Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

AB’den yeni NAVTEX ilanına tepki: Ankara gerilimi artırıyor

Türkiye’nin Yavuz sondaj gemisi için Navtex ilan etmesinin ardından AB, Türk hükümetine Doğu Akdeniz’deki faaliyetlere “derhal” son verme çağrısında bulunarak, bu faaliyetlerin bölgede “gerilimi artırdığını” ifade etti. Bu arada ABD Dışişleri’nden Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne destek açıklaması geldi.

BOLD – Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yeni NAVTEX ilan etmesini eleştirip Türkiye’nin bu adımının bölgede gerilimi artırdığını söyledi ve geniş kapsamlı diyalog çağrısında bulundu.

Türkiye, Yavuz sondaj gemisinin Kıbrıs açıklarında hidrokarbon arama çalışmalarına devam edeceğini belirterek 18 Ağustos ile 15 Eylül tarihleri arasında yeni bir NAVTEX ilan etmişti. Yavuz gemisi için ilan edilen önceki NAVTEX, 17 Temmuz ile 20 Ağustos tarihlerini kapsıyordu.

Borrell açıklamasında Türkiye’nin yeni duyurusuyla ilgili “Bu eylem, AB Dışişleri Bakanlarının Cuma günü de tekrarladığı gibi, istikrar ve kalıcı çözümler için tek yol olan diyalog ve müzakerelerin devam etmesi ve gerilimin derhal giderilmesi yönündeki çabaları zayıflatıyor ve bu çabalarla çelişiyor” dedi.

Borrell, “Türk yetkililere bu faaliyetlerine derhal son vermeleri ve Avrupa Birliği ile iyi niyetli geniş çaplı bir diyaloga girmeleri çağrısında bulunuyorum” mesajı verdi.

AB Dışişleri Bakanları Cuma günü Doğu Akdeniz gündemiyle bir araya geldikleri toplantıda Yunanistan ile dayanışma halinde olduklarını söylemiş ve bölgedeki gerilimin derhal sona erdirilmesi çağrısı yapmıştı.

RUMLAR, AVRUPALI ŞİRKETLERE RUHSAT VERDİ

Yavuz’ın sondaj çalışması yaptığı bölge, Türkiye ile Güney Kıbrıs Rum Kesimi arasında kıta sahanlığı ihtilafının yaşandığı 6 ve 7’nci blokları içeren bölgeye denk geliyor. Rum yönetimi, bu alanlarda İtalyan ENI ve Fransız TOTAL şirketlerine arama ruhsatı verdi.

RUMLARDAN KARŞI NAVTEX

Rum hükümeti Pazar günü erken saatlerde karşı NAVTEX ilan ederek, Türkiye’ye tepki gösterdi.

Güney Kıbrıs Rum yönetiminden yapılan açıklamada, Türkiye’nin “Yavuz sondaj gemisi ve ona eşlik eden gemilerle Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesi ve kıta sahanlığında yetkisiz ve yasadışı faaliyette bulunduğu” öne sürüldü.

Açıklamada, “Bu eylem, uluslararası hukuku ciddi şekilde ihlal etmekte, deniz güvenliği prosedürlerini etkilemekte ve Kıbrıs Cumhuriyeti yasaları çerçevesinde suç oluşturmaktadır” denildi.

ABD’DEN RUM YÖNETİMİNE DESTEK

ABD Dışişleri Bakanlığı üst düzey yetkililerinden Siyasi İşler Müsteşarı David Hale, Güney Kıbrıs Rum yönetimi ile Doğu Akdeniz’deki doğal gaz arama çalışmalarında işbirliğini geliştirmek istediklerini söyledi.

Lübnan temaslarının ardından Güney Kıbrıs’taki Larnaka havaalanında Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis ile görüşen Hale, Doğu Akdeniz’in stratejik açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekerek Kıbrıs’ın kendi karasuları ve münhasır ekonomik bölgesinde (MEB) keşfedilen hidrokarbon kaynaklarını sondaj ve kullanım hakkını desteklediklerini kaydetti. Hale, bu doğal kaynakların Kıbrıslı Rumlar ve Kıbrıslı Türkler arasında adil bir şekilde paylaşılması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Rum Yönetimi, ABD’li Exxon Mobil, Katarlı Qatar Petroleum ve geçen ay Chevron tarafından satın alınan Teksas merkezli Noble Energy şirketlerine kendi ilan ettiği münhasır ekonomik bölge (MEB) alanında doğal gaz sondaj ruhsatı vermişti.

KEMAL REİS, BARBAROS’A EŞLİK EDİYOR

Türkiye’nin iki araştırma gemisinin ise Doğu Akdeniz’deki faaliyetleri devam ediyor.

Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, TCG Kemalreis firkateyninin Kıbrıs’ın doğusunda Barbaros Hayrettin Paşa gemisine refakat ettiğini duyurdu.

Açıklamada, “Akdeniz Kalkanı Harekâtına katılan TCG KEMALREİS fırkateyni Akdeniz’de Kıbrıs Adası doğusunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sahil güvenlik gemileriyle deniz eğitimlerini müteakip BARBAROS HAYRETTİN PAŞA araştırma gemimize refakat etmektedir” denildi.

Akdeniz’de bulunan bir diğer araştırma gemisi Oruç Reis de faaliyetlerine devam ediyor.

Oruç Reis, Ataman ve Cengiz Han ile birlikte Kıbrıs açıklarında sismik çalışmalar yürütüyor.

Beş savaş gemisinin eşlik ettiği Oruç Reis için çıkarılan NAVTEX’in süresi 23 Ağustos’ta doluyor.

Türkiye, Yavuz gemisi için yeni NAVTEX yayınladı

Dünya

Güney Afrikalı minikler gülsün diye…

Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Cape Town şehrinde yaşayan Hizmet Hareketi gönüllüleri, Eğitim Bakanlığı ile koordineli olarak ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına yardım eli uzatıyor.

BOLD – Güney Afrika’da Turkuaz Harmoni Enstitüsü gönüllüleri ve Star Koleji velileri, iki haftada bir araya gelerek kendi elleriyle sandviçler hazırlıyor. Her seferinde bin 500’ün üzerinde sandviç yapılıyor. Yiyecekler Eğitim Bakanlığının gösterdiği okullara, evinden yemek getiremeyen öğrencilere teslim ediliyor.

Hizmet gönüllüleri bayramlarda ve özel günlerde yetimhaneler başta olmak üzere ihtiyaç sahiplerine kıyafet, gıda ve temizlik maddesi yardımı yapmaya da devam ediyor.

Okumaya devam et

Dünya

Berlin-Ankara hattında yine Akdeniz krizi: İki geminin aranmasına Türkiye izin vermedi

irini misyonu almanya turkiye baskin dogu akdeniz

Doğu Akdeniz’de Almanya ile Türkiye arasında yaşanan gemi baskını krizine bir yenisi daha eklendi. Şubat ayında Libya’ya giden iki Türk ticaret gemisinde Berlin’in arama talebine Ankara izin vermedi.

BOLD – Ankara’nın geçen ay Türkiye bandıralı iki ticaret gemisinin Doğu Akdeniz’de aranmasına izin vermediği bildirildi. DW Türkçe’nin Alman haber ajansı DPA’ya dayandırdığı habere göre, Şubat ayında gerçekleşen olayda AB’nin Irini misyonu kapsamında Libya’ya yasa dışı sevkiyatlarda kullanıldığından şüphelenilen iki gemi Avrupalı askerlerce aranmak istendi. Ancak Türk Dışişleri Bakanlığı aramaya izin vermedi.

Kasım ayında Roseline-A adlı Türkiye bandıralı yük gemisinin Libya açıklarında İrini’de görevli bir Alman fırkateyni tarafından durdurularak aranması iki ülke arasında krize yol açmıştı. Türkiye kendisinden izin alınmadan arama yapıldığı suçlamasında bulundu. İrini ise, yapılan başvuruya Ankara’dan 5 saat boyunca yanıt gelmemesi üzerine aramaya başlandığını, Ankara’nın müdahalesi ile operasyonun derhal sona erdirildiğini duyurdu.

TÜRKİYE’DEN ELEŞTİRİ

Libya’da Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükumeti’ni (UMH) destekleyen Türkiye, İrini misyonunun sadece denizden yapılan sevkiyatlara odaklandığı, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır gibi ülkelerden kara ve hava yoluyla yapılan sevkiyatları önemsemeyerek Halife Hafter güçlerine avantaj sağladığı eleştirisinde bulunuyor. AB ise Irini’nin tamamen tarafsız bir misyon olduğunu savunarak tüm ülkeleri arama çalışmalarını desteklemeye çağırıyor.

AB, Libya’ya yönelik BM silah ambargosunu ihlal ettiği gerekçesiyle Türkiye, Ürdün ve Kazakistan’dan üç şirket ve iki kişiyi Eylül ayında yaptırım listesine dahil etmişti. Doğu Akdeniz’de Irini bünyesinde görev yapan Hamburg fırkateynini Aralık ayında geri çeken Almanya, Cuma günü bölgeye 220 askerlik mürettebatıyla Berlin adlı fırkateynini gönderecek.

Okumaya devam et

Dünya

Almanya, Türkiye için ölçüyü açıkladı

Alman Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’de insan hakları durumunun iyileşmesinde AİHM kararlarının derhal ve eksiksiz şekilde uygulanmasının ölçü olarak alınacağını belirtti. Alman siyasiler de Erdoğan’ın sunduğu İnsan Hakları Eylem Planı’nı inandırıcı bulmadı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı İnsan Hakları Eylem Planı’nı yorumlayan Almanya Dışişleri Bakanlığı, insan hakları ihlallerine dikkat çekti. DW Türkçe’den Elmas Topçu’nun aktardığına göre bakanlık, özellikle medya mensuplarının, muhaliflerin ve sivil toplum temsilcilerinin de aralarında bulunduğu kişi ve gruplara yönelik davalarda, yöneltilen suçlamaların terörle mücadele yasasındakilere dayandırılmasının son yıllarda çok endişe verici boyuta ulaştığını vurguladı.

HIZLI VE ADİL YARGILAMA

İnsan haklarının iyileşmesinde düşünce özgürlüğü ile hızlı ve adil yargılamanın büyük rol oynadığını vurgulayan bakanlık, sunulan İnsan Hakları Eylem Planı çerçevesinde öngörülen yıllık raporların yerine getirilmesi halinde, planın Türkiye’deki insan haklarının durumunda iyileşme sağlamaya katkıda bulunabileceğini aktardı. Ancak Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri bulunduğuna da dikkat çekildi.

Alman Dışişleri, bu noktada baz alınacak ölçütün Türkiye’nin hem Avrupa Birliği aday ülkesi hem de Avrupa Konseyi üyesi olması sebebiyle yerine getirmeyi taahhüt ettiği uluslararası standartlar olacağının altını çizdi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) verdiği kararların derhal ve noksansız biçimde yerine getirilmesi gerektiğine işaret eden bakanlık, AİHM kararlarının yerine getirilmesi üzerinden bakıldığında da özellikle Osman Kavala ile Selahattin Demirtaş’ın ivedilikle serbest bırakılması gerektiği uyarısında bulundu.

ALMANYA’DAN ÖZEL ÇALIŞMA

Almanya’nın halen Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Dönem Başkanlığı’nı yürüttüğü, AİHM kararlarının uygulanıp uygulanmadığını izleyen ve halihazırda Macaristan’ın dönem başkanlığında olan Bakanlar Komitesi’nin sorumlu komisyonunun 9-11 Mart tarihlerinde yapacağı oturumda Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulama yükümlülüğünü yerine getirmesi için Almanya’nın özellikle çalışacağı bildirildi.

GÖZ BOYAMA PLANI

Yeşiller partisi Federal Meclis milletvekili Cem Özdemir ise Erdoğan’ın sunduğu İnsan Hakları Eylem Planı’nın “göz boyama” olduğu görüşünde: “Erdoğan anlattığı masallarla Almanya Dışişleri Bakanı ve Federal Hükümet’teki pembe gözlüklü kesimi etkileyebilir. Ancak 26 Eylül’de yapılacak seçimlerden sonra Berlin’de kurulacak hükümet için Türkiye ile yakınlaşmada baz alınacak temel ölçü, insan hakları alanında atıldığı söylenen, somut ve kontrolü mümkün ilerlemeler olacaktır. Erdoğan, propaganda ekibinin hazırladığı eylem planı ile isterse o zevksiz sarayının duvarlarını kaplasın. Ancak gelecekte Berlin’de kimseyi etkileyemeyeceğini bilmeli.”

Özdemir, Almanya’da sonbahardaki seçimler sonrası kurulacak yeni hükumetin ABD’deki Biden-Harris yönetimi ve Avrupalı partnerleriyle birlikte Türkiye’deki siyasi tutukluların serbest bırakılması, AİHM kararlarının tamamıyla uygulanması ve Türk hükumetinin komşu ülkelerine yönelik tehdit ve şiddete son vermesini talep etmesi gerektiğini kaydetti.

ULUSLARARASI KAMUOYUNU YANILTMA ÇABASI

Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Almanya‘dan Sol Partili Milletvekili Özlem Alev Demirel de, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sunduğu İnsan Hakları Eylem Planı Türkiye ve özellikle de uluslararası kamuoyunu yanıltma çabası olarak nitelendirdi. Demirel, Erdoğan’ın iki yıl önce de benzer vaatlerde bulunduğunu, ancak AP raporlarının ortaya koyduğu gibi şimdiye kadar hiçbir ilerleme kaydedilmediğini, tersine insan hakları ve yargı bağımsızlığı alanlarında durumun kötüleştiğini vurguladı.

Türk hükumetinin planının göz boyama olduğu eleştirisini getiren Demirel, “Bir yandan İnsan Hakları Eylem Planı sunulurken, aynı saatlerde AKP-MHP ittifakı Türkiye parlamentosunun üçüncü büyük gücü olan Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) yasaklamayı ve önde gelen dokuz vekilinin dokunulmazlıklarını kaldıracağını söylüyor. Göz boyama değil ise bunun başka ne açıklaması olabilir ki?” dedi.

AVRUPA’NIN İKİLEMİ

“Bakalım Erdoğan’ın sözde reformları AB’yi ve Avrupalı yaptırımcıları memnun edecek mi?” diye devam eden Demirel, sözlerini “Öyle olması halinde de AB’nin jeostratejik ve ekonomik çıkarları öne çıkmış olacak, vatandaşının demokrasi talepli baskısı değil” diye sürdürdü.

Demirel, gerçek bir değişiklik ve ilerleme için Türkiye’de atılması gereken en acil 5 adım olduğunu belirtti ve bunları şöyle sıraladı:

  • Siyasi tutukluların serbest bırakılması.
  • İşini veya görevini kaybedenler, örneğin Barış İçin Akademisyenler göreve iade edilmesi.
  • Muhalefet partilerine veya düşünce ve basın özgürlüğüne yönelik yaptırımlar derhal durdurulması.
  • Örgütlenme ve toplanma hakkının tesis edilmesi.
  • Yargı sisteminin demokratik bir yapıya kavuşturulması ve yasaların hazırlanırken farklı düşünenlerin de sürece dahil edilmesi.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0