Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

BM’den küresel turizm uyarısı: Kayıp 3.3 trilyon dolar olacak

Birleşmiş Milletler, küresel turizmin bu yıl salgın nedeniyle 1,2 trilyon dolar kayıp yaşayabileceğini öngörerek, salgının gelecek yıl mart ayına kadar sürmesi halinde bu kaybın 3.3 trilyon dolara kadar çıkabileceği uyarısında bulundu.

BOLD – Birleşmiş Milletler (BM) Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD), yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) son 4 ayda sebep olduğu ekonomik gerilemenin etkisiyle dünya turizm sektörünün bu yıl 1,2 trilyon dolar kayıp yaşayabileceğini duyurdu.

TURİZMDEKİ KAYIP 1.2 TRİLYON DOLAR

UNCTAD’ın yeni yayımladığı bir raporda, Kovid-19’un dünya genelinde turizme etkisine ilişkin tahminler paylaşıldı. Raporda, salgının mart ayından bu yana sebep olduğu ekonomik gerilemenin etkisiyle dünya turizm sektörünün 2020’de 1,2 trilyon dolar kayıp yaşayabileceği, bunun da küresel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) yüzde 1,5’ine denk geldiği belirtildi.

SALGIN BİR YIL SÜRERSE KAYIP 3’E KATLANIR

Raporda, uluslararası turizmdeki söz konusu durgunluğun 8 ay daha sürmesi halinde sektördeki küresel kaybın, 2,2 trilyon dolara yükselebileceği uyarısı yapıldı. UNCTAD, uluslararası turizmde 12 aylık bir aranın (2021 Mart ayına kadar) ise en kötümser senaryoda 3,3 trilyon dolar (Küresel GSYİH’nın yüzde 4,2’si) kayıp anlamına gelebileceği tahmininde bulundu.

YOLCU TALEBİ YÜZDE 91.3 DÜŞTÜ

Öte yandan, Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) ise yaptığı açıklamada, küresel taşımacılıkta yolcu talebinin mayıs ayında bir önceki yıla göre yüzde 91,3 düştüğünü bildirdi. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’ne (UNWTO) göre son 20 yılda büyüklüğünü 3 kat artıran ve birçok ülke ekonomisinin bel kemiği durumundaki turizm, dünya çapında milyonlarca insanın geçim kaynağı konumunda bulunuyor.

Bahçeli, Twitter’a veda edince MHP’liler de hesaplarını askıya aldı

Dünya

Hastanelerde yeterli yatak ve ekipman yok: Aşı ve ilaçlar kullanılamaz halde!

Lübnan Sağlık Bakanı Hamad Hassan, hastanelerde kritik durumda olan hastaların tedavisi için yeterli yatak ve ekipman olmadığını açıkladı. Bu arada Türk Dışişleri Bakanlığı, AFAD ve Kızılay ekiplerinin acil insani yardım malzemeleriyle Lübnan’a gönderileceğini duyurdu.

BOLD – Lübnan Sağlık Bakanı Hamad Hassan, Beyrut’taki patlamada çok sayıda çocuğun kurtarıldığını ancak ölü sayısının artmasından endişe ettiklerini söyledi. Lübnanlı doktorlar, Beyrut’taki 4 büyük hastanenin patlamadan çok büyük hasar almaları nedeniyle hasta kabul edemediklerini açıkladı. Ölenler ve yaralananlar arasında sağlık çalışanlarının da olduğu belirtiliyor. Şehrin büyük hastanelerinin aldığı darbenin yanı sıra limanın yakınlarındaki Sağlık Bakanlığına bağlı tıbbi depoda bulunan yüz binlerce aşı ve ilacın da kullanılamaz hale geldiği tahmin ediliyor.

TÜRKİYE YARDIM GÖNDERİYOR

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Beyrut’taki patlamayla ilgili yaptığı açıklamada bölgeye AFAD ve Kızılay ekiplerinin acil insani yardım malzemeleriyle gönderileceğini açıkladı. Patlama sonrası Lübnan halkının acil ihtiyaçlarının giderilmesine katkı sağlamak üzere gerekli çalışmaların başlatıldığını belirten Hami Aksoy, “Sağlık Bakanlığı, AFAD ve Kızılay aracılığıyla bölgeye arama kurtarma ekibi ve acil sağlık personeli sevk edilmekte, Sahra Hastanesi kurulumu planlanmakta, ayrıca ilaç ve tıbbi malzeme dahil, acil insani yardım malzemesi gönderilmektedir” ifadelerini kullandı.

Bütün ayrıntılarıyla Beyrut’taki patlama: Ne sebep oldu? İhmal iddiaları, saldırı ihtimali…

Okumaya devam et

Dünya

Almanya’da Kassel Valisi cinayetinde ana sanık suçu kabul etti

Geçen sene işlenen Kassel valisi cinayetinde ana sanık mahkemeye itirafını sundu. Avukatı Mustafa Kaplan’ın okuduğu itirafında ana sanık Stephan E, cinayeti işlediğini kabul etti.

BOLD – 2 Haziran 2019’da Kassel kentindeki evinin terasında öldürülen Vali Walter Lübcke cinayetinde ana sanık yine fikir değiştirdi. Daha önce itirafta bulunan, sonra bu itirafını geri çeken ana sanık Stephan E., avukatı tarafından mahkemeye sunulan ve okunan itirafında cinayeti işlediğini kabul etti.

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in partisi olan Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) üyesi olan Walter Lübcke, izlediği mülteci dostu politika yüzünden aşırı sağcı çevreler tarafından hedef gösterilmiş, geçen sene de evinin terasında aşırı sağcı Stephan E. tarafından öldürülmüştü.

Ana sanık Stephan E., geçen yıl yakalandığında, cinayeti bir arkadaşıyla birlikte işlediğini itiraf etmiş, akabinde bu itirafını geri çekmişti. Bugün avukatı Mustafa Kaplan tarafından okunan itirafında ise sanık, emri arkadaşı Markus H.’nin verdiğini, hedefin Vali Lübcke’ye korkutmak ve onu zapt altına almak olduğunu söyledi.

Lübcke’nin iki sanığı terasında görünce ayağa kalkmaya yeltendiği, zorla oturttuklarını, “Kımıldama” diye tehdit ettiklerini, valinin direniş gösterip “Defolun” demesi ve tekrar ayağa kalkmaya çalışması üzerine silahını ateşlediğini bildirdi.

PİŞMAN OLDUĞUNU SÖYLEDİ

Ana sanık Stephan E.’nin pişmanlık duyduğunu söylediği itirafında “Yaptığımız yanlıştı, hiç kimse başka bir fikri savunduğu için ölmemeli” sözleri yer aldı ve yanlış fikirlere kapıldığını ve cinayetin sorumluluğunu üstlendiğini vurguladı.

Radikalleşmesinden diğer sanık Markus H’yi sorumlu tutan Stephan E, “Bana istediğini yaptırmasına izin verdim. Yaptığımız korkak ve korkunç bir eylemdi” dedi ve ikinci sanık Markus H’yi baba ve arkadaş gibi gördüğünü de belirtti. Markus H’nin ayrıca silah taşıyan biri olarak tehlikeli ajitasyonlarda bulunduğunu söyledi.

E., aşırı sağcı ideoloji ve hareketlerden çıkış programlarından birinde yer almak istediğini de hakimlere iletti.

Öldürülen Kassel Valisi Walter Lübcke

Kassel Valisi Walter Lübcke suikastı Almanya’yı derinden sarsmış, aşırı sağcılar ilk kez devleti temsil eden bir yetkiliyi hedef alarak evinin terasında infaz etmişti.

Af Örgütü: Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek yerine tam olarak uygulamalı

Okumaya devam et

Dünya

AKP’li yetkili: İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme taraftarları az da olsa çoğunlukta

AKP’nin İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili kararını önümüzdeki hafta vereceği bildirildi. İngiliz Reuters haber ajansına konuşan AKP’li bir yetkili, “Çekilmenin doğru olacağını savunanlar az bir farkla da olsa çoğunlukta” dedi.

BOLD – Reuters haber ajansına konuşan AKP’li yetkililer, partinin kadına yönelik şiddet ve ayrımcılıkla mücadeleyi hedefleyen İstanbul Sözleşmesi konusundaki nihai kararını önümüzdeki hafta vereceğini açıkladı.

İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan AKP’li üst düzey bir yetkili, Türkiye’nin anlaşmadan çekilmesi yönündeki hukuki girişimlerde bulunulup bulunulmayacağına gelecek hafta karar verileceğini söyledi.

“Çekilmenin doğru olacağını savunanlar az bir farkla da olsa çoğunlukta” diyen AKP’li yetkili, buna karşın Türkiye’de kadına yönelik şiddet vakalarının arttığı bir dönemde bu anlaşmadan çekilmenin yanlış sinyaller vereceğini belirtti.

Farklı görüşte olan AKP’li bir yetkiliyse, Reuters’a yaptığı açıklamada, kadına yönelik şiddeti azaltmanın yolunun anlaşmadan çekilmek olduğunu savundu. Söz konusu yetkili de bu konudaki kararın haftaya verileceğini sözlerine ekledi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

“Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açıldı. 2014 yılı Ağustos ayında yürürlüğe girdi.

İstanbul’da imzaya açılması için büyük çaba gösteren Türkiye, belgeyi ilk imzalayan ve ilk onaylayan devlet oldu.

Avrupa Konseyi 45 ülkeden 34’ü sözleşmeyi imzaladı ve onayladı. Hiçbir ülke sözleşmeden çekilmedi. Ancak Polonya sözleşmeden çekilmeyi planladığını açıkladı.

Ancak son dönemde İstanbul Sözleşmesi hükumete yakın medya ve AKP çevrelerinde tartışmaya açıldı. Sözleşme, “Türk aile yapısını bozduğu”, “eşcinselliğe yasal zemin hazırladığı” gerekçesiyle eleştiriliyor.

Af Örgütü: Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek yerine tam olarak uygulamalı

Okumaya devam et

Popular