Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Cezaevinde işkence ve kötü muameleye uğradılar fakat onlar birbirinden hiç vazgeçmedi!

Betül ve Mustafa Koç çifti, tenkil sürecinin mağdurlarından. Cezaevinde evlenen Koç çifti, maruz kaldıkları işkence ve kötü muameleye rağmen birbirinden vazgeçmedi.  

BOLD – 15 Temmuz’dan sonra cemaat soruşturmaları kapsamında yüzbinlerce insan sevdiklerinden ayrılmak zorunda bırakıldı. Kimisi cezaevinde kimisi ise sürgünde ayrılık acısını tattı. Çiçeği burnunda Betül ve Mustafa Koç çifti, evlilik hazırlığı yaptıkları sırada 26 Mayıs 2018’de Eskişehir’de gözaltına alındı.  

Cemaat soruşturmalarına gerekçe yapılan suçlamalara maruz kalan Betül Koç, emniyette polis tarafından “İtiraf et örgüt üyesi olduğunu” baskısıyla karşılaştı. Polisin sıkıştırması üzerine Mustafa Koç müdahale etmeye çalıştı. Ancak polisler tarafından darp edildi ve elleri ters kelepçelendi. 

TEK KİŞİLİK HÜCREDE BİR YIL SÜREN İŞKENCE 

 Kronos Haber’den Yavuz Genç’in yazdığı habere göre, Eskişehir Emniyeti’nde kötü muamele gören Betül Koç, üniversite okuduğu ve Gülen Cemaati’ne ait bir yurtta müdürlük yaptığı Giresun’a götürüldü. Mustafa Koç ise Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ‘sivil imam olduğu’ gerekçesiyle 9 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mustafa Koç, Eskişehir Cezaevi’nde bir yılını, avukatıyla dahi görüşmesine izin verilmeden, tek kişilik hücrede, MİT’ten geldiğini söyleyen kişilerin işkenceli, dayaklı sorgulara maruz kaldı. 

Betül ve Mustafa Koç çifti Giresun Cezaevinde evlendi

CEZAEVİNDE EVLENDİLER 

Betül Koç, Giresun 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 8 yıl 6 ay hapsi cezasına çarptırıldı. Mustafa Koç ise bir yılın sonunda Giresun’a nakil olunca Betül’le cezaevinde nikâh kıydılar. Evlilikleri de öyle kolay olmadı Koç çiftinin. Uzun uğraşlar, dilekçeler, başvurular, bin bir emek ve zahmetle ancak evlenebildiler. Ancak çiftin uğradığı eziyet bundan sonra da devam etti. Güçlükle evlenip aynı cezaevine gelebilen Koç çifti şimdilerde de koronavirüs salgını nedeniyle görüşemiyor. 

ERKEK GARDİYANLARCA İÇ ÇAMAŞIRINA KADAR ARAMA 

Betül Koç’un yakınlarının verdiği bilgilere göre; Eskişehir’de gözaltı sırasında başlayan kötü muamele Giresun Kapalı Cezaevi’nde devam ediyor. K1 koğuşunda erkek gardiyanlar, kadın mahpusları iç çamaşırlarına kadar aramaya maruz bırakıyor. Sözlü tacizler, hakaretler, küfürler ise hiç eksik olmuyor. Mustafa Koç ise aynı cezaevinin erkekler bölümünde adli bir mahpusun demir çubuklu saldırısına uğradı. Yaklaşık 40 dakika boyunca boğuşan Mustafa Koç’un yardımına seslenmesine, bağırmasına rağmen kimse yetişmedi, gardiyanlar müdahale etmedi. 

“BU KOĞUŞTA NEDEN HİÇ SORUN ÇIKMIYOR” HAKARETİ 

Betül Koç’un bulunduğu koğuşa gelen Cezaevi Müdürü, o koğuşta ‘neden hiç sorun çıkmadığını’ sorarak mahpuslara hakaret etti. “Aranızdan su sızmıyor, hiç yer değiştirmek istemiyorsunuz. Demek ki örgütsünüz. Koğuşunuzda hiç sorun çıkmıyor, hiç şikâyet etmiyorsunuz, örgütlü hareket ediyorsunuz” dedi. Cezaevi Müdürü, koğuşta bulunan kadınlara galiz şekilde hakaretler yağdırdı. Mahpus yakınları, cezaevi müdürünün “kendi kanunlarını” uyguladığından şikâyetçi. 

KINASI VE MEZUNİYET TÖRENİ BİR ARADA YAPILDI 

Betül Koç, Giresun Üniversitesi Edebiyat Bölümü mezunu. Cezaevindeyken İlahiyat Fakültesi’ni bitirdi, mezun oldu. Şu anda ise çocuk gelişimi okuyor. Evlenmeden önce Betül Koç’un kınası ve mezuniyet töreni birlikte, cezaevinde birlikte kaldığı koğuş arkadaşlarınca yapıldı. Sırtında tümör olan tutuklu öğretmen Sevgi Sezer‘in de kaldığı kalabalık ve ağır koğuş şartları ailesini üzüyor ve endişelendiriyor. Fakat koğuştaki kadınlar boncuktan işleme bilezik yüzük, çiçek buketi, yaka mendili gibi el ürünleri yapıyor. 

Van’dan Bayern’e bir mülteci avukatın nefes kesen yolculuğu

Gündem

“Rabia Naz için kurulan Meclis komisyonu delilleri karartan Nurettin Canikli’yi korudu”

Rabia Naz’ın ölümünü araştırmak için kurulan komisyonun gerçekleri kararttığını vurgulayan baba Şaban Vatan, savcılara güvenmediğini söyledi. Adaleti uluslararası hukukta arayacağını açıkladı.

BOLD – Giresun Eynesil’de 13 Nisan 2018’de evlerinin önünde yaralı bulunan 11 yaşındaki Rabia Naz Vatan, kaldırıldığı hastanede öldü. Şüpheli ölümün ardından baba Şaban Vatan hukuk mücadelesi başlattı.

Baba Vatan’ın verdiği hukuk mücadelesi sonucunda TBMM, “Rabia Naz Vatan’ın Ölümü Başta Olmak Üzere Şüpheli Çocuk Ölümlerini Araştırma Komisyonu” kuruldu. Komisyon hazırladığı raporu bugün TBMM Başkanlığına sundu.

Rabiza Naz’ın ailesinin 10 aydır beklediği gün geldi. Ancak Şaban Vatan, oluşturulan komisyonun işlevsiz davrandığını ve faillerin ortaya çıkması için gayret sarf etmediğini savundu.

Cumhuriyet’ten Bilal Çelik’in haberine göre Şaban Vatan, konuya ilişkin TBMM’de oluşturulan komisyonun olay sürecinde belirlenen olasılıkları ortadan kaldırdığını kaydetti. “Kurulan komisyon daha önceki süreçlerde delilleri karartan AKP’li Nurettin Canikli’yi korudu” diyen Şaban Vatan, şu ifadeleri kullandı:

“Olay sürecine dahil olan iki savcıya soruşturma başlatıldı. Olayın delillerini karartan 4 polis de görevinden uzaklaştırılarak soruşturma başlatıldı. Fakat bunlar komisyon gündeminde yer almadı. Giresun Başsavcısı Abdurrahim Alan, basını yanıltan açıklamalarda bulunuyor. Kendisi hakkında da dava açtım.”

Söz konusu savcılara güvenmediğini ifade eden baba Vatan, olayın objektif araştırılması için uluslararası yollara başvuracağını aktardı.

Okumaya devam et

Gündem

Doğu Perinçek Ulusal Kanal canlı yayınında yangına yakalandı

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in canlı yayında olduğu sırada Ulusal Kanal’ın İstanbul İstiklal Caddesi’ndeki binasında yangın çıktı. Yangın büyümeden söndürüldü.

BOLD – Doğu Perinçek, akşam saatlerinde Ulusal Kanal’da canlı yayına katıldı. Tam bu sırada kanalın İstiklal Caddesi’ndeki binasında yangın çıktı. İtfaiye ekipleri yangına müdahale ederken kanal, yayına ara verdi. ANKA’nın aktardığına göre Ulusal Kanal’dan yapılan açıklamada, “7 Temmuz Salı akşamı saat 20:35’te Ulusal Kanal İstanbul merkezinde elektrik kesintisi kaynaklı küçük bir yangın meydana gelmiştir. İtfaiye anında olaya müdahale etmiş, durumu kontrol altına almıştır. Sadece bir odada ufak çaplı maddi hasar meydana gelmiştir. Olay esnasında bina içinde bulunanlar hızla tahliye edilmiştir. Hiçbir çalışanımız zarar görmemiştir” denildi.

Okumaya devam et

Gündem

Yaşar Coşkun’dan itiraf: “Facia sonrası patrona moral yemeğinin talimatını Erdoğan verdi”

Sakarya’da havai fişek patlamasının yaşandığı fabrikanın sahibi Yaşar Coşkun, facianın hemen ardından MÜSİAD’ın düzenlediği moral yemeğinin AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla organize edildiğini açıkladı. Açıklamadan sonra da gözaltına alındı.

BOLD – Sakarya’nın Hendek ilçesinde 7 kişinin yaşamını yitirdiği, 122 kişinin yaralandığı havai fişek fabrikası patlamasıyla ilgili fabrika sahibi ve MÜSİAD Sakarya Şube Başkanı Yaşar Coşkun yerel basına konuştu. Coşkun, patlamanın hemen ardından düzenlenen ve tartışmalara yol açan yemekli toplantıyla ilgili açıklamalarda bulundu.

Yemek organizasyonunda kendisinin yer almadığını söyleyen Yaşar Coşkun, toplantıyı AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan’ın organize ettiğini belirtti. Sözcü’den Erhan Kaytanbay’ın haberine göre, “Hendek’te gerçekleşen olay moral yemeği değildi, herkes bunu çok yanlış anladı” diyen Coşkun, şunları kaydetti:

“O yemekte ben yoktum zaten. Ben gelmişim gibi konuşuluyor, ama yoktum. Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Abdurrahman Kaan’ı görevlendirdi ve patlamadan bir saat sonra yanıma geldi. Patlamadan sonra destek için 30’un üzerinde MÜSİAD şube başkanımız geldi. Şube başkanlarımız içeri yanıma alınmadı. Genel Başkanımız, gelen şube başkanlarımızla toplantı yapmak istedi. Toplantıyı MÜSİAD’ta yapacaktık, ama uzak olduğu için Hendek Bayraktepe’yi ayarladı belediye başkanımız. Bayraktepe’de toplantı yapıldı, yemek değil.”

Toplantının detayları hakkında konuşan Coşkun, sözlerini şöyle sürdürdü: “Toplantının amacı görev dağılımı yapmaktı. ‘Yaralar nasıl sarılır, ailelere nasıl destek olunur, vefat edenlerin cenazesine kimler katılacak?’ Bunun için toplantı yapıldı. Ama maalesef farklı zihniyetteki kişiler ‘Yemek’ dediler. Bizim Bursa şubemiz, sosyal medyada Sakarya’ya destek amaçlı Hendek’teyiz diye bir paylaşımda bulunmuş. Paylaşılan fotoğraf çarpıtılmış. Burada tek amaç, şube başkanlarımız ile birlikte toplanarak ‘neler yapabiliriz’i konuşmaktı.”

Fabrika sahibi ve MÜSİAD Şube Başkanı Yaşar Coşkun’un açıklamalarına Hendek Belediyesinden yalanlama geldi. “O yemekle ilgili hiçbir alakamız ve bilgimiz yok” başlıklı açıklamada Yaşar Coşkun’un kullandığı ifadelere ilişkin ‘Külliyen yalandır’ denildi. Belediyenin açıklamasında yemekle ilgili, “Başkanımızın hiçbir alakası ve bilgisi yokken heyetin tesiste ağırlandığı ve toplantı için Bayraktepe’ye yönlendirildikleri iddiası gündem saptırmak, eleştirilere bizleri de ortak etmek amacıyla kurgulanmış oyundur” ifadeleri kullanıldı.

Sakarya’nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasının sahipleri Ali Rıza Coşkun ve oğlu Yaşar Coşkun, patlamaya ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şüpheliler, İlçe Jandarma Komutanlığına götürüldü.

Okumaya devam et

Popular