Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Yüzde 60 engelli hasta tutuklu iki kez mide kanaması geçirdi

Bir yıl önce iki kez mide kanaması geçiren ve korona salgını nedeniyle tedavisi aksayan Bilal Danış zor durumda. Annesi Mukadder Danış, “Sürekli kanaması var. Gün geçtikçe eriyor” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

Gün geçmiyor ki cezaevlerinden bir hasta tutuklu haberi gelmesin. 4 yıldır İzmir Şakran 2 No’lu T Tipi Cezaevinde tutuklu olan Bilal Danış, bir yıl içinde 2 kez mide kanaması geçirdi. Hastaneye götürülen Danış’ın tedavisi korona salgını nedeniyle 7 aydır aksadı. Dünkü telefon görüşünde annesi Mukadder Danış’tan yardım isteyen Bilal Danış, “Anne ne olur, artık dışarıdan bir yardıma ihtiyacım var. Buradan kimse bana cevap vermiyor. Dilekçe yaza yaza bir hal oldum” dedi.

BİR HAFTADIR KANAMASI ARTTI

Annesine sürekli karın ağrısı ve sancısıyla birlikte lavabo ihtiyacı oluştuğunu ve kanama gördüğünü söyleyen Bilal Danış, “Hiçbir şey yiyemiyorum, yediğim zaman sancım ve kanamam oluyor. Arkadaşlarımı da rahatsız etmek istemiyorum, yatağa gidip yatıyorum. Bir haftadır iyice kötüleştim” diyerek son durumunu aktardı.

Bilal Danış, annesi ve yeğeniyle bir görüş gününde. Şakran Cezaevi.

“KANSERE ÇEVİRME İHTİMALİ VAR”

1990 doğumlu Bilal Danış, Ege Üniversitesi Tarih Bölümü’ne devam ederken 2010 yılında trafik kazası geçirdi ve sol kolunu kaybetti. Yüzde 60 engellilik raporu verildi kendisine. Zor şartlarda okulunu bitiren genç tarihçi İzmir Sağlık Müdürlüğünde engelli kadrosundan yararlanarak çalışmaya başladı. Genç yaşta engelli olmanın psikolojik sıkıntılarını yaşayan Danış, 2016’da daha farklı bir stresle karşılaştı. Cemaat soruşturmaları kapsamında 20 Kasım 2016’da gözaltına alındı, bir gün sonra tutuklanıp Şakran’a gönderildi.

Ekim 2019’da iki kez üst üste mide kanaması geçiren Bilal Danış’a Çiğli Araştırma Hastanesindeki doktor ‘bağırsaklarında stresten aşırı derece polip oluşmuş, kansere çevirme ihtimali var’ dedi. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilen Danış’a genetik test yapıldı. Ancak Türkiye’de Mart 2020’de başlayan korona salgını nedeniyle tedavi yarım kaldı, aksadı.

“GİT GİDE ERİMEYE BAŞLADI”

Oğlunu en iki hafta önce, kapalı görüşte gördüğünü söyleyen 57 yaşındaki Mukadder Danış, “Marttan beri hiçbir şey yapılmadı tedavi adına. Sürekli sancısı var, kanaması var. Git gide erimeye başladı. Her gittiğimizde onu daha kötü görüyorum. Dün haftalık telefon görüşümüz vardı. Anne ne olur, dışarıdan bir yardıma ihtiyacım var, buradan kimse bana cevap vermiyor dedi. Dilekçe yaza yaza bir hal oldum. Hiçbir şekilde tedavimi yaptırmıyorlar, dedi. En azından bir tedavisi başlasa” diye konuştu.

Mukadder Danış: “Bayram sevdalısı oğlumu terör örgütü üyesi diye tutukladılar. Kolunu kaybettiğinde en çok vatanıma hizmet edemem diye ağladı.”

ENGELLİ TUTUKLULARLA İLGİLİ KANUN

5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nda yapılan son düzenlemeye göre engelli tutuklular cezasının son 3 yılını denetimli serbestlikle dışarıda geçirmesi gerekiyor. Kasım 2020’de tutukluluğunun 4. yılı bitecek olan Bilal Danış’ın normal şartlarda bu haktan yararlanması lazım. Ancak bunun için İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin engelli raporu vermesi gerekiyor. Mukadder Danış, defalarca dilekçe verdiği halde oğlunun henüz hastaneye götürülmediğini de belirtti.

İKİ OĞLU DA TUTUKLU

İki erkek bir kız sahibi olan Mukadder Danış’ın küçük oğlu da Yozgat’ta 4 yıldır tutuklu. Kızının eşi de tutuklu olduğu için iki torunu ve onunla da ilgilenmek zorunda. Karı-koca 4 aileye baktıklarını söylüyor. Yozgat’ta tutuklu Muhammed Arif Danış’ın herhangi bir sağlık sorunu olmadığını söyleyen anne Danış, bu yaştan sonra ömrünün cezaevi yollarında geçtiğini ifade ediyor. 18 saat yolculuk yapıp Yozgat’ta gidiyor. İki oğlunun görüş günleri art arda denk geldiği için İzmir’e döndüğünde daha kıyafetlerini çıkarmadan Şakran’a koşuyor.

“BEN ZATEN BİTMİŞ BİR ANNEYİM”

9 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Bilal Danış’ın dosyası Yargıtay tarafından onaylandı. Kendisini ‘bitmiş bir anne’ olarak tanımlayan Mukadder Danış, “Bu çocuk suçu ne?” diye sordu ve ekledi: “Bank Asya hesabındaki hareket, engelli olduktan sonra iki ay bir etüt merkezinde çalıştı. Orada sigortalı olması suç oldu. Bir de içeriği olmayan Bylock programı nedeniyle ceza verdiler.”

BİLAL DANIŞ’IN ENGELLİLİK RAPORU

MİDE KANAMASI GEÇİRDİĞİNDE VERİLEN RAPOR

Kız öğrencilere işkence: Külotunu indirip otur-kalk yaptırdılar!

 

 

BOLD ÖZEL

Adalet Bakanlığı 1000 avukatın ruhsatını gasp etti

Hakkında soruşturma olduğu ya da öğrenciliği sırasında eyleme katıldığı gerekçesiyle Adalet Bakanlığı, son 12 yılda bine yakın hukuk mezununun avukatlık ruhsatını ellerinden aldı. Ruhsatların 854’ü 15 Temmuz’un ardından iptal edildi.

BOLD ÖZEL – Adalet Bakanlığının hukuk fakültesi mezunu avukatlara yaptığı ruhsat zulmü rakamlara yansıdı. Adalet Bakanlığı, 2008-2019 arasında 996 hukuk fakültesi mezununun Türkiye Barolar Birliği tarafından verilen avukatlık ruhsatını iptal etti. Adalet Bakanlığının istatistiklere göre ruhsat iptallerinin 854’ü 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL sürecinde, 2016-2019 arasında yapıldı. En fazla sayıda ruhsat iptali ise 2019 yılında oldu. 2019’da 14 bin 836 hukuk mezununun 528’inin avukatlık ruhsatı iptal edilirken, her yüz başvurudan 3,56’sı reddedildi.

Adalet Bakanlığının ruhsat başvurularına ilişkin istatistikleri

Hukuk mezunlarının ruhsat başvuru süreci şöyle işliyor: Hukuk fakültesi mezunu bir baroda avukatlık stajını tamamladıktan sonra baroya ruhsat başvurusunda bulunuyor. Baro, evrakları tamamladıktan sonra dosyayı Türkiye Barolar Birliğine gönderiyor. Barolar Birliği, stajyer avukatın ruhsat almasında herhangi bir engel olmadığına karar verirse başvuru onaylanarak Adalet Bakanlığına gönderiyor. Bakanlık 60 gün içerisinde ruhsat başvurusunu onaylıyor ya da reddediyor. Red halinde dosya tekrar Barolar Birliğine gönderiliyor. Barolar Birliği tekrar onaylarsa bu kez ruhsat başvurusu onaylanıyor. Ancak bakanlık verilen ruhsatlara karşı İdare Mahkemesinde iptal davası açarak hukukçuların haklarını engelliyor.

MASUMİYET KARİNESİ YOK SAYILIYOR

Adalet Bakanlığının açtığı davaların sonuçlanması yıllar sürerken mesleğini yapamayan avukatlar yürütmenin durdurulması için karşı davalar açtı. 2016’daki OHAL ile başlayan ruhsat iptalleri geçen yıl büyük bir artış göstererek yüzlerce hukuk mezununun mağdur olmasına neden oldu. Cumhuriyet’e konuşan mağdur avukatlar ruhsat iptallerinin anayasaya ve temel hukuk ilkelerine aykırı olduğunu belirtti. Mağdurlar, “Her bakımdan eşitsiz ve hukuksuz bu maddenin doğrudan iptal edilmesi, hiç değilse masumiyet karinesini esas alan bir yaklaşımla kişi hakkında yürütülen kovuşturma kesin bir karara bağlanana kadar avukatların ruhsatlarına dokunulmaması gerekiyor” dedi.

KESİN KARARA KADAR RUHSATA DOKUNULMAMALI

Avukatlık Kanunu’nun 5/3. maddesine dikkat çeken mağdur avukatlardan Gönül Gören, şunları söyledi: “İki yıl ve üzeri ceza alabileceğiniz bir suçtan kovuşturma altındaysanız avukatlığa alınma isteminiz hakkındaki kararın bu kovuşturmanın sonuna kadar bekletilmesine karar verilebiliyor. Fakat bu hüküm emredici değildir ve idareye bir takdir yetkisi tanır. Takdir yetkisine sahip olan idari merciler ilgili Baro, TBB ve Adalet Bakanlığı’dır. Bu yetki, siyasi saiklerle kullanılması halinde hukuka aykırı kabul edilmelidir. Hiç değilse masumiyet karinesini esas alan bir yaklaşımla kişi hakkında yürütülen kovuşturma kesin bir karara bağlanana kadar avukatların ruhsatlarına dokunulmaması gerekiyor.”

BAROLAR DESTEK OLMUYOR

Ruhsatı iptal edilen hukuk mezunu Barış Barışık da baroların karşılaştıkları hukuksuzluğa duyarsız kalmasına tepki gösterdi. Barışık, “Söz konusu hukuka aykırı duruma ilişkin herhangi bir tepki verilmemekte, ruhsatı gasp edilen avukat adaylarıyla herhangi bir dayanışma gösterilmektedir. Mesela, ruhsatımın gasp edilmesi üzerine açılan davada müdahil olması yönünde talepte bulunmama rağmen Ankara Barosu gerekçesiz bir şekilde reddederek vermiş olduğum hukuk mücadelesinde taraf olmadı” dedi.

MESLEĞİMİN 3’NCÜ AYINDA İPTAL EDİLDİ

Ruhsatı iki kez iptal edilen Simin Atabay ise, “Bir yılı aşkın süre sonra ruhsat almıştım. Fakat henüz mesleğimin 15. gününde tarafıma iptal istemli dava açıldığını öğrendim. Bu süre zarfında mesleğe adapte olmak elbette çok zor. Bu durumu yaşayanlar olarak dosya almaktan imtina ediyoruz. Çünkü her an bir yürütmenin durdurulması kararı ile ruhsatımız yeniden elimizden alınabilir. Benim de aynen öyle oldu. Mesleğimin 3. ayında iken Yürütmenin Durdurulması kararı verildi ve yeniden işsizdim. Üstelik verilen bu karar masumiyet karinesinin ihlali demek” ifadelerini kullandı.

KHK’LILARA DA RUHSAT ZULMÜ YAŞATILIYOR

KHK ile ihraç olan hukukçuların avukat yapmaları da Adalet Bakanlığı tarafından engellenmişti. Anayasa Mahkemesi, avukatlığın kamu hizmeti niteliğinin avukatın kamu görevlisi olarak kabulüne imkan vermediği gerekçesiyle KHK ile ihraç edilenlerin avukatlık yapabileceğine karar vermişti. Ancak Ankara 14. İdare Mahkemesi, Anayasa Mahkemesinin hakkında ihlal kararı verdiği KHK’lı Ceza Hukukçusu Yrd. Doç. Dr. Günal Kurşun’un Büyükada Davası’nda 1 yıl 13 günlük kesinleşmemiş cezasını gerekçe göstererek ruhsat başvurusunu reddetmişti.

İdare mahkemesi AYM’nin KHK’lı avukatla ilgili ihlal kararını yok saydı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Bir aylık hamile akademisyen Emel Top Bayraktar tutuklandı

Hamile bir kadın daha tutuklandı. Bingöl Üniversitesinde çalışan ve hamile olduğunu yeni öğrenen Emel Top Bayraktar tutuklanıp cezaevine gönderildi.

BOLD ÖZEL – Üç yıldır Bingöl Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışan Emel Top Bayraktar (29) 8 Nisan’da tutuklanıp Bingöl M Tipi Cezaevine gönderildi. 7 Nisan’da gözaltına alınan Bayraktar bir gece nezarethanede kaldıktan sonra ertesi gün tutuklandığı öğrenildi.

HAMİLE OLDUĞUNU YENİ ÖĞRENDİ

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Emel Top Bayraktar’ın, kendileriyle ilgilendiğini söyleyen üniversite öğrencilerinin ifadeleri ve Bylock kullandığı iddiasıyla tutuklandığı belirtildi. Hamile olduğunu kendisi de yeni öğrenen Bayraktar’ın, elinde resmi bir rapor olmadığı için SEGBİS ile bağlandığı Manisa 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde hamileliğini söylemedi.

İfadesinde, üniversiteyi çok zorluklarla okuduğunu vurgulayan Bayraktar, “Bu suçlamalar beni ziyadesiyle üzmektedir. Vatanımı, milletimi çok seviyorum. İhanet etmeyi kendime ve kimseye yakıştıramıyorum.” dedi.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AKP’nin aldığı devlet yardımı çok ödediği vergi az 

Anayasa Mahkemesi, partilerin 2017 yılı kesin hesap defterlerini inceledi. İnceleme sonucunda ilginç detaylar ortaya çıktı. Vatandaşın vergilerinden en çok Hazine yardımı alan AKP’nin, MHP’den az vergi ödediği ortaya çıktı.

BOLD ÖZEL – Vatandaşın ve şirketlerin ödediği vergilere sürekli zam yapan AKP Hükumeti’nin ödediği vergi ‘devede kulak kaldı.’ Resmi Gazetede yayımlanan Siyasi Parti Mali Denetim Kararları AKP’nin gelir gider rakamlarını ortaya koydu.

Anayasa Mahkemesinin incelediği AKP’nin 2017 yılı kesin hesap çizelgesine göre iktidar partisine 119 milyon 170 bin 658 lira devlet yardımı yapıldı. Bunun karşılığında AKP, devlete ödenen kesin vergi rakamı açıklanmadı. Vergi, sigorta, noter ve mahkeme gideri kalemlerinin toplamında 256 bin 409 lira gider yazıldı.

HAZİNE’DEN ALIP AKP’LİLERE AKTARIYOR

186 milyon 338 bin 126 liraya ulaşan AKP gelirlerinin 119 milyon 170 bin 658 lirası halkın vergilerinden aktarılan Hazine yardımından oluştu. Başka bir deyişle AKP gelirlerinin yüzde 64’ü devlet yardımlarından sağlandı. Partinin 196 milyon 459 bin 669 lira giderlerinin 256 bin 409 lirası vergi, sigorta, noter ve mahkeme giderlerinden oluştu. Bu giderlerin sadece 0,1’inin vergiye gittiğini gösterdi. Aslan payı ise lüks arabada kokain çekerken görüntülenen Kürşat Ayvatoğlu gibi büro elamanlarına gitti. AKP personele 22 milyon 861 bin 206 lira ödedi.

HAZİNE YARDIMI ALMAYAN DEMOKRAT PARTİ

Yine 2017 yılında MHP ise 28 milyon 653 bin 663 lira Hazine yardımı aldı. Bunun karşılığında 442 bin 229 lira vergi, sigorta, noter ve mahkeme gideri ödedi. Baraj altında kaldığı için Hazine yardımı alamayan Demokrat Parti ise 2017 yılında 13 bin 269 lira vergi ödedi. 25 Ekim 2017 tarihinde kurulan İyi Parti ise 59 lira vergi ödedi.

İRFAN FİDAN İMZASI DA VAR

AKP’nin 2017 gelir giderlerinin denk olduğu kararına varan Anayasa Mahkemesi kararında Başkan Zühtü Arslan ve üyelerin imzası yer aldı. Kararda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın önce Yargıtay’a ardından AYM’ye atadığı İrfan Fidan’ın da imzası bulunuyor. CHP ve HDP’nin incelemeleri tamamlanmadığı için Resmi Gazetede yayımlandı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0