırsatı: 25 bin $’a kadar destek

Risk altındaki akademisyenler ve akademisyenliğe devam etmek isteyenler için Avrupa ve Amerika’daki destek programları ve başvuru linkleri.

BOLD – Yüksek lisans veya doktora yapmış ve akademisyenliğe devam etmeyi planlayan risk altındaki kişiler için Avrupa’da çok sayıda fırsat bulunuyor.

Destek programlarıyla tehdit veya risk altındaki akademisyenlere, mülteci durumunda olanlara bir fon çıkarmak. Böylelikle devlet desteğinin verildiği ülkelerde devlet desteği yerine alternatif bir yol bulunması ve ayrıca kişinin akademik kariyerine hızlıca kaldığı yerden devam edebilmesi amaçlanıyor.

Destek veren kurumlar tek çatı altında olmamakla beraber ortak hareket ediyorlar. Özellikle SAR (Scholar at Risk) kuruluşuna, içinde bulunulan durumu anlatır bir şekilde başvuru yapılması gerekiyor. (https://www.scholarsatrisk.org/secure-submission/)

Bu kuruluşlardan kabul alındığında birçok kurumun-kuruluşunda kapısı açılmış oluyor. Bazı kurumlar başvurucunun gerçekten ‘tehdit veya risk altında akademisyen’ olup olmadığını belgeyle görmek istiyor. SAR’ın kanaati de delil olarak kullanılabiliyor.

Ülkelere göre farklılık gösteren kurumlar var. Başvuru yapılabilecek alternatif kuruluşların genel listesine ise aşağıdaki linkten ulaşılabilir. Onlarca alternatif fon veren kurum ve kuruluş var: https://www.scholarrescuefund.org/sites/default/files/assets/alternative_sources_of_funding_sept_2018.pdf

Bunun yanısıra SAR ile beraber ortak hareket eden New York merkezli önemli bir uluslararası kuruluş daha bulunuyor. Bazı ülkelerde şubeleri de var. Genelde yılın bazı dönemlerinde başvuru kabul ediyorlar. Yıllık 25,000 dolar burs veriyorlar:
https://www.scholarrescuefund.org/scholars

Basvuru için kriterlerinin listesine Türkçe olarak ise şu linkten ulaşılabilir:

https://www.scholarrescuefund.org/sites/default/files/assets/iie-srf_turkish_0.pdf

Bunun yanısıra Almanya’da olanlar için sözkonusu kuruluşlar arasından en iyisi denilebilecek bir kurum var. Fakat burada başvurucu bizzat başvuru yapamıyor. Bir kurum-hastane-üniversite tarafından desteklenmesi ve bizzat o kurumun başvuru yapması isteniyor. Başvuru için doktora ve sonrası olması ve proje yazma şartları var. Ama aralarında en uzun ve en fazla fon sağlayan bu kurum. Bu fon ile ilgili tüm kriter ve bilgiler için link:

https://www.humboldt-foundation.de/web/philipp-schwartz-initiative-en.html

https://www.humboldt-foundation.de/web/sar-germany-section-en.html

Almanya için diğer alternatifler ise şöyle:

https://www.humboldt-foundation.de/web/programmes.html

https://www.wusgermany.de/de/wus-service/wus-aktuelles/fluechtlinge-und-hochschulen-deutschland

Aşağıdaki linkten ise daha fazla bilgi, akademi veya akademi dışı kariyer olanakları ve daha fazlasını seminere katılıp öğrenilebilir. Bunun için zaman zaman Zoom toplantıları da düzenleniyor.

https://www.maynoothuniversity.ie/sar-europe/events/inspireurope-2020-virtual-stakeholder-forum 

https://zoom.us/webinar/register/WN_loV7g4PhQIC2zNZYeAoLYg

Dünya

Avrupa Parlamentosu Türkiye için ilk kez ‘üyelik’ dışında bir ilişki modeli önerdi

Avrupa Parlamentosu’nun hazırladığı bir raporda ilk defa Ankara ile üyelik yerine yeni ilişki modeli arayışı tartışmaya açıldı. İnsan hakları vurgusu dikkat çekiyor.

BOLD – Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye’nin AB üyelik sürecinin resmen askıya alınıp, iki taraf arasında “daha gerçekçi ilişki modelleri” arayışına başlanması çağrısında bulunmaya hazırlanıyor.

DURUM KÖTÜLEŞİYOR: ÜYELİK SÜRECİ ASKIYA ALINSIN

AP’nin yeni Türkiye raporunun taslak metni hazır. AP Sosyal Demokrat Grup (S&D) üyesi İspanyol parlamenter Nacho Sanchez Amor tarafından kaleme alınan taslak metinde, Türkiye’de durumun bir yıl önceye oranla “daha da kötüleştiği” not edilip, katılım (üyelik) sürecinin askıya alınması istendi.

İki tarafın “mevcut ilişki çerçevesini ve bu çerçevenin işlerliğini daha gerçekçi biçimde gözden geçirmeleri ve gelecekteki ilişkileri için olası yeni model arayışına başlamaları” görüşü ifade edildi.

Taslak rapora göre Türkiye’nin Avrupa değer ve standartlarından giderek ve sürekli uzaklaşması Türkiye-AB ilişkilerinin tarihi düzeyde düşük seyretmesine neden oluyor.

“ÜÇ ANA ALANDA GERİLEME YAŞANIYOR”

Raportör Sanchez Amor, “hukukun üstünlüğü ve temel haklar”, “ters yönde kurumsal reformlar” ve “çatışmacı dış politika” olmak üzere, Türkiye’de üç ana alanda “kati bir gerileme” yaşandığına vurguda bulunuyor ve ekliyor: “AP bu gerilemenin artarak ve aleni biçimde AB karşıtı bir söylemle gerçekleşmesinden kaygı duymaktadır. Bu nedenle, tüm üyelik sürecinin yaşayabilirliğinin vazgeçilmez unsuru olarak Türkiye’yi AB yoluna bağlılıktaki samimiyetini yeniden değerlendirmeye çağırırıyoruz.”

“YENİ STRATEJİ BELİRLEME ZAMANI GELDİ”

Taslak metinde; “AB için Türkiye ile ilişkileri gözden geçirme ve tüm AB kurumları ve üye devletler için orta ve uzun vade hedefli, kapsamlı, müşterek ve uyumlu bir strateji belirleme zamanı gelmiştir” ifadelerine yer veriliyor.

Türkiye ile müzakere sürecine başlandığı tarihten bu yana ilk defa bir AP raporunda, iki taraf ilişkilerinde üyelik perspektifi yerine yeni bir ilişki modeli vurgusu bu kadar net biçimde dile getiriliyor.

AB’DE KAFALAR KARIŞTI

AP raportörü, buna rağmen, “Reform amacıyla Türk hükümetine normatif baskı uygulamak için en güçlü aracın, Türk toplumunun demokratik ve Avrupa yanlısı emellerini ayakta tutmak için de en iyi çerçevenin katılım süreci olduğunu” belirtiyor.

Bir yandan katılım sürecinin askıya alınıp yeni ilişki modellerinin gündeme getirilmesi, diğer yandan ise Türk hükümeti üzerinde nüfuz sahibi olmak için bu sürecin “en iyi araç” olarak gösterilmesi AP kulislerinde kafaları karıştırmış durumda.

Rapor, 3 Aralık’ta AP’nin Dışişleri Komisyonu’nda görüşülecek ve Komisyon 26 Ocak 2021 tarihi için planlanmış ikinci bir toplantıda genel kurul oturumu öncesi rapora son şeklini verecek. Raporun 9-11 Mart 2021 tarihleri arasında düzenlenecek AP genel kurul oturumları sırasında tartışılıp oylanması öngörülüyor.

İNSAN HAKLARI ŞARTI

Taslak metinde Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusunda verilen mesajlar da ilginç. Gümrük Birliği’nin “Her iki taraf için de faydalı olacağı ve Türkiye’yi ekonomik ve normatif olarak AB’ye demirleyeceği” fikri savunuluyor. Buna karşılık; Gümrük Birliği’nin “insan hakları ve temel haklara bağlı sıkı koşullar temelinde güncellenebileceği” belirtiliyor. Mevcut şartlarda güncelleme düşünmenin ise “gerçekçi olmadığı” belirtiliyor.

TÜRKİYE’YE DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİSİ

Taslakta Türkiye’nin dış politikadaki son hamlelerine geçen yıllara oranla daha fazla yer veriliyor.

Ankara’nın Suriye, Libya ve Dağlık Karabağ’a müdahaleleri eleştiriliyor.

Doğu Akdeniz’de artan gerilimin “son derece kaygı verici” olduğu kaydedilip, Ankara’nın “Yunan ve Kıbrıs sularındaki yasadışı faaliyetleri” kınanıyor. Bu faaliyetlerin “AB üyesi devletlerin egemenlik hakları ve uluslararası hukuku ihlal ettiği” savunuluyor. Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile “tam dayanışma” dile getiriliyor.

Ankara’nın Kıbrıs’taki son Maraş hamlesi de taslak raporda yerini aldı. “Maraş plajının kısmen açılması” olarak tanımlanan bu adım kınanıyor; Ankara’dan geri adım atması isteniyor.

AB: Türkiye ile ilişkiler ‘kritik bir anda’

Okumaya devam et

Dünya

NATO’da Türkiye’nin etkisini azaltacak reform planı

NATO’da Avrupa Birliği ile ilişkilerin güçlendirilmesini ve vetoların zorlaştırılmasını da içeren bir reform planı üye ülkelere sunuldu. Türkiye’nin bazı reform önerilerini veto etmesine kesin gözüyle bakılıyor.

BOLD – Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bir yıl önce yaptığı “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir” çıkışının ardından başlatılan reform planlarında ilk somut sonuçlar alındı.

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın girişimiyle oluşturulan uzmanlar komisyonu raporunu tamamlayarak dün üye ülkelere gönderdi. Rapor, NATO içinde siyasi işbirliği ve iletişimi güçlendirmek üzere 140 tavsiye içeriyor.

AB İLE İLİŞKİLERİN GÜÇLENDİRİLMESİ

Eski bakan ve diplomatların da aralarında bulunduğu uzmanlar tarafından hazırlanan rapordaki öneriler arasında, NATO üyesi olmayan AB ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının NATO zirveleri çerçevesinde yapılan görüşmelere davet edilmesi yer alıyor. Bu öneriyle NATO ile AB arasında işbirliğinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.

Ancak özellikle Kıbrıs sorunu nedeniyle NATO üyesi Türkiye’nin bu tür bir planı veto edeceğine kesin gözüyle bakılıyor. Türkiye AB üyesi Güney Kıbrıs’ı “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanımıyor, bunun yerine Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ifadesini kullanıyor. NATO-AB yakınlaşmasına AB’den ayrılan Britanya’nın da sıcak bakmadığı belirtiliyor.

AB ülkeleri arasında NATO’ya üye olmayan ülkeler Kıbrıs’ın yanı sıra Avusturya, Finlandiya, İrlanda, Malta ve İsveç.

VETOLAR ZORLAŞACAK

Türkiye 2017 yılında Avusturya ile yaşanan siyasi gerilim nedeniyle Avusturya’nın NATO ile ortaklık programlarına dahil edilmesini de engellemişti.

NATO gündemine gelen raporda yer alan öneriler arasında üye ülkelerin ittifak kararlarını veto etmesinin zorlaştırılması da yer alıyor. Ancak bu planın da Türkiye’nin yanı sıra Macaristan’ın da direnişiyle karşılaşması bekleniyor.

Raporda, ittifak içindeki karar alma süreçlerini hızlandırmak üzere üst düzey siyasi görüşmelerin artırılması ve bu görüşmelerin sadece Brüksel’deki NATO merkezinde değil, bakanlar düzeyinde üye ülkelerde de gerçekleştirilmesi tavsiye ediliyor.

DIŞİŞLERİ BAKANLARI RAPORU SALI GÜNÜ GÖRÜŞECEK

Komisyonun önerilerinin önümüzdeki hafta Salı günü yapılacak NATO dışişleri bakanlarının toplantısında ilk kez üst düzeyde istişare edilmesi bekleniyor. Ardından NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in üye ülkelerle somut bir eylem konsepti oluşturması ve çalışmaların bir sonraki NATO zirvesine kadar tamamlanması hedefleniyor. Bir sonraki zirvenin önümüzdeki yıl bahar aylarında düzenlenmesi ve ABD’nin yeni başkanı Joe Biden ile tanışma toplantısı işlevi de görmesi planlanıyor.

Raporun, dışişleri bakanları toplantısındaki resmi istişarelerin ardından kamuoyuyla paylaşılması öngörülüyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, geçen yıl ABD’nin Suriye’den çekilme kararı ve Türkiye’nin Suriye’ye Barış Pınarı harekatını başlatmasına tepki olarak “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir” ifadelerini kullanmış, bu tür önemli kararların müttefiklerle istişare edilmemesini ve NATO’nun sessiz kalmasını eleştirmişti.

AB: Türkiye ile ilişkiler ‘kritik bir anda’

Okumaya devam et

Dünya

Rusya’da en yüksek günlük koronavirüs vaka ve ölü sayıları kaydedildi

Rusya’da son 24 saatte en yüksek günlük yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka ve ölüm sayısı kayıtlara geçti.

BOLD – Rusya Koronavirüs Enfeksiyonu Kontrol ve Önleme Merkezinden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte 25 bin 487 vakayla “en yüksek günlük rakam” görüldü ve toplam yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayısı 2 milyon 187 bin 990’a yükseldi. Vaka sayısındaki günlük artış oranı yüzde 1,1’den tekrar yüzde 1,2’ye çıktı.

Ülkede, son 24 saatte virüs kaynaklı 524 kişinin hayatını kaybetmesiyle en yüksek günlük ölüm kayıtlara geçerken, şimdiye kadarki ölü sayısı 38 bin 62’ye yükseldi.

Veriler sonrası başkent Moskova’da 29 Kasım’a kadar alınan bazı tedbirlerin süresinin 15 Ocak’a kadar uzatılması yönünde karar alındı.

Bu süre içinde Moskova’da 65 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olan vatandaşlar evde kalmaya devam edecek.

İlk Kovid-19 vakasının 31 Ocak’ta tespit edildiği ve virüs kaynaklı ilk ölümün 19 Mart’ta kaydedildiği ülkede, dün 23 bin 675 vaka tespit edilmiş, 507 kişi hayatını kaybetmişti.

Kovid-19’a karşı yeniden alınan tedbirler kapsamında 28 Ekim’de halka açık alanlar, toplu taşıma araçları, taksi, araç park yerleri ve asansörlerde maske kullanılması zorunluluğu getirilmiş, ülkede 23.00-06.00’da eğlence mekanları, restoran, bar ve kafelerin faaliyetleri yasaklanmıştı.

ABD ve Almanya’da günlük koronavirüs can kayıpları rekor kırdı

Okumaya devam et

Popular