Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Oruç Reis gerilimi: Alman Dışişleri Bakanı Ankara ziyaretini iptal etti

Türkiye’nin Oruç Reis sismik araştırma gemisi için Meis adasının güneyini de kapsayan NAVTEX ilanı sonrası AB, Almanya, Fransa ve Yunanistan’dan sert tepki geldi. Alman Dışişleri Bakanı Maas, Ankara ziyaretini iptal etti.

BOLD – Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Türkiye’nin araştırma gemisi Oruç Reis’i tekrar Doğu Akdeniz’e göndereceğini açıklamasından birkaç saat sonra, Ankara’ya planlanan ziyaretini iptal etti.

Alman Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Maas’ın sadece Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ne gideceğini duyurdu. Basının, Maas’ın neden Türkiye’ye gitmediği sorusuna, sözcü, bakanın planlarının yalnızca Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ı kapsadığını tekrarladı.

Almanya, Türkiye ile Yunanistan arasında yaşanan Doğu Akdeniz gerginliğinin sona ermesi için arabuluculuk yapıyordu. Maas’ın Türkiye’ye gelerek Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmesinin ardından Atina ve Lefkoşa’yı ziyaret edeceği belirtiliyordu.

Alman Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Maas’ın Güney Kıbrıs’ta Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis ve Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis, Yunanistan’da ise Başbakan Kiryakos Mitsotakis ve mevkidaşı Nikos Dendias ile görüşmeyi planladığı bildirildi.

MAAS, TÜRKİYE’Yİ PROVOKASYON YAPMAKLA SUÇLADI

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas

Maas, salı sabahı Berlin’de ziyaretlerine başlamadan önce yaptığı açıklamada, “Eğer Ankara müzakere masasına gelmek istiyorsa ki istediğini defalarca dile getirdi, yumuşama ve gerilim tırmandırma oyununu bitirmeli, Doğu Akdeniz’de yeni provokasyonlardan kaçınmalı” ifadelerini kullandı.

“Avrupa Birliği (AB) Dönem Başkanı olarak AB ortakları (Güney) Kıbrıs ve Yunanistan’la tam dayanışma içinde olduklarını” vurgulayan Maas, tüm tarafların akıllıca bir komşuluk ilişkileri içinde davranması gerektiğini söyledi. Maas, “Türkiye’yi Yunanistan’la açılmış olan diyalog penceresine tek taraflı adımlarla zarar vermemeye çağırıyoruz” dedi.

Türkiye’den yetki tartışmasının yaşandığı bölgelerde doğal gaz arama çalışmaları yürütmemesini isteyen Maas, bunun AB- Türkiye ilişkilerin geliştirilmesi ve gerginliğin azaltılması çabalarına “büyük bir darbe” indireceğini söyledi.

ALMAN HÜKUMETİNDEN UYARI: AKILSIZCA BİR ADIM

Alman hükumet sözcüsü Steffen Seibert de dün yaptığı açıklamada, Türkiye’nin bölgede araştırma faaliyetlerine gerçekten başlamasının akıllıca bir adım olmayacağını söyledi ve “Bu çok üzücü ve bizim açımızdan Akdeniz’de tansiyonun düşürülmesine yönelik çabaları boşa çıkaracak akılsızca bir adım olur” ifadesini kullandı.

FRANSA: ENDİŞE VERİCİ

Fransa da Türkiye’nin yeni Navtex ilan etme kararını “endişe verici”‘ olarak niteledi.

Fransa Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Türkiye’nin Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi’ni araştırma yapmak üzere Yunan adaları kıyılarına göndereceği yolundaki açıklamasından endişe duyuyoruz” denildi.

AB Konseyi’nin 1 Ekim’de Türkiye’nin AB’nin çıkarlarına ve uluslararası hukuka aykırı, üye ülkelerin egemenlik haklarını ihlal eden tek taraflı adımlardan kaçınması yolunda yaptığı çağrıya atıfta bulunulan açıklamada, “Türkiye’den taahhütlerine uymasını, daha fazla tahriklerden kaçınmasını ve iyi niyetle diyalog iradesini somut taahhütlerle göstermesini bekliyoruz” denildi.

AB, TÜRKİYE’NİN ORUÇ REİS KARARINI KINADI

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Josep Borrell

 

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Türkiye’nin sismik araştırma gemisi Oruç Reis’i yeniden Doğu Akdeniz’e gönderme kararını kınadı.

Lüksemburg’da dün düzenlenen AB dışişleri bakanları toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Borrell, bunun tansiyonu düşürmek yerine Yunanistan ve Kıbrıs’la yeni bir gerginliğe yol açacağını söyledi. Borrell, “Biz Türkiye’nin aktif olarak çözüm araması ve olumsuz davranışlarda bulunmaması gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

AB LİDERLERİ, 15-16 EKİM’DE YENİDEN TÜRKİYE’Yİ GÖRÜŞECEK

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Türkiye’nin Akdeniz’deki yeni NAVTEX ilanını “üzüntü verici” olarak değerlendirdi.

Borrell, AB liderlerinin yeni NAVTEX duyurusu sonrası gelişmeleri cuma ve cumartesi günü gerçekleştirilecek (15-16 Ekim) toplantıda ele alacağını söyledi.

Ekim ayının başında yapılan AB liderler zirvesinde Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikasını değiştirmemesi durumunda yaptırım seçeneğinin “derhal” uygulanacağı duyurulmuştu.

ORUÇ REİS, ANTALYA LİMANINDAN AYRILDI

Sismik araştırma gemisi Oruç Reis, Akdeniz’de çalışma yürüteceği alan için 12 Ekim’den başlayıp 22 Ekim’de sona erecek yeni NAVTEX ilanın ardından dün sabah saatlerinde Antalya Limanı’ndan ayrıldı.

Doğu Akdeniz’deki sismik arama ve araştırma faaliyetlerinin ardından bir süre önce Antalya Limanı’na gelen Oruç Reis sismik araştırma gemisinin ikmal ve bakımı yapılmıştı. Bakım işlemleri sonrasında Antalya açıklarında gemideki cihazların testleri gerçekleştirilmişti.

İngilizce “NAVigational TEleX” kelimelerinden kısaltılan NAVTEX, gemilerin seferleriyle birlikte denizcilere meteorolojik tahminlerin iletilmesi ve gerektiğinde uyarıların yapılması için kullanılan bir tür uluslararası yazılı haberleşme sistemi.

Türkiye Meis Adası’nın güneyini de kapsayan 10 günlük yeni bir NAVTEX ilan etti

Dünya

DSÖ, pandemi sonrası için uyardı: Daha zorlu sorunlar bekliyor

DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, zengin ülkelerin aşı izdihamında fakir ülkelerin ezilmesine müsaade edemeyeceklerini belirterek, küresel bir kriz olan pandemide çözümün de adil ve küresel olması gerektiğini söyledi.

BOLD – Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yeni tip koranavirüs (Kovid-19) salgını birinci yılına yaklaşırken dünyayı yoksulluk ve açlık gibi pandemiden sonra daha zorlu sorunların beklediği uyarısında bulundu.

DÜNYAYI ZORLU SORUNLAR BEKLİYOR

Ghebreyesus, BM Genel Kurulunda düzenlenen Kovid-19 Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, ”Zengin ve güçlü ülkelerin aşı izdihamında fakir ülkelerin ezilmesine müsaade edemeyiz” dedi. Salgının üzerinden neredeyse bir yıl geçtiğini ve ”tünelin sonundaki ışığın daha parlak hale geldiğini” belirten Ghebreyesus, pandemiden sonra ise dünyayı daha zorlu sorunların beklediği uyarısında bulundu.

“ÇÖZÜM DE KÜRESEL OLMALI” ÇAĞRISI

Ghebreyesus,”Yoksulluk ve açlığın aşısı yok, eşitsizliğin ve iklim değişikliğinin aşısı yok” diye konuştu. Pandeminin küresel bir kriz olduğuna dikkati çeken Ghebreyesus, çözümün de adil ve küresel olması çağrısı yaptı.

Koronavirüs salgını Türkiye’de yeni rekorlar kırarak yayılıyor

Okumaya devam et

Dünya

ABD’li en üst düzey istihbarat yetkilisi: Çin özgürlüğe karşı en büyük tehdit

ABD’nin en üst düzey istihbarat yetkilisi Ulusal İstihbarat Direktörü John Ratcliffe, Çin’in İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana demokrasi ve özgürlüğe en büyük tehdit olduğunu söyledi.

BOLD – Wall Street Journal gazetesinde bir makale kaleme alan Ratcliffe, Çin’in ABD’nin sırlarını çalarak ve piyasada ABD’li şirketlerin yerini alarak büyüdüğünü belirtti.

RUSYA VE TERÖRLE MÜCADELENİN ÖNÜNE GEÇTİ

Ratcliffe ayrıca Pekin’in ABD ile bir sürtüşmeye hazırlandığını ve ekonomik, askeri ve teknolojik açılardan dünyaya hükmetmeye niyetli olduğunu belirtti.

Daha önce Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve FBI Başkanı Christopher Wray de benzer açıklamalar yapmıştı.

Ulusal İstihbarat Direktörü Ratfcliffe Çin’in ABD istihbarat faaliyetlerinin başlıca odağı olma özelliğini Rusya ve terörle mücadeleden aldığını belirtti.

FİKRİ MÜLKİYET HIRSIZLIĞI

Ratcliffe Çin’in “çal, taklit et ve yerini al” diye tanımladığı bir tür ekonomik casusluğa giriştiğini söyledi ve Çinli bir rüzgar türbini şirketinin ABD’de, Amerikalı bir rakibinden çalmaktan suçlu bulunmasını ve daha sonra bu ürünü dünya çapında satarken, Amerikalı şirketin müşteri kaybedip, işçi çıkartmasını örnek gösterdi.

Ratfcliffe her yıl 500 milyar dolar tutarında fikri mülkiyetin çalındığını savundu.

Son dönemde FBI sık sık araştırmaları çaldıkları gerekçesiyle, Çin vatandaşlarını tutukluyor. Çin’in ayrıca, Harvard Üniversitesi Kimya Fakültesi’nin dekanına ayda 50 bin dolar ödediği ortaya çıkartılmış ve tutuklanmıştı.

Ratcliffe ayrıca, Çinli istihbarat servislerini Huawei gibi teknoloji şirketleri aracılığıyla teknolojik zayıflıklar oluşturmaya çalışmakla suçladı ve Çin teknolojisi kullanan müttefik ülkelerle Amerikan istihbaratının paylaşılmayacağını belirtti.

Ratcliffe ABD’nin elde ettiği istihbarata göre Çin’in “biyolojik olarak artırılmış kabiliyetlere sahip” askerler geliştirmek için askerleri üzerinde testler yaptığını da söyledi.

SİYASİ NÜFUZ EDİNME ÇABALARI

ABD’li yetkili, Çin’in büyük şirketlerdeki sendikaları, yerel politikacılara Çin’e karşı daha yumuşak bir tutum takınma, aksi takdirde sendika üyelerinin oylarını kaybedeceklerini söylemeye teşvik ederek, ABD Kongresi üyeleri ve danışmanları üzerinde “büyük bir nüfuz kampanyası yürüttüğünü” de ifade etti.

Ratcliffe, Çin’in Kongre üyelerini Rusya’ya kıyasla altı, İran’a kıyasla da 12 kez daha sıklıkla hedef aldığını vurguladı.

PEKİN İDDİALARI REDDETTİ

Pekin yönetimi ise Ratcliffe’ın iddialarını reddetti. Dışişleri Bakanı Hua Çunying, Ratcliffe’ın yazısını “yanlış bilgi, siyasi virüs ve yalan yayma girişimi” diye nitelendirerek, “Çin’i karalamak ve Çin tehdidini abartmak üzere tekrarlanan yalan ve dedikodular dışında yeni bir şey söylemiyor. ABD yönetiminin ilgili kurumlarının bir süredir ürettiği yalan manzumelerinden biri” olarak yorumladı.

İngiliz Times gazetesi: Pekin yönetimi Türkiye’deki Uygurları ajanlık yapmaya zorluyor

Okumaya devam et

Dünya

Pfizer 2020 aşı üretim hedefini 100 milyondan 50 milyona düşürdü

Almanya merkezli BioNTech ile koronavirüse karşı aşı geliştiren Amerikan ilaç devi Pfizer, 2020 aşı üretim hedefini 100 milyon dozdan 50 milyon doza düşürdü. 2021 için 1 milyar dozdan fazla aşının dağıtılması hedefinde ise değişiklik yapılmadı.

BOLD – Şirket sözcüsü yaptığı açıklamasında aşıların üretimi için gereken büyük ölçekli hammaddenin temin edilmesi süreci olmak üzere birçok etmenin üretimin yavaşlamasında etkili olduğunu belirtti.

Buna karşın sözcü şirketin üretim ölçeğinin artması sürecini tamamladığını ve şirketin hızlı bir tempoyla üretim yaptığını belirtti.

Pfizer’in Alman biyoteknoloji şirketi Biontech’le birlikte geliştirdiği aşı iki dozdan oluşuyor. Virüse karşı koruma sağlaması için aşılanacak kişiye belirli aralıklarla iki doz aşının verilmesi gerekiyor.

“Taşıyıcı RNA” isimli yeni bir teknolojiye dayandığı belirtilen aşının İngiltere’de kullanımı bu hafta onaylanmış, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’ne (FDA) acil onay başvurusu yapılmıştı.

44 bin deneğin katıldığı klinik testlerde aşının Kovid-19 semptomlarını önlemede yüzde 95 başarı sağladığı ortaya çıkmıştı. Aşı 65 yaş üstündekilerde ise yüzde 94 koruma sağlıyor.

Ancak aşının enfeksiyona karşı ne kadar süre koruma sağladığı bilinmiyor.

Koronavirüs aşısının mucitleri Şahin ile Türeci: Henüz aşı olmadık

Okumaya devam et

Popular