Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Kültür ve Turizm Bakanlığının evine el koyduğu 87 yaşındaki Sıttıka teyze kalp krizi geçirdi

90’ına merdiven dayayan Sıttıka Atay’ın, 13 yıl önce Feza Eğitim ve Kültür Vakfına bağışladığı evine el konuldu. Beş gün önce kendisine tebligat gönderilen Atay, üzüntünden kalp krizi geçirdi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Kültür ve Turizm Bakanlığı, Manisa Gördes’te yaşayan 1933 doğumlu Sıttıka Atay’ın evine el koydu. 9 Haziran 2020’de gelen tebligata göre Atay’dan, Feza Eğitim ve Kültür Vakfına bağışladığı ancak kullanım hakkı ölene kadar kendisine ait olan evini 15 gün içinde boşaltması istendi. Eğer boşaltmazsa kaymakamlık tarafından tahliye edileceği belirtildi. Ayrıca yaşlı kadına 2016’dan bu yana biriken 23 bin TL kira bedelini de ödemesi şart koşuldu.

KALP KRİZİ GEÇİRDİ

Tebligat geldikten sonra çok üzülen ve kalp krizi geçiren Sıttıka Atay, iki gün önce ilçedeki hastaneye kaldırıldı. Tedavisi şimdi evde devam eden Atay’ın sağlık durumu iyi değil. “Evimi elimden alacaklar mı, sokağa mı atacaklar” endişesiyle yaşayan Atay, 15 Haziran Pazartesi günü tekrar doktora götürülecek.

Resmiyette 87 yaşında olan Sıttıka Atay’ın, eskiden nüfus cüzdanları geç çıkartıldığı için 90 yaşını geçmiş olduğu tahmin ediliyor.

VAKIF KHK İLE KAPATILDI

Manisa’nın yerlilerinden Sıttıka Atay, evini, 2007’de Manisa merkezdeki Feza Eğitim ve Kültür Vakfı’na bağışladı. Fakat vakıf, 2 Ağustos 2016’da KHK ile kapatıldı, tüm mallarına AKP hükumeti tarafından el konuldu.

2007’de hazırlanan tapu senedinde evin sahibi vakıf görünüyor ancak tapuda belirtilen ‘irtifak hakkı- kullanım hakkı” ölene kadar Sıttıka Atay’a ait. Ömrünü hayır hasenat işleriyle geçiren Atay, eşinden miras kalan bahçeli, tek katlı evinde 4 yıldır oturmaya devam ediyordu. Herhangi bir sorun yoktu.

23 BİN TL KİRA İSTENDİ

Ta ki Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Vakıflar İzmir Bölge Müdürlüğünden 10 Şubat 2020’de gelen “Çok İvedi” başlıklı tebligata kadar… Tebligatta Atay’a, evin mülkiyet hakkının vakfa geçtiği, evi işgal ettiği söyleniyor ve yaşlı kadının haberi dahi olmayan, Ağustos 2016’dan bu yana biriken 23 bin TL’lik kirayı hemen ödemesi isteniyordu.

13 SENE ÖNCE VAKFA BAĞIŞLAMIŞTI

Bold Medya’ya konuşan Sıttıka Atay’ın oğlu, tarihçi-yazar İbrahim Atay, “Babam vefat edince anneme miras olarak şu an oturduğu ev kaldı. 13 sene önce annem evi Feza Eğitim ve Kültür Vakfı’na bağışladı. İrtifak hakkı, vefat ettikten sonra vakfa geçmek şartıyla. İrtifak hakkı, evin ancak annem öldükten sonra vakfın malı olması anlamına geliyor. 15 Temmuz’dan sonra Hizmet Hareketine ait bütün vakıflara el konulunca bizim de başımıza bu geldi.” dedi.

“ANNEM ÇOK YAŞLI, BASAMAKLARI ÇIKAMIYOR”

ABD’de yaşayan Sıttıka Atay’ın oğlu, tarihçi-yazar İbrahim Atay: Annemin yediği standart yemek iftarda sütlü tarhana. Sanırım 40 kilonun altına düştü. Üzülmeyeyim diye benimle görüntülü bile konuşmak istemiyor.

Olan biteni annesine hissettirmemeye çalıştıklarını belirten İbrahim Atay, “Çözüm üretmeye çalışıyoruz. İşin açıkçası dört ay önce ilk tebligat gelince bu kadar da insafsızlık yapamazlar diye düşündük. Ne yapabileceğimizi de bilemedik. Sonra iki tebligat daha geldi. Süreç hızlandı. Avukatımız dava açacağız dedi ama panik vaziyetteyiz.” ifadelerini kullandı.

Ne kadar hissettirmeseler de annesinin meseleyi anladığını dile getiren Atay şöyle devam etti:

“Annem çok yaşlı. Merdiven basamaklarını çıkamıyor. Küçük küçük adımlarla yürüyebilen, tek başına yaşayan, minicik bir kadıncağız. Korkutmamaya çalışıyoruz ama çok kaygılı. Meseleye üzülünce geçen kalp krizi geçirdi. Abim ilçedeki doktora götürdü. Küçük ilçede bir şey olmadığı için pazartesi günü Akhisar’a tekrar götürecek. Ne yapacağımızı şaşırdık. Bakıcı tutmak istedim, kabul etmedi. Moral desteği vermekten başka elimizden bir şey gelmiyor.”

“15 GÜN İÇİNDE TAHLİYE EDİN”

Sıttıka Atay’a 10 Mart 2020’de İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğünden ikinci tebligat geldi. Buna göre Atay’a “Gördes İlçesi Uzuncam Mahallesi 83 Ada 3 Parsel Nolu taşınmaz üzerindeki her türlü haklardan terkin etmesi, bir ay önce bildirilen 4 yıllık toplam kira bedelinin Vakıflar İzmir Bölge Müdürlüğünün hesabına yatırılması, aksi takdirde hukuki işlem başlatılacağı’ söylendi. 9 Haziran 2020’de gelen üçüncü tebligatta ise evin 15 gün içinde boşaltılması istendi. “Eğer kendi rızanızla tahliye etmemeniz halinde, Kaymakamlığımızca tahliye edilecektir” uyarısı yapıldı.

EŞİ, GÖRDES BELEDİYESİ ESKİ BAŞKANI

İki oğlu bulunan Sıttıka Atay’ın eşi Refik Atay, bir dönem Manisa Gördes Belediyesi Başkanlığı yaptı. Refik Atay, 2013 yılında hayatını kaybetti.

Sıttıka Atay’ın Uzunçam Mahallesi’ndeki, bahçesiyle birlikte 413 metrekare olan evi.

Evin sahibi tapuda 15 Temmuz’dan sonra KHK ile kapatılan Feza Eğitim ve Kültür Vakfı görünüyor. Ancak kullanım hakkı ölene kadar Sıttıka Atay’a ait olduğu da belirtiliyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Vakıflar İzmir Bölge Müdürlüğü tarafından Sıttıka Atay’a gönderilen 10 Şubat 2020 tarihli ilk tebligat.

Sıttıka Atay’a gönderilen 10 Mart 2020 tarihli ikinci tebligat.

5 gün önce gönderilen üçüncü tebligatta Sıttıka Atay’ın 15 gün içinde evi boşaltması söyleniyor. Eğer boşaltmazsa Kaymakanlık tarafından tahliye edileceğini belirtiliyor.

BOLD ÖZEL

Bir aylık hamile akademisyen Emel Top Bayraktar tutuklandı

Hamile bir kadın daha tutuklandı. Bingöl Üniversitesinde çalışan ve hamile olduğunu yeni öğrenen Emel Top Bayraktar tutuklanıp cezaevine gönderildi.

BOLD ÖZEL – Üç yıldır Bingöl Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışan Emel Top Bayraktar (29) 8 Nisan’da tutuklanıp Bingöl M Tipi Cezaevine gönderildi. 7 Nisan’da gözaltına alınan Bayraktar bir gece nezarethanede kaldıktan sonra ertesi gün tutuklandığı öğrenildi.

HAMİLE OLDUĞUNU YENİ ÖĞRENDİ

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Emel Top Bayraktar’ın, kendileriyle ilgilendiğini söyleyen üniversite öğrencilerinin ifadeleri ve Bylock kullandığı iddiasıyla tutuklandığı belirtildi. Hamile olduğunu kendisi de yeni öğrenen Bayraktar’ın, elinde resmi bir rapor olmadığı için SEGBİS ile bağlandığı Manisa 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde hamileliğini söylemedi.

İfadesinde, üniversiteyi çok zorluklarla okuduğunu vurgulayan Bayraktar, “Bu suçlamalar beni ziyadesiyle üzmektedir. Vatanımı, milletimi çok seviyorum. İhanet etmeyi kendime ve kimseye yakıştıramıyorum.” dedi.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AKP’nin aldığı devlet yardımı çok ödediği vergi az 

Anayasa Mahkemesi, partilerin 2017 yılı kesin hesap defterlerini inceledi. İnceleme sonucunda ilginç detaylar ortaya çıktı. Vatandaşın vergilerinden en çok Hazine yardımı alan AKP’nin, MHP’den az vergi ödediği ortaya çıktı.

BOLD ÖZEL – Vatandaşın ve şirketlerin ödediği vergilere sürekli zam yapan AKP Hükumeti’nin ödediği vergi ‘devede kulak kaldı.’ Resmi Gazetede yayımlanan Siyasi Parti Mali Denetim Kararları AKP’nin gelir gider rakamlarını ortaya koydu.

Anayasa Mahkemesinin incelediği AKP’nin 2017 yılı kesin hesap çizelgesine göre iktidar partisine 119 milyon 170 bin 658 lira devlet yardımı yapıldı. Bunun karşılığında AKP, devlete ödenen kesin vergi rakamı açıklanmadı. Vergi, sigorta, noter ve mahkeme gideri kalemlerinin toplamında 256 bin 409 lira gider yazıldı.

HAZİNE’DEN ALIP AKP’LİLERE AKTARIYOR

186 milyon 338 bin 126 liraya ulaşan AKP gelirlerinin 119 milyon 170 bin 658 lirası halkın vergilerinden aktarılan Hazine yardımından oluştu. Başka bir deyişle AKP gelirlerinin yüzde 64’ü devlet yardımlarından sağlandı. Partinin 196 milyon 459 bin 669 lira giderlerinin 256 bin 409 lirası vergi, sigorta, noter ve mahkeme giderlerinden oluştu. Bu giderlerin sadece 0,1’inin vergiye gittiğini gösterdi. Aslan payı ise lüks arabada kokain çekerken görüntülenen Kürşat Ayvatoğlu gibi büro elamanlarına gitti. AKP personele 22 milyon 861 bin 206 lira ödedi.

HAZİNE YARDIMI ALMAYAN DEMOKRAT PARTİ

Yine 2017 yılında MHP ise 28 milyon 653 bin 663 lira Hazine yardımı aldı. Bunun karşılığında 442 bin 229 lira vergi, sigorta, noter ve mahkeme gideri ödedi. Baraj altında kaldığı için Hazine yardımı alamayan Demokrat Parti ise 2017 yılında 13 bin 269 lira vergi ödedi. 25 Ekim 2017 tarihinde kurulan İyi Parti ise 59 lira vergi ödedi.

İRFAN FİDAN İMZASI DA VAR

AKP’nin 2017 gelir giderlerinin denk olduğu kararına varan Anayasa Mahkemesi kararında Başkan Zühtü Arslan ve üyelerin imzası yer aldı. Kararda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın önce Yargıtay’a ardından AYM’ye atadığı İrfan Fidan’ın da imzası bulunuyor. CHP ve HDP’nin incelemeleri tamamlanmadığı için Resmi Gazetede yayımlandı.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AİHM’den AKP Hükumeti’ne kalabalık cezaevi sorgusu: 7 ay tuvalet önünde tutuklu yattı mı?

AİHM, Türkiye’de aşırı kalabalık ve kötü şartlardaki cezaevlerinde hak ihlaline yol açıldığı gerekçesiyle açılan 87 davada AKP hükumetinden savunma istedi. Hükumetin, tutukluların yerde yatırılması, hijyen sorunu, havalandırma eksikliği, sınırlı sıcak su ve aileden uzak cezaevlerine nakil gibi soruları cevaplamasını istedi.

BOLD ÖZEL – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’deki cezaevlerinde kötü şartlar nedeniyle insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye maruz kalan 87 tutuklu ve hükümlünün açtığı davada AKP hükumetinden savunma istedi.

Osman Kacır ve diğer 56 kişinin hak ihlali iddiasıyla açtığı davaları 16 Mart 2021’de AKP hükumetine tebliğ eden AİHM, cezaevlerinin durumuyla ilgili soruların yanıtlanmasını istedi. AİHM’in araştırdığı konuların başında, aşırı kalabalık cezaevleri geliyor. Hükumetin savunmasının ardından başvurular Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesinde yer alan işkence ve insanlık dışı muamele ile özel hayat ve aile hayatına saygı maddelerinin ihlali kapsamında yargılama konusu edilecek.

TUVALET ÖNÜNDE YERDE YATAK

AİHM, 15 Temmuz’un ardından tutuklanan ve İzmir Menemen Cezaevinde yedi ay boyunca dönüşümlü olarak yerde şilte üzerinde yattığını beyan eden bir başvurucunun yaşadıklarını hükumete sordu. Ayrıca Kocaeli T Tipi Cezaevinde kalan bir başvurucunun ise tuvaletlerin önünde dönüşümlü şekilde yerde şilte üzerinde yattıkları, tuvaletler için 45 dakika kuyrukta kaldıkları iddialarını hükumetin cevaplamasını istedi.

SINIRLI SICAK SU

AİHM bu kapsamda çok kişilik koğuşlara yerleştirilen mahpusların sayısını, hijyen ve havalandırma eksikliği iddiasını, yerde yatak, başvuranların tutukluluk koşullarının, özellikle kişisel alanlarının olup olmadığı, sıcak su, sınırlı sayıda tuvalet, haftada üç defaya mahsus sınırlı çöp toplama gibi iddiaları hükumetin yanıtlamasını istedi.

CEZAEVLERİNİN KAPASİTESİ VE TUTUKLU SAYILARI

AİHM’nin cezaevlerinin durumuyla ilgili hükumete sorduğu sorulardan bazıları şöyle:

  • Başvuranların tutulduğu cezaevlerinin süresi, yüzeyi ve kapasitesi ve buralardaki tutukluların sayısı
  • Koğuşlardaki pencerelerin tanımı, boyutları ve sayısı ve tutukluların bunları açma imkanı
  • Erişime izin verilen açık alan yüzeyi ve günlük zaman çerçevesi
  • Birimlerdeki tuvalet ve duş sayısı
  • Tuvalet ve duşlara erişim ve sıcak su mevcudiyeti ile ilgili sınırlamalar
  • Tesislerin temizliği, çöplerin haftalık toplama sıklığı ve temizlik malzemelerinin / ürünlerinin tutukluların kullanımına sunulmasına ilişkin yönetmelik;
  • Başvuranların gözaltına alınması sırasında izin verilen sosyal / kültürel / sportif faaliyetlerin kategorisi ve sayısı.
AİLEDEN UZAK CEZAEVİNE NAKİL

Türkiye’de aileleri ya da ikametlerinden çok uzak cezaevlerine gönderilen tutuklu ve hükümlülerin açtığı 30 davada da AİHM Türk hükumetinden savunma istedi. Mehmet Subaşı ve 30 tutuklu-hükümlünün açtığı davada Türk hükumetinden savunma isteyen AİHM, cezaevi yönetiminin kararları ile okula giden çocuklarıyla ziyaret gününde ya da telefonla görüşememeleriyle ilgili başvuruları özel hayat ve aile hayatına saygı haklarının ihlali kapsamında değerlendiriyor.

AİHM bu başvurularda da AKP hükumetine şu soruları yöneltti:

  • Başvuranların aile hayatına saygı hakkına bir müdahale oldu mu?
  • Ailelerinin ikamet yerlerinden uzaktaki cezaevlerinde tutuldular mı?

Af Örgütü’ne göre Türkiye’de en acil ihtiyaç yargı bağımsızlığı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0