Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

BM Raporu: Tüm siyasi tutukluları bırakın

BM Özel Raportörü Agnes Callamard, korona nedeniyle cezaevlerindeki durumla ilgili bir rapor yayınladı. Siyasi tutukluların serbest bırakılması dahil bir dizi önlem talep edildi.

BOLD – BM Hukuk Dışı, Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard, Kovid-19 bağlamında devletlerin tutukluluk ve ceza infaz kurumlarındaki sorumluluklarına ilişkin bir rapor yayınladı.

Callamard, #NoCurfewOnHumanRights etiketiyle paylaşılan raporda önemli uyarılarda bulundu. Gözaltındaki ve tutuklu kişiler kendilerini Kovid-19 bulaşmasından koruyamadığına, bu kişilerin temel sağlık durumu Kovid-19’dan daha fazla ölüm riski anlamına geldiğine, etnik azınlık ve sosyoekonomik olarak dezavantajlı bireyler hem ceza adaleti sisteminden hem de Kovid-19’dan farklı şekilde etkilendiğine, gerekli hijyen, sanitasyon ve tıbbi malzeme ve hizmetlerin eksikliğine işaret etti. Devletlerin tüm tutukluların yaşam hakkını koruması ve tutukluları keyfi ölümden korumak için yeterli önlemler alması gerektiği, tutuklu olan kişilere karşı daha fazla bakım sorumluluğu bulunduğu, ayrımcılık yapmadan sağlık hizmetlerini yeterli bir şekilde sağlanması gerektiği, ayrıca, sağlık hizmetlerine erişimin sürekliliğini sağlama yükümlülüğü bulunduğuna değindi.

TÜM TUTUKLU SİYASİ MAHKUMLARI BIRAKIN

Özel Raportör, tavsiyeler bölümünde ise tüm siyasi tutukluların derhal serbest bırakılması dahil bir dizi önlem istendi:

  • Tüm çocuklar, vicdan mahkumları, dini mahkumlar ve siyasi mahkumlar da dahil olmak üzere, hapsedilmesi uluslararası hukuka göre yasa dışı veya keyfi olan tüm mahkumların derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması.
  • Cezaevi nüfusunun gözden geçirilmesi ve cezaevine hapis cezasına alternatif cezalar verilmesi yoluyla cezaevi nüfusunun toplam büyüklüğünü azaltın ve aşırı kalabalıkla mücadele edilmesi.
  • Kefalet, adli kontrol altında serbest bırakma veya diğerleri gibi mahkeme öncesi tutukluluğa alternatiflerin hayata geçirilmesi,
  • Kefaletle geçici olarak serbest bırakılmayı veya herhangi bir suçlama yapılmaksızın ve yargılanmaksızın tutuklanan ve cezalandırılmayı bekleyen kişiler gibi çeşitli cezai olmayan gerekçelerle tutulan kişilerin serbest bırakılması.
  • Cezaevinde kalan herkesin gözaltı koşullarının uluslararası insan hakları standartları seviyesine getirilmesi.
  • Dolgunluğun resmi kapasiteyi aşmamasını ve resmi kapasitenin, bir bütün olarak genel nüfusa verilen standart rehberliğe uygun olarak sosyal mesafenin uygulanması.
  • Gözaltında tutulan herkese, tutukluların bir bütün olarak nüfusun erişimine açık olması için yeterli sağlık ve hijyen tesisleri, ekipman, malzeme ve personel sağlanması.
  • Tüm tutukluların alınan tüm tedbirler, süreleri ve nedenleri hakkında güvenilir, doğru ve güncel bilgi hakkında bilgi verilmesi.
  • Cezaevi personeli ve mahkumlar için kişisel koruyucu ekipman dağıtılması ve testlerin yapılması.

Dünya

Gri pasaportla Almanya’ya gidenler memnun: Çok şükür karnımız doydu

5 – 17 bin euro arasında ödeme yapıp hizmet damgalı pasaportla Almanya’ya gidenlerin büyük kısmı kaçak olarak inşaat işlerinde çalışıyor. “Türkiye’de aş yok, iş yok, kaçmayıp da ne yapalım?” diyen gri pasaportlular, “Çok şükür karnımız doydu” diyor.

BOLD – Türkiye hizmet pasaportları üzerinden yapılan ‘insan kaçakçılığı’ gündem olmaya devam ediyor. 60’a yakın belediye ile temasa geçip hizmet pasaportuyla Almanya’ya gidenlerin sayısının 10 bini aştığı ileri sürülüyor.

“SİYASİ BASKI GÖRDÜM” DEYİP İLTİCA EDİYORLAR

Kaçak olarak Almanya’da kalanlar, gri pasaportların süreleri bitinceye kadar sorun yaşamıyor. Alman polisi onları Türkiye Cumhuriyeti’nin çalışanı olarak görüyor. Frankfurt’taki polis kontrolünde gri pasaportunu gösteren bir Elazığlı, rahatlıkla geçtiğini, Alman polisin kendisine İngilizce teşekkür ettiğini anlatıyor. Pasaport süresi bitince kaçaklık başlıyor. Bir kısmı, “Siyasi baskı gördüm” deyip iltica başvurusunda bulunuyor. Bu sürede hemşerileri, çalıştığı yerdekiler, akrabaları sahip çıkıyor.

“PASAPORTUM ÜÇ HAFTA SONRA GELDİ”

Hangi yolla pasaporta ulaştıklarını söylemeyen gri pasaportlular, 5 bin euro ile 17 bin euro arasında ödeme yaptıklarını belirtiyor. Essen, Hannover, Bremen, Hamburg, Köln, Düsseldorf, Wiesbaden ve Berlin’e dağılmış vaziyette kaçak çalışan bu kişiler, “Türkiye’de aş yok, iş yok. Kaçmayıp da ne yapalım” dedi. Sözcü’den Ali Gülen’e konuşan Bingöl’den R.T, geleli iki yıldan fazla olduğunu belirterek “Pasaport alıp yasal olarak Almanya’ya gidebileceğimi söylediler. Pasaportum üç hafta sonra geldi. Bazılarımız uçakla gitti, biz karayoluyla. Hannover’de meyve-sebze halinde çalışıyorum” ifadelerini kullandı.

“ÇOK ŞÜKÜR KARNIMIZ DOYUYOR”

Muşlu Vakkas A. ise “Arkadaşlarım Bingöl’den duymuş, beni de listeye yazdılar. 8 bin euroya anlaştım. İnşaatlarda çalışıyorum” dedi. Bingöllü M.A. da Hannover’de meyve-sebze halinde çalıştığını belirterek, “Çok şükür karnımız doyuyor. Beni buradan atana kadar çalışırım. Sonrası Allah kerim” dedi. Bingöl’ü P.S. ise “Hamburg’da inşaatta çalışıyorum. Köyüme para göndermeye de başladım. Kaçmayıp ne yapacaktık! Böyle bir hizmet varsa, tabii değerlendireceğiz” dedi.

Damadın 17/25 Aralık sanığıyla yolu nerde kesişti

Okumaya devam et

Dünya

Kuzey Kıbrıslı avukatlar Erdoğan’ı Kur’an Kursu kararını çarpıtmakla suçladı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde avukatlar AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve diğer yetkilileri Anayasa Mahkemesinin Kur’an kursu kararının içeriğini bilmeden veya kasten çarpıtarak açıklama yapmakla suçladı.

BOLD – Kıbrıs Türk Türk Cumhuriyeti (KKTC) Barolar Birliği Konseyi, Lefkoşa Mahalli Barosu, Güzelyurt Mahalli Barosu, Girne Mahalli Barosu ve Mağusa Mahalli Barosu, Lefkoşa’da Mahkemeler önünde eylem düzenledi.

Lefkoşa’da “Yargı bağımsızlığına sahip çıkıyoruz” pankartı açan eylemcilere, mahkemeler binası balkonuna çıkan Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik ile bazı yargıçlar da selamlayarak destek verdi.

Eyleme ayrıca 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, bazı milletvekilleri, sendikalar, kurum kuruluş ve vatandaşlar da katıldı.

“AÇIKLAMALAR, YARGI ORGANINA YÖNELİK SALDIRIYA DÖNÜŞTÜ”

Kıbrıs Türk Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı’nın cüppeleriyle eyleme katılan avukatların alkışları eşliğinde yaptığı açıklamada, “Anayasa Mahkemesi tarafından 15.4.2021 tarihinde verilen kararın ardından, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere birçok yetkilinin, kararın içeriğini bilmeden ya da kasten çarpıtarak yaptığı açıklamalar, yargı organımıza yönelik ağır bir saldırıya dönüşmüştür.” dedi.

KKTC’deki yetkilileri de eleştiren Eseddağlı, “Anayasaya göre yürütme erkini kullanan KKTC’deki yetkililerin, yargının bağımsızlığına yönelik tek bir açıklama dahi yapmamaları kabul edilebilir değildir” diye konuştu.

KKTC Anayasa Mahkemesi geçen hafta Din İşleri Komisyonu’nun Kur’an kursu düzenlemek ve hafızlık belgesi vermek gibi yetkilerini Anayasa’ya aykırı bulmuştu. Türkiye karara sert tepki göstermiş, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “KKTC Anayasa Mahkemesi Başkanı süratle bu yanlışından dönmelidir, yoksa bizim atacağımız adımlar da farklı olacaktır” demişti.

Yargıtay’dan 37 askeri öğrenciyle ilgili bozma kararı

Okumaya devam et

Dünya

Açlık grevindeki muhalif Rus siyasetçi Navalny hastaneye sevk edilecek

Rusya’da bulunduğu hapishanede tıbbi yardım talebinin reddedilmesi gerekçesiyle açlık grevine başlayan muhalif Aleksey Navalny’nin hastaneye sevk edileceği belirtildi.

BOLD – Rusya Federal Cezaevi Servisi, muhalif lider Aleksey Navalny’nin Vladimir bölgesindeki hükümlüler için tahsis edilen hastaneye sevk edilmesi yönünde karar alındığını açıkladı.

Açıklamada, Navalny’nin her gün muayene edildiği ve sağlık durumunun tatmin edici olduğu ileri sürüldü.

Moskova Şehir Mahkemesi, 2 Şubat’ta Navalny’nin geçmişte yolsuzluk davası sonucunda verilen 3,5 yıllık ertelenmiş hapis cezasını, evde geçirdiği cezayı da hesaplayarak 2,5 yıllık normal hapis cezasına çevirmişti.

Navalny, bulunduğu hapishanede tıbbi yardım talebinin reddedilmesini gerekçe göstererek 31 Mart’ta açlık grevine başladığını duyurmuştu.

Navalny’ın ekibi, tıbbi verilere göre muhalif liderin ölüm riski olduğu uyarısında bulunmuştu.

ABD ‘SONUÇLARI OLUR’ DEMİŞTİ

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Navalny’nin hapiste iken hayatını kaybetmesi durumunda bunun Moskova’ya karşı sonuçları olacağını belirtmişti.

Avrupa Birliği (AB), Almanya, İngiltere ve Fransa da Navalny konusunda Moskova’yı uyarmıştı.

KREMLİN: NAVALNY’NİN SAĞLIK DURUMU DİĞER ÜLKELERİ İLGİLENDİRMEZ

Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov ise Jake Sullivan’ın hapishanede bulunan Navalny ile ilgili olarak Rusya’ya yönelik açıklamalarına tepki gösterdi.

Dimitri Peskov, “Diğer devletlerin temsilcileri tarafından yapılan bu tür açıklamaları hiçbir şekilde kabul etmiyoruz.” ifadesini kullandı.

Ayrıca Peskov, Rusya topraklarındaki hükümlü ve tutukluların sağlık durumlarının diğer ülkelerin ilgi konusu olamayacağını ve olmaması gerektiğini vurguladı.

Peskov, ABD’nin yaptırım kararlarına karşı Rusya’nın mütekabiliyet ilkesine göre yaptırım kararı almaya devam edeceğini belirtti: “Buradaki karşılıklılık ilkesi, mutlak sabittir ve bu karşılıklılık temelinde kararlar alınmıştır. Rusya’nın misilleme yaptırımlarıyla ilgili kararlar daha da ileri götürülecektir. Eğer yaptırımlar devam ederse elbette her seferinde ABD ile ilgili olarak uygun önlemler alınacaktır.”

AB DIŞİŞLERİ BAKANLARI UKRAYA VE RUSYA’YI KONUŞACAK

Avrupa Birliği gayrı resmi dışişleri bakanları toplantısı, AB Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Josep Borrell başkanlığında toplandı

Bu arada AB ülkelerinin dışişleri bakanları, Rusya’nın Ukrayna sınırında askeri varlığını artırmasının ardından artan gerilimi konuşmak üzere video konferans yöntemiyle toplandı.

Gayriresmi toplantının gündeminde birçok başlık bulunmasına rağmen ağırlıklı konuyu Rusya ve Ukrayna oluşturacak.

Toplantıya başkanlık eden AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, toplantı öncesindeki açıklamasında, bugünkü toplantıda ayrıca cezaevinde sağlığı kötüleşen tutuklu Rus muhalif Aleksey Navalny’nin durumunu da ele alacaklarını söyledi.

Toplantı öncesinde Josep Borrell, Navalny’nin sağlık durumundan endişe duyduklarını belirterek “Rus makamlarına Navalnıy’ın güvendiği sağlık profesyonellerine erişimine acilen izin vermesi çağrısında bulunuyoruz. Rum makamları, Navalnıy’ın cezaevindeki güvenliği ve sağlığından sorumludur.” ifadelerini kullanmıştı.

DONBAS KRİZİ VE UKRAYNA

Rus ordusunun Ukrayna sınırıyla Kırım’daki askeri hareketliliği ve yığınağı son bir haftada Avrupa ülkelerinde ve NATO tarafından endişeyle karşılanıyor.

Ukrayna’nın savunma ve dışişleri bakanları da geçen hafta AB kurumları ve NATO ile temaslarda bulunarak durum değerlendirmesi yapmış, Rusya’ya karşı destek istemişti.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, AB dışişleri bakanlarının bugünkü toplantısına da bağlandı ve bakanlara Donbas bölgesindeki son durumu anlattı.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Rusya’ya karşı bireysel değil sektörel yaptırımlar istediklerini kaydetti.

Kuleba, Twitter’dan yaptığı paylaşımda, AB dışişleri bakanları toplantısında meslektaşlarını Rusya’nın son dönemde izlediği tehlikeli yol hakkında bilgilendirdiğini belirtti.

Moskova’nın gerginliği tırmandırmasından vazgeçirmek için atılacak adımları önerdiğini aktaran Kuleba, “Ana unsur; yeni birtakım sektörel yaptırımlar hazırlamak. Bireysel yaptırımlar artık yeterli değil.” ifadesini kullandı.

Batı’dan Rusya’ya ‘Navalny’ uyarısı: Ölürse sonuçları olur

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0