Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Komşu ile Meriç gerilimi: Oldubittiye izin verilmeyecek!

Türkiye ile Yunanistan arasındaki sınırı oluşturan Meriç Nehri’nde son günlerde yaşanan gelişmeler iki ülke arasında tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu.

BOLD – Türkiye, Yunanistan’ı sınırın Ferre Kupürü bölgesinde tel çit inşa etme çalışmaları kapsamında “ahdi kara hududunu ihlal etmekle” suçladı. Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, sınırda “bir oldubittiye hiçbir şekilde” izin verilmeyeceği belirtildi. Son dönemde Yunanistan, Almanya ve İngiltere basınında, Ferre Kupürü bölgesinde Türkiye’nin bir kara parçasına asker çıkararak burayı “işgal ettiği” yönünde haberler çıktı. Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, söz konusu haber ve iddiaların “kesinlikle yanlış” olduğunu söyledi.

SINIR HATTI İNSAN MÜDAHALESİ OLMADAN SÜREKLİ DEĞİŞİYOR

Türkiye ile Yunanistan arasındaki doğal sınır hattını Meriç Nehri oluşturuyor. Sınır hattı, herhangi bir insan müdahalesi olmadan sürekli değişime uğruyor. Nehir yatağı zaman içinde değişim gösteriyor. Bu olağan durum nedeniyle sınırda ufak tefek değişiklikler olabiliyor. Kış aylarında nehir suyuyla kaplı olan bu bölge, yaz döneminin yaklaşması ve suların çekilmesiyle bataklık bir alana dönüşüyor. Ayrıca geçtiğimiz aylarda hava şartlarına bağlı olarak Meriç Nehri’nde oluşan bataklık daha sonra kuruyarak yaklaşık bir hektar büyüklüğünde bir adacığa dönüşüyor. Oluşan adacığın sınırın hangi tarafında kaldığını tespit etmek ise mümkün değil. Yunanistan, bu alanın sınırdan yasa dışı geçişler için sıkça kullanılan bir yer olmasından dolayı önlem almak istediğini söylüyor.

YUNAN TARAFI HABERLERİ YALANLADI

Yunan Genelkurmay’ı, medyada çıkan Türk askerlerinin oluşan adacığa çıktığına taarruzuna dair haberlerin doğru olmadığını bildirdi. Yunan Dışişleri’nin hafta sonunda yaptığı açıklamada ise “Yunan toprakları üzerinde yabancı bir güç bulunmuyor” ifadesi kullanıldı. Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias da, Türk askerlerinin Yunan toprağını işgal ettiği yönündeki haberleri “saçmalık” olarak nitelendirdi.

SINIRA TEL ÇİT İNŞASI

Türkiye, Şubat ayının sonunda sığınmacıların Avrupa’ya geçişini engellemeyeceğini açıklanmış, Mart ayında binlerce sığınmacı Türkiye-Yunanistan sınırına yığılmıştı. Yunanistan, 15 Nisan’da Türkiye’ye sınırın Ferre Kupürü bölgesinde tel çit inşa edeceğini bildirdi. Türkiye, 11 Mayıs’ta Yunanistan’a bir nota vererek, kara hududunu ihlal etmemesi gerektiğini belirterek, bunun için de inşaat alanının koordinatlarını paylaşmasını istedi. Türkiye, Yunanistan’ı kendisiyle görüşmeden ve işbirliği önerisini kabul etmeden 13 Mayıs’ta arazi tesviye çalışmalarına başladığını belirtti.

DIŞİŞLERİ, ATİNA’YI SINIR İHLALİYLE SUÇLADI

Dışişleri Bakanlığı, Cumartesi günü de yazılı bir açıklama yaparak, Yunanistan’ı sınır ihlaliyle suçladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Yunanistan’dan sınırı ihlal etmemesini, inşaat alanının koordinatlarını paylaşmasının ve sınır komisyonunun toplanmasının talep edildiği belirtildi. Açıklamada, “Yunanistan’a aynı zamanda ahdi hududumuzu teşkil eden Meriç Nehri yatağının, hududun belirlendiği tarih olan 1926’dan beri doğal ve yapay nedenlerle önemli ölçüde değiştiği, hududun bu bölgesinde iki ülke arasında mutabık kalınmış hassas koordinatların mevcut olmadığı, bu nedenle iki ülke heyetleri arasında teknik koordinasyon yapılmadan çalışmalara başlanmaması gerektiği bildirilmiştir” denildi. Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın “ahdi karar hududunu ihlal ettiğini” ve bu ihlalin gerekli tedbirler alınarak “anında önlendiğini” ifade etti. Açıklamada, “İki ülkenin teknik heyetleri arasında yapılmasını teklif ettiğimiz görüşmeler gerçekleştirildiği takdirde sorun aşılabilecektir. Sınırlarımızda bir oldubittiye hiçbir şekilde müsamaha gösterilmeyecektir” denildi.

Türkiye ile Yunanistan arasındaki sınırın Meriç Nehri boyunca çizilmesinin kökeni 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’na dayanıyor. İki ülke arasındaki sınırın toplam uzunluğu 212 kilometre. Başlangıç noktasını da Meriç Nehri’nin ağzı oluşturuyor. Sınır, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki Kapıkule Sınır Kapısı’na yakın bir noktada son buluyor. Bu sınırın, 191 kilometrelik kısmı Meriç Nehri boyunca uzanıyor.

Türkiye’nin Libya’ya silah sevkiyatını engellemek için Batılı operasyon timleri kuruldu

Dünya

Netanyahu kin kustu: Hiç beklemedikleri şekilde vuracağız!

Gazze’deki saldırıların şiddetini artıracaklarını duyuran İsrail Başbakanı Netanyahu, Hamas’ın hiç beklemediği şekilde vurulacağını savundu. İsrail ordusunun hava saldırılarında pazartesi gününden beri 9’u çocuk 26 kişi öldü.

BOLD – İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, hafta başından beri İsrail ordusunun Gazze’deki Hamas ve İslami Cihad Hareketi hedeflerine yönelik yüzlerce hava saldırısı gerçekleştirdiğini bildirdi. “Saldırılarımızın şiddetini daha da artıracağız” dedi. DW Türkçe’de yer alan habere göre askeri yetkililerle yaptığı güvenlik toplantısının ardından konuşan İsrail Başbakanı, Hamas’ın hiç beklemediği şekilde vurulacağını söyledi.

Aşkelon kentinde Gazze Şeridi’nden atılan roketlerle vurulan iki İsrailli kadının ölümünden “büyük üzüntü” duyduklarını ifade eden Netanyahu, vatandaşlardan güvenlik talimatlarına uymalarını istedi.

9’U ÇOCUK 26 İNSAN KATLEDİLDİ

Gazze’deki sağlık yetkililerine göre, İsrail ordusunun Hamas ve İslami Cihad’ı hedef aldığını duyurduğu hava saldırılarında pazartesi gününden beri 9’u çocuk, 26 kişi hayatını kaybetti. İsrail, ölenlerden en az 16’sının Hamas militanı olduğunu belirtiyor.

Hamas ise Salı günü öğlen saatlerinde İsrail kentleri Aşkelon ve Aşdod’a 137 roket attığını bildirdi. Hamas, İsrail’in hava savunma sistemlerini atlatabilmek için bu roketlerin tamamını beş dakika içinde fırlattığını duyurdu.

Gazze’de kontrolü elinde bulunduran Hamas, İsrail güvenlik güçlerinin Mescid-i Aksa’daki Filistinlilere sert müdahalesi sonrasında İsrail’e roket saldırıları başlatmıştı. Doğu Kudüs’teki Mescid-i Aksa ve çevresinde geçen cuma gününden beri yaşanan çatışmalarda 700’den fazla Filistinli yaralandı.

Okumaya devam et

Dünya

Türk Dışişleri’nden İsrail açıklaması

İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırıları ile ilgili bir açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı, “İsrail, Filistin topraklarında olayların bu raddeye ulaşmasının baş sorumlusudur” denildi. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Arap Birliği ve Uluslararası Af Örgütü de İsrail’in saldırılarını kınadı.

BOLD – Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan ‘İsrail’in Gazze’ye Yönelik Hava Saldırıları’ ile ilgili yazılı açıklamada, “Mukaddes Ramazan ayında Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da Filistin halkını topraklarından sürmeye çalışan ve Mescid-i Aksa’da ibadet etmek isteyen Filistinlilere müdahalede bulunan İsrail, Filistin topraklarında olayların bu raddeye ulaşmasının baş sorumlusudur” denildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İsrail’in söz konusu saldırgan ve tahrikkar politikalarının Ortadoğu’da şiddetin sona erdirilmesine ve diyalog ve uzlaşının hakim kılınmasına yönelik çabalara katkı sağlamayacağı açıktır.”

“İsrail yönetiminin, ayrımsız ve orantısız güç kullanmak suretiyle Filistin halkının meşru hak ve taleplerini bastıramayacağını artık idrak etmesi ve bölgede husumet ve gerilimi daha da artırmaktan başka bir amaca hizmet etmeyen bu tür askeri yöntemlere derhal son vermesi sağlanmalıdır.

BM’DEN İSRAİL’E UYARI

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de işgal altındaki Filistin toprakları, doğu Kudüs ve İsrail’de şiddetin tırmanması konusunda ‘büyük endişe’ duyduğunu açıkladı.

Sözcü Rupert Colville, Cenevre’de yaptığı basın açıklamasında “Her tür şiddeti ve şiddetin kışkırtılmasını, etnik ayrılık ve provokasyonları kınıyoruz” dedi.

İsrail güvenlik güçlerinin ifade, örgütlenme ve toplanma özgürlüğüne izin vermesi gerektiğini belirten Colville, “Haklarını barışçıl bir şekilde kullananlara karşı kuvvet kullanılmamalı” dedi.

Kuvvet kullanılması gereken durumlarda ise uluslararası insan hakları standartlarına uyulması gerektiği uyarısında bulunan Colville, şiddetin özellikle çocuklar üzerindeki etkisi konusunda kaygı duyduklarını belirtti.

Sözcü, “Gözaltına alınan çocuklar serbest bırakılmalı… Ortam yatışmalı” diye konuştu.

ARAP BİRLİĞİ’NDEN KINAMA

İsrail Arap Birliği tarafından da kınandı. Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmet Ebu Gayt tarafından yapılan açıklamada “İsrail’in Kudüs’teki ihlalleri ve hükümetin Filistinlilere ve Araplara düşman olan aşırılık yanlısı Yahudilere toleransı bu durumun ateşlenmesine neden oldu” denildi.

“İSRAİL SİSTEMATİK İHLALLERDEN DOLAYI SORUMLU TUTULMALIDIR”

Uluslararası Af Örgütü’nden yapılan açıklamada ise İsrail’in ‘büyük ölçüde barışçıl Filistinli göstericilere karşı kötüleyici ve kontrolsüz güç kullandığı’ belirtildi.

Uluslararası Af Örgütü, Doğu Kudüs’te haftalardır süren protestolara karşı aşırı güç kullandığını, geçen hafta Şeyh Cerrah bölgesinde bazı Filistinli ailelerin evlerini tahliye girişimlerine karşı barışçıl bir şekilde slogan atan Filistinli bir grubu dağıtmak için atlı polisler kullanıldığını belirtti.

Af Örgütü, uluslararası topluma, “sistemik ihlallerinden dolayı İsrail’i sorumlu tutma” çağrısı yaptı.

İsrail’in Gazze’ye hava saldırılarında 9’u çocuk 24 kişi hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Dünya

Thodex’in kurucusu firari Faruk Fatih Özer’e ödül konuldu

Arnavutluk Emniyeti, Thodex soruşturması kapsamında aranan şirketin kurucusu Faruk Fatih Özer’in yakalanması için önemli bilgi verene 50 bin euro ödül vereceğini duyurdu. Bu arada Özer’i kaçış sürecinde Arnavutluk’ta otele yerleştiren kişi yakalandı.

BOLD – Kripto para vurgunu soruşturması kapsamında aranan ve en son Arnavutluk’ta görüntülenen Thodex’in kurucusu Faruk Fatih Özer’in yakalanması için sivil destek sağlamak adına önemli bilgi paylaşanlara para ödülü verileceği belirtildi.

Arnavutluk Emniyeti’nin bütün ihbarları değerlendirdiği, Özer’in yakalanması yönünde önemli bir bilgi verene 50 bin Euro para ödülü vereceği söylendi.

OTELE YERLEŞTİREN KİŞİ YAKALANDI

Bu arada Faruk Fatih Özer’i kaçış sürecinde Arnavutluk’ta otele yerleştiren kırmızı giyimli kişi yakalandı. Özer’i otele yerleştiren kişinin Altjan Canaj adında bir Arnavutluk vatandaşı olduğu öğrenildi.

Faruk Özer’in mafya bağlantısına ilişkin yeni bilgiler de ortaya çıktı. Özer’i ülkenin iş dünyasında önde gelen nüfuzlu bir ailenin himayesinde korunduğu iddia edildi.

THODEX VURGUNU

21 Nisan’da internet sistemlerini kapatan kripto para borsası Thodex’te yatırımcıların hesaplarına erişim kesilmişti.

Kurucusu Faruk Fatih Özer’in yaklaşık 2 milyar dolarla İstanbul Havalimanı’ndan yurtdışına çıkış yaptığı iddia edilmişti. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Faruk Fatih Özer hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan soruşturma başlatmıştı.

Adalet Bakanlığı Özer’in kırmızı bültenle aranması ve Arnavutluk’tan iadesi için işlem başlattığını duyurmuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, daha sonra yaptığı açıklamada Thodex’in kurucusu Faruk Fatih Özer’in yaptığı vurgunun 2 milyar dolar olmadığını, dolandırıcılığın 108 milyon dolar olduğunu açıklamıştı. Soylu, Özer’in bankalardaki 31 milyon lirasına da el konulduğunu açıklamıştı.

Fatih Özer’in İçişleri Bakanı Soylu ve Soylu’nun yeğeni ile fotoğrafı çıkması tartışma yaratmıştı.

Brezilyalı karikatürist Carlos Latuff gazeteci Mehmet Baransu’yu çizdi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0