Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Kürtler, Cemaat ve Solcular güne operasyonla uyandı

Kürtler, Hizmet Hareketi ve İsimsizler Hareketi güne operasyonla uyandı. Onlarca gözaltı kararının arkasında ne var? Operasyonların zamanlaması ve anlamı…

CEVHERİ GÜVEN – BOLD ANALİZ

On binlerce siyasi tutuklunun bulunduğu Türkiye’de gün yine siyasi operasyonlarla başladı. Sabahın ilk ışıklarında evlere yapılan baskınlarla başlayan polis operasyonlarının hedefinde Kürtler, Gülen Hareketi ve Solcular vardı.

Sabahın ilk ışıklarında Kürt siyasi hareketinden 82 isim, Hizmet Hareketi’yle ilişkileri sebebiyle 76 akademisyen ve İsimsizler Hareketinden dört aktivist gözaltına alındı.

82 KÜRT SİYASETÇİYE GÖZALTI

Eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tutuklu bulunduğu 2014’teki Kobani eylemleriyle ilgili soruşturmada 6 yıl sonra operasyon yapıldı.

Operasyonu başlatan Başsavcı, geçtiğimiz günlerde düğün sonrası eşini gelinlikle Tayyip Erdoğan’ı Saray’da ziyarete giden Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman’dı.

7 ilde gerçekleşen operasyonda 82 Kürt siyasetçi hakkında gözaltı kararı verildi. Kars Belediye Başkanı Ayhan Bilgen, HDP’li önemli siyasetçi Sırrı Süreyya Önder, HDP’li eski vekiller Altan Tan, Ayla Akat Ata, Nazmi Gür, Emine Ayna, belediye başkanları ve partinin üst düzey yöneticileri bulunuyor.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada “6, 7, 8 Ekim 2014 tarihlerinde, ülke genelinde ‘Kobani’ olayları olarak bilinen olaylarda’, söz konusu isimlerin sosyal medya ve basın açıklamalarıyla halka eylemlere katılım çağrısı yaptıkları belirtildi ve operasyonun gerekçesi olarak gösterildi. Açıklamada 82 Kürt siyasetçiye yönelik operasyonun halen tutuklu bulunan HDP Lideri Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın yargılandığı dosya ile aynı olduğu belirtildi.

AKADEMİSYENLER VE ÜNİVERSİTE ÇALIŞANLARINA GÖZALTI

Sabahın ikinci operasyonu Hizmet Hareketi’ne (Gülen Cemaati) yönelikti. 26 ilde 76 akademisyen ve üniversite çalışanı hakkında gözaltı kararı alındı. Uzun namlulu silahlarla yapılan operasyonlarda birçok eve baskın düzenlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü operasyonda, Anadolu Ajansı ve Erdoğan’a yakın medya, akademisyenlerin uzun namlulu silahlı polislerce gözaltına alındığına ilişkin fotoğraflar servis etti.

Gülen Cemaatiyle ilişkileri gerekçe gösterilerek son dört yılda yaklaşık 7 bin akademisyen üniversitelerden ihraç edildi. Bu süreçte 15 Üniversite de yine aynı gerekçeyle kapatıldı.

İSİMSİZLER HAREKETİNE OPERASYON

Sabahın üçüncü operasyonu ise sol gruba yönelikti. İsimsizler Hareketi olarak bilinen gruba yönelik operasyonda 24 kişi gözaltına alındı. İsimsizler Hareketi’nin fikir babası olan Taylan Kulaçoğlu sosyal medya paylaşımları nedeniyle dört aydır tutukluydu.

Taylan Kulaçoğlu’nun kız kardeşi Özen Kulaçoğlu, gazeteci Hakan Gülseven ve yazar Temel Demirer de bu sabah gözaltına alındı.

Gözaltı gerekçelerinin sosyal medyada iktidar karşıtı paylaşımlarda bulunan İsimsizler Hareketi olduğu belirtiliyor.

Temel Demirer’in gözaltına alınmasıyla ilgili eşi Sibel Sibel Özbudun Demirer, “Az önce 3. Sulh ceza hakimliği arama emriyle evimizi basan polisler Temel Demirel’i gözaltına aldılar. Temel’in gözaltı nedeni İsimsizler Hareketi hashtag’inde cumhurbaşkanına hakaret” ifadelerini kullandı.

BASKI YÜKSELDİ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erodoğan, Ege ve Akdeniz’deki gerilim nedeniyle Türkiye’ye yönelik yaptırımları görüşecek olan Avrupa Birliği liderlerine gönderdiği mektupta, “Türkiye ile AB ilişkilerinin yeniden canlandırılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı. Ancak Türkiye’deki gelişmeler tersi yönde ilerliyor.

Ege ve Akdeniz’deki krizden eli boş dönen Erdoğan yönetimi, ülke içinde baskı sürecini artırdı. Kürtler, Gülen Hareketi ve Sol gruplara yönelik zincirleme operasyonlar başladı.

Kürtlerin yoğun yaşadığı şehirlerde ağır hak ihlalleri gerçekleşmeye başladı. Bunlardan en tartışılanı, askerlerin gözaltına aldıkları iki Kürt köylüyü helikopterden attıklarıyla ilgili iddialar. Doktor raporuna da geçen “helikopterden düşme” olayı sonrası iki köylü yoğun bakıma kaldırıldı. İnsan hakları savunucularının yoğun tepkisine rağmen konuyla ilgili soruşturma açılmadı.

Gülen Hareketine yönelik hemen her gün süren polis operasyonlar ise genişletildi. Hemen her gün 50’den fazla insan gözaltına alınmaya başlandı.

Sol gruplardan özellikle sosyal medyada etkin olan gruplar hedef alındı. Akademisyen ve aktivist Nuriye Gülmen, Acun Karadağ’ın içinde olduğu çok sayıda solcu zincirleme biçimde tutuklandı.

BIG BROTHER YASALARI

Hükümet kısa süre önce sosyal medyayı tamamen denetim altına alacak ve gerektiğinde kapatabilecek düzenlemeleri Meclis’ten geçirerek yasalaştırdı. Sosyal medya kullanıcılarının bilgilerinin tamamını devlet arşivine geçirecek bu düzenlemeler, halen direnen Twitter ve Facebook gibi platformlara da ağır para cezaları içeriyor. Tüm platformların sunucularını Türkiye’de tutması ve istendiğinde kopyasını savcılıklara vermesi bu yasal düzenlemelerden bazıları.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıkladığı bir diğer sıkı güvenlik önlemi ise ülke çapında neredeyse her sokağa yayılan kamera sistemlerinin tek merkeze bağlanması. Erdoğan’ın Sarayı’nda kurulacak bir merkeze ülkedeki tüm kamera sistemlerinin bağlanacağını açıklayan İçişleri Bakanı, “Big Brother” eleştirilerine maruz kaldı.

Analist Fatih Yurtsever’e göre, Erdoğan pandemiyi tıpkı Çin gibi dijital diktatörlük kurmak için avantaja çeviriyor ve tüm kişisel bilgileri tek merkezde ve kolayca ulaşılabilir bir hale getiriyor. Yurtsever, Türkiye’nin geleceğinin Çin gibi muhalefetin nefes almakta zorlandığı bir ülke olarak görüyor.

Analiz

AKP Türkiye’si: 128 milyar dolar, 43 işçi, 50 at kayıp

Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele vaadiyle iktidara gelen AKP, 2013 sonrası mücadele kısmını attı. Geriye 3Y kaldı. AKP’nin adı ‘Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasaklar’ ile anılır oldu.

BOLD ANALİZ – AKP, yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele vaadiyle iktidara geldi. Ancak 2013 sonrası bu 3Y ile mücadeleden vazgeçildi. AKP’de Başbakanlık yapmış Ahmet Davutoğlu da ekonomiyi yöneten Ali Babacan da her fırsatta AKP’nin adının ‘yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar’ ile anıldığını dile getiriyor. AKP’nin ateşli savunucusu köşe yazarları Mehmet Ocaktan, Akif Beki, Ahmet Taşgetiren de bu gerçekleri söylemekten artık kendilerini alamıyor.

AKP’Lİ OLMAK TC VATANDAŞLIĞINDAN EVLA

‘Eşit vatandaş’ ‘Adil yargılama’ gibi cümleler, AKP tüzüğünde ve her seçim beyannamesinde yer alan beylik ifadelerden öteye geçemiyor. Kovid-19 yasakları AKP’lilere işlemiyor. Sıradan vatandaşa ise para cezası olarak dönüyor. AKP yargısı, 15 Temmuz 2016 tarihinden bu yana Hizmet Hareketi mensupları başta olmak üzere tüm muhalifleri susturmak için kullanılıyor. Susmayanlar mı? ‘Silivri soğuktur’ tehdidiyle karşı karşıya kalıyor. Haklarında soruşturma açılanlar kısa süre içinde cezaevlerinin yolunu tutuyor.

DİBİN DİBİ YOK

Adaletin olmadığı bir ülkede ekonominin iyi olması beklenmiyor. 2016 yılından bu yana her yıl döviz kuru şoku yaşayan AKP Türkiyesi fakirleştikçe fakirleşiyor. Dibin dibi olmadığı için ekonomi batmasa bile vatandaşlar artık evine yağ almakta dahi zorlanıyor. 8 milyon hanenin geliri bin 192 liranın altında olduğu için resmi yoksul sayılırken Genel Sağlık Sigortası primlerini devlet ödüyor. Diğer tarafta ise AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a milyon liralık 2’nci Mercedes alınıyor. Bilal Erdoğan’ın arkadaşı Şenol Kazancı 56 bin lira maaşla yeni işine başlarken 40 maaşla geçinemeyen AKP’li eski bakan, milletvekili ve bürokratlara 41’nci maaş bağlanıyor.

MİLLETİN ADAMI YER SOFRASINDA!

Tabii Cumhurbaşkanı Erdoğan, yoksul vatandaşı unutmuyor! Ramazan klasiği haline gelen sinili yer sofralarında garip gureba ile iftar yapıp fotoğraf vermeyi ihmal etmiyor. AKP’li troller ise bu fotoğrafları ‘Milletin adamı’ sloganlarıyla süsleyip yükleniyorlar tweetlere. Kimse ’19 yıldır ülkeyi yöneten AKP yoksulluğu neden azaltmadı?’ diye sormuyor.

128 MİLYAR DOLAR NEREDE?

Bu soruyu yöneltmek isteyenler ise karşısında Saray’ın polisin buluyor. 83 milyon vatandaşın parası olan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kayıp 128 milyar dolarının akıbetini soran ana muhalefet partisi CHP’nin binaları özel harekat polislerince basılıyor.

EUROCULARIN “NANKÖRSÜNÜZ” HİTABI

Gurbetçiler 10 liraya yaklaşan 1 eurolarla Türkiye’nin şehirlerinde çıktıkları alışverişlerde “Siz nankörsünüz. Türkiye Almanya’dan iyi. Türkiye’de her şey ucuz” diyor. “Gel o zaman Türkiye’de yaşa” diyenlere ise gurbetçilerin verecek cevabı olmuyor.

AKP eliyle 43 işçi toplu olarak Almanya’ya ilticaya götürüldü. Daha yüzlerce örneğin olduğu söyleniyor. Ama net rakam bilinmiyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin MHP’li Dörtyol Belediyesine hibe ettiği 50 attan da haber alınamıyor.

Zira AKP Türkiye’si kayıplar ülkesi. 128 milyar dolar kayıp, 43 işçi kayıp, 50 at kayıp.

Vefatının 28. yıl dönümünde Turgut Özal kimdir?

Okumaya devam et

Analiz

Patron Hisarcıklıoğlu’nun gözü de işsizin parasında

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da gözünü İşsizlik Sigortası Fonuna dikti. Milyarlarca liralık bütçesi olan TOBB’u yöneten Hisarcıklıoğlu’nun, çalışanların maaşlarının emekçinin fonundan ödenmesini istemesi büyük tepki topladı.

BOLD ANALİZ – AKP Hükumeti ile TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, 131 milyar liradan 91 milyar liraya gerileyen İşsizlik Sigortası Fonu’nu tamamen ‘sıfırlamayı’ hedefliyor. Tasarruf yerine kamudaki harcamaları katlayan AKP ve milyarlarca lira varlığı yöneten Hisarcıklıoğlu, koronavirüs salgınına karşı hep İşsizin Fonu’nun kullanılmasını istiyor.

1 MİLYON 400 BİN ÜYEDEN AİDAT ALIYOR

Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam edildiği Yassıada’ya tesis yapan, sınır kapılarını işleten, üniversite ve hastane çalıştıran, Ankara’da ikiz kulelerde faaliyet gösteren TOBB 1 milyon 400 bin üyesinden her ay aidat alıyor. İşletmelerin bilanço karının binde 5’i kadar ödediği aidatların ulaştığı büyüklük milyar liralarla ifade ediliyor. TOBB’un gelir gider dengesi bilinmiyor. Çünkü Cumhurbaşkanlığı Denetleme Kurumu ve Ticaret Bakanlığı’nın incelediği TOBB hesapları kamuoyuna açıklanmıyor.

TOBB HEP AKP’NİN YANINDA

Cumhurbaşkanlığı TOBB’u korurken, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da her fırsatta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başlattığı projelere destek vermek öne atılıyor. Kovid-19 salgınında işçiyi yalnız bırakan Hisarcıkloğlu, çalışanların ve işverenlerin primlerinin biriktiği İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işçilere maaş verilmesini istiyor.

İŞÇİ YERİNE ERDOĞAN’A DESTEK

Çalışan ve işsize hiçbir katkısı olmayan Hisarcıklıoğlu, Erdoğan’ın açıkladığı her destek kampanyasına bağış yapıyor. İşte o bağışlar:

  • Pakistan sel felaketine 2 milyon dolar
  • 15 Temmuz Dayanışma Kampanyasına 53 milyon lira,
  • Soma’da ölen 301 madencinin ailelerine dağıtılmak üzere 16 milyon 838 lira
  • Yerli otomobil TOGG projesine 500 milyon dolar
  • Biz Bize Yeteriz Kampanyasına 10 milyon lira
  • Yassıada Projesine 1 milyar TL

2016 yılında Erdoğan’ın istihdamı arttırmak için başlattığı ‘TOBB üyeleri 1 işçi alsın’ projesine destek vereceğini açıklayan ancak 1 milyon 400 bin kişiye iş imkanı sunmadığı ortaya çıkan Hisarcıklıoğlu’nun son çağrısına esnaf ve işletme sahiplerinden tepkiler geldi.

Okumaya devam et

Analiz

Özlem Zengin emekçinin parasını “Yardım yaptık” diye duyurdu

Merkez Bankasının 128 milyar dolarını harcayan AKP, işçinin maşından kesilen parayla yapılan ödemeleri ‘destek ve yardım’ diye açıkladı. İşsizlik Sigortası Fonundan verilen maaşların listesi Kovid-19 salgınında AKP’nin hiçbir yardım yapmadığının kanıtı oldu.

BOLD ANALİZ – 83 milyon vatandaşın 128 milyar dolarını ‘yok eden’ AKP Hükumeti, paraların akıbetini açıklamaya çalıştıkça yeni skandallara imza atıyor. Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 128 milyar doların nereye harcandığını açıklamak için bir liste hazırladı. Kovid-19 salgınında yapılan doğrudan destek ve yardımların yer aldığı listedeki paraların tamamı Merkez Bankasının değil, İşsizlik Sigortası Fonunun parası çıktı.

ÖZLEM ZENGİN DE PAYLAŞTI

Bakanlığın işçi ve işsizin parasını koronavirüs salgınında kullandığının resmi belgesi olan fotoğrafı önce AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal kullandı. Ünal, paranın Merkez Bankasının 128 milyar doları olmadığını anlayınca tweeti sildi. 128 milyar doları açıklamaya çalışan AKP Genel Başkan Yardımcısı Özlem Zengin de İşsizlik Fonu’ndan çalışanlara verilen işsizlik maaşı, kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin parasını destek ve yardım diye duyurdu.

60 MİLYAR LİRANIN 51 MİLYARI İŞSİZLİK FONU’NDAN

‘HükümetMilletininYanında’ ifadelerini de kullanan Zengin, Tokat özelinde de yapılan yardımları duyurdu. Ancak bu ödemelerin işçi ve işsizin parasının biriktiği Fon’dan yapıldığını görmezden geldi. Salgında AKP Hükumetinin destek ve yardımı olarak açıklanan 60 milyar liranın 51 milyar 471 milyon lirası işçinin primlerinin biriktiği İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yapıldı. Geriye kalan 9 milyar lira ise yine vatandaşa verilen IBAN ile toplanan paralardan yapıldı. Bakanlık logolu belgeyle bu gerçek gözler önüne serildi.

Özlem Zengin’in, AKP Grup Başkanvekili olduğu dönemde emniyette ve cezaevlerinde yapılan çıplak aramayı inkar ederken kullandığı cümleler büyük tepki toplamıştı.

 

Merkez’in rezervi bitti, sırada işçinin fonu var

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0