Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

HRW: Polis ve bekçilerin işkence ve kötü muamele vakaları artıyor ihlaller cezasız kalıyor

İnsan Hakları İzleme Örgütü, polis ve bekçilerin uyguladığı işkence ve kötü muamele vakalarının arttığını, bu durumun da iddiaların soruşturulmadığını ya da suçların cezasız bırakıldığını ortaya koyduğunu belirtti.

BOLD – İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (Human Rights Watch – HRW) hazırladığı bir rapor Türkiye’de artış gösteren gözaltında işkence ve kötü muamele vakalarının endişe verici boyuta ulaştığına dikkat çekiyor.

“Türkiye: Polis ve Bekçi İşkence ve Kötü Muamele Yapıyor” başlığıyla bugün kamuoyu ile paylaşılan araştırma, polis ve bekçilerin şiddetine maruz kalan kişilerin yaşadıklarını mercek altına alıyor. Raporda, yaşanan hak ihlallerine dair mağdur beyanları, raporlar ve fotoğraflar yer alıyor.

HRW, polis ve gece bekçilerinin son iki ayda Diyarbakır ve İstanbul’da gerçekleşen 6 farklı olayda en az 14 kişiye yönelik ciddi hak ihlallerinde bulunduklarına dair güvenilir kanıtlar olduğunu açıkladı.

15 TEMMUZ SONRASI BELİRGİN BİR ŞEKİLDE ARTTI

Rapora göre, Türkiye’de gözaltında işkence ve kötü muamele 15 Temmuz darbe girişiminden sonra dört sene içinde belirgin bir şekilde artış gösterdi.

Raporda, “Son beş yılda, özellikle 2016 yılındaki Türkiye’deki başarısız darbe girişiminden bu yana, gözaltında polis tarafından yapılan işkence ve kötü muamele belirgin bir şekilde artmıştır. Üst düzey yetkililerin vakaları kınamaması ve iddiaları soruşturmak yerine örtbas etmeye hazır olmaları, güvenlik güçleri için yaygın bir cezasızlığa sebebiyet vermiştir. İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından son yıllarda belgelenen diğer kötü muamele ve işkence vakalarında mağdurlar adalete ulaşamamıştır. Türkiye, işkenceye tahammül etme, işkence iddialarını yüzeysel şekilde reddetme ve gözaltındaki şüphelilerin yaralanma ve ölümlerinin ne şekilde gerçekleştiğine dair ikna edici olmayan açıklamalar yapma konusunda uzun ve kötü bir geçmişe sahiptir” ifadeleri kullanıldı.

“CEZASIZLIK KÖTÜ MUAMELEYE TEŞVİK EDİYOR”

İnsan Hakları İzleme Örgütü Program Direktörü Yardımcısı Tom Porteous’a göre, güvenlik görevlilerinin uyguladığı ihlallere karşı işlenen suçların cezasız bırakılması, suçu işleyenlere yasaların üstünde olduklarına dair bir mesaj veriyor ve onları gözetimlerindeki kişilere kötü muamele etmeye teşvik ediyor.

“KAFAMI TOP GİBİ DUVARDAN SEKTİRDİLER”

Rapora göre, işkence ve kötü muamele mağdurları arasında 18 yaşından küçükler yani çocuklar da var. İstanbul’da bir polisin ölümü ve bir başka polisin yaralanması ile sonuçlanan olaya ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında 18 Temmuz’da İstanbul’da 2’si çocuk 3 kişi gözaltına alındı.

Gözaltına alınan çocuklardan biri avukatına, karakolda polis memurlarının kendisine kablo ile vurduğunu, yumruk ve tekme attığını, “kafasını top gibi duvardan sektirdiğini” anlattı. Avukatlar çocuğun kaşının yarıldığını, kafasında morluklar ve sırtında uzun kırmızı çizgiler olduğunu gördü. Emniyet tarafından yapılan açıklamada, kendine zarar veren çocuğu engellemek üzere orantılı güç kullanıldığı belirtildi.

“MAĞDURLAR ADALETE ULAŞAMIYOR”

Raporda ayrıca, “Üst düzey yetkililerin, vakaları kınamaması ve iddiaları soruşturmak yerine örtbas etmeye hazır olmaları, güvenlik güçleri için yaygın bir cezasızlığa sebebiyet vermiş, mağdurlar adalete ulaşamamıştır” tespiti yer alıyor.

Muhalefetin işkence ve kötü muamele iddialarıyla ilgili verdiği soru önergelerinin çoğunun cevapsız bırakıldığı belirtilerek, “İçişleri Bakanlığı, Şanlıurfa’da 55 erkek ve kadına işkence edilmesi iddialarına ilişkin bir soruyu ‘güvenlik güçlerine karşı asılsız ifadeler ve karalama kampanyaları’ olarak niteleyerek reddetti” deniyor. Şanlıurfa Barosu, Mayıs 2019’da polisin Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinde 55 erkek ve kadına gözaltında cinsel istismar, elektrik şoku ve dayak yoluyla işkence ve kötü muamelede bulunduğu bir olayı belgelemişti.

TÜRKİYE, AİHS’Yİ EN ÇOK İHLAL EDEN DEVLET

İnsan Hakları İzleme Örgütü raporunda, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni en çok ihlal eden Avrupa Konseyi üyesi devlet olma rekorunu koruduğu vurgulanarak, “İhlal kararlarının yüzlercesinde insanlık dışı, aşağılayıcı muamele ve işkence ihlalleri ile bu ihlallerin soruşturulmadığı tespit ediliyor” deniyor.

HRW’nin açıklamasının devamında, “Türk makamları, İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 2017 yılında yayınlanan bir raporda belgelediği vakalara ilişkin etkili soruşturma yürütmekte de başarısız oldu. Van’ın Gevaş ilçesinde gözaltına alınan dört kişinin 2017 yılının Haziran ayında yedi polis memuru tarafından işkence gördüğü olaya ilişkin soruşturma, sadece bir memurun yargılanması ile sonuçlandı” değerlendirmesi yer aldı.

Telegraph: Türkiye’deki Uygur Türkleri üçüncü ülkelere oradan da Çin’e gönderiliyor

Dünya

Türk hacı adayları bu yıl da kutsal topraklara gidemeyecek

Suudi Arabistan salgın gerekçesiyle ülke içerisinde yaşayan sınırlı sayıda hacı adayını kabul edeceğini açıkladı. Bu açıklama sonrası Diyanet de Türk hacı adaylarının geçen yıl olduğu gibi bu yıl da kutsal topraklara gidemeyeceğini duyurdu.

BOLD – Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan hacı adaylarını üzecek bir haber geldi. Başkanlık, Türkiye’den hacı adaylarının bu yıl kutsal topraklara gidemeyeceğini duyurdu.

ARABİSTAN’DA YAŞAYANLAR HAC YAPABİLECEK

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada, koronavirüs nedeniyle sadece Suudi Arabistan’da yaşayan sınırlı sayıdaki hacı adayına izin verileceğini duyurdu. Bu gelişmenin ardından Diyanet İşleri Başkanlığı, koronavirüs nedeniyle 2021 yılı hac ibadeti için Türkiye’den hacı adaylarının kutsal topraklara gidemeyeceğini duyurdu.

GEÇEN YIL DA TÜRK HACI ADAYLARI GİDEMEMİŞTİ

Diyanet tarafından yapılan açıklamada, geçen yıl da hac için gidilmediğine dikkat çekilerek, “Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, Kovid-19 salgını sebebiyle bu sene de hac ibadeti için sadece Suudi Arabistan’da yaşayan sınırlı sayıdaki hacı adayına izin verileceğini açıkladı. Bu karar sebebiyle 2021 yılı hac döneminde diğer ülkeler gibi ülkemizden de hac ibadeti için kutsal topraklara hacı adayı kabul edilmeyecektir. Konu ile alakalı detaylar önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşılacaktır” denildi.

YAYINLANAN GENELGEYE GÖRE 45 BİN KONTENJAN AYRILACAKTI

Suudi Arabistan yönetimi iki ay önce hac ibadeti ile ilgili detayları ve kontenjanı açıklamıştı. Yayınlanan genelgeye göre bu yıl hac ibadeti için yerli ve yabancı hacıları da içeren sadece 60 bin kişilik kontenjan açıldığı bildirilmişti. Genelgede 45 bin hacı adayının yurtdışından, 15 bin hacı adayının ise yurtiçinden kabul edileceği belirtilmişti. 18-60 yaş arasında olacağı ifade edilen hacı adaylarının aşı olmuş, sağlıklı kişiler olmaları gerektiği ifade edilmişti.

 

Erdoğan’ın Soylu’yla ilgili planı var 14 Haziran’ı bekliyor

 

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye Karadeniz’deki gazı çıkarmak için ABD’li şirketlerin kapısını çaldı

Karadeniz’de bulunan gazı çıkarmak ve işletmek için yabancı şirketlere soğuk bakan AKP hükumeti, bu konuda da çark etti. Ankara, Karadeniz’de bulduğu doğalgaz için ABD’li şirketlere yöneldi. 3,2 milyar dolar olarak hesaplanan projenin sadece TPAO tarafından gerçekleştirilemeyeceği ortaya çıkmıştı.

BOLD – Reuters haber ajansına konuşan bir Türk yetkili, Türkiye’nin Karadeniz’deki keşfettiği doğalgaz ile ilgili verileri gazın çıkarılmasında olası işbirliği ihtimali dolayısıyla ABD’li enerji şirketleri Chevron ve Exxon Mobil ile paylaştığını açıkladı.

YABANCI ŞİRKETLERE SOĞUK BAKILIYORDU…

AKP hükumeti, Türkiye’nin şimdiye kadarki en büyük keşfi olan ve geçen yıl dünyanın en büyükleri arasında yer alan tahmini 540 milyar metreküplük Sakarya Gaz Sahası’nı kendi başına geliştirip işletme konusunda ısrarcı iddi.

ABD şirketleriyle yapılacak herhangi bir resmi çalışma, Rusya’nın da hak iddia ettiği Karadeniz’de bir sürtüşmeye neden olabilir.

Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğalgaz ticari olarak çıkarılıp Türkiye’ye ulaştırılırsa Ankara’nın enerji için Rusya, İran ve Azerbaycan’a bağımlılığının azalması bekleniyor.

İsminin açıklanmaması koşuluyla Reuters’a konuşan Türk yetkili, şimdiye kadar hükümetin Ağustos ayında açıklanan gaz keşfinde yabancı şirketlerin katılımına soğuk baktığını ifade etti. 

Türk yetkili, “Ama şimdi… Exxon Mobil ve Chevron, Türkiye Petrolleri ile bir araya geldi ve keşifle ilgili verileri aldı”  dedi.

Chevron, ticari konularda yorum yapmayı reddederken; Exxon Mobil’in bir sözcüsü, “İki şirket teknik verileri gözden geçirdi ve bu alanda birlikte çalışmak için daha fazla zaman ayırmaya karar verdi” dedi.

2023’TE ÜRETİME GEÇİLMESİ PLANLANIYOR

Türkiye, 2023’te güneybatı Karadeniz sahasından (Sakarya Gaz Sahası) gaz pompalamaya başlamayı planlıyor, ancak önce açık deniz boru hattı ağını ve işleme tesislerini inşa etmesi gerekiyor. Gaz alanından 2027’den itibaren en yüksek üretime ulaşılması bekleniyor.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen hafta Sakarya sahasında bulunan gazın miktarını 2 kere yükseltti ve 135 milyar metreküplük ilave ile toplam bulunan gaz rezervini 540 milyar metreküpe çıktığını söyledi.

Enerji Bakanı Fatih Dönmez de bu hafta bir panelde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin enerji arama ekibinin sahanın jeolojik yapısını iyi bildiğini ve daha fazla gaz keşfi olacağından eskisinden çok daha emin olduğunu söyledi.

Türkiye’nin Karadeniz’de ‘çok daha fazla’ gaz olduğuna inandığını belirten Dönmez, Karadeniz’de ve Doğu Akdeniz’de çalışmalar devam ederken ABD’li şirketlerle işbirliği kurulabileceğini ve bir anlaşmaya varılabileceğini söyledi.

PROJENİN MALİYETİ 3,2 MİLYAR DOLAR

Bloomberg Haber Ajansı, Şubat ayında yaptığı bir haberde, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) Sakarya Gaz Sahası’ndaki doğalgazı çıkarma ve sahile ulaştırmanın maliyetini 3,2 milyar ABD doları olarak hesapladığını ve TPAO’nun bunun tek başına altından kalkamayacağı için yabancı ortak arayışında olduğunu bildirmişti.

Bu kapsamda TPAO yönetiminin, doğalgazı üretmek için aralarında büyük firmaların da bulunduğu birçok yabancı şirket ile ön görüşme yaptığı ifade edilmişti.

 

Erdoğan’ın müjdelediği doğalgaz için ortak bulunamıyor

Okumaya devam et

Dünya

Cumhurbaşkanlığı yetkilisi: S-400’den geri adım atmak mümkün değil

İngiliz haber ajansı Reuters, üst düzey bir Türk yetkilinin S-400’ler konusunda, “Türkiye’nin ulusal güvenlik meselesiyle ilgili bir konuda geri adım atmak mümkün değil” dediğini aktardı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden 14 Haziran’da Brüksel’de görüşecek. Uluslar arası haber ajansı Reuters, görüşmeyle ilgili kapsamlı bir analiz yazdı. Ajans, “Görüşme ABD Başkanı’nın Türkiye’ye yönelik soğuk tavrı ve gerilimin gölgesinde yapılacak” yorumunu yaptı.

TRUMP GİBİ DEĞİL

Ajans, “Erdoğan ilk temas için Biden’ın göreve gelmesinden sonra 3 ay beklemek zorunda kalmıştı. Onda da Nisan ayında Biden, Erdoğan’ı arayarak Ermeni Soykırımı’nı tanıyacağını açıkladığı garip bir telefon görüşmesi yaşanmıştı. Koltuğu Biden’a bırakan Donald Trump ile yakın bir ilişki kuran Erdoğan, daha eleştirel ve mesafeli bir Beyaz Saray ile karşılaştı ve bu da rahatsızlığa sebep oldu” ifadesine yer verdi.

“GERİ ADIM ATMAK MÜMKÜN DEĞİL”

İki ülke arasında birçok konuda anlaşmazlık olduğuna dikkat çeken Reuters’a konuşan üst düzey bir Türk yetkili ise S-400’ler konusunda, “Türkiye’nin ulusal güvenlik meselesiyle ilgili bir konuda geri adım atmak mümkün değil” dedi.

“KOLAY BİR GÖRÜŞME OLMAYACAK”

Cumhurbaşkanlığında görevli başka üst düzey bir yetkili ise, “Biden ile güzel bir dönem neden NATO Zirvesi’nde başlamasın ki? Kolay bir görüşme mi olacak? Çok büyük bir ihtimalle hayır, fakat kimsede bu konuda umutsuz değil” dedi.

S-400’ler için yeni çözüm önerisi: NATO üssü seçeneği masada

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0