Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Köln’deki ünlü kilisede kılınan bir bayram namazı

Almanya’nın Köln şehrindeki kilisede 1965 yılında bir bayram namazı kılındı. 700 Türk işçinin katıldığı namaz, gazetelere ‘tarihi gün’ diye yansıdı.

BOLD – Köln’deki tarihi Dom Kilisesi’nde 1965 yılında kılınan Ramazan Bayramı namazı, demokrasinin, hoşgörünün, gurbetteki insanları anlamanın ve dinlerini yaşamalarına izin vermenin en güzel örneklerinden biri olarak tarihi bir anlam taşıyor.

@diaspora_turk adlı Twitter hesabından paylaşılan bilgilere göre 1965 yılının ilk günlerinde Köln’deki Türk işçilerinin tatlı bir telaşı vardır. Yaklaşan Ramazan Bayramı için bayram namazını kılacakları geniş ve kapalı bir mekan ararlar. Düşünüp taşınırken akıllarına birden sürekli önünden geçip gittikleri tarihi Dom Katedrali gelir. Hem yeterince büyük hem de en nihayetinde bir ibadethane diye düşünürler. Olurdu olmazdı derken inşası 632 yıl süren, Katolik dünyasının en önemli merkezlerinden biri olan Dom Katedrali’nde bayram namazı kılmak için girişimlere başlarlar.

KATEDRAL YÖNETİMİNDEN BİR ÜYE İZİN VERİR

Hemen işçilerden bir heyet oluşturulur. Katedrale giderek isteklerini iletirler ve çok geçmeden talepleri bir şekilde Kardinal Frings Denkmal’a kadar ulaşır. Katedral’de namaz kılınması fikri ilk başta şaşkınlıkla karşılanır, hatta tartışmalar çıkar. Aslında Türk işçiler arasında da bu fikri kabul etmeyenler vardır. Ancak katedral yönetiminden bir üyenin kararıyla beklenen izin çıkar.

“NAMAZLIK VE BATTANİYELERİNİZLE, TEDARİKLİ GELİNİZ”

3 Şubat 1965 günü bayram namazı Dom’da kılınacaktır. Yusuf Topçu ve İbrahim Toparslan’ın başını çektiği heyetin önünde iki hafta vardır. Bu haberi Köln’deki 15 bin Türk’e duyurmaları gerekmektedir. Her gün defter yapraklarına el yazıyla 50-60 tane ilan yazıp Türk işçilerin kaldığı yurtlara dağıtıp, fabrikaların duvarlarına asarlar. Bir bisiklete binerek tüm Köln’ü birkaç gün içerisinde dolaşırlar. İlanlarda herkesin hazırlıklı olarak en münasip şekilde gelmesi rica edilir.

Ve beklenen bayram günü gelir. Günlerden çarşambadır… Türk işçileri tıraşlarını olmuş, takım elbiselerini giyinmiş halde Dom’da toplanmaya başlarlar. Yanlarında getirdikleri gazete ve örtülerle heykellerin üzeri kapatılır.

3 Şubat 1965 günü Dom’un kuzey yakasında yaklaşık 700 kişiyle bayram namazı kılınır. O an orada katedral görevlilerinin dışında ne olup bittiğini merakla izleyen gazeteciler ve çok sayıda Alman da vardır. Namaz biter, bayramlaşılır, küçük ikramlar yapılır.

GAZETE MANŞETLERİ: TARİHİ BİR GÜNDÜ, DOM’DA EZAN SESİ

Birkaç gün sonra Kölnische Rundschau “tarihi bir gündü” manşeti atar. Die Zeit, “Haçlı Seferi’ne gidenlerin uğurlandığı Dom’da ezan sesi” diye başlar yazısına ve şöyle der: “Türk işçiler Dom’da bayram namazı kıldılar. Giderken kilisenin yardım kutusuna para atıp öyle gittiler.”

Birkaç gün sonra Kölnische Rundschau “tarihi bir gündü” manşeti atar. Die Zeit, “Haçlı Seferi’ne gidenlerin uğurlandığı Dom’da ezan sesi” diye başlar yazısına ve şöyle der: “Türk işçiler Dom’da bayram namazı kıldılar. Giderken kilisenin yardım kutusuna para atıp öyle gittiler.”

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

Ölüm sayısı 5.344’e ulaştı

Koronavirüs salgının nedeniyle son 24 saatte 21 kişi daha öldü. Bin 16 yeni vaka tespit edildi. Sağlık Bakanı Koca, vaka sayılarında en çok düşüş olan illeri açıkladı.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 21 kişinin daha yaşamını yitirdiğini duyurdu. Bakan Koca, bin 16 yeni vakanın tespit edildiği bilgisini verdi. Koronavirüs nedeniyle toplam 5 bin 344 kişi yaşamını yitirirken, vaka sayısı 211 bin 981’e yükseldi. Bugün iyileşen sayısı bin 334 oldu.

Koca, “Son üç günde vaka sayılarında en çok düşüş olan 7 ilimiz: Kars, Çanakkale, Bartın, Artvin, Ardahan, Kütahya ve Yalova. Türkiye genelinde vakaların pnömoniye dönme oranı azalıyor. Vaka sayılarındaki artış ve düşüşler, maske ve mesafe kuralına uyuma bağlı” dedi.

Okumaya devam et

Gündem

Kültür Bakanlığından UNESCO’ya Cordoba Camisi ile Ayasofya cevabı

UNESCO Sözleşmesinde Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi engel herhangi bir hüküm bulunmadığını belirten Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Yavuz, cami olarak inşa edilip halen kilise olarak kullanılan İspanya Cordoba Camii’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’nde olduğunu hatırlattı.

BOLD – Twitter hesabından UNESCO’nun Ayasofya ile ilgili “Bir anıtın statüsü hakkında Türkiye’nin aldığı kararı üzüntüyle karşıladık” açıklamalarına yanıt veren Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Özgül Özkan Yavuz, UNESCO Sözleşmesinde Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi engel herhangi bir hüküm bulunmadığına dikkat çekti.

CAMİ OLARAK KULLANMAK SÖZLEŞME İHLALİ DEĞİL

Yavuz, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “İstanbul’un Tarihi Alanları’nın bir bileşeni olarak 1985 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’ne kaydedilen Ayasofya, UNESCO’nun 1972 tarihli Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunması Sözleşmesinin yanı sıra ulusal mevzuatımız kapsamında da güçlü bir şekilde korunmaktadır. UNESCO Sözleşmesinde listeye kayıtlı bir varlığın işlevinin değiştirilmesine engel herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Ayasofya’nın cami olarak kullanılması kesinlikle anılan sözleşmenin ihlali değildir. Bu durum Ayasofya’nın üstün evrensel değerini asla etkilememektedir” dedi.

KİLİSEYE DÖNÜŞTÜRÜLEN CAMİ HALEN LİSTEDE

Ayasofya ile ilgili İspanya’da Endülüs Emevileri’nin yaptığı Cordoba Camii’ni örnek gösteren Yavuz, “Öte yandan, 8. yüzyılda cami olarak inşa edilmiş ve 13. yüzyılda kiliseye dönüştürülmüş olan ve halen ibadete açık aktif bir kilise olarak kullanılmakta olan İspanya Cordoba Camii, 1984 yılından beri UNESCO Dünya Miras Listesi’nde varlığını sürdürmektedir” dedi.

Çocuklarının önünde işkence gören Erdoğdu’nun kalbine pil takılacak

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Annesi ve babası bir gün arayla tutuklandı, oğulları böyle veda etti

Gaziantep’te gözaltına alınan Deveci çifti bir gün arayla tutuklandı. 5 yaşındaki Ahmet Eşref, kanser hastası dedeye ve anneanneye bırakıldı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL- 8 Temmuz 2020’de Gaziantep’te gözaltına alınan Abdullah ve Dilek Deveci çifti, bir gün arayla tutuklanıp cezaevine gönderildi. 5 yaşındaki oğulları Ahmet Eşref bir anda hem annesiz hem de babasız kaldı. Ahmet, 6 yıldır mesane kanseri tedavisi gören dedesine ve 20 sene önce kanser atlatan anneannesine teslim edildi.

İTİRAFÇI OLMAYI REDDETTİĞİ İÇİN

Annesiyle Kahramanmaraş, babasıyla Gaziantep adliyelerinin bahçelerinde boyunlarına sarılarak vedalaşan minik Ahmet’in hali yürekleri burktu. Aynı operasyonda Dilek Deveci’nin kız kardeşi Zeliha Doğan da tutuklanıp Gaziantep L Tipi Cezaevine gönderildi. Yaşananlara tepki gösteren aile yakınları, Dilek Deveci’nin kimseye iftira atmayıp isim vermediği için tutuklandığını vurguladı.

YÖRÜK ÇADIRLARINDA ÖKSÜZ VE YETİM BÜYÜDÜ

9 Temmuz’da tutuklanıp Gaziantep H Tipi Cezaevine gönderilen KHK’lı devlet memuru Abdullah Deveci (35), Bank Asya’ya 57 TL para yatırdığı ve tanık ifadelerine dayanılarak tutuklandı. Kasım 2016’da çıkarılan KHK ile ihraç edilen Abdullah Deveci maliyede devlet memuru olarak çalışıyordu. Yörük çadırlarında büyüyen Deveci hem öksüz hem yetimdi. Akrabalarının verdiği yardım parasını Bank Asya’ya yatırması mahkemede karşısına tutuklanma nedenlerinden biri olarak getirildi. Dosyasında tanık ifadelerinden başka bir şey bulunmuyor.

“HAKİM: İSİM VERMEZSEN TUTUKLARIM”

Gaziantep’te gözaltına alındıktan sonra Kahramanmaraş’a götürülen eşi Dilek Deveci’ye (30) hakim mahkemede “İsim verirsen bırakırım, yoksa tutuklarım” dedi. “Ben kimsenin yuvasını yıkamam diyen” Dilek Deveci bunun üzerine tutuklanıp Kahramanmaraş Cezaevine gönderildi.

“MİSAFİRLERE HEM ANNESİZ HEM BABASIZ KALDIM DİYOR”

Dilek Deveci oğlu ile Kahramanmaraş, Abdullah Deveci Gaziantep adliyesinin bahçesinde vedalaşırken duygusal anlar yaşandı. Deveci ailesinin yakınlarının verdiği bilgiye göre Ahmet Eşref, kapıya gelen misafirlere “Ben hem annesiz hem babası kaldım” diyor.

Çocuklarının önünde işkence gören Erdoğdu’nun kalbine pil takılacak

Okumaya devam et

Popular