Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Gökhan Açıkkollu 4 yıl önce veda etti: Tam bu saatlerde gördüğü işkenceye dayanamayıp öldü!

Gördüğü işkence sonucu hayatını kaybeden Gökhan Açıkkollu, 4 yıl önce bugün öldü. Tülay Açıkkollu, eşinin öldüğü saatte yaptığı paylaşımla o acıyı tekrar hatırlattı.

BOLD – Bugün, İstanbul Emniyet Müdürlüğü C-3 Nezarethanesinde 13 gün boyunca yapılan işkenceye dayanamayıp sabaha karşı 04.00 sıralarında kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden tarih öğretmeni Gökhan Açıkkollu’nun ölüm yıl dönümü.

İstanbul Ümraniye’deki evinde 24 Temmuz 2016’da gözaltına alınan şeker hastası Gökhan Açıkkollu, günlerce emniyette işkence gördü. İki kere şeker komasına girip hastaneye kaldırıldı. Dövüldü. Cop ile işkence yapıldı.

“NEZARETHANEDE ACI İÇİNDE KIVRANDI”

Eşi Tülay Açıkkollu, eşinin öldüğü tam o saatlerde, sosyal medya hesabından yaşadıklarını bir kez daha anlattı. “Bugün günlerden Gökhan Açıkkollu” diyerek sözlerine başlayan Tülay Açıkkollu, “4 yıl önce bugün, bu saatlerde, gördüğü işkence sonucu uyuyamayıp nezarethanede acı içinde kıvranan, demir parmaklıklar ardına seslendiği halde yardım çağrısına kulak asılmayan, ardından ruhunu Rahman’a teslim eden Gökhan Açıkkollu. Hatırladınız mı?” dedi.

Eşinin kırık gözlüğünü İstanbul Emniyet Müdürlüğünden almayı başararak yapılan işkenceyi ortaya çıkaran Tülay Açıkkollu, daha sonra sorumluların cezalandırılmasını için dava çatı. Eşinin son anlarına ait kamera görüntüleri dava dosyasına girdi. Bold Medya’nın geçen yıl yayınladığı güvenlik kamerasına ait görüntüler işkencenin belgesi olarak bir kez daha kaydedildi.

Tülay Açıkkollu, eşinin cenazesini teslim almak için yaşadığı sancılı süreci de anlattı: “Yaşadığımız sancılı süreçten sonra bir süre daha bekletildik.Neden mi?İstanbul Büyükşehir Belediyesi,üstünde belediye logosu olan bir tabut vermek istememiş. En sonunda, standart dışı uzunlukta ve üstünde logo olmayan bu tabutu bulmuşlar.”

“GELİN DE DAYANIN”

Eşinin ölümünden sonra Türkiye’den ayrılmaya karar veren Tülay Açıkkkollu, kızı Zeynep Munise ve oğlu Fatih ile  artık bir Avrupa ülkesinde yaşıyor. “Her şeye rağmen hayat devam ediyor diyorlar. Hayat, nefes almaktan ibaretse evet devam ediyor.” diyen Açıkkollu şöyle devam etti: “Bir gün kızım ‘Anne arkadaşlarıma, babaları hep hediye alıyorlarmış’ dedi. Ben de ‘Abinle ben de sana hediye alıyoruz’ dedim. Karşılığında ‘Ama anne beni anlamıyorsunuz. Babaları alıyormuş diyorum size’ dedi ve ağlayarak başını yastığa gömdü. Gelin de dayanın…”

KIRIK GÖZLÜK BELGESELİ

Tülay Açıkkollu, eşinin 3. ölüm yıl dönümünde Bold Medya’ya röportaj vererek yaşadıkları bütün süreci ayrıntılı bir  şekilde anlatmıştı. Röportaj, editörlüğünü Sevinç Özarslan’ın yaptığı Kırık Gözlük adıyla belgeselleştirildi.

Gökhan Açıkkollu’nun ailesiyle çektirdiği son fotoğraf… 18 Temmuz 2016, Konya.

Gündem

Pandemi ekibindeki öğretmenlerin sınıflara girmesi velileri korkutuyor

Yüz yüze eğitim yarın anaokulu ve 1’inci sınıflar için başlıyor. Veliler ise öğretmenlerin filyasyon ekiplerinde yer alması sebebiyle endişeli. Eğitim İş Sendikası da öğretmenlere test yapılmasını sonuçlar çıkana kadar da sınıflara girilmemesi gerektiğini vurguladı.

BOLD – Koronavirüs salgın tehdidi sürerken, Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü ‘en riskli yerler’ diye okulları tanımlamışken yarın itibarıyla yüz yüze eğitim anaokulu ve birinci sınıflar için başlıyor. Ancak velileri kaygılandıran bir başka mesele daha var ki o da öğretmenlerin pandemi filyasyon ekiplerinde yer alması.

RİSKİN BİRİNCİ MÜSEBBİBİ MEB YETKİLİLERİ OLUR

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’a konuşan Eğitim İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, en ufak hatada çığ gibi büyüyebilecek vaka dalgası oluşabileceğini, okul öncesi ve ilkokul öğretmenlerine test yapılması ve testin sonucu gelene kadar yüz yüze eğitimin ertelenmesi gerektiğini belirtti. “Böyle bulaştırma alanı yaratılırsa bunun önüne geçmek mümkün olmaz ve bunun birinci müsebbibi MEB yetkilileri olur” dedi.

ATANAMAYAN SAĞLIK GÖREVLİLERİ DAVET EDİLMELİ

Gönüllü olmadığında öğretmenlerin resen görevlendirildiğini söyleyen Yıldırım, bu kararın öğretmen, öğrenci ve velileri tehlikeye attığına dikkat çekti. Sendika üyesi öğretmenlerin filyasyon ekiplerinde görevlendirilmemeleri kararı aldıklarına işaretle atanmayan sağlık görevlilerinin filyasyon ekiplerine çağrılabileceğini kaydetti.

Prof. Dr. Özlü’den ‘okullar yüksek riskli’ ikazı

Okumaya devam et

Gündem

Cübbeli Ahmet’ten savcılara: silahlanan 150 derneğin ismini vermeye hazırım

Gazeteci Saygı Öztürk, Cübbeli Ahmet’in 2 bin selefi derneğinin silahlandığını anlattığını ve savcıların çağırması durumunda isimlerini verebileceğini belirtti.  

BOLD – Kamuoyunda ‘Cübbeli Ahmet’ lakabıyla tanınan İstanbul Fatih Çarşamba’da faaliyet gösteren Mahmut Ünlü, CNN Türk’te Tarafsız Bölge programında çarpıcı açıklamalarda bulunmuştu.  

Türkiye’de 2 bin selefi derneği olduğunu belirten Cübbeli Ahmet, şahısların pompalı olduğunu ve iç savaşa hazırlandığını söyledi. Cübbeli Ahmet, ‘’Özellikle Batman, Adıyaman taraflarında çok selefi akım var. Selefi tarafıyla İran yanlısı Şii tarafın çatışması hazırlanıyor. Barut gibi” ifadelerini kullandı.  

Merdan Yanardağ’ın hazırlayıp sunduğu 5. Boyut’a konuk olan Gazeteci Saygı Öztürk, Cübbeli Ahmet’in “2 bin selefi dernek silahlanıyor” açıklamasını ilişkin yaptığı görüşmeyi anlattı.  

Gazeteci Öztürk, “Bugün konuyu tekrar sorduğumuzda bana şunu söyledi; ‘Evet, ben 2 bin civarında dedim ama aslında ben isim isim çıkarttım, şu şu illerimizde başta olmak üzere. Savcılar beni çağırsalar ne biliyorsunuz, hangi silahlanma konusunda sen böyle şeyler söylüyorsun, hangi dernekler, hangi yapılar dese ben en azından 150’sinin ismini vermeye hazırım’ dedi. Yani savcıların kendisini çağırmasını beklediğini ifade etti. Bana göre bilgisine mutlaka başvurulmalıdır” ifadelerini kullandı. 

Öztürk, “Bana göre bilgisine mutlaka başvurulmalıdır” görüşünü dile getirdi. 

Okumaya devam et

Gündem

Anne ve baba tutuklandı 4 çocuk ortada kaldı

Yunanistan’a geçmek isterken gözaltına alınan KHK’lı Arif Gedik ve eşi Sibel Gedik, çıkarıldıkları Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.  

BOLD – 15 Temmuz’dan sonra cemaat soruşturmaları kapsamında KHK ile ihraç edilen ve tutuklanan Acil Tıp Teknisyeni (ATT) Arif Gedik, 16 ay cezaevinde kaldıktan sonra tahliye oldu. Kendisi gibi ATT olarak çalışan eşi Sibel Gedik’te KHK ile ihraç edildi. Sibel Gedik’te hakkında açılan dava 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edildi.  

2’si ikiz 3 yaşında, biri 12 diğeri 13 yaşında 4 çocukları olan Gedik ailesi, haklarında açılan davalarda aldıkları mahkumiyetler ve Türkiye’de maruz kaldıkları insan hakları ihlalleri nedeniyle Yunanistan üzerinden Avrupa’ya geçmeyi planladı.  

İzmir’in Seferihisar ilçesinde sürat teknesiyle Yunanistan’ın Sisam adasına geçmeye çalışırken Jandarma ekipleri tarafından yakalanan 5’i çocuk 18 kişilik grubun arasında Gedik ailesinin de olduğu öğrenildi.   

İzmir İl Jandarma Komutanlığı tarafından gözaltına alınan Arif Gedik ve eşi Sibel Gedik, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Gedik ailesinin bakıma muhtaç 2’si 3 yaşında 12 ve 13 yaşlarındaki 4 çocuk, anne ve babası tutuklanınca ortada kaldı. Çocukların şu an için akrabalarının gözetiminde olduğu ifade edildi.  

DOWN SENDROMLU ELİF’İN ANNE BABASI DA TUTUKLANMIŞTI!  

 37 aydır Eskişehir Cezaevi’nde tutuklu bulunana baba Zekeriya Çelik’in ardından 2 Eylül’de anne Özlem Çelik Gebze’de tutuklanınca ailenin çocukları ortada kalmıştı. Aynı zamanda down sendromlu da olan 8 yaşındaki Elif Sinem ve 5 yaşındaki kardeşi Yahya Süleyman’a kendisi de ciddi sağlık sorunları yaşayan yaşlı babaanneleri bakıyor. 

Kanser hastası 6 yaşındaki Selman da baba hasretiyle vefat etti

Okumaya devam et

Popular