Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Günlerce görüştürmediler arkasından koronavirüs çıktı

Bitlis Cezaevinde aynı koğuşta kalan hasta tutuklu Ahmet Avcı ve kardeşi Mecit Avcı, koronavirüse yakalandı. 14 kişilik koğuşta 1 mahpus daha pozitif çıktı. Tatvan Devlet Hastanesine ise 20 mahpusun götürüldüğü iddia edildi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – 10 aydır Bitlis Cezaevinde bulunan hasta tutuklu Ahmet Avcı ve koğuş arkadaşı olan kardeşi Mecit Avcı’nın koronavirüs testi pozitif çıktı.

“ÖNCE TELEFON BOZUK DEDİLER”

Bold Medya’ya konuşan Ahmet Avcı’nın eşi Fatma Avcı, yaşananları şöyle anlattı: “Eşimin ve kardeşinin haftalık telefon görüşmesi normalde çarşamba günü ama aramadılar. Cezaevini aradık. Telefonlar bozuk, perşembe aratırız, dediler. Yine aramadılar. Tekrar aradık, düzelmedi, haklarını vereceğiz, dediler. Cuma günü tekrar aradık, yine görüştürmediler. Böyle olmaz, doğru düzgün bilgi verin, deyince koğuşta 3 kişide virüs var, o yüzden görüştüremiyoruz, cevabını aldık.”

Zaten bağırsağında kist olan ve ameliyat edilmesi gereken eşi ile kaynının virüse yakalandığını öğrenen Fatma Avcı, e-Nabız’ı kontrol edince ikisinin de test sonuçlarını gördüklerini belirtti. Fatma Avcı ayrıca eşinin 14 kişilik bir koğuşta kaldığını da ifade etti.

Öte yandan Tatvan Devlet Hastanesine 20 mahpusun götürüldüğü belirtildi.

AHMET AVCI’NIN TEST SONUCU

MECİT AVCI’NIN TEST SONUCU

 

İKİ KARDEŞ DE ÖĞRETMEN

Sosyal bilgiler öğretmeni Mecit Avcı, Ağustos 2016’dan bu yana Bitlis Cezevinde tutuklu. Cemaat soruşturmaları kapsamında tanık ifadelerine dayanılarak tutuklanan Avcı, örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 12,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası Yargıtay’da.

BAĞIRSAĞINDA KİST OLAN HASTA BİR TUTUKLU

20 yıldır tek böbreğiyle yaşayan tarih öğretmeni Ahmet Avcı (44) ise aynı zamanda hasta bir tutuklu. 10 aydır hapiste olan Avcı’nın bağırsağında 6 ay önce kist tespit edildi. 27 Ocak 2020’de Bitlis Devlet Hastanesine kaldırılan ve endoskopi yapılan Avcı’ya doktor “Hemen ameliyat olmalısınız” demesine rağmen bugüne kadar tedavisi yapılamadı. Avcı, koronavirüs salgını ve cezaevindeki hijyenik olmayan ortam nedeniyle ameliyat olmak istemedi. Cemaat soruşturmaları kapsamında 5 Ekim 2019’da tutuklanan Ahmet Avcı, 7,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ahmet Avcı’nın dosyası da Yargıtay’da.

GERGERLİOĞLU: NEDEN GİZLENİYOR?

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, Adalet Bakanlığı’na Bitlis Cezaevindeki vakalarının neden gizlendiğini sordu.

Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Gergerlioğlu: “Corona niye gizleniyor? @adalet_bakanlik “3 gündür Bitlis cezaevini arıyoruz, bize doğru düzgün cevap vermiyorlar. Bugün amcamın da babamın da e nabzına girdim ve covid19 larının pozitif çıktıklarını öğrendim. Babam rahatsız tek böbrekli bu yüzden içerde kalmasından korkuyoruz”

Üç çocuğu bulunan Ahmet Avcı, Murathan (11) ve Saadet Hediye (17) ve eşiyle birlikte Bitlis Cezaevinde bir görüş gününde, Ocak 2020. Fatma Avcı, eşinin şu anda çok daha zayıf olduğunu söylüyor. Evli olan Mecit Avcı’nın ise iki kızı var.

Hasta tutuklu Ahmet Avcı: Bağırsağımda kist tespit edildi, sağlık durumum çok kötü

BOLD ÖZEL

Bir akademisyen 42 aydır 7 metrekarelik hücrede yaşıyor

15 Temmuz’dan 4 ay önce tutuklanan Yrd. Doç. Dr. Cabir Doğan, kanunlara aykırı olmasına rağmen 42 aydır hücrede tutuluyor. Tarih hocası olan Doğan’a akademik çalışma yapmak için istediği Osmanlıca belgeler de verilmiyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

Bugün İstanbul merkezli cemaat operasyonlarında 76 akademisyen uzun namlulu silahlarla gözaltına alındı. 15 Temmuz’dan önce ve sonra tutuklanan akademisyenlere yapılan hukuksuzlar ve hak ihlalleri ise kaç yıldır bitmedi. Süleyman Demirel Üniversitesi Tarih Bölümü’nde Yrd. Doç. olarak görev yapan Cabir Doğan 5 yıldır tutuklu, 42 aydır da hücrede kalıyor.

Cabir Doğan 13 Mart 2016’da Isparta’da gözaltına alındı. Tutuklanıp Isparta Cezaevine gönderildi. Bank Asya hesabı ve mesajlaşma programı Bylock kullandığı için örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 13,5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Isparta Cezaevinde normal koğuşta kalan Doğan, cezası İstinaf Mahkemesi tarafından onaylandıktan sonra İzmir Şakran Cezaevine gönderildi ve 7 metrekarelik hücreye konuldu. Günde sadece 1 saat havalandırmaya çıkarılıyor. Oysa bir insanı 20 günden fazla hücrede tutmak kanunlara aykırı. Üstelik akademik çalışmalarına devam etmek için talep ettiği Osmanlıca belgeler de kendisine verilmiyor.

“HUKUKU KATLETTİNİZ”

Hücrede tutulduğuna dair ne kendisine ne de ailesine herhangi bir açıklama yapılan Cabir Doğan gözaltına alındığı ilk gün sağlık kontrolünden dönerken kendisini çeken gazetecilerin kamerasına “”Bugün hukuku katlettiniz. Yarın bu hukuk size de lazım olacak” demişti.

Isparta 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya girerken yine kameralara “Zulmün eziyetini çek, eğilecekler bir gün” diye söyleyen Cabir’in bu sözleri üzerine mahkeme başkanı Mustafa Yazıcı suç duyurusunda bulunmuştu. Doğan daha sonra bu sözü, yandaş basın için kullandığını söylemiş ve takipsizlik almıştı.

Cabir Doğan’ın biri 18, diğeri 5 yaşında olmak üzere iki kızı bulunuyor.

Uzun namlulu rezillik: 26 şehirde akademisyenlere operasyon

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Çocukların uzaktan eğitim için kullandıkları bilgisayarlarına el konuldu

Bu sabah İstanbul’da gözaltına alınan 3 çocuk sahibi Sümeyra Kaya serbest bırakıldı. Eşi de dört yıldır tutuklu olan Kaya’nın çocuklarının online eğitim için kullandıkları bilgisayarlara ise el konuldu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla bu sabah gözaltına alınıp Vatan Emniyet Müdürlüğüne götürülen Sümeyra Kaya (38) akşam üzeri Çağlayan’da hakim karşısına çıktıktan sonra serbest bırakıldı. En son Kastamonu’da yurt müdiresi olarak görev yapan Sümeyra Kaya’nın Hasan (11), Hümeyra (9) ve Akif (4) adlı üç çocuğu var.

EBA İÇİN KULLANILAN BİLGİSAYARLARINA EL KONULDU

Kaya’nın aile yakınlarından alınan bilgiye göre saat 03.00’te yapılan baskında tencereden buzluğa kadar evleri arandı. Çocukların uzaktan eğitim sistemi EBA için kullandıkları bilgisayarlarına da el konuldu. Şu anda eğitimleri aksayan çocuklar derslere katılamıyor. Hepsi gergin, anne yok, baba yok. Yeni sünnet olan Akif’in ise gece yarısından beri ‘anne’ diye ağladığı belirtiliyor. Aile yakınlarının baktığı çocuklar annelerine kavuşmayı bekliyor.

EŞİ DÖRT YILDIR TUTUKLU

Cemaat soruşturmaları kapsamında gözaltına alınan Sümeyra Kaya’nın eşi Turgut Kaya da Kasım 2016’dan bu yana Kastamonu Cezaevinde tutuklu. Kapatılan dershanelerde muhasebeci olarak görev yapan Kaya’nın mahkemesi 4 yıldır sonuçlanmadı.

TERS KELEPÇE TAKILDI

İstanbul merkezli operasyonlarda bu sabah 28 kişi gözaltına alındı. Aralarında bebekli annelerinde olduğu operasyonda bazı kişilere ters kelepçe takıldı. Ümraniye, Namık Kemal Mahallesi’nde bir adrese yapılan baskında mesajlaşma programı Bylock kullandığı iddia edilen E.D. da gözaltına alınanlar arasında. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan isimler sağlık kontrollerinden sonra Vatan Emniyet Müdürlüğüne götürüldü.

Sümeyra Kaya ve yeni sünnet olan 4 yaşındaki oğlu Akif.

İstanbul’da Bylock operasyonu: Bebekli annelerin de olduğu 28 kişi gözaltına alındı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Kardeşim suçsuz! Türkiye’ye iade edilirse işkence görecek”

Kırmızı bülten nedeniyle Panama’da tutuklanan iş adamı Muaz Türkyılmaz’ın Türkiye’ye iade edilmemesi için kardeşinden çağrı, “O suçsuz! İade edilirse işkence görecek.”

BOLD – İş adamı Muaz Türkyılmaz’ın Panama’dan Türkiye’ye iade edilmemesi için ailesi ve sivil toplum kuruluşları devrede.

Turkish Minute’ten Cevheri Güven’in haberine göre; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı 47 yaşındaki işadamı Muaz Türkyılmaz iki hafta önce Panama’da pasaport kontrolü sırasında tutuklandı. Gerekçe Türkiye’nin Türkyılmaz’ı kırmızı bültenle aramasıydı. Türkyılmaz, Türkiye tarafından Fethullah Gülen Cemaatiyle irtibatlı olmakla suçlanıyor. Türkyılmaz’ın tutuklanmasının ardından ailesi ve Panama’daki insan hakları aktivistleri, Türkiye’ye iade edilmemesi için yoğun çaba sarf ediyor.

Muaz Türkyılmaz’ın kardeşi Usame Türkyılmaz, Panamalı yetkililere; “Kardeşim iade edilirse Türkiye’de işkence görecek ve yıllarca hapiste kalacak. İade gerçekleşmemeli” çağrısını yapıyor.

YÖNELTİLEN ÜÇ SUÇLAMA

Muaz Türkyılmaz hakkında Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın Panama’ya gönderdiği belgelerde üç suçlamada bulunuluyor. Kimse Yok mu isimli insani yardım kuruluşuna kredi kartıyla defalarca bağışta bulunmak;  Bank Asya’da yaklaşık 2 bin dolarlık hesabının bulunması ve Whatsapp benzeri bir cep telefonu uygulaması olan Bylock aplikasyonunu indirmiş olması.

Bu suçlamalarla Türkiye’de yaklaşık 30 bin kişi tutuklu. Ancak Türkyılmaz’ın avukatları Türkiye’nin üç gerekçesinin de uluslararası hukuka göre suç olmadığını Türkiye’nin tutuklama ve iade talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkemeye itirazda bulundular.

İtiraz dilekçesinde; yardım kuruluşlarına bağışta bulunmanın suç olmadığını; Gülen Grubu’na yakın bir bankada hesap açmanın suç sayılamayacağı ve Google Play’den Bylock isimli aplikasyonu indirmenin suç olmasının kabul edilemeyeceği vurgulandı.

Ancak Türkiye, GooglePlay’den Bylock isimli haberleşme programını indirenleri listeledi ve program kullanıcıları hakkında “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla soruşturmalar başlattı.

KARDEŞİ DE DEPORT EDİLDİ

Muaz Türkyılmaz 2017 yılına kadar Suudi Arabistan’dan Türkiye’ye hurma ticareti yapan bir firmayla çalışıyordu. Kardeşi Usame Türkyılmaz da Arabistan’da yaşıyordu. Türkiye’nin iade talebi üzerine Usame Türkyılmaz ve ailesi Suudi polisi tarafından gözaltına alınarak Türkiye’ye deport edildi. Usame Türkyılmaz, Türkiye’den gönderilen özel uçakla iade edildiklerini söylüyor ve yaşadıklarını anlatıyor:

“Türkiye’ye iade edildikten sonra tutuklandım. Cezaevi şartları çok kötüydü. Şeker hastası olduğumu söylememe rağmen iğnelerimi vermediler. Çok az yemek veriyorlardı. Temiz içme suyunu kendi paramızla bile almamıza izin yoktu. Halen daha cezaevinde ortaya çıkan sağlık sorunlarıyla uğraşıyorum. 30 kilo verdim tutuklu olduğum sürede. Vücudumda yaralar var hala. Aradan 2.5 yıl geçmesine rağmen polis görünce korkuyorum. Hapisteyken kötü şartlar nedeniyle tutuklu bir polis şefi hayatını kaybetti. Şartlar çok kötüydü.  Panama kardeşimi iade ederse aynı şeyleri o da yaşayacak. Belki işkence görecek. Kaç yıl hapiste kalacağını öngöremiyorum. Türkiye’de adil yargılama yok.”

14 GÜNDÜR HÜCREDE

Muaz Türkyılmaz, Panama’dan çıkış yaptığı sırada pasaport kontrolünde gözaltına alındı ve tutuklandı. Kovid-19 tedbirleri çerçevesinde tek kişilik hücreye kondu. Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği’nin Panama Dışişleri Bakanlığı üzerinde devreye girdiği öğrenilirken, Türkyılmaz’ın avukatları da mahkemeye itirazda bulundu. Avukatlar, Türkyılmaz’ın serbest bırakılmasını, iade prosedürünün işletilmemesini talep ediyor.

100’DEN FAZLA İNSAN ZORLA TÜRKİYE’YE GÖTÜRÜLDÜ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fethullah Gülen Cemaatine karşı sert politikalar yürütmeye başladıktan sonra 100’den fazla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı dünyanın farklı ülkelerinden Türkiye’ye götürüldü. Milli İstihbarat Teşkilatı’na ait özel uçaklar Kosova, Karadağ, Suudi Arabistan, Pakistan ve Somali gibi ülkelerden 100’den fazla Gülenist’i Türkiye’ye götürdü. İadelerde çoğu zaman yasal yollar kullanılmadı. Ancak Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’nin iade taleplerini, delillerin suç unsuru oluşturmadığı gerekçesiyle reddediyor.

Türkiye’ye götürülen Gülenistlerden bir kısmı MİT’e ait Dış Operasyonlar Başkanlığı’nda işkence gördüklerini dile getirdiler. Kazakistan’dan kaçırılan Zabit Kişi ve Pakistan’dan kaçırılan Mesut Kaçmaz, yaşadıkları ağır işkenceleri mahkemede anlattılar.  Dayak, elektrik verme, susuz ve aç bırakma, hareket edemeyecekleri kutuların içine hapsetme, uykusuz bırakma, aşırı soğuğa ya da aşırı sıcağa maruz bırakma, kollarından ve bacaklarından asma gibi çeşitli işkence yöntemleri mahkeme tutanaklarına geçmiş durumda.

Okumaya devam et

Popular