Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

BM Raportörleri: Ayasofya açılışı Türk halkını ve diğer halkları ‘ayrıştırdı’

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi uzmanlarınca hazırlanan bir raporda, Türkiye’ye, Ayasofya’nın tekrar camiye dönüştürülmesi konusunda uyarılarda bulunuldu.

BOLD – BM İnsan Hakları Konseyi’nce atanan iki bağımsız raportörünün hazırladığı Ayasofya raporunda, Türkiye’nin Ayasofya üzerinden hem kendi halkını hem de diğer halkları “ayrıştırdığı” belirtilerek, Türkiye’ye, böyle bir yaklaşım izlemek yerine birleştirici bir rol oynaması çağrısı yapıldı.

Raportörler Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın kılıçla verdiği hutbenin daha da endişe yarattığını belirterek, Türk hükümetini Ayasofya konusunda tüm paydaşlarla diyalog kurmaya davet etti.

“BİRLEŞTİRMEK YERİNE AYRIŞTIRMAK TARİHİ BİR HATA”

BM insan hakları uzmanları, Türkiye’nin dini ve kültürel grupları birleştirmek yerine birbirinden ayrıştıran adımlar atmasının küresel çapta tarihi bir hata olacağını kaydetti. Raporda uzmanlar, Türkiye’nin 1500 yıllık kültürel bir dünya mirası olan Ayasofya’yı “kültürel bir buluşma yeri” olarak kullanması çağrısında bulundu.

Karima Bennoune ve Ahmed Shaheed adlı özel raportörler tarafından hazırlanan raporda, olağanüstü bir evrensel değeri olan Ayasofya’nın korunması gerektiğine vurgu yapıldı.

İki uzman, tekrar camiye dönüştürme kararının Ayasofya konusunda hem Türk halkını hem de Türkiye’nin ötesindeki halkları ayrıştırdığı görüşünü dile getirerek, “Ayasofya’nın kubbesi herkesi kapsayacak kadar büyük olmalı” ifadesini kullandı.

İnsan hakları uzmanları hazırladıkları raporda şu ifadeleri kullandı: “Ayasofya Hıristiyanlar ve Müslümanlar da dahil olmak üzere tüm başka inançlara sahip kişiler, hatta dini inançları olmayanlar tarafından hem dini inançlar hem de kültürlerarası diyaloğa örnek teşkil edecek şekilde yıllardır yaygın bir şekilde kullanıldı. Türkiye’nin 10 Temmuz’da Ayasofya’nın statüsünü değiştiren bu kararı acilen uygulamaya koyması bizi endişeye sevk etti. 1972 UNESCO Dünya Mirası Sözleşmesi kuralları çerçevesinde Türkiye’nin yükümlülüklerini ihlal edebileceğinden endişe ediyoruz. Ayrıca hükümetin aldığı son Ayasofya kararıyla hem kendi halkını hem Türkiye dışındaki halkları dini ve kültürel olarak birleştirmek yerine ayrıştırması tarihi bir evrensel hata olacaktır.”

“İSTİŞARE EDİLMEDEN ALINMIŞ BİR KARAR”

Uzmanlar, evrensel bir küresel miras olan Ayasofya’nın camiye dönüştürülme kararının aceleyle alındığı değerlendirmesini yaparak, “Olağanüstü evrensel değere sahip olan Ayasofya’nın camiye dönüştürülme kararı acele etmek yerine istişare edilerek alınmalıydı. Herkesin insan haklarına saygı gösterilmesini sağlamak için tüm paydaşlarla önceden bilgi paylaşımında bulunulması ve istişare edilmesi gerekirdi. Ayasofya, Türkiye’nin en çok ziyaret edilen cazibe merkezi ve küresel öneme sahip bir yer” ifadelerine yer verdi.

KILIÇLA HUTBE ENDİŞE YARATTI

BM insan hakları uzmanları, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Ayasofya’daki kılıçlı hutbesinin kendilerini daha da endişeye sevk ettiğini belirterek, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı namazda, devletin diyanet işleri başkanını fetih sembolü olarak yorumlanabilecek kılıçla verdiği hutbe bizi daha da endişeye sevk etti. Ayasofya, birçok sembolü bir araya getiren bir yerdir. Tek bir amaç için kullanılamaz. Bu gördüklerimiz Ayasofya’nın tek bir amaç için kullanılacağı yönündeki endişelerimizi arttırıyor” dedi.

“AYASOFYA ARAÇ OLARAK KULLANILDI”

Uzmanlar, Ayasofya’nın araç olarak kullanıldığı endişesinde olduklarını belirterek, “Herkesin kültürel miraslara erişme ve bunlardan yararlanma hakları var. İnançlar arası birlikte yaşama ve laik alanların, Hıristiyanlar da dahil olmak üzere tüm dini azınlıkların eşitlik ve güvenliğinin sağlanması konusunda büyük bir endişe duyuyoruz. Evrensel değerlerde ayrımcılık yapılmamalıdır. Türk hükümetini diğer paydaşlarla diyalog kurmaya davet ediyoruz. Ayasofya’nın Hıristiyan, Müslüman ve laik miraslarını yansıtarak kültürel haklardan herkesin yararlanabileceği bir alan olmaya devam etmesi için çağrıda bulunuyoruz. Ayrıca Ayasofya’nın, Türkiye’deki herkesi bir araya getiren bir sembol olmaya devam etmesini sağlamak çok önemlidir” dedi.

Almanya’da göçmen karşıtı Thilo Sarrazin SPD’den ihraç edildi

Dünya

Netanyahu kin kustu: Hiç beklemedikleri şekilde vuracağız!

Gazze’deki saldırıların şiddetini artıracaklarını duyuran İsrail Başbakanı Netanyahu, Hamas’ın hiç beklemediği şekilde vurulacağını savundu. İsrail ordusunun hava saldırılarında pazartesi gününden beri 9’u çocuk 26 kişi öldü.

BOLD – İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, hafta başından beri İsrail ordusunun Gazze’deki Hamas ve İslami Cihad Hareketi hedeflerine yönelik yüzlerce hava saldırısı gerçekleştirdiğini bildirdi. “Saldırılarımızın şiddetini daha da artıracağız” dedi. DW Türkçe’de yer alan habere göre askeri yetkililerle yaptığı güvenlik toplantısının ardından konuşan İsrail Başbakanı, Hamas’ın hiç beklemediği şekilde vurulacağını söyledi.

Aşkelon kentinde Gazze Şeridi’nden atılan roketlerle vurulan iki İsrailli kadının ölümünden “büyük üzüntü” duyduklarını ifade eden Netanyahu, vatandaşlardan güvenlik talimatlarına uymalarını istedi.

9’U ÇOCUK 26 İNSAN KATLEDİLDİ

Gazze’deki sağlık yetkililerine göre, İsrail ordusunun Hamas ve İslami Cihad’ı hedef aldığını duyurduğu hava saldırılarında pazartesi gününden beri 9’u çocuk, 26 kişi hayatını kaybetti. İsrail, ölenlerden en az 16’sının Hamas militanı olduğunu belirtiyor.

Hamas ise Salı günü öğlen saatlerinde İsrail kentleri Aşkelon ve Aşdod’a 137 roket attığını bildirdi. Hamas, İsrail’in hava savunma sistemlerini atlatabilmek için bu roketlerin tamamını beş dakika içinde fırlattığını duyurdu.

Gazze’de kontrolü elinde bulunduran Hamas, İsrail güvenlik güçlerinin Mescid-i Aksa’daki Filistinlilere sert müdahalesi sonrasında İsrail’e roket saldırıları başlatmıştı. Doğu Kudüs’teki Mescid-i Aksa ve çevresinde geçen cuma gününden beri yaşanan çatışmalarda 700’den fazla Filistinli yaralandı.

Okumaya devam et

Dünya

Türk Dışişleri’nden İsrail açıklaması

İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırıları ile ilgili bir açıklama yapan Dışişleri Bakanlığı, “İsrail, Filistin topraklarında olayların bu raddeye ulaşmasının baş sorumlusudur” denildi. BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Arap Birliği ve Uluslararası Af Örgütü de İsrail’in saldırılarını kınadı.

BOLD – Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan ‘İsrail’in Gazze’ye Yönelik Hava Saldırıları’ ile ilgili yazılı açıklamada, “Mukaddes Ramazan ayında Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da Filistin halkını topraklarından sürmeye çalışan ve Mescid-i Aksa’da ibadet etmek isteyen Filistinlilere müdahalede bulunan İsrail, Filistin topraklarında olayların bu raddeye ulaşmasının baş sorumlusudur” denildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İsrail’in söz konusu saldırgan ve tahrikkar politikalarının Ortadoğu’da şiddetin sona erdirilmesine ve diyalog ve uzlaşının hakim kılınmasına yönelik çabalara katkı sağlamayacağı açıktır.”

“İsrail yönetiminin, ayrımsız ve orantısız güç kullanmak suretiyle Filistin halkının meşru hak ve taleplerini bastıramayacağını artık idrak etmesi ve bölgede husumet ve gerilimi daha da artırmaktan başka bir amaca hizmet etmeyen bu tür askeri yöntemlere derhal son vermesi sağlanmalıdır.

BM’DEN İSRAİL’E UYARI

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de işgal altındaki Filistin toprakları, doğu Kudüs ve İsrail’de şiddetin tırmanması konusunda ‘büyük endişe’ duyduğunu açıkladı.

Sözcü Rupert Colville, Cenevre’de yaptığı basın açıklamasında “Her tür şiddeti ve şiddetin kışkırtılmasını, etnik ayrılık ve provokasyonları kınıyoruz” dedi.

İsrail güvenlik güçlerinin ifade, örgütlenme ve toplanma özgürlüğüne izin vermesi gerektiğini belirten Colville, “Haklarını barışçıl bir şekilde kullananlara karşı kuvvet kullanılmamalı” dedi.

Kuvvet kullanılması gereken durumlarda ise uluslararası insan hakları standartlarına uyulması gerektiği uyarısında bulunan Colville, şiddetin özellikle çocuklar üzerindeki etkisi konusunda kaygı duyduklarını belirtti.

Sözcü, “Gözaltına alınan çocuklar serbest bırakılmalı… Ortam yatışmalı” diye konuştu.

ARAP BİRLİĞİ’NDEN KINAMA

İsrail Arap Birliği tarafından da kınandı. Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmet Ebu Gayt tarafından yapılan açıklamada “İsrail’in Kudüs’teki ihlalleri ve hükümetin Filistinlilere ve Araplara düşman olan aşırılık yanlısı Yahudilere toleransı bu durumun ateşlenmesine neden oldu” denildi.

“İSRAİL SİSTEMATİK İHLALLERDEN DOLAYI SORUMLU TUTULMALIDIR”

Uluslararası Af Örgütü’nden yapılan açıklamada ise İsrail’in ‘büyük ölçüde barışçıl Filistinli göstericilere karşı kötüleyici ve kontrolsüz güç kullandığı’ belirtildi.

Uluslararası Af Örgütü, Doğu Kudüs’te haftalardır süren protestolara karşı aşırı güç kullandığını, geçen hafta Şeyh Cerrah bölgesinde bazı Filistinli ailelerin evlerini tahliye girişimlerine karşı barışçıl bir şekilde slogan atan Filistinli bir grubu dağıtmak için atlı polisler kullanıldığını belirtti.

Af Örgütü, uluslararası topluma, “sistemik ihlallerinden dolayı İsrail’i sorumlu tutma” çağrısı yaptı.

İsrail’in Gazze’ye hava saldırılarında 9’u çocuk 24 kişi hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Dünya

Thodex’in kurucusu firari Faruk Fatih Özer’e ödül konuldu

Arnavutluk Emniyeti, Thodex soruşturması kapsamında aranan şirketin kurucusu Faruk Fatih Özer’in yakalanması için önemli bilgi verene 50 bin euro ödül vereceğini duyurdu. Bu arada Özer’i kaçış sürecinde Arnavutluk’ta otele yerleştiren kişi yakalandı.

BOLD – Kripto para vurgunu soruşturması kapsamında aranan ve en son Arnavutluk’ta görüntülenen Thodex’in kurucusu Faruk Fatih Özer’in yakalanması için sivil destek sağlamak adına önemli bilgi paylaşanlara para ödülü verileceği belirtildi.

Arnavutluk Emniyeti’nin bütün ihbarları değerlendirdiği, Özer’in yakalanması yönünde önemli bir bilgi verene 50 bin Euro para ödülü vereceği söylendi.

OTELE YERLEŞTİREN KİŞİ YAKALANDI

Bu arada Faruk Fatih Özer’i kaçış sürecinde Arnavutluk’ta otele yerleştiren kırmızı giyimli kişi yakalandı. Özer’i otele yerleştiren kişinin Altjan Canaj adında bir Arnavutluk vatandaşı olduğu öğrenildi.

Faruk Özer’in mafya bağlantısına ilişkin yeni bilgiler de ortaya çıktı. Özer’i ülkenin iş dünyasında önde gelen nüfuzlu bir ailenin himayesinde korunduğu iddia edildi.

THODEX VURGUNU

21 Nisan’da internet sistemlerini kapatan kripto para borsası Thodex’te yatırımcıların hesaplarına erişim kesilmişti.

Kurucusu Faruk Fatih Özer’in yaklaşık 2 milyar dolarla İstanbul Havalimanı’ndan yurtdışına çıkış yaptığı iddia edilmişti. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Faruk Fatih Özer hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan soruşturma başlatmıştı.

Adalet Bakanlığı Özer’in kırmızı bültenle aranması ve Arnavutluk’tan iadesi için işlem başlattığını duyurmuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, daha sonra yaptığı açıklamada Thodex’in kurucusu Faruk Fatih Özer’in yaptığı vurgunun 2 milyar dolar olmadığını, dolandırıcılığın 108 milyon dolar olduğunu açıklamıştı. Soylu, Özer’in bankalardaki 31 milyon lirasına da el konulduğunu açıklamıştı.

Fatih Özer’in İçişleri Bakanı Soylu ve Soylu’nun yeğeni ile fotoğrafı çıkması tartışma yaratmıştı.

Brezilyalı karikatürist Carlos Latuff gazeteci Mehmet Baransu’yu çizdi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0