Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

İş dünyasına sıkıntılı süreç uyarısı

İş dünyası ile online buluşmada konuşan İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran, çarkların dönmeye başlamasının 2021’i bulacağını belirterek, hayatta kalmaya çalışanların 6 ay daha sıkıntılı süreci dikkatle yönetmesi gerektiğini kaydetti.

BOLD – Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ile Türkiye İş Bankası işbirliğiyle hayata geçirilen ve KOBİ’leri bir araya getiren Dijital Anadolu Projesi’nin online buluşması, iş dünyasının pandemi sürecine ilişkin öngörülerini ortaya koydu.

SÜREÇ DİKKATLE YÖNETİLMELİ

Buluşmada konuşan Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran, “Çarkların dönmeye başlamasının 2021’i bulabileceğini ve 2021’e kadar hep beraber bu sıkıntıyı paylaşarak aşmak zorunda olduğumuzu görüyorum. İşini çevirmeye çalışanların, hayatta kalmaya çalışanların planlarını yaparken 6 ay daha sıkıntılı süreci dikkatle yönetmesini tavsiye ediyorum” dedi.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM ZORUNLU

Dijital Anadolu projesini TÜRKONFED işbirliğiyle Mart 2018’de Antalya’da yaptıkları toplantıyla başlattıklarını hatırlatan Aran, dijital dönüşümünü tamamlamayan kurumları zor bir geleceğin beklediğini söyledi. KOBİ’lerin dijitalleşme adına yapılan faaliyetlere bütçe ayırması gerektiğini belirten Aran, KOBİ’lere, pandemi krizini fırsata çevirecek adımlar atmasını tavsiye etti.

BM’den cemaat soruşturmaları kararı: Tutuklamalar keyfi, gecikmeksizin serbest bırakın!

Ekonomi

Tarlada üretim maliyetlerindeki artış hız kesmiyor

Döviz kurlarındaki artış başta olmak üzere birçok sebepten dolayı üretim maliyetlerindeki artış hız kesmiyor. Çiftçiler bu girdileri karşılamakta zorlanırken, bu artışlar fiyatlara zam olarak yansıyor.

BOLD – Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) Haziran 2020 verileri, üretim maliyetlerindeki artışın sürdüğünü ortaya koydu. Üreticiler her geçen gün artan bu maliyeti karşılamakta zorlanıyor.

TARLADAKİ MALİYET ARTIYOR

TÜİK’e göre Tarım-ÜFE, 2020 Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0.45, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 8.49, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 14.50 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 14.29 arttı. Haziranda tarladaki maliyeti en fazla artan ürün, yüzde 10.36 ile taze fasulye oldu. Bunu yüzde 10 ile barbunya, yüzde 9.28 ile kabuklu yerfıstığı, yüzde 6.62 ile yeşil mercimek, yüzde 4.60 ile sivribiber ve yüzde 3.01 ile çilek izledi. Maliyet artışından dolayı çiftçiyi zorlayan diğer ürünler arasında nohut ve antepfıstığı yer aldı.

TARIMSAL GİRDİLERİN BÜYÜK KISMI İTHAL

Üretim maliyetlerindeki artış, yüksek döviz kurlarından dolayı hız kesmiyor. Türkiye’de tarımsal girdi maliyetlerinin yaklaşık yüzde 90’ı ithal edildiği için, çiftçi bu girdileri karşılamakta zorlanıyor. Sektörlerde bir önceki aya göre değişim; tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 0.40, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 1.58 ve balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 1.74 artış gerçekleşti. Ana gruplarda bir önceki aya göre değişim, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 0.35 ve çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 2.96 artış olarak gerçekleşti.

 

63 yaşındaki tutukluya mahkeme yolunda 16 saat kelepçeli eziyet

Okumaya devam et

Ekonomi

Özelleştirme ucuz, kesintisiz elektrik getiremedi

Ucuz, kaliteli ve sürekli elektrik getireceği için yapılan elektrik dağıtımı özelleştirmeleri vatandaşa pahalılık, kalitesiz ve kesinti olarak yansıdı. Vatandaş tüketmese de şimdi daha çok kayıp, kaçak parası ödüyor.

BOLD – Hükumetin uyguladığı enerji politikaları birilerini zengin ederken, halkı yoksullaştırıyor. “Elektrik dağıtım bölgelerinde varlıkların daha verimli işletileceği, maliyetlerin azalacağı, kayıp kaçağın düşürüleceği” iddialarıyla yapılan özelleştirmeler vatandaş için tam bir hayal kırıklığı oldu.

FATURASINI ÖDEYEMEYENLERİN ELEKTRİKLERİ KESİLİYOR

Türkiye’ye ucuz, kaliteli ve sürekli elektrik değil; tam tersine pahalı, kalitesiz ve büyük kesintilere yol açan bir yapı hakim oldu. Sözcü’de yer alan haberde son günlerde çiftçilerin ve faturalarını ödeyemeyen vatandaşların elektriklerinin kesilmesiyle enerji sektörü yeniden gündeme geldi. Özelleştirme süreciyle birlikte vatandaşın hem kesintisiz hem de daha ucuz elektrik alacağı ifade edilmesine rağmen, enerji sektöründe sorunlar bitmiyor. 2011 yılında elektrik piyasası tam serbest olacak denildi ancak geçen süre içinde piyasa şartları tam oturmadığı için tüketici pahalı elektriğe mahkum kaldı.

TİCARETHANE ELEKTRİK FİYATLARI YÜZDE 130 ARTTI

Mesken ulusal tarife elektrik fiyatları Aralık 2017’den günümüze yüzde 74 oranında arttı. 2017’nin Aralık ayında dağıtım ve vergiler dahil mesken elektrik fiyatı kilovatsaat (kWh) başına 0.4075 TL iken, Temmuz 2020’de bu rakam 0.7102 TL’ye çıktı. Elektrikte en büyük yük ise iş insanlarının omuzlarına yüklendi. Ticarethane ulusal tarife elektrik fiyatları Aralık 2017’den günümüze yüzde 130 yükseldi. Aynı dönemde ticarethane elektrik fiyatları 0.415 TL’den, 0.9445 TL’ye çıktı.

SANAYİ FİYATLARI DAHA DÜŞÜK OLURDU

Enerji Uzmanı Çağaday Kırım, piyasada denge oturmadığı için yatırımcının değil, tüketicinin zararı karşılayacağını söyledi. Halen sanayicinin meskenlerden daha pahalı elektrik kullandığını ifade eden Kırım, “Denge kurulmadığı sürece elbette tüketici zarar edecektir. Yatırımcı zarar etmeyecektir. İki tarafın da dengede olması gerekiyor. Bunun için serbest piyasa dinamiklerinin oluşturulması gerekiyor. Sanayici her gün o yüzden isyan ediyor. Bir tarafın açığını sanayicinin üzerine yüklemek doğru değil. Sanayici fiyatları normalde evlerden daha düşük olurdu” dedi.

SERBEST TÜKETİCİNİN SADECE ADI VAR

Elektrik piyasasındaki serbest tüketici sistemi de verimli çalışmıyor. 2017 Kasım ayında toplam serbest tüketici sayısı 4.7 milyon seviyesindeyken, bu rakam 2019 Şubat ayında 130 bine düştü. Devam eden aylardaki yükseliş trendi ile 2020 yılının Temmuz ayında serbest tüketici sayısı 703 bin oldu. Tüketicideki güven kaybı nedeniyle burada rakamların düştüğünü söyleyen Kırım, şu anda bu güvenin yeniden oluşmaya başladığını belirtti. Kırım, “Tedarikçi değiştirme piyasası şu an için evler için olmasa da işyerleri için önemli bir tasarruf sağlıyor” dedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Deprem konutlarının inşasını da yandaşa vermişler

Elazığ’da deprem konutları yapım işi yabancıya gitmedi! Cumhurbaşkanlığı Sarayı gibi çok sayıda projeyi inşa eden Rönesans Holding’e Elazığ’da 258 milyon TL’lik, Kolin İnşaat’a da 169 milyon TL’lik konut projesinin ihalesi verildi.

BOLD – Toplu Konut İdaresi Başkanlığı’nın (TOKİ), Elazığ depreminin ardından inşa ettirdiği konut projeleri Saray’a yakın şirketlere verdiği ortaya çıktı. Cumhurbaşkanlığı Sarayı gibi çok sayıda projeyi inşa eden Rönesans Holding’e Elazığ’da 258 milyon TL’lik, Kolin İnşaat’a da 169 milyon TL’lik konut projesinin ihalesi verildi.

RÖNESANS BİN 72 KONUT İHALESİ ALDI

Kamu İhale Kurumu’ndan edinilen bilgiye göre, TOKİ 24 Nisan’da “Elazığ İli Merkez İlçesi Yemişlik Mahallesi, birinci etap bin 72 adet konut, 30 adet dükkân ve bir adet cami inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işlerinin” yapılması için ihale düzenledi. BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, toplam yedi şirketin katıldığı ama sadece üç şirketin geçerli teklif verdiği ihaleyi, 258 milyon 480 bin TL teklif veren Rönesans Holding’e bağlı Rec Uluslararası İnşaat Yatırım Şirketi’nin kazandığı açıklandı. Ayrıca projenin 240 günde tamamlanması da istendi.

KOLİN DE 689 KONUT İNŞA EDECEK

TOKİ’nin 7 Mayıs tarihinde düzenlediği ‘Elazığ İli Merkez İlçesi Zafran Mahallesi 689 adet konut, 35 adet dükkân ve bir adet cami inşaatı ile altyapı ve çevre düzenlemesi işlerinin’ ihalesi de yine kamuoyunun yakından tanıdığı bir isme gitti. İhaleyi, 169 milyon 923 bin TL teklif veren Kolin İnşaat’ın kazandığı açıklandı. TOKİ ile Kolin İnşaat arasında projenin 200 günde tamamlanması için sözleşme imzalandı.

63 yaşındaki tutukluya mahkeme yolunda 16 saat kelepçeli eziyet

Okumaya devam et

Popular