Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

3 can için senarist Emrah Serbes’e 1.4 milyon liralık tazminat cezası

İzmir-Aydın Otoyolu’nda önünde seyreden otomobile çarparak aynı aileden 3 kişinin ölümüne neden olan Emrah Serbes’in 1 milyon 400 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verildi.

BOLD – Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen duruşmaya taraf avukatları katıldı. Davacı Ahmet Mert Özçelik’in avukatı davanın kabulüne, davalı Serbes’in avukatı ise davanın reddine karar verilmesini talep etti. Hakim davanın kısmen kabulüne, Serbes’in Özçelik’e annesinin vefatı için 550 bin lira, babasının vefatı için 550 bin lira, kardeşinin vefatı için ise 300 bin lira olmak üzere toplam 1 milyon 400 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verdi. Manevi tazminatın, kaza tarihi olan 22 Eylül 2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi de kararlaştırıldı.

İzmir-Aydın Otoyolu’nda 22 Eylül 2017’de, Emrah Serbes’in kullandığı 34 NT 5005 plakalı otomobil, Torbalı kavşağı yakınlarında Ayhan Özçelik (59) idaresindeki 34 TV 9335 plakalı otomobile arkadan çarpmıştı. Kazada sürücü Özçelik ile 16 yaşındaki kızı Zeynep olay yerinde, eşi Nilgün Özçelik ise kaldırıldığı hastanede 12 gün sonra yaşamını yitirmişti. Kazadan sonra 34 NT 5005 plakalı otomobili kendisinin kullandığını iddia eden Kenan Doğru tutuklanmıştı. Emrah Serbes ise müşteki ailenin avukatının talebiyle “sürücünün belirlenmesi için güvenlik kamera görüntüleri ve emniyet kemeri izlerinin tespitini istemesi” üzerine otomobili kendisinin kullandığını itiraf ederek, 28 Eylül 2017’de teslim olmuş, ardından tutuklanmıştı.

Serbes, İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı davada 13 yıl 4 ay, kazadan sonra 34 NT 5005 plakalı otomobili kendisinin kullandığını söyleyen Kenan Doğru ise 1 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, tarafların itirazlarını reddederek, kararı hukuka uygun bulmuştu. Temyiz üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesi de cezayı onamıştı. Olayda annesi, babası ve kardeşini kaybeden Ahmet Mert Özçelik, Emrah Serbes’ten 4,5 milyon liralık manevi tazminat talebiyle dava açmıştı. Serbes açık cezaevine geçtikten sonra Kovid-19 salgını tedbirleri nedeniyle tahliye edilmişti.

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

Eski Korgeneral Metin İyidil: Siyasilerle görüşen eniştemi arayıp bildiklerimi anlattım

15 Temmuz darbe girişimi davasında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tahliye edildikten sonra tekrar tutuklanan eski Korgenal Metin İyidil, yeniden yargılanıyor. İyidil, darbe teşebbüsüne katılmadığını anlatırken, “Siyasilerle ilişkisi bulunan eniştemi arayıp ona bildiklerimi anlattım” dedi.

BOLD -15 Temmuz darbe girişiminde aldığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan eski Korgeneral Metin İyidil’in de aralarında bulunduğu 3 sanığın yargılanmasına yeniden başlandı.

Yargıtay’ın bozmasının ardından tutuklu sanıklar Metin İyidil, Hamza Koçyiğit ile tutuksuz sanık Abdullah Barutçu’nun ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım’ suçlamasıyla yargılanmasına, Ankara 2’nci Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden başlandı. Duruşmaya, sanıklar Metin İyidil, Hamza Koçyiğit, Adullah Barutçu ile avukatları katıldı.

Yargıtay kararıyla ilgili savunmasında İyidil, “Suçsuz, masum, mazlum ve acı çeken ancak başı dik olarak heyetinize arz ediyorum” dedi. Darbe girişimden önceden haberi olduğu iddialarının gerçek dışı olduğunu belirten İyidil, 15 Temmuz gecesi dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın, saat 23.08’de televizyonda kısıtlı bilgilerle konuşma yaptığını, TRT’deki darbe bildirisinden bir saat önce, kendisine bağlı birlik komutanına, “O emre uyma, o emir sahte” dediğini belirtti. İyidil, “Sayın Cumhurbaşkanımızın televizyona çıkıp, konuşma yapmasından 75 dakika öncedir. Ben, Ankara Etimesgut’taki Zırhlı Tümen Komutanına ‘O emre uyma. O emir sahte’ diyorum. Savcılık ifademe bakın. Tanık ifadelerine bakın” dedi.

NECDET ÖZEL’İ ARADIM, BİLDİKLERİMİ ANLATTIM

Tankların sokağa çıktığını kendisini arayan bir arkadaşından öğrendiğini öne süren İyidil, “Ben de hemen üstüm olan EDOK komutanını aradım, bana ‘televizyonda var’ dedi. Televizyonu açtığımda olanları gördüm. Saat, 22.47’de evden çıktım. Sonra telefonla çok sayıda kişiyi arayarak, bilgi sahibi olmaya çalıştım. Saat 23.07 sıralarında eski Genel Kurmay Başkanı Necdet Özel’i aradım. Bildiklerimi anlattım. Bana, ‘Dikkat edin, birliklerinize sahip çıkın’ dedi. Bana bağlı birliklerin komutanlarını arayıp, kışladan ayrılmamalarını ve benden başka kimseden emir almamalarını söyledim. Daha sonra Kara Kuvvetleri ve Genel Kurmayı arayarak bilgi verdim” ifadelerini kullandı.

ENİŞTEMİ ARAYIP BİLDİKLERİMİ ANLATTIM

Sivil yöneticileri arayarak darbe girişimine karşı birlikte hareket etmediği gerekçesiyle de suçlandığını kaydeden İyidil, “Üstlerimi aramam kadar normal bir şey yok. Yıllarca aynı mataradan su içtiğimiz, yıllarımızı birlikte geçirdiğimiz insanlar bize ateş etti. Üst düzey komutanların çoğu, emir subayları ya da emir astsubayları tarafından derdest edildi. Böylesine güvenilmez bir ortamda hangi sivili arayıp da ‘gelin zırhlı birlikler okulunu kurtaralım’ diyeceğim. 4’üncü Kolordu Komutanı ile Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı’nı aradım. Amacım Bakana bilgi vermesini sağlamaktı. Ancak ulaşamadım. Bunlar dışında da siyasilerle ilişkisi bulunan eniştemi(işadamı Nihat Özdemir) arayıp ona bildiklerimi anlattım” diye konuştu.

EŞİM VE ÇOCUKLARIMLA AYRILMAK İSTİYORUM

Dosyanın tarafsız bir şekilde incelenip hukuki bir karar verilmesini beklediğini ifade eden İyidil, şunları söyledi:

“Darbe gecesi emrimdeki birliklerden darbe girişimine katılan yoktur. Benim emrimim ardından Zırhlı Birlikler’den bir tane mermi dışarı çıkmamıştır. Sabah saatlerinde de adli makamlarla birlikte bu hainlerin tutuklanmasını sağladım. Harbiye Okulu öğrencilerinin geri dönmesini sağladım. MEBS Okulu’ndaki zırhlı araçların çıkışını önledim. Darbeye karşı net ve kesin emirler verdim. Benim emrini yok sayan, cuntanın verdiği emri uygulamaya çalışan Osman Ünlü ile sabaha kadar mücadele ettim ve oradan da darbeye destek verilmesini engelledim. Ben utanç duyulacak, dayanılması çok zor olan bir suçlamaya karşı kendimi 5 yıldır savunmaya çalışıyorum. Bölge Adliye Mahkemesi’nin verdiği beraat ve tahliye kararına rağmen, hukuka aykırı bir şekilde tutuklandım ve karşınıza getirildim. Ben o gece devletime sahip çıktım, sizden de bana sahip çıkmanızı istiyorum. Adil bir karar vererek, Bölge Adliye Mahkemesi 20’nci Ceza Dairesi’nin verdiği beraat kararında direnmenizi istiyorum. Ellerim kelepçeli geldiğim buradan eşim ve çocuklarımla birlikte ayrılmak istiyorum.”

TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA KARAR VERİLDİ

İyidil’in ardından sanıklar Hamza Koçyiğit ile Abdullah Barutçu savunma yaptı. Sanık Hamza Koçyiğit, darbe emirlerini uygulamadığını, darbeye teşebbüs ve yardım suçunu işlemediğini belirterek beraatini istedi. Tutuksuz sanık Abdullah Barutçu da mahkemenin Yargıtay’ın bozma kararını tanımayarak ilk verdiği kararda direnmesini talep etti. Sanık ve avukatlarının savunmalarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanık İyidil ve Koçyiğit’in tutukluluk hallerinin devamına, tutuksuz sanık Barutçu’ya da yurt dışına çıkış yasağı konulmasına karar vererek, duruşmayı erteledi.

İSTİNAF TAHLİYE ETTİ, TEKRAR TUTUKLANDI

Ankara 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar eski KKK EDOK Muhabere ve Muharebe Eğitim Destek Komutanı Korgeneral Metin İyidil, eski Tümgeneral EDOK Kurmay Başkanı Hamza Koçyiğit ve eski Tuğgeneral Harekat Eğitim ve Öğretim Daire Başkanı Lütfi İhsan Yanıkoğlu’na, ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) 20’nci Ceza Dairesi, İyidil hakkında beraat kararı verdi. Karar sonrası tahliye edilen İyidil, yapılan itiraz üzerine tekrar tutuklandı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, istinaf mahkemesini kararını bozarak, İyidil’in ‘darbeye yardım’ suçundan tekrar yargılanmasına hükmetti.

Dört dörtlük operasyon: Adil Öksüz’ü kurtarmak!

Okumaya devam et

Gündem

Bir sağlık çalışanı daha koronavirüsten öldü

Koronavirüs nedeniyle ölen sağlık çalışanı sayısı artıyor. Son olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi bölümünde görev yapan bir sağlık çalışanı, koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi.  

BOLD – Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi bölümünde çalışan Yeter Yılmaz, Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), bir sağlık çalışanının daha koronavirüs nedeniyle vefat ettiğini duyurdu. TTB’den yapılan açıklamada, “Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Bölümü çalışanı Yeter Yılmaz’ı Kovid-19 nedeniyle kaybettik. Ailesine ve tüm sağlık camiasına başsağlığı dileriz” denildi.

9 ayda 20 gazeteci tutuklandı 29 basın mensubu mahkum edildi

Okumaya devam et

Gündem

AKP hükumeti 18 bin köy okulunu kapattı

AKP hükumetinin 18 yılda eğitim alanında yaptıklarını açıklayan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık, AKP döneminde yaklaşık 18 bin köy okulunun kapatıldığının altını çizdi.

BOLD – Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “eğitimde reform” açıklamalarına cevap verdi. Balık, AKP’nin eğitim karnesinin zayıf olduğunun altını çizdi.

DEFALARCA EĞİTİM VE SINAV SİSTEMİ DEĞİŞTİRİLDİ

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’a AKP’nin 18 yılda eğitim adımlarını tek tek sıralayan Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mehmet Balık, “18 yılda 7 kez Milli Eğitim Bakanı, defalarca eğitim sistemi ve sınav sistemleri değiştirildi. Ataması yapılmayan öğretmen sayısı 68 binden 700 bine yükseldi. Okullar nitelikli-niteliksiz diye ayrıldı. Öğrenciler özel okullara yönlendirildi. 3.4 milyar harcanan Fatih projesi nedeniyle 50-60 liralık internet faturası 3-4 bin liraya çıktı. Liselere giriş sınavlarının cevap anahtarları taşerona okutuldu. Sınav soruları çalındı” dedi.

MERDİVEN ALTI KAÇAK OKULLAR AÇILDI

AKP hükumetleri döneminde yaklaşık 18 bin köy okulunun kapatıldığını hatırlatan Balık, “4+4+4 sistemi ile 60 aylık çocuklar okula başlatıldı. İlkokullar 4 yıla indirildi. Liyakatin yerini sadakat ve emre itaat aldı. Kanuna aykırı okul açmanın cezası kaldırıldı, merdiven altı kaçak okullar çoğaldı. Sıbyan mektebi adı altında hurafeler öğretilmeye başlandı. Akademisyeni, öğrencisi olmayan üniversiteler açıldı” dedi.

İş bulamayan yaşlılar geçinebilmek için inşaatlarda çalışıyor

 

İş bulamayan yaşlılar geçinebilmek için inşaatlarda çalışıyor

Okumaya devam et

Popular