Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Dünya genelinde koronavirüs vaka sayısı 30 milyonu aştı: Avrupa’da yeni dalga korkusu var

ABD’deki Johns Hopkins Üniversitesi verilerine göre bugüne kadar dünya genelinde 30 milyon 199 bin 7 kişiye koronavirüs bulaştı. 946 bin 490 kişi de hayatını kaybetti. Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa için çok ciddi yeni bir Kovid-19 dalgası uyarısında bulundu.

BOLD – Salgından en fazla etkilenen ülkelerin başında ABD, Hindistan ve Brezilya geliyor. ABD’de 6.6 milyon vaka ve 197 binden fazla ölüm var.

Hindistan’da son bir haftadır neredeyse her günde 90 binden fazla yeni vaka tespit edildi. 80 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Ülkede yoğun bakım yatağı ve oksijen yetersizliği yaşanıyor.

Brezilya vaka sayısında 4.4 milyonla üçüncü sırada olsa da, can kaybında ABD’den sonra geliyor. Ülkede 134 binden fazla kişi koronavirüs sebebiyle hayatını kaybetti.

Kuzey Avrupa’da vaka sayıları hızla artıyor. İsrail, Mart ayından sonra ikinci kez sokağa çıkma kısıtlamaları getiren ilk ülke oldu.

Afrika’da da bir milyondan fazla vaka bildirilmiş olsa da, gerçek sayının bunun çok daha üzerinde olabileceği belirtiliyor.

Üniversiteden yapılan açıklamada, en fazla ölüm vakalarına ABD’de rastlanmasına karşın nüfus yoğunluğu baz alındığında 100 binde 97 ölüm vakasıyla Peru‘nun birinci sırada geldiği ifade edildi. ABD’de ise bu oran 100 binde 60. Bolivya, İspanya, Şili ve Ekvador’da da nüfus yoğunluğuna göre ölüm oranları ABD’den yüksek.

DSÖ’DEN AVRUPA İÇİN UYARI

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Direktörü Hans Kluge

Avrupa genelinde hızla artan koronavirüs vakalarının “uyanma çağrısı” niteliğinde olduğunu belirten Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Avrupa Direktörü Hans Kluge, Avrupa Birliği ülkelerinin yarısından fazlasında son iki haftada günlük vaka sayılarının iki katına çıktığını söyledi.

Kopenhag’da konuşan Kluge, sadece geçen hafta Avrupa genelinde 300 binden fazla yeni vaka tespit edildiğini, bunun da Mart ayında sayılardan daha fazla olduğunu belirtti.

Hans Kluge, “Artık daha fazla test yapıldığı için daha fazla vaka tespit ediliyor olsa da, bir yandan da bölgede salgının hızla yayıldığına dair bizi alarma geçiren durumu ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Sayılar Mart’a göre yükselmiş olsa da, hastaneye yatışlar, ağır vakalar ve ölüm sayıları o dönemki kadar yüksek değil. Ancak Fransa ve İspanya’da bu sayılar da yükselişte.

Şu an için daha hafif semptomlar gösteren genç nüfus arasında yayıldığı gözlemlense de, önlem alınmadığı takdirde virüsün daha yaşlı ve sağlık sorunları olan kesime yayılma ihtimali de artıyor.

DSÖ’ye göre salgının başından bu yana Avrupa’da 5 milyondan fazla vaka görüldü. 228 binden fazla kişi de hayatını kaybetti.

AVRUPA YENİ KISITLAMALARA HAZIRLANIYOR

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) bulaştırma oranlarının endişe verici boyuta ulaştığı yönündeki uyarısıyla birlikte Avrupa ülkelerinde Cuma gününden itibaren kısmi kısıtlamalar yeniden yaşama geçiriliyor.

Bu bağlamda İngiltere toplantıları kısıtlamaya hazırlanıyor. Başbakan Boris Johnson, ikinci dalganın önüne geçilebilmesi için barların daha erken saatlerde kapanması gerektiğini açıkladı. Salgının etkili olduğu Newcastle ve Sunderland kentlerinin de bulunduğu ülkenin kuzeydoğu bölgesinde ise yaklaşık iki milyon insanın evlerinin dışındaki insanlarla temas etmesi de yasaklandı.

Fransa’da geçen hafta bir günde yaklaşık 10 bin yeni vakanın tespit edilmesi üzerine önlemleri sıkılaştırma kararı aldı. Sağlık Bakanı Olivier Veran, Lyon, Nice, Bordeaux ve Marsilya’da halka açık toplantılara ilişkin kısıtlamaların yanı sıra yeni kurallar getirileceğini duyurdu. Büyük şehirlerde önlemlerin artırılacağı belirtildi.

İSRAİL İKİNCİ KEZ EVLERE KAPANIYOR

İsrail ise ikinci kez sokağa çıkış kısıtlamalarını uygulamaya geçiriyor. Buna göre halk iki hafta boyunca evlerinden en fazla 500 metre uzaklaşabilecek. İsrailliler, Perşembe akşamı Tel Aviv’de kısıtlamaların yeniden uygulanacak olmasını protesto etti. Göstericiler, kısıtlamaların Musevilerin yeni yıl başlangıcından kısa süre önce olmasını ve bu süreçte dini bayramları da kapsamasını protesto etti. İsrail, bölgesinde Bahreyn’den sonra en yüksek enfeksiyon oranına sahip ülke.

Kovid-19 vakalarında 15-49 yaş arasında risk artıyor

Dünya

Alman Dışişleri Bakanı: Erdoğan’ın Macron’a saldırıları yeni bir ‘dip nokta’

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hakkındaki sözlerinden ötürü, yeni bir ‘dip nokta’ ifadesiyle  AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kınadı.

BOLD – Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Berlin’de Erdoğan-Macron gerginliğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Maas, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Macron’a yönelik saldırılarını yeni bir ‘dip nokta’ olarak nitelendirdi.

Almanya’nın radikal İslamcılarla mücadelede Fransa ile dayanışma içinde olduğunu ifade eden Maas, Fransa’nın Ankara Büyükelçisini istişarelerde bulunmak üzere geri çağırmasını da büyük bir anlayışla karşıladığını söyledi.

Maas, radikal terörle mücadelenin ırkçılık ve İslamofobi ile aynı kefeye konulmaması gerektiğini belirterek, bunu yapan herkesin sorumsuz olduğunu ve toplumu bölmek isteyenlerin amacına hizmet ettiğini ifade etti. Maas, “Biz bunu kabul etmeyeceğiz” dedi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, pazar günü partisinin Malatya 7.Olağan İl Kongresi’ndeki konuşmasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmauel Macron hakkında, “Şu an Fransa’nın başındaki zat şaşırmış yatıp kalkıp Erdoğan’la uğraşıyor. Sen önce kendine bak. Bu bir vaka. Hakikatten kontrolden geçmesi lazım” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumartesi günkü konuşmasında da, “Bu Macron denilen zatın Müslümanlarla derdi nedir? Macron’un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var. İnanç özgürlüğünden anlamayan ve kendi ülkesinde yaşayan milyonlarca farklı inanç mensubu insanlara bu şekilde davranan bir devlet başkanına başka ne denilebilir. Öncelikle bir akli noktada kontrol” ifadelerini kullandı. Açıklamalar üzerine Fransa Ankara Büyükelçisini istişarelerde bulunmak üzere geri çağırdı.

Guardian: Tartışmayı sürdürmek Erdoğan’ın da Macron’un da işine geliyor

Okumaya devam et

Dünya

Avrupa Birliği, Frontex ve Yunanistan’dan ‘geri itmelerle’ ilgili soruşturma istedi

Avrupa Birliği (AB), AB Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansının (Frontex) Yunanistan’ın mültecileri açık denize geri itmesine destek verdiğine yönelik haberler üzerine hem Yunanistan’dan hem de Frontex’den soruşturma başlatmasını istedi.

BOLD – Avrupa Komisyonunun Frontex ile temas halinde olduğu, Frontex’in de Yunanistan makamlarıyla görüştüğü ve Yunanistan’ın iç tahkikat başlattığı bildirildi.

AB Komisyonu sözcülerinden Adalbert Jahnz, günlük basın toplantısında, “Bu konuyu çok ciddiye alıyoruz. AB Komisyonu, geri itmeler ve temel haklarla iltica hakkının korunmasına yönelik AB hukukuna aykırı davranışlarla ilgili haberler hakkında derin endişe duymaktadır” ifadesini kullandı.

Komisyonun Frontex ile temas halinde olduğunu aktaran Jahnz, Frontex’in de Yunanistan makamlarıyla görüştüğünü ve Yunanistan’ın iç tahkikat başlattığını söyledi.

Jahnz, “Biz hem Yunanistan makamlarından hem de Frontex’ten bu tür haberleri derinlemesine soruşturmasını ve AB yasalarına tam olarak uyulmasını bekliyoruz.” dedi.

Almanya’nın Der Spiegel dergisinin araştırmasında, Yunan sınır muhafızlarının mültecileri açık denize geri ittikleri ve Frontex’in de yasa dışı operasyonlarda yer aldığı ifade edilmişti.

Frontex tarafından kullanılan bir uçağın mültecileri durdurduğu, uçaktaki kamera görüntülerinin Varşova’daki Frontex genel merkezine canlı olarak aktarıldığı ancak Frontex’in söz konusu bölgeye mültecilerin kurtarılması için yardım göndermediği belirtilmişti.

Spiegel’in ve başka medya kuruluşlarının zorla geri göndermelerin birçoğunu tam olarak belgelemiş olmasına rağmen Yunan hükümeti, mültecilerin Türkiye’ye zorla geri gönderildiğini reddediyor.

Türkiye demokrasi statüsünü 2014’te kaybetti: Son 10 yılda dibe vurdu

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye demokrasi statüsünü 2014’te kaybetti: Son 10 yılda dibe vurdu

İsveç Gothenburg Üniversitesi V-Dem Enstitüsü, Türkiye’nin 2014 yılında demokrasi statüsünü kaybettiğini ve son 10 yılda demokrasi alanında dibe vurduğunu belirtti. Enstitünün hazırladığı demokrasi listesinde Türkiye, 179 ülke arasında 153. sırada yer alarak dünyada demokrasinin en kötü olduğu yüzde 20’lik kısımda yer aldı.

BOLD – İsveç Gothenburg Üniversitesi V-Dem Enstitüsü (Varieties of Democracy), 2020 yılı raporunda Türkiye’deki demokrasinin durumu ile ilgili ağır ifadeler kullandı.

Dünyada otokratlaşmanın Brezilya, Hindistan, ABD ve Türkiye gibi büyük nüfus ve ekonomiye sahip ülkeleri etkilediğini belirten V-Dem Enstitüsü, 85 milyon nüfusa sahip NATO üyesi Türkiye’nin “daha sert diktatörlüğe” kayışının büyük bir endişe kaynağı olduğu kaydedildi.

Türkiye, enstitü tarafından “otoriter seçim devleti” olarak tanımlandı.

TÜRKİYE, 179 ÜLKE ARASINDA 153. OLDU

Enstitü tarafından hazırlanan ve 179 ülkenin yer aldığı demokrasi listesinde Türkiye 153’ncü sırada yer aldı.

Somali, Çad, Belarus, Vietnam, Cibuti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Etiyopya, Zimbabve ve Gine gibi ülkeler dahi demokrasi listesinde Türkiye’nin üstünde yer aldı.

TÜRKİYE, LİSTENİN EN DİBİNDEKİ YÜZDE 20’LİK KISIMDA YER ALDI

Raporda Türkiye için şu ifadeler kullanıldı: “Türkiye, demokrasi statüsünü 2014 yılında kaybetti ve dünyada demokrasinin en kötü olduğu ülkelerin yer aldığı listenin en dibindeki yüzde 20’lik kısımda yer aldı.”

Raporda, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkesini “daha sert diktatörlüğe” doğru sürüklediği belirtildi.

OTOKRATLAŞMANIN EN FAZLA OLDUĞU ÜLKELER MACARİSTAN VE TÜRKİYE

Raporda, son 10 yılda otokratlaşmanın en fazla olduğu ülkeler Macaristan, Türkiye, Polonya, Sırbistan, Brezilya ve Hindistan olarak kaydedildi.

Türkiye’de basın özgürlüğü ve özgürlükler konusundaki kötüleşmenin 2009 öncesinde başladığı ve kademeli otokratlaşma sürecinin sonunda Türkiye’nin demokrasi statüsünü kaybederek 2014 yılında “otoriter seçim devleti” statüsüne düştüğü kaydedildi.

Sattığı motorun SİHA’larda kullanıldığını öğrenen Bombardier Türkiye’ye teslimatı durdurdu

Okumaya devam et

Popular