Bizimle iletişime geçiniz

Medya

İhbarcılık Alev Coşkun’un eski mesleğiymiş

Saray’a Can Dündar ekibini ihbar ederek Cumhuriyet’i ele geçiren Alev Coşkun, 27 Mayıs’ta Vedat Eczacıbaşı’nı polise ihbar edip işkence sonucu intiharına neden olmuş.

BOLD – HaberTürk’te Didem Arslan Yılmaz’ın moderatörlüğündeki ‘Türkiye’nin Nabzı programında 27 Mayıs 1960 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askerî darbe olan 27 Mayıs darbesi de konuşuldu.

Programda konu HaberTürk yazarı Nagehan Alçı’nın 27 Mayıs tarihli yazısında Vedat Eczacıbaşı ile ilgili kısma geldi. 27 Mayıs’ta Vedat Eczabaşı’nın yaşadıklarına yazısında yer veren Alçı, Eczacıbaşı’nın Gaskonyalı Toma Meyhanesi’nde kadehini kaldırarak “Benim için hâlâ Başbakan olan Adnan Menderes’in şerefine…” dediği için dönemin Cumhuriyet Gazetesi imtiyaz sahibi gazeteci Alev Coşkun tarafından polise ihbar edildiğinden ve yaşadığı acılarla birlikte intihar ettiğinden söz etti.

Pınar Eczacıbaşı ve Alev Coşkun

Konuyla ilgili yayına bağlanan ve babası Vedat Eczacıbaşı hayata gözlerini yumduğunda 4 aylık bebek olduğunu ifade eden Pınar Eczacıbaşı, “Bir darbeyi savunmak kadar acımasızsa bir şey olamaz” dedi. Pınar Eczacıbaşı, “Alev Coşkun’un hâlen böyle bir yazıyı kaleme almış olması, bu hakikaten kabul edilebilir bir şey değil” diye konuştu.

Eczacıbaşı hislerini şöyle anlattı: “Babamı tanımadığımız için babamın ayak seslerini bütün hayatımız boyunca hissettik. Darbenin ayak seslerini hissettik. En büyük gönül acımız, o olayla birlikte sadece babam ölmedi. Hepimiz öldük yani ben, ablam ve annem. Annem 26 yaşındaydı babam öldüğünde. Kardeşim Deniz 1.5 yaşındaydı. BU acıyı hayatımız boyunca yaşadık. Hâlen de yaşıyoruz. Tüylerim ürperiyor. 1960 darbesinin ne kadar acımasız, ne kadar bu bir tane örnek ama bunun yanı sıra yüzlerce ailenin ocakları söndü. Birçok insana zarar verdi.”

Pınar Eczacıbaşı babasının yaşadıklarını da şu ifadelerle aktardı: “Nagehan Hanım’ın da bahsettiği gibi yan masada CHP İl Kurulu’ndan Alev Coşkun, Nurettin Sözen gibi isimler Eczacıbaşı firmasının sergisinden çıkıp bunu Gaskonyalı Toma Meyhanesi’nde kutlama amaçlı “Benim için hâlâ Başbakan olan Adnan Menderes’in şerefine…” sözünün buralara gelmesi tabii babam bunu kendine yediremedi. Alev Coşkun ve Nurettin Sözen’in bulunduğu masadakilerin şikâyetiyle özellikle Alev Coşkun diye biliyorum. Olay büyüyor ve iş karakolda bitiyor. O gece karakolda tutuklanmalar oluyor. Akabinde olay uzuyor ve gazetelere yansıyor. Sadece bir kutlama gecesinde babamın arkadaşları da tutuklanarak içeri atılıyor. Gazeteye yansımasıyla birlikte mevcut rejim onları hapishaneden çıkarmamak için elinden geleni yapıyor. Babam da bu hem sözlü hem fizikî işkenceye dayanamıyor ve kendi hayatını feda ediyor.”

Pınar Eczacıbaşı Nagehan Alçı tarafından kendisine yöneltilen “Alev Coşkun’u babanızın ölümünden sorumlu tutuyor musunuz?” sorusuna “Kesinlikle sorumlu tutuyorum. Bu kadar ufacık, gönülle yapılmış, ruhla yapılmış kadeh kaldırmayı buralara getirmek, bu denli üzerine gitmek, bunu hapse atıldıktan sonra kaşımak, kanayan yarayı kaşımak kadar zulmedici bir hikâye olamaz” cevabını verdi.

‘Nejat Eczacıbaşı ve Bülent Eczacıbaşı’nın bu olaya yeterince tepki koyduğunu düşünüyor musunuz?’ sorusu üzerine Pınar Eczacıbaşı, “Hayır düşünmüyorum ancak Bülent Eczacıbaşı benim kuzenim ve kendisi o günlerde çok gençti. Nejat Eczacıbaşı ise babamın abisi. Maalesef yeteri kadar dik duramadılar. Bütün konjonktür babamın aleyhine işledi. Gerek kardeşleri tarafından gerekse mevcut siyasi ortam açısından” diye konuştu.

AKIN ATALAY VE CAN DÜNDAR EKİBİNİ İHBAR ETMİŞTİ

Alev Coşkun, Cumhuriyet Vakfının yönetimini ele geçirmek için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a mektup yazmış ve Akın Atalay ve Can Dündar’ı şikayet edip gazetenin yönetiminin kendilerine devredilmesi karşılığında bazı suçlamalarda bulunmuştu. Çeşitli mahkeme kararlarıyla Cumhuriyet Vakfı el değiştirmiş ve çok sayıda Cumhuriyet Gazetesi çalışanı Alev Coşkun’un ihbar mektubu nedeniyle tutuklanmıştı.

Dünya

Frankfurt Kitap Fuarı açıldı: Sürgündeki gazeteciler tutsak meslektaşlarını anlatacak

Türkiye’de susturulmaya çalışılan gazeteciliğin sesi olmak için Uluslararası Gazeteciler Derneği (International Journalists Association) Frankfurt Kitap Fuarında stand açtı. 300 bin ziyaretçinin geldiği Fuarda Türkiye’deki gazetecilere yönelik hak ihlalleri anlatılacak.

BOLD – Uluslararası Gazeteciler Derneği, 110 Ülkeden 7 bin 140 katılımcı kuruluş ve 300 bini aşkın ziyaretçi ile alanında dünyanın en büyüğü, Frankfurt Kitap Fuarında stant açtı. Messe’deki 3 nolu bina 1. kattaki  F97 numaralı stantta Türkiye’de gazeteciliğin içinde bulunduğu durum sergilenecek.

KİTAPLARA KONU OLAN TÜRKİYE’DE YAŞANAN OLAYLAR

Fuarda Türkiye’deki gazetecilere yönelik hak ihlallerine dikkat çekilecek. Ana tema ise ‘Geçmişi anlatan bu kitaplardaki olaylar şu anda Türkiye’de yaşanıyor.’ olarak belirlendi.

SUÇLU KİTAPLAR ÖZEL RAPORU AÇIKLANACAK

Türkiye’de cezaevlerinde tutuklu bulunan gazetecilere destek için sessiz yürüyüş eylemi de yapılacak. Medya özgürlüğü ve faaliyetleri hakkında video gösterimi ziyaretçilere sunulacak. Tutuklu gazetecilerin anlatıldığı Almanca broşür dağıtımı yapılacak. Ayrıca ilk kez Solidarity With Others ile birlikte hazırlanan Suçlu Kitaplar özel raporu açıklanacak.

Fuarı ziyaret etmek isteyenler 23-24 Ekim tarihindeki halk günlerini de tercih edebilirler.

Sürgündeki gazeteciler, Frankfurt Kitap Fuarı’nda tutuklu meslektaşlarının sesi olacak

Okumaya devam et

Medya

Sürgündeki gazeteciler, Frankfurt Kitap Fuarı’nda tutuklu meslektaşlarının sesi olacak

International Journalists Association, Frankfurt Kitap Fuarı’nda Türkiye’de susturulmaya çalışılan gazeteciliğin sesi olacak. Fuarda ayrıca “Suçlu Kitaplar” adı altında Türkiye’de yasaklanan ve imha edilen kitaplar özel raporu ilk kez paylaşılacak.

BOLD – International Journalists Association, Türkiye’de susturulmaya çalışılan gazeteciliğin sesi olmak için Frankfurt Kitap Fuarı’nda yer alacaklarını açıkladı. 20, 21, 22 Ekim profesyonellere, 23 ve 24 Ekim tarihlerinde ise herkese açık olacak fuarda bir çok etkinlik de gerçekleştirilecek.

GEÇMİŞİ ANLATAN KİTAPLAR TÜRKİYE’DE YAŞANIYOR

International Journalists Association’in sosyal medya hesabından yapılan açıklamada gerçek demokrasi için özgür medya isteyen herkesin Frankfurt Kitap Fuarı’na beklendiği belirtilerek, fuarda stantta ana temanın “Geçmişi anlatan bu kitaplardaki olaylar şu an Türkiye’de yaşanıyor” olacağının altı çizildi.

FUARDA BASIN AÇIKLAMASI YAPILACAK

Fuarda etkinlik olarak “Suçlu Kitaplar” adı altında Türkiye’de yasaklanan ve imha edilen kitaplar özel raporu ilk kez paylaşılacak. 50 bin kişinin bulunacağı fuar avlusunda basın açıklaması yapıp sessiz yürüyüş gerçekleştirilecek. Fuarda ayrıca Türkiye’de tutuklu bulunan gazetecilerin anlatıldığı ve dernek faaliyetlerinin bulunduğu broşür ve dergiler dağıtılacak.

 

 

 

Erdoğan’ın hayat karartan ziyareti!

Okumaya devam et

Medya

Demirören’den Reuters’e ‘ödenmeyen kredi haberi’ misillemesi

Demirören Grubu Ziraat Bankası’ndan kullandığı 850 milyon dolarlık krediyi ödemediği haberi yapan Reuters haber ajansının aboneliğini iptal etti. Demirören Grubu’nun Hürriyet, Kanal D ve CNN Türk’ün bulunduğu medya grubunu satın almak için kullandığı Ziraat Bankası kredisini ödemediği Sedat Peker’in açıklamalarıyla ortaya çıkmıştı.

BOLD – Demirören Medya Grubu, Ziraat Bankası’ndan kullandığı krediler ile ilgili haber yapan Reuters Haber Ajansı’ndaki aboneliğini iptal etti. Konu hakkındaki açıklamada, “Demirören Şirketler Grubu’yla ilgili olarak manipülasyon maksatlı haber yapmaktan çekinmeyen bu ajansın haberlerine güvenimiz kalmamıştır” denildi.

DEMİRÖREN’İN BORCU 2 MİLYAR DOLARA ÇIKTI

2018 yılında Doğan Medya Grubu’nu satın alırken kullandığı kredilerin yapılandırma tutarının faiz hariç 2 milyar dolara çıktığı yönünde haber yapan Reuters Haber Ajansı hakkında suç duyurusunda bulunan Demirören Şirketler Grubu, ajansla abonelik ilişkisini de kestiğini duyurdu.

Bünyesinde Hürriyet, Posta, Fanatik, CNN Türk, Kanal D ve DHA’nın da olduğu Demirören Medya’dan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Reuters Haber Ajansı, Demirören Şirketler Grubu’yla ilgili olarak “sözde” meçhul kaynaklara dayandırdığı, manipülasyon niteliğinde, basın etik ilkelerini hiçe sayan, mesnetsiz ve uydurma bir haber yayınlamıştır.

Servis ettiği haberlerle şirketimizi hedef alan Reuters’ın içeriklerini Demirören Medya olarak artık referans almayacağımızı ve kullanmayacağımızı belirtmek isteriz.”

 

Okumaya devam et

Popular

Shares