Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Türk-İş’ten kıdem düzenlemesine özel ek: Kıdemi kuşa çevirecekler

Kıdem tazminatının fon ya da emeklilik sisteminin bir parçası haline getirilmek istenmesine karşı harekete geçen Türk İş, konu ile ilgili özel ek çıkararak sendikalara gönderdi. Ekte kıdemin işçilerin kırmızı çizgisi olduğunun altı çizildi.

BOLD – Türk-İş, hükumetin fona dönüştürmek istediği kıdem tazminatı hakkında “Kıdemime Dokunma” başlıklı özel ek çıkararak işyerlerine ve sendikalara gönderdi. İşçinin yıllarca çalışarak sabırla biriktirdiği kıdem tazminatının kuşa çevrileceği belirtilen yazıda, kıdemin “kırmızı çizgi” olduğu, aşılması halinde “genel grev” yapılacağı vurgulandı.

50 YILDIR KIDEM HEP GÜNDEM OLDU

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre Türk-İş’in genel kurullarda kıdem tazminatı konusunda alınan genel grev kararının anımsatıldığı ekte, “kıdem tazminatı kırmızı çizgimizdir” başlıklı yazı yer aldı. Yazıda şu değerlendirmelere yer verildi:

İşçilerin, 1936 yılından bu yana en önemli güvencesi olan kıdem tazminatına yönelik yapılmak istenilen müdahaleler yeni değil. Yaklaşık 50 yıldır kıdem tazminatına el koymayı, fona devretmeyi hedefleyen girişimler hep gündemde oldu.

DAYANIKSIZ TEMİNATLARLA FONA DEVREDİLMEK İSTENİYOR

Şimdi yine süslü cümlelerle, dayanaksız, içi boş teminatlarla, kıdem tazminatımızı yok edip, fona devretmeyi planlıyorlar. Geçmişte olduğu gibi bu sefer de yasal düzenlemelerle ilgili hazırlık çalışmalarına, işçi sendikaları hiçbir şekilde dahil edilmedi. 2022 yılında uygulanmaya başlanacağı belirtilen düzenleme metni, sendikalara resmi olarak verilmedi.

KIDEM TAZMİNATI YOK EDİLMEK İSTENİYOR

Dünyayı ve ülkemizi etkileyen, binlerce insanın hayatını kaybetmesine yol açan salgında bile evinde kal(a)mayan, işine, işyerine, tezgâhına sahip çıkan işçilerin 84 yıllık hakkı kıdem tazminatına bir kere daha göz dikildi. Salgının zaten ekonomik olarak vurduğu işçiler, bu kez kıdem tazminatı üzerinden bir darbe daha alacak. Alın teriyle geçinenlerin her geçen yıl tükenen yaşamının birikimi olan, emeklilik sonrası bütün planlarını bağladığı, sabırla beklediği en önemli güvencesi kıdem tazminatı yok edilmek isteniyor.

GÜVENCESİZ ÇALIŞMA ZULÜMDÜR

25 yaşından küçük, 50 yaşından büyük olan işçilere, esnek çalışma adı altında, sosyal güvencesiz, kıdem tazminatsız çalışma sistemi dayatılıyor. Ama yağma yok! Kapalı kapılar ardında hazırlanarak işçilere, “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi” (TES) adıyla şık bir ambalajla sunulan bu düzenlemeyle, halen 30 gün üzerinden hesaplanan kıdem tazminatı 19 güne düşürülmek isteniyor. Kıdem tazminatının, bu düzenlemeyle fona devredilmesinin, iş güvencesini ortadan kaldıracağı, işten çıkarmaları kolaylaştıracağı göz ardı edilmemelidir. Güvencesiz çalışma zulümdür, kabul edilemez.

İŞÇİNİN EMEĞİ YOK EDİLMEK İSTENİYOR

Gündeme getirilen düzenlemeyle mevcut uygulamada, işçinin son giydirilmiş brüt ücreti üzerinden net olarak ödenen kıdem tazminatının hesaplama yöntemi de değiştiriliyor ve işçinin çalıştığı süre boyunca aldığı ücretlerin ortalaması üzerinden kıdem tazminatı hesaplaması öngörülerek emekçilere bir darbe de oradan vuruluyor. İşçinin emeğinin yok olmasına izin vermeyeceğiz.

DÜZENLEME BİLİNMEZLİKLERLE DOLU

Bu cilalı paketle geleceği belirsiz bir fona devredilmek istenen, işçinin yıllarca çalışarak sabırla biriktirdiği kıdem tazminatı kuşa çevriliyor. Taslağa göre, işçi 60 yaşına geldiğinde, fonda biriken paranın sadece yüzde 25’ini alabilecek. 60 yaş ile 75 yaş arasında ise fonda biriken paranın yüzde 75’i SGK’den alacağı yaşlılık aylığına ilave için kullanılacak. Daha sonrası ise bilinmezliklerle dolu.

ÇİZGİ AŞILIRSA CEVABIMIZ GENEL GREVDİR

Bir daha uyarıyoruz; hangi adla olursa olsun, Türkiye işçi sınıfının en önemli güvencesi kıdem tazminatının gasp edilmesine, işçileri güvencesiz kılacak esnek istihdam modellerine, işsizliği artıracak, ücretleri geriletecek dayatmalara sessiz kalmayacağız. İşçiyi küçümsemeyin. İşçiyi yok saymayın. İşçinin sesine kulak verin. Kıdemimiz kırmızı çizgimizdir; aşılırsa cevabımız genel grevdir.

Türkiye’deki zorla kaybedilmelere ilişkin BM’den mektup

Ekonomi

Kayyum korkusu: Türkiye’ye doğrudan yabancı yatırım ilk defa sıfırın altına indi

Türkiye ekonomisinde yaşanan kriz doğrudan yabancı yatırımlarını da vurdu. Cumhuriyet tarihinde ilk defa Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırım sıfırın altına indi.

BOLD – AKP’nin ilk yıllarında hayata geçirilen Avrupa Birliği reformlarıyla doğrudan yabancı yatırımcı çeken Türkiye, artık eksiye geçti. Türkiye, insan hakları ve özgürlükler alanında atılan adımlarla 2007 yılında 25 milyar dolara yakın doğrudan yabancı sermaye yatırımı çekmişti.

ÇÖKÜLEN ŞİRKETLER YABANCI YATIRIMCIYI KORKUTTU

Eski günlerini mumla arayan Türkiye, doğrudan yabancı yatırım tutarı gayrimenkul alımları hariç tutulduğunda 2021 yılında ilk defa sıfırın altına indi. Yabancı yatırımcının Türkiye tercihinden vazgeçmesinde AKP’nin 2013 yılından sonra şirketlere kayyım ataması, yargının bağımlı hale gelmesi, mafyanın otel ve marinalara çökmesinin etkili olduğu belirtiliyor.

Acı gerçeği Merkez Bankası’nın (TCMB) eski başekonomisti Hakan Kara, sosyal medya hesabından paylaştı: “Doğrudan yabancı yatırımların (gayrimenkul hariç) son dönemde negatife düştüğünü ve bunun tarihte ilk defa olduğunu biliyor muydunuz?” sorusunu yönelterek çöküşe dikkati çekti.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Ziraat Bankası yönetimine 3,1 milyon lira fazladan ödeme yapılmış

Demirören Holding’e verdiği 750 milyon dolarlık kredi ile gündeme gelen Ziraat Bankası’nda skandallar bitmiyor. Bankanın yönetim ve denetim kurulu üyeleri için yıllık fazladan 3 milyon 105 bin TL harcandığı, ödemelere ilişkin belgelerin de Sayıştay’a verilmediği ortaya çıktı.

BOLD – Çiftçiye verdiği kredileri kısan Ziraat Bankası yönetiminin kendisine fazladan ödeme yaptığı ortaya çıktı. Maaşlarına ek olarak 19 bin 750 lira huzur hakkı alan yönetim kurulu üyelerine, yılda 4 ikramiye ve ödemelerini Ziraat’in yaptığı kredi kartı verildi. Yönetim ve denetim kurulu üyelerine bir yılda ödenen ücret 5 milyon 451 bin TL’yi buldu.

KİT KOMİSYONUNDA GÜNDEME GELDİ

CHP İzmir Milletvekili ve KİT Komisyonu üyesi Atila Sertel, Ziraat Bankası’nın 9 kişiden oluşan yönetim kurulu ve 2 kişiden oluşan denetim kuruluna 2019 yılında 5 milyon 451 bin 396 TL ödendiğini söyledi. Sertel, “Yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri kendilerine yılda dört maaş tutarında ikramiye bağlayarak, banka tarafından tahsis edilen kredi kartlarını kullanarak almaları gereken paranın iki katından fazlasını alıyor ama Sayıştay’a hesap vermekten imtina ediyor. KİT Komisyonu’nda biz bu paraların hesabını sorduk, cevabını bekliyoruz” dedi.

SAYIŞTAY DA MERAK EDİYOR

TBMM KİT Komisyonu’nda Ziraat Bankası’nın bilanço ve hesapları görüşüldü. Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, sorulara yazılı olarak cevap vereceğini belirtti.

750 MİLYON DOLARLIK DEMİRÖREN KREDİSİ CEVAPSIZ KALDI

KİT komisyonu Ziraat Bankası’nın, Aydın Doğan’ın medya grubunu Demirören Grubu’na satışıyla ilgili verdiği 750 milyon dolarlık kredi tartışmalarına sahne oldu. Ziraat Bankası Genel Müdürü Çakar, “Bankamız bu firmaya da bütün müşterilerinde olduğu gibi bankacılık usul ve esaslarının gerektirdiği çerçevede muamele etmektedir. Bu kredinin tabii olduğu bankacılık kuralı ne ise bu kredi için de aynısı uygulanmaktadır” dedi.

Ciner’den Veyis Ateş’e tazminat kıyağı

Okumaya devam et

Ekonomi

Ciner’den Veyis Ateş’e tazminat kıyağı

Daha önce şirketinden çıkardığı işçilerin haklarını vermemesiyle gündeme gelen Saray’a yakın Ciner Holding’in, iş insanı Sezgin Baran Korkmaz’dan 10 milyon euro istediği için Habertürk TV’deki görevinden istifa etmek zorunda kalan Veyis Ateş’e tazminat ödeyeceği ortaya çıktı.

BOLD -Firari iş insanı Sezgin Baran Korkmaz’dan 10 milyon euro istediği iddia edilen Veyis Ateş, Habertürk TV’deki görevinden istifa etti. İstifa ettiği için tazminat alamaması gereken Ateş’e Ciner Grubu’nun tazminat ödeyeceği öğrenildi.

“TAZMİNATIMLA GEÇİNECEĞİZ”

Halk TV’de çıktığı yayında İsmail Saymaz’ın “Gazeteciliğe devam edecek misin?” sorusuna Ateş, “Mesleğim bu benim. Üstümden tren, kamyon geçti. Tekrar böyle bir şey düşünür müyüm? Çok emin değilim. Çocuklarıma kendime vakit ayıracağım. Bakacağız, göreceğiz. Yıllardır severek yaptım. Alnımın akıyla yaptım. Başka bir gelirim yok. Tazminatımla oturup geçineceğiz. Başka bir gelirim var mı araştırılsın. İstifaya göre tazminatım için şirketim gereğini yapacaktır” dedi.

GAZETECİLER ARASINDA AYRIMCILIK YAPTI

İstifa eden Veyis Ateş’e tazminatını verecek olan Ciner Grubu, Habertürk gazetesinden toplu halde çıkardığı gazetecileri tazminatlarını uzun süre ödemeyerek mağdur etmişti. İşten çıkarılan Habertürk çalışanları, uzun uğraşların ardından tazminatların belli kısımlarını alabildi.

GÖÇÜK ALTINDA KALANLARIN YAKINLARINA TAZMİNAT MAHKEME KARARI İLE VERİLDİ

Ciner Grubu’na ait Kahramanmaraş Elbistan’da kömür madeninde toprak altında kalan makineleri çıkarmak için sahaya inen ve göçükle hayatını kaybeden işçiler için tazminat kararını şirket yerine mahkeme verdi. Mahkeme cenazesi 50 milyon metreküp toprağın altında kalan işçi Muhsin Koşan’ın ailesine 200 bin TL manevi tazminatın faiziyle ödenmesine karar verdi. Elbistan’da Şubat 2011’de meydan gelen ve 11 işçinin yaşamını yitirdiği olayda 9 işçinin cenazesi halen göçük altında bulunuyor.

PANDEMİDE İKİ YÜZBİN İŞÇİ KOD 29’DAN ATILDI

“Ahlaksızlığı” ortaya çıkan Veyis Ateş’e tazminatı ödenirken, pandemi döneminde iş insanları işçi çıkarmanın yasak olmasına karşın Kod 29’dan iki yüz bine yakın işçiyi kapının önüne koydu. İş Kanunu “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” başlıklı 25/2 maddesi, yasakta istisna kapsamında tutuluyor. Bu maddede belirtilen fiiller dahilinde işçinin, işten ayrılış kodlarına göre 29 kodu ile çıkışı yapılıyor. 25/2 maddesinde belirtilen sürekli ihmali, mazeretsiz işe gelmemenin yanı sıra ahlaka aykırı fiiller arasında işyerinde çalışan bir işçiye cinsel tacizde bulunmak, işyerine sarhoş ya da uyuşturucu madde alarak gelmek, hırsızlık yapmak gibi yüz kızartıcı suçlar bulunuyor.

İstanbul savcısı Sedat Peker’in itiraflarına değil askeri öğrencilere operasyon yaptı: 52 gözaltı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0