Bizimle iletişime geçiniz

Spor

“Sergen Yalçın takıma Beşiktaş kimliğini getirdi”

Beşiktaş’ın Kanadalı futbolcusu Atiba Hutchinson, teknik direktör Sergen Yalçın hakkında konuştu. Takıma Beşiktaş kimliği getirdiğini söyledi. Süper Lig’de en beğendiği ismin ise Trabzonsporlu Nwakaeme olduğunu açıkladı.

BOLD – Beşiktaş’ın şimdiden efsane isimleri arasına giren ve 7 senedir Siyah-Beyazlı formayı giyen Kanadalı futbolcu Atiba Hutchinson, Tam Saha Dergisi’ne açıklamalarda bulundu. 37 yaşındaki futbolcu, teknik direktör Sergen Yalçın’ın gelişinin ardından Siyah-Beyazlı takımda bir değişim olduğunu belirterek, “Sergen Yalçın takıma Beşiktaş kimliğini getirdi. İlk günden itibaren mücadeleye ve çok çalışmaya odaklandı. Taraftarların da desteği inanılmaz. Bana göre işler istediğimiz gibi, doğru yöne doğru gidiyor. Oynamamız gereken maçlar var ve takım içinde pozitif bir hava mevcut. Bu yüzden kalan maçları ve gelecek sezonu iple çekiyoruz” şeklinde konuştu.

UZUN YILLAR GÖRÜLMEMİŞ BİR FELAKET

Korona virüs salgını sebebiyle evde kaldığını söyleyen Atiba Hutchinson, “Tüm dünya gerçekten de zorlu bir süreçten geçiyor. Daha önce uzun yıllar görülmemiş bir felâket ve bu durumun ne kadar süreceğinin bilinmemesi, durumu daha da zorlaştırıyor. Hayatımızda pek çok şeyi değiştirebilecek bir durum bu. Fakat bireysel olarak şu an ne söyleniyorsa onu yapmalıyız. Çünkü başka nasıl başa çıkacağımızı da bilmiyoruz. Ben de ailemle birlikte evdeyim ve durumumuz iyi. Çocuklarım okula gitmedikleri için keyifleri biraz yerinde diyebilirim” açıklamasını yaptı.

TÜRKİYE EVİMİZDEN UZAK BAŞKA BİR EV GİBİ

Salgın döneminde ülkesi Kanada’ya gitmeyi tercih etmediklerinin altını çizen deneyimli futbolcu, “Çoğu futbolcu doğal olarak ülkelerine dönmeyi tercih etti fakat ben yedi yıldır buradayım ve burası benim ve ailem için zaten evimizden uzak başka bir ev gibi. Çocuklarım burada doğdu, burası onların zaten evi. Şimdilik iyi durumdayız. Bugünlerde vaktimin çoğunu ailemle, üç çocuğumla geçiriyorum. Antrenmanıma vakit ayırıyorum. Çocuklarım uyuduktan sonra da kendime fazla vakit kalmıyor ve genelde uyuyakalıyorum” ifadelerini kullandı.

SÖZLEŞME UZATMAK İÇİN GÖRÜŞTÜM
ŞENOL GÜNEŞ GİBİ BİR HOCAYA SAHİPLER

Atiba, 2021’de oynanacak olan Avrupa Futbol Şampiyonası’na katılacak olan A Milli Futbol Takımı hakkında ise şu ifadelere yer verdi: “Türk Millî Takımı son zamanlarda gerçekten iyi performans sergiledi ve geleceği parlak oyunculara sahip. İyi futbol oynuyorlar, birbirleriyle iyi anlaştıkları ve kimyanın yüksek olduğunu görebiliyorsunuz. Ayrıca Avrupa’nın büyük kulüplerinde oynayan oyuncular da mevcut. Avrupa Futbol Şampiyonası’nda onları izlemek güzel olacak. Turnuvada da iyi bir sonuç elde etme şanslarının da yüksek olduğunu düşünüyorum. Şenol Güneş gibi çok önemli bir teknik direktöre sahipler.”

TRABZONSPORLU NWAKAEME’Yİ ÇOK BEĞENİYORUM

Siyah-beyazlı futbolcu, Süper Lig’de Trabzonspor forması giyen Nwakaeme’nin beğendiği bir oyuncu olduğunu aktararak, “Trabzonspor’da Nwakaeme’yi çok beğeniyorum. Trabzonspor için çok önemli ve fark oluşturan bir oyuncu. Çok farklılaştırıcı bir oyun şekli var, gol yollarında etkili, asist yapıyor. Demba Ba bu sezon oldukça iyi bir performans sergiliyor. Başakşehir için çok önemli bir golcü. Beşiktaş’tayken de çok iyi performans sergiliyordu. Yine Başakşehir’den Edin Visca’yı beğeniyorum. Takımına golleri ve asistleriyle oldukça katkı sağlıyor. Birkaç sezondur yükselen grafiği var. Sörloth da bu sezona damgasını vuran oyunculardan. Neredeyse her maç gol atıyor ve Trabzonspor’un önemli oyuncularından” değerlendirmesini yaptı.

Gündem

İkinci kez koronavirüse yakalanan Yılmaz Vural yoğun bakıma alınarak entübe edildi

Haziran ayında koronavirüse yakalanan ancak iyileşen Yılmaz Vural’a yeniden pozitif tanısı konuldu. Yoğun bakımda entübe edilen Vural’ın durumunun ciddi olduğu belirtiliyor.

BOLD– Özel bir hastanede yoğun bakıma alınan deneyimli çalıştırıcı, koronavirüs tedavisi prosedürleri kapsamında entübe edildi. Spor camiasını üzen bu gelişme karşısında kulüplerden geçmiş olsun mesajları geldi.

5 AY ÖNCE KORONAVİRÜSE YAKALANMIŞTI

67 yaşındaki Yılmaz Vural, haziran ayında Akhisar’ın başına geçtikten kısa bir süre sonra üç futbolcuyla birlikte kovit pozitif teşhisi sebebiyle tedavi görmüş ve testlerinin negatife dönmesiyle iyileşmişti.

Ancak başka rahatsızlıkları da bulunan ünlü teknik adam, kısa süre önce Kadıköy’deki özel bir hastanede tedavi alyına alındı. Durumu kötüleşen Vural’ın bugün itibarıyla kovit-19 prosedürleri uygulanarak yoğun bakıma alındığı ve entübe edildiği öğrenildi. Boldmedya ailesi olarak deneyimli spor adamı için acil şifa diliyoruz.

GALATASARAY FENERBAHÇE VE TRABZONSPOR’DAN GEÇMİŞ OLSUN MESAJLARI

Okumaya devam et

Dünya

Diego Armando Maradona ve Napoli: Futbolun ötesinde bir sevgi

Dünyanın en iyi 10 numarası hayata veda etti. Tüm futbolseverler özleyecek onu elbette ama hüzün en çok İtalya’nın Napoli kentinde yaşanıyor.

BOLD-Endüstrileşen futbolda milyon dolarlık kontratlar bir takımla özdeşleşen futbolcuların giderek azalmasına yol açıyor. Francesco Totti gibi kariyerinde başka kulüp görmemiş kaç futbolcu kaldı ki? Bir şehirle özdeşleşen oyuncu bir tek kişi haricinde hiç olmadı :Maradona…

MARADONA VE NAPOLİ

Maradona 1982’de Barcelona’ya transfer olduğunda herkesin düşüncesi dünyanın en iyi futbolcusunun dünyanın en iyi kulüplerinden birine gittiği şeklindeydi. Ancak bu değerlendirmenin yüzeysel olduğu kısa sürede anlaşıldı. Barcelona, Diego’yu alırken sadece yeteneklerine bakmış, onun özgür ruhunu ve liderliğini göz ardı etmişti.

Köklü İspanyol kulübünün disiplini ve oyun kültürü Maradona’ya göre değildi. O, takımı yönetmek istiyordu ama Barcelona’da böyle bir şey mümkün olamazdı. Takımda kaldığı iki sezonda Barcelona La Liga şampiyonluğu elde edemedi ama bir Kral Kupası bir de İspanya Süper Kupası kazandı. Takımına maç kazandıracak etkili bir performans sunsa da mutlu değildi.

Diego’nun mutsuzluğu önce vatandaşı olan teknik direktör César Luis Menotti’yle daha sonra kulüp başkanıyla sorunlar yaşamasına yol açınca Barcelona, Diego’yu satış listesine koydu.

NAPOLI’YE TRANSFER

Diego satış listesine konduğunda Güney İtalya’nın en fakir ve en sert şehri Napoli’nin kulüp başkanı Corrado Ferlaino, başarısız geçen yıllardan sonra takıma ve kente yeni bir hava getirmek için bir çıkış arıyordu ve Maradona bunun için mükemmel bir seçimdi. Ancak bir sorun vardı, Barcelona o güne kadarki en pahalı transferini ucuza bırakmak istemiyordu. Napoli’nin ise çok parası yoktu. Ama şehrin ruhu bir hikâye yazmaya hazırdı.

Maradona ismini duyan Napoli halkı adeta seferber oldu. Napoli başkanının “paramız yetmiyor” çağrısından sonra sadece on beş günde yeterli para toplandı ve İtalyan kulüp, Barcelona’yla pazarlığa oturdu.

Diego’nun başka talipleri de olsa kendisi için ayağa kalkan bir şehir tam da onun tutkulu ruhuna göreydi. 1984 yazında Maradona, Napoli’ye geldiğinde herkesin beklentisi daha iyi futbol oynayan, başarı kazanan bir takımdı. Onun şehrin simgesi olacağı kimsenin aklından geçmiyordu.

BİR ŞEHRİN DIEGO’YLA DEĞİŞEN KADERİ

Maradonalı yılların ilk sezonunda sıralamada 8’inci, ikinci sezonunda ise 3’üncü oldular. Sonra 1986 yazı geldi. 26 yaşındaki Maradona Dünya Kupası’nı neredeyse tek başına Arjantin’e taşıdı. Attığı her golle, yaptığı her hareketle dünya futbol tarihinde bir ikon haline geliyordu. Yedi İngiliz futbolcuyu çalımlayarak attığı gol birçok kişiye göre hâlâ futbol tarihinin gelmiş geçmiş en güzel golüdür. Napoli artık dünyanın en iyi ve en çok konuşulan oyuncusuna sahipti.

1986-1987’de Napoli ligde ilk şampiyonluğunu elde ederken Maradona artık tüm şehrin sevgilisiydi. Ertesi sezon ise Napoli kulüp tarihinin ilk Avrupa başarısını elde ediyor ve UEFA Kupası’nı müzesine götürüyordu. 1989-90 sezonunda Napoli ikinci kez şampiyon olunca Maradona artık tam anlamıyla bir Napoli fenomenidir.

İTALYA MARADONA’YA KARŞI

1990’da Dünya Kupası İtalya’da yapılıyordu ve ev sahibi İtalya, Napoli şehrinde oynanacak maçta Arjantin’i ağırlıyordu. Yarı final maçının öncesinde Maradona, Napoli halkına, “364 gün İtalya’yı destekleyebilirsiniz ama yarı finalde beni ve Arjantin’i destekleyin.” çağrısında bulunmuştu. İtalya’yı karıştıran bu açıklamaya Napoli halkı kayıtsız kalmamıştı. O gün stadın yarısı Maradona’yı desteklemiş, Arjantin o gün İtalya’yı mağlup edip adını finale yazdırmıştı. Maçtan sonra Paolo Maldini ise “Bu maç Napoli’de oynanmasaydı finale biz çıkardık.” sözleriyle Napoli halkına sistem etmişti.

FUTBOL ASLA SADECE FUTBOL DEĞİLDİR

Napoli’nin Maradona tutkusunu yalnızca futbolla açıklamak mümkün değildi. O yıllarda İtalya’nın kuzeyiyle güneyi arasında hem sosyal hem ekonomik anlamda ciddi farklar vardı. Kuzey iyi kazanan, lüks içinde yaşayan, zengin, mutlu insanları temsil ederken; güney tam tersine zorluklar içerisinde kıt kanaat geçinen, fakir ve öfkeli insanların bölgesiydi.

Bu ekonomik standart farkı hayatın her alanında olduğu gibi futbolda da kendini göstermekteydi. Kuzey İtalya’nın Inter, Milan, Juventus gibi zengin takımları çok uzun yıllardır İtalya Ligi Serie A’yı domine ediyorlardı.

Napoli ise tam bir güney şehriydi. 1980’li yılların ortasına kadar Napoli, mafyanın hâkim olduğu bir şehir konumundaydı. Kentin güçlü aileleri arasında yaşanan çatışmalar, kanlı infazlar Napoli için sıradan hâle gelmişti. Diego şehrin imajını yeni baştan yazmıştı. Artık Napoli mafya hesaplaşmalarıyla, cinayetlerle, kavgalarla değil, futboldaki başarılarıyla, çılgın kutlamalarıyla İtalya’nın gündemindeydi.

Maradona, ülkenin güneyde de güzel bir hayat olduğunu, burada da mutlu olunabileceğini tüm İtalya’ya göstermişti. Şehir de onu bağrına basmıştı. Diego Napoli’den ayrılalı 28 yıl olmasına rağmen şehrin her yerinde hâlâ ona rastlamak mümkün.

Futbolun tamamen para eksenli bir oyun haline geldiği günümüzde bir şehir ve bir oyuncu arasında böyle bir ilişkinin gelişmesi artık ne yazık ki mümkün değil. “Diego ve Napoli” sevdası tekti ve hep öyle kalacak.

***Bu yazıda büyük ölçüde Marmara Life 2019 / Eylül-Ekim sayısından yararlanılmıştır.

Okumaya devam et

Dünya

Futbol efsanesi Maradona hayatını kaybetti

Futbolun gelmiş geçmiş en büyük isimleri sıralamasında adı ilk sırada yer alan Arjantinli Diego Armando Maradona geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybetti.

BOLD – 1986 Dünya Kupası finallerinde İngiltere’nin elle attığı golle elenmesine neden olan ve maç sonu verdiği röportajda, “O el Tanrı’nın eliydi” ifadesi yüzünden ‘Tanrı’nın eli’ lakabını alan ünlü futbolcu Maradona bir süre önce beyin ameliyatı geçirdi.

Efsane futbolcu Maradona’nın beyin ameliyatı geçirdikten sonra yerleştiği Tigre’de kalp krizi geçirerek hayatını kaybettiği belirtildi.

Sevilla’da oynadığı (1996) dönemde adı Galatasaray ile de anılan ünlü oyuncu dünya futbol tarihinin gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu olarak kabul ediliyor.

Maardona kulüp takımlarında oynadığı 590 maçta 308 gol attı. İtalya’da Napoli’yi şampiyon yapan Maradona, Napolilerin sevgilisi haline geldi.

Kokain bağımlısı olan Maradona’nın özel hayatı da futbol hayatı kadar sansasyonel oldu. Maradona 1994 yılında Amerika’da gerçekleştirilen Dünya Kupası finallerinde doping kullandığının ortaya çıkınca futbolu bıraktı.

ASRIN GOLÜNÜN ATTI

1986 Dünya Kupası finallerinde İngiltere’ye kendi yarı sahasından kale önüne kadar, kaleci dahil tam 8 oyuncuyu çalımlayarak attığı gol ‘Asrın Golü seçildi.

Maradona’nın futbol hayatını sığdırdığı başarıları şöyle:

FIFA Dünya Kupası Şampiyonluğu
1978 Arjantin

FIFA Dünya Kupası Şampiyonluğu
1986 Arjantin

FIFA Dünya Kupası 2.liği
1990 Arjantin

Artemio Franchi Kupası Şampiyonluğu
1993 Artemio Franchi Kupası

İtalya Seria A Şampiyonluğu
o 1987 Napoli
o 1990 Napoli

İtalya Kupası Şampiyonluğu
o 1987 Napoli

UEFA Kupası Şampiyonluğu
o 1989 Napoli

İtalya Süper Kupası Şampiyonluğu
1991 Napoli

Teknik direktörlük kariyeri
1994 Textil Mandiyú
1995 Racing Avellaneda
2008-2010 Arjantin
2011-2012 Al-Wasl
2017 Fujairah

Aşırı sağ terör tırmanışta: Dünyada ölüm oranı yüzde 700 arttı

Okumaya devam et

Popular