Bizimle iletişime geçiniz

Spor

Yusuf Yazıcı: “Fransa’da takım halinde disiplinli olmayı öğretiyorlar”

Lille forması giyen 23 yaşındaki A Milli futbolcu Yusuf Yazıcı, Süper Lig’in en iyi takımı olarak Trabzonspor’u gösterdi. Fransa’da en çok fiziksel mücadelede zorlandığını söyledi.

BOLD – Sezon başında 17.5 milyon euro’ya Trabzonspor’dan Ligue 1 ekibi Lille’e transfer olan A Milli futbolcu Yusuf Yazıcı, eski takımından övgüyle söz ederken Fransa futboluna dair düşüncelerini dile getirdi. Taner Karaman’a yaptığı açıklamada Fransa’da kendisini en çok fiziksel mücadelenin zorladığını söyleyen Yusuf Yazıcı, “Oyunu çok iyi bilmeniz gerekiyor. Taktiklere ve sisteme bağlı kalmanız gerekiyor. Bazen günlerce pozisyon çalışıyorsunuz. Yetenek bir avantaj ama takım halinde bir disiplin içinde hareket etmeyi öğretiyorlar” ifadelerini kullandı.

FRANSA’DA FUTBOLUN ALGILANIŞI VE YÖNETİMİ FARKLI

BOLD – Türkiye ve Fransa futbolu arasındaki farklara değinen Yazıcı, “Futbolun algılanışı ve yönetimi çok farklı. Fransızlar, ‘Alltın jenerasyon’ yetiştirmekte çok iyi. 90’ların sonunda dünya futbolunu domine ettiler. Şu anda da yine benzer etkiyi yapabilecek bir yapıları var. Fransa’ya gittiğimde ilk olarak onu hissetmiştim. Futbola bir endüstri olarak bakıyorlar ve işin bir matematiğinin olduğuna inanıyorlar. Bizde duygular çok daha fazla ön planda. Kırılma anlarında duygusal özelliklerimiz ön plana çıkıyor ve bize avantaj sağlıyor; ama uzun dönemde planlama konusunda sıkıntılar yaşayabiliyoruz” dedi.

TRABZONSPOR LİGİN EN İYİSİ

Başarının rekabetten doğduğunu söyleyen 23 yaşındaki oyuncu, yabancı oyuncu kuralında bir kriter olması gerektiğini belirtti: “Sadece yabancı sayısını doldurmak için transferler yapılmasın. Öyle yabancılar gelsin ki gençlerimiz bir şeyler öğrensin, rekabete girsin, kendini geliştirsin. Bu serbestliği sağlarken de altyapı sisteminin iyi organize edilmesi, altyapıdan yetişecek Türk oyuncular için düzenlemelerin yapılması gerekir. Kriterleri belirlenmiş serbestliktir benim düşüncem.”

97 NUMARANIN EMEKLİ EDİLMESİ GURUR VERİCİ

Altyapısından yetiştiği eski takımı Trabzonspor’un şu anda ligin en iyi futbol oynayan ve en pozitif takımı olduğunu belirten başarılı futbolcu, bordo mavili ekipte 97 numaranın emekli edilmesi üzerine şu yorumları yaptı: “Tek kelime ile gurur verdi. Bu şehrin futbol tarihi efsane isimlerle dolu. Ben o efsaneleri izleyerek, onların başarılarını dinleyerek büyüdüm. O isimlerin var ettiği bir camia tarafından böylesi güzel bir şekilde onurlandırılmak insanı gururlandırıyor.”

YASAKLA BAŞARI GELMEZ, BİZİM TRANSFERİMİZ TESADÜF DEĞİL

Yıldız oyuncu yabancı kuralı ile ilgili olarak da şunları söyledi: “Ben başarının anahtarının rekabet olduğunu düşünüyorum. Ne kadar fazla rekabet olursa seviye o kadar yükselir. İyi planlanmış serbestlik olmalı. Ama kurallara bağlı bir serbestlik. Yabancı oyuncu gelsin ama bir kriter olsun. Sadece yabancı sayısını doldurmak için transferler yapılmasın. Öyle yabancılar gelsin ki gençlerimiz bir şeyler öğrensin, rekabete girsin, kendini geliştirsin. Dünyada uygulanan birçok kriter var. Bu serbestliği sağlarken de altyapı sisteminin iyi organize edilmesi, altyapıdan yetişecek Türk oyuncular için düzenlemelerin yapılması gerekir. Son yıllarda ülkemizden benim de dahil olduğum birçok ismin Avrupa’nın önde gelen liglerine transfer olması tesadüf değil. Bunu yasaklayarak başaramayız. Kriterleri belirlenmiş serbestliktir benim düşüncem.”

SADECE FUTBOLUN DİLİ YETMEZ

A Milli Takım’ın çok genç ve potansiyelli bir kadroya sahip olduğunu söyleyen Yazıcı, “Son birkaç ay içinde benim de olduğum şanssız sakatlıklar yaşadık. Turnuvanın bir yıl ertelenmesi bu sakatlıkların geçmesi açısından da çok avantajlı oldu. Bir ülkeye adapte olmanın o ülkenin kültürünün tüm öğelerine hakim olmakla ilgili olduğunu düşünüyorum. Futbolun saha içindeki dili evrensel, buna katılıyorum. Ama hayatın bir de saha dışındaki bölümü var. Oraya adapte olmak önemli. Şu anda İngilizce ve Fransızca derslerini eş zamanlı olarak yürütüyoruz. Mümkün olduğunca yabancı dilde okuyorum, videolar izliyorum. Özellikle bu pandemi döneminin böyle bir avantajı oldu.” ifadelerini kullandı.

Spor

Kulüplerden yayıncı kuruluşa cevap: Herkes maçı TV’den izledi, niye zarar ettiniz?

Süper Lig’de yeni sezon çalışmaları başladı. TFF, ağustosun üçüncü haftasını istedi. Kulüpler Birliği ise 11 Eylül’de ısrarcı oldu. Yayıncı kuruluşun indirim isteği ise kabul görmedi

BOLD – Süper Lig’de bitime 5 maç kala yeni sezonun planlaması yapılmaya başlandı. Konuyla ilgili olarak futbolun paydaşları dün Riva’da buluştu. Ali Koç buluşmanın ardından Habertürk TV’de yaptığı açıklamada, “TFF çılgın bir öneriyle geldi. Yeni sezonun 15 Ağustos’ta sezonun başlamasını istedi. Oyuncu ne zaman tatil yapacak, kamplar ne zaman gerçekleşecek, bunlar sıkıntı. 17 kulüp bu öneriye sıcak bakmıyor” ifadelerini kullandı. Riva’da yapılan toplantıda liglerin başlama tarihi, yayıncı kuruluşun ödemeleri ve yabancı konusu gündeme geldi.

YAYINCI KURULUŞ  İNDİRİM İSTEDİ, BU TALEP DE KABUL GÖRMEDİ

TFF Başkanı Nihat Özdemir ve yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra, Kulüpler Birliğini oluşturan 18 Süper Lig kulübünün başkanı ve yayıncı kuruluşun temsilcileri dün bir araya geldi. Yeni sezonun başlama tarihi, yabancı sayısı, Finansal Fair Play ile ilgili son düzenlemeler ve yayıncı kuruluşun gelecek yıl için istediği indirim konusunda taraflar istek ve düşüncelerini dile getirdi.

HERKES TV İZLEDİ NİYE ZARAR ETTİNİZ!

Yayıncı kuruluş indirim talep etti, kulüpler ise “Pandemi sürecinde herkes evde televizyon izledi, siz niye zarar ettiniz” diyerek bu isteğe sıcak bakmadı. Toplantının en çetin geçen konusu yayıncı kuruluşun indirim isteğinde yaşandı. Daha önce “Sezon sonunda masaya oturacağız ve sözleşmemizi gözden geçireceğiz” diyen Digiturk yetkilileri, o sunumu dün yaptı. Yaklaşık 25-30 dakika süren sunum nedeniyle de toplantı uzadı.

Yayıncı kuruluş, “Pandemi sürecindeki zararımızın karşılanmasını ve bu rakamın önümüzdeki iki yıldaki sözleşme bedelinden düşülmesini talep ediyoruz. Yeni yatırım yapamadık ve zararımız kaçak yayınlar nedeniyle bir hayli fazla. Biz Türkiye’de olmaktan memnunuz ve sözleşme süresini tamamlamak istiyoruz” dedi. Daha önce iki kez indirim yapıldığını hatırlatan kulüpler ise “Zarar etmenizi istemeyiz ama zararın gerekçesi ne? Pandemi sürecinde herkes evde televizyon izledi” diyerek bu talebe sıcak bakmadı. Bu arada yayıncı kuruluşun sezon sonuna kadar ödemesi gereken 578 milyon TL’nin haftalık olarak hesaplara yatırıldığı, 170 milyon TL’nin ödendiği belirtildi.

LİGLERİN BAŞLAMA TARİHİ OLARAK 28 AĞUSTOS VE 4 EYLÜL ÖNE ÇIKTI

Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş, pandemi nedeniyle ertelenen EURO 2020’de ilk maç 11 Haziran 2021’de oynanacağı için liglerin ağustos ayında başlamasını ve milli takım için daha geniş bir hazırlık dönemi yaşanmasını istiyor. Şenol Güneş, “Takvim sıkışmasın, biz de şampiyona öncesi havaya girelim” düşüncesinde. Kulüpler Birliği de transfer çalışmaları nedeniyle başlangıç tarihi için 11 Eylül’ü işaret ediyor. Yayıncı kuruluş ise 28 Ağustos tarihine sıcak bakıyor. Dün yapılan toplantıda herkes kendi tarihinde ısrar etti. Konuyla ilgili bir komite kurulması ve ortak yolun bulunması istendi. 28 Ağustos ve 4 Eylül öne çıktı.

YABANCI KADEMELİ OLARAK DÜŞECEK

Görüşülen ancak sonuca varılamayan bir diğer konu yabancı sınırlaması oldu. Mevcut kurala göre; Süper Lig ekipleri 14 yabancı oyuncu transfer edip, bu futbolculardan 12’sini maç kadrosuna alabiliyor. TFF’nin bu sayıyı önce 10’a sonra yıllar içinde 9’a ve 8’e indirmesi bekleniyor. TFF görüşünü kulüplerle yeniden paylaştı, Kulüpler Birliği, yabancı sistemiyle ilgili bir toplantı daha yapılmasını istedi.

Okumaya devam et

Spor

Rusya param yok diyerek doping cezasını ödemedi

2019’da WADA tarafından tüm atletizm müsabakalarından men edilen ve 10 milyon dolar para cezasına çarptırılan Rusya atletizm federasyonu, 1 Temmuz’a kadar ödemesi gereken 5 milyon doları ödemedi.

BOLD – Rusya’nın doping cezalı atletizm federasyonu, World Athletics’e en geç 1 Temmuz’da ödemesi gereken cezayı ödemedi. Mart ayında dünyada atletizmin karar merci World Athletics, Rusya Atletizm Federasyonu’na anti-doping kurallarını ihlal gerekçesiyle 10 milyon dolar para cezası vermişti.

Doping skandalına karışmayan “temiz” Rus atletlerin bağımsız bir şekilde yarışmalara katılabilmeleri için de hayati bir önem taşıyan borcun, en az yarısını 1 Temmuz’a kadar ödemesi gereken Rus atletizm federasyonu, ülkenin resmi haber ajansı TASS’a yaptığı açıklamada ödemeyi yeterli kaynakları olmadığı için yapamadıklarını ifade etti.

RUSYA’YA 4 YIL TÜM ATLETİZM YARIŞLARINDAN MEN EDİLMİŞTİ

WADA (Dünya Anti-Doping Ajansı) raporu doğrultusunda 2015 yılında sistematik ve devlet destekli olarak doping kurallarının ihlal edildiği, atletlerin doping yapmasına göz yumulduğu ve atletleri buna teşvik edildiği yönünde güçlü delillerin bulunmasıyla World Athletics ve IOC tarafından tedbirli olarak atletizm yarışmalarından men edilen Rusya’ya WADA, 2019’da dört sene tüm atletizm yarışmalarından men cezası vermişti.

Rusya CAS’a itirazda bulunurken, doping yapmamış ve dopingden uzak bir çalışma ortamında antrenman yaptığını ispatlayan Rus atletler ise özel bir izinle bağımsız olarak yarışmalarda boy göstermekteydi. Cezanın ödenmemesinin bu özel durumu da riske atacağı ifade ediliyor.

Okumaya devam et

Spor

Podolski: Yıldız futbolcular getirilirken ilk ödemeler var sonrası yok

Antalyaspor’un golcü futbolcusu Lukas Podolski, Türkiye’ye yıldız futbolcular getirilirken ilk ödemelerin yapıldığını sonrasının gelmediğini söyledi. bu hafta Başakşehir’e kaybetmeyeceklerini ifade etti.

BOLD – Antalyaspor’un 35 yaşındaki golcüsü Lukas Podolski, korona virüs süreci başladığından itibaren bireysel ve kulüp olarak gerekli tedbirleri aldıklarını belirtti. Futbol dünyasında da maçların oynanmaya başlandığı günden itibaren tedbirlerin uygulandığını Podolski, “Futbolda tedbirleri üst seviyeye çekmek ahmakça olur. Sonuçta biz yüz yüze, kora kor mücadeleye giriyoruz. Kornerlerde markaja, mücadeleye girmek zorundayız. Bundan daha fazla tedbir uygulamak gereksiz olur. Sürecin başlangıcından beri Antalyaspor, ailem yaşadığım ortamlarda gerekli tüm tedbirleri belirtilen nitelikte kendim ve kulüp adına sağlamış olduğumuzu düşünüyorum. Maçtan önce ya da sonra futbolcular, kulüp çalışanları, teknik adamlar için gerekli tedbirler alınmış durumda. Maça gitmeden test oluyoruz. Tesisler dezenfekte ediliyor. Bunu üst seviyeye çekmenin gereksiz olduğunu düşünüyorum. Ben öncelikle kendimi, sonra ailemi düşünüyorum. Tedbirleri sağladığımızı ve kulübümün de yeterli seviyede tedbir aldığını düşünüyorum. Bunun sonraki seviyesinin abartı olacağını düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

ALMAN TURİSTLERİ ANTALYA’YA ÇAĞIRIYORUM

Antalya’da yaşayan biri olarak pandemi sürecinde kenti fazla gezebilme imkanı bulamadığını dile getiren Podolski, ülkesinden Antalya’ya tatile gelecek Almanlar için çağrıda bulunarak, şöyle dedi: “Şehir genelinde yeterli tedbirler alınıyor mu, fazla gezme imkanım olmadığı için bir şey söyleyemem. Kendimi burada güvende hissediyorum. Vaka ve ölüm sayılarına göre Antalya diğer şehirlere göre çok şanslı. Bu süreç az ya da çok herkesi etkiliyor. Ben bu şehri birçok kez tanıma, görme imkanı buldum. Özel ve sosyal yaşantımız olsun herkesin süreç öncesi düzenine dönmesini diliyorum. Antalya’ya gelecek turistler, özellikle benim ülkemden gelecekler için bu sene de gelebilmelerini umuyorum. Emin değilim gelebilecekler mi, çünkü farklı bir süreç yaşıyoruz. Oteller, şehir boş. Antalya’nın canı olan turizm henüz aktif hale gelmiş değil. Gelmelerini istiyorum. Onları burada ağırlamak, senelerdir Antalya halkı ve turizmi için gelenek oldu…  Alman turistleri Antalya’ya çağırıyorum.”

YENİLMEZLİK SERİSİNİ BAŞAKŞEHİR MAÇINDA DEVAM ETTİRMEK ZORUNDAYIZ

Alt yapıyı doldurmak lazım. Sadece onları getirmekle iş bitmiyor. Taşın altına elinizi sokup onları bu maliyetle getirdiğinizde son haftaya kadar ödemeleri sağlıklı, düzenli şekilde yapmanız gerekiyor. Alman medyası ya da Avrupa medyasında, ödeme alınamadığı için ayrılma süreci olduğunu görüyoruz. Bu da Türk futbolunun saygınlığını olumsuz etkiliyor. Bazı kulüpler Avrupa ligi ya da şampiyonlar ligine gidememe riskiyle karşı karşıya. Bunun nedeni de mali sebepler olarak karşımıza çıkıyor. Türk futbolunun aslında kendini geliştirmesi gereken nokta tam olarak bu. Verilen sözler ya da yapılan kontratların son ana kadar tutulması. Bu şekilde ünlü futbolcu getirilip onların da son maça kadar yüksek seviyede performansından yararlanılması. Kruse benim yakından tanıdığım futbolcu. Fenerbahçe’ye gelmeden üst düzey kariyerde oynayan, milli takıma yükselmiş futbolcu. Böyle bir futbolcu Bundesliga’da en az 2 sene oynayabileceğini söyleyebilirim.”

Okumaya devam et

Popular