Bizimle iletişime geçiniz

Medya

ATV için yapılan 90 bin şikayeti RTÜK görmezden geldi

Muhalif kanallara ceza yağdıran Radyo Televizyon Üst Kurulunun, ATV için 6 ayda gelen 90 bin şikayete rağmen tek bir rapor bile hazırlamadığı ortaya çıktı.

BOLD – Muhalif kanallara yönelik baskıcı olmakla suçlanan ve son olarak Ülke TV’deki Sevda Noyan’ın konuşmaları sonrası çokça tartışılan, Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) yeni bir skandalla gündemde.

RAPOR BİLE TUTULMADI

CHP’li RTÜK üyesi İlhan Taşcı’nın hazırladığı rapora göre, kurul kanallar arasında ayrımcılık yapıyor. Rapora göre, son 6 ay içerisinde, Tele 1, FOX TV ve Halk TV gibi muhalif kanallara para ve yayın durdurma cezası yağdıran RTÜK, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyinin yönetimindeki, Turkuaz Medya bünyesinde faaliyet gösteren ATV kanalına, vatandaşlardan gelen 90 bin şikayete rağmen tek bir rapor bile hazırlamadı.

BAŞKAN ŞAHİN KANALIN HAMİSİ GİBİ

Raporu hazırlayan Taşcı, “RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in iktidar yanlısı ATV kanalının hamisi, koruyucusu gibi davrandığının belgesi. Resmen Şahin tarafından ATV’ye dokunulmazlık zırhı giydirilmiş durumda” ifadelerini kullandı.

SAĞLIKÇILARI HEDEF GÖSTEREN MÜGE ANLI İLK SIRADA

Ocak 2020-Haziran 2020 tarihleri arasında RTÜK’e en çok şikâyet edilen kanal ATV oldu. Bu kanal izleyiciler tarafından 89 bin 987 kez RTÜK’e şikâyet edildi. ATV’ye yönelik şikâyetlerin ilk sırasında Müge Anlı ile Tatlı Sert isimli program yer aldı.

Müge Anlı’nın koronavirüsle mücadele sırasında, canlı yayında sağlık personellerini hedef gösterici açıklamalarına bile inceleme yapılmadığı söyleyen Taşçı, “İzleyicilerin, yurttaşların 90 bin şikâyeti ortada dururken, tek bir rapor düzenlenmemesi, bu şikâyetlerin görmezden gelinmesi görevi kötüye kullanmaktır. RTÜK’ün yasal görevleri arasında bu şikâyetleri değerlendirmek de vardır. Ama Ebubekir Şahin, kendi siyasi bakışıyla Anayasal bir kurul olan RTÜK’ün görevini yerine getirmesini engelliyor” dedi.

Fırtına sonrası Küçükçekmece Gölü’nde korkutan görüntü

Medya

Türkiye’deki tutuklu gazeteciler ABD’de konferansta konuşulacak

ABD’de California Üniversitesinin ev sahipliğinde yapılacak konferansta Türkiye’deki tutuklu gazetecilerin durumu konuşulacak. 5 farklı ülkeden 5 gazeteci, Türkiye’de medyanın yaşadığı çöküşü anlatacak. 

BOLD –  California Üniversitesinin ev sahipliğinde 5 farklı ülkeden 5 gazetecinin katılacağı konferansta Türkiye’deki tutuklu gazetecilerin durumu gündeme gelecek.

15 Mayıs Cumartesi günü Türkiye saatiyle 19.00’da yapılacak konferansın başlığı “Türkiye: Gazeteciler için en büyük hapishane” olacak. Toplantıda sürgündeki gazeteciler Ergun Babahan, Abdullah Bozkurt ile ABD’den Bill Tammeus, Güney Afrika’dan Amina Frense ile Yunanistan’dan Thomas Sideris konuşmacı olarak yer alacak.

Türkiye Gazeteciler Sendikasının verilerine göre Türkiye’de halen 43 gazeteci görüşlerinden dolayı cezaevlerinde tutuklu bulunuyor. Onlarca gazeteci ise haberlerinden ya da sosyal medyadaki açıkladığı görüşlerinden dolayı yargılanıyor.

ABD’de aşılananlara maske zorunluluğu kaldırılıyor

Okumaya devam et

Medya

Bir Zamanlar Kıbrıs’ta Rumları öven TRT’ye tepki: Geri zekalı mısınız?

Yaptığı tarihi dizilerdeki çarpıtmaları nedeniyle çok sayıda eleştiri alan TRT’ye bir tepki de Rauf Denktaş’ın eski danışmanlarından Sabahattin İsmail’den geldi. İsmail, eli kanlı, Rum katillerin TRT’de yayınlanan “Bir Zamanlar Kıbrıs” isimli dizide kahraman gibi gösterildiğini öne sürdü.

BOLD – Rauf Denktaş’ın eski danışmanı Sabahattin İsmail, TRT’ye “Bir Zamanlar Kıbrıs” dizisi nedeniyle tepki gösterdi. İsmail, dizinin çarpıtmalarla dolu olduğunu öne sürdü.

FRAGMANA TEPKİ GÖSTERDİ

TRT’de yayınlanmaya başlayan “Bir Zamanlar Kıbrıs” dizisi, eleştirilere neden oldu. KKTC direnişinde yaşanan bazı çatışmaların, dizide çarptırıldığı yönündeki iddialar diziyi tartışma konusu haline getirdi. KKTC’nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın eski danışmanı Sabahattin İsmail, dizinin yeni bölüm fragmanına tepki göstererek Twitter’dan paylaşımda bulundu.

“GERİ ZEKALI MISINIZ?”

İsmail, fragmanda Denktaş’ın başına Nikos Sampson tarafından silah tutulduğu gösterilen sahneye ilişkin şunları söyledi: “Geri zekalı mısınız? Samson kim ki Denktaş’ın kafasına silah dayayacak Utanmadan bir de ‘Gerçek bir varoluş hikayesi’ diyorsunuz! Devlet galası bu saçmalıklar için miydi? Bu dizi varoluş mücadelemizi değil, insanları arkadan vuran sivilleri katleden eli kanlı katil Sampson’u aklama ve kahraman yapmak için mi yapıldı? Korkak katil bir yığın yalanla davası için korkmadan mücadele eden Liderimiz Denktaş’ı silahla kaçıran bir kahraman olarak gösteriliyor.”

Kurumlar sefaleti üç maymunu oynayarak gizlemeye çalışıyor

Okumaya devam et

Medya

BirGün bunu da mı görecektik?

Muhalif ve insan haklarına duyarlı olduğu iddiasıyla yayın yapan BirGün gazetesinin, Furkan Vakfı üyelerine camide biber gazlı saldırı haberinde kullandığı ‘gerici’ ifadesi şaşkınlık yarattı.

BOLD – Gaziantep’te itikaf ibadeti geleneğini sürdürmek isteyen Furkan Vakfı üyeleri, dün polis engeliyle karşılaştı. Pandemi bahanesiyle camiyi basan polis, postallarıyla camiye girmeye çalışırken, onlara vakıf üyeleri engel oldu. Botlarını çıkararak tekrar camiye dalan polis, oruçlu cemaatin yüzüne biber gazı sıktı. Müdahale sonrası 50 vakıf üyesi gözaltına alındı. Polisin camide ibadet etmek isteyenlere yönelik sert müdahalesi büyük tepki topladı.

Basında da geniş yer bulan olay BirGün gazetesinde, en az polis baskını kadar tepki çeken bir başlıkla servis edildi. Gazete haberi sosyal medya hesabından: “Camide itikaf yapmak isteyen gerici Furkan Vakfı üyelerine polisten biber gazlı müdahale” olarak duyurdu.

AKP’Yİ BESLEYEN DİL

İnsan hakları konusunda duyarlı olduğu iddiası taşıyan gazeteye HDP’li Hüda Kaya’dan çok sert tepki geldi. Kaya paylaşımında: “Bu nasıl bir muhalefet dilidir? Bu rezil AKP zihniyetini bu dil besliyor. Böyle iktidara bu dil ile mi muhalefet edilir? Gericilik sadece dincilikte yoktur. Her ideolojinin, her yapının bağnazlığı bir gericiliktir” ifadelerini kullandı.

ELİMİZDE BİR ŞEY KALMAZ

CHP İstanbul Milletvekili Cihangir İslam da vakıf üyelerine geçmiş olsun dileklerinin ardından BirGün’ün başlığını eleştiren bir paylaşımda bulundu. İslam, “Bir arada yaşamanın, sivil toplumu güçlendirmenin, toplum sözleşmesinin önündeki en büyük engel ideolojik dilin ve kavramların ‘öteki’ye dayatılması. Bu dil gazeteciliği teslim aldığında elimizde ‘Pravda ve Al Ahram’lardan gayrı bir şey kalmaz” dedi.

SAKINCALI DİL

BirGün’ün dilini gazetecilik açısından sakıncalı bulan gazeteci Cünety Akman da, “Birgün’ün “gerici” sıfatını kullandığı o sosyal medya paylaşımı siyaseti boşverelim gazetecilik açısından da hatalı. Başkalarının olası hatası bu hatayı ortadan kaldırmıyor” dedi.

Denize girecek kadar Almancam var

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0