Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Erdoğan’dan boykot çağrısı: Fransız markalarını satın almayın

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Mevlid-i Nebi Haftası açılış programında yaptığı konuşmada “Sakın Fransız markalarını satın almayın” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı Sarayında gerçekleştirilen Mevlid-i Nebi Haftası açılış programında konuşan Erdoğan, Fransız mallarının alınmaması çağrısında bulundu. Erdoğan, “Nasıl ki Fransa’da Türk markalı mal zatın alınmayın diyorsa ben de şimdi buradan milletime sesleniyorum. Sakın Fransız markalarını satın almayın” ifadelerini kullandı. Erdoğan’ın açıklamaları şöyle:

“Salgın dalgalar halinde yayılmaya devam ediyor. Vakitlice aldığımız tedbirler sayesinde diğer ülkelere göre krizi daha hafif geçiriyoruz. Bizim dinimizde Hıristiyan olmak suç değildir, Musevi’ye de sahip çıkıyoruz, ama gelin Fransa’da bir zulüm varsa gelin oradaki Müslümanlara da sahip çıkalım diye buradan dünya liderlerine sesleniyorum. Gün geçmiyor ki Müslümanların inanç hürriyetini kısıtlayan uygulamayla karşılaşmayalım. Kur’an-ı Kerim’i hedef alan alçaklıkla muhatap olmuyoruz. Fransa’nın akli noktada kontrole muhtaç liderinin teşvikiyle bu saldırılar yapılmaya başlandı. Demokrasiyi kimseye bırakmayan batılı devlette, Müslümanlara yönelik saldırılar sıradan hale gelmiştir. Irkçı terörizm… Buradan sesleniyorum, siz faşistsiniz, siz Nazi’nin zincir halkalarısınız.”

Esnafın “Eve ekmek götüremiyoruz” feryadı Erdoğan’a ‘Abartılı’ geldi: Al bu keyif çayını iç!

Politika

Meclis kürsüsünden Katar’ı savunan AKP vekilden tarihi gaf

Borsa İstanbul hisselerinin 2013-2015 yıllarında da yabancı kurumlara satıldığını söyleyen AKP’li Aydemir, 2017 yılında kurulan İyi Partinin neden bunlara tepki göstermediğini sordu.

BOLD – Katar Emiri El Sani’nin geçen hafta Türkiye ziyareti sonrası imzalanan Borsa İstanbul’un hisselerinin satışına ilişkin anlaşma uzun süredir siyasetin bir numaralı gündemi. Muhalefet, AKP’yi ülkeyi Katar’a satmakla suçluyor.

PARA PARADIR

Yoğun eleştirilerin ardından, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan da son Kabine toplantısı sonrası ‘para paradır’ sözleriyle Katar’a satışı savundu.

Bugün Meclis kürsüsünden muhalefetin konuyla ilgili iddialarına cevap veren AKP Manisa Milletvekili Uğur Aydemir’in sözleri ise şaşkınlığa neden oldu.

Aydemir, Borsa İstanbul’un 2013 ve 2015 yılındaki hisse satışlarıyla ilgili, 2017 yılında kurulan İyi Partililere neden soru önergesi vermediklerini sordu.

İŞLEMLER DENETİME TABİ

Uğur Aydemir konuşmasının devamında, “Benim İYİ Partiye sorduğum şu. Nazdak Teknoloji Borsası 2013 yılında Borsa İstanbul’un yüzde 7’sini satın aldı mı? Bir önerge, bir araştırma önergesi, grup önerisi var mı? Avrupa Yatırım Kalkınma Bankası 2015 yılında Borsa İstanbul’un hissesini satın aldı mı? Grup öneriniz var mı, araştırma önergemiz var mı? Bugüne kadar bir şey var mı? Yok. Hesap belli değil kitap belli değil diyorsunuz. Sattığımız para belli. Varlık Fonu 200 milyon dolara Katar’a sattı. Alış fiyatını sormanız lazım. Kaç paraya aldı diye Avrupa Yatırım Bankası’ndan bu hisseyi. Kaç paraya aldık diye sormamız lazım. Bunu ben de soruyorum TBMM Başkanvekilimize. Bunu Varlık Fonu’na resmi yazıyla sorsunlar. Çünkü gizlilik anlaşması var. Varlık Fonu’nun ne kadar güzel bir iş başardığını milletimiz duysun. Milletimiz gurur duysun. Pandemiye rağmen bu satışı yaptık.

Denetime tabii değil diyorsunuz. Varlık Fonu’nun her işlemi denetime tabiidir. Bağımsız Denetçi diye bir kurum var. Bunları herkes biliyor” ifadelerini kullandı.

İYİ PARTİDEN YANIT

Aydemir’e cevap İyi Partili Musavat Dervişoğlu’ndan geldi. Dervişoğlu konuyla ilgili şunları kaydetti: “2013’ten örnek verdiler. 2013 yılında İYİ Parti TBMM’de değildi. Dolayısıyla o satışlarınızla ilgili herhangi bir araştırma ya da soru önergesi verebilme imkanı yakalayamadık. Denetime tabi değildir diyoruz. Devlet denetleme kurulu tarafından denetleniyor diyorsunuz. Devlet Denetleme Kurulu’nu siz atıyorsunuz. Hem yapıyorsunuz hem satıyorsunuz hem de burada konuşuyorsunuz.”

AKP döneminde İBB’ye milyonlarca dolara itfaiye aracı diye füze rampası sattılar

Okumaya devam et

Politika

DEVA’dan İrfan Fidan açıklaması: Yargı bağımsızlığı için bir tehlike

DEVA Partili Mustafa Yeneroğlu, eski Başsavcı İrfan Fidan’ın Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday olmasına tepki gösterdi. Yeneroğlu, “İrfan Fidan Yargıtay’da henüz cübbesini dahi giymeden Anayasa Mahkemesi’ne üye olmak için aday olması yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı için ciddi bir tehlikedir” dedi.

BOLD – DEVA Partisi Hukuk ve Adalet Politikaları Başkanı Mustafa Yeneroğlu, eski Başsavcı İrfan Fidan’ın Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliğine aday olmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Fidan’ın adaylığıyla ilgili yazılı açıklama yapan Yeneroğlu, HSK’nın Yargıtay üyeliklerine son yaptığı atamaların tartışmaya neden olduğunu belirtti.  Söz konusu atamalardan birisinin de İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Sayın İrfan Fidan’ın Yargıtay üyeliğine seçilmesi olduğunu kaydeden Yeneroğlu, “Sn. İrfan Fidan’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı boyunca pek çok soruşturmayı siyasi iktidarın arzu ettiği doğrultuda yürüttüğü kamuoyunun malumudur. Fidan’ın İstanbul’daki görev süresi içinde hukuk adına ortaya koyduğu hazin tablo ortadadır” dedi.

Fidan’ın Yargıtay üyeliğine seçilmesinden sadece birkaç gün sonra Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday olduğunu açıkladığını belirten Yeneroğlu, “Sn. İrfan Fidan Yargıtay’da henüz cübbesini dahi giymeden Anayasa Mahkemesi’ne üye olmak için aday olması yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı için ciddi bir tehlikedir” ifadesini kullandı.

Fidan’ın AYM üyeliği için adaylığını açıklamasının, HSK tarafından Yargıtay üyeliğine seçilmesinden kısa bir süre sonra olmasının atamalarda iktidarın istek ve taleplerinin dikkate alındığının açık kanıtı olduğunu belirten Yeneroğlu, şunları kaydetti:

YARGITAY ÜYELERİNE ADAYLIKTAN ÇEKİLME BASKISI

Bu durum Yargıtay üyeliğinin de itibarını da ayaklar altına almaktadır. Yüksek yargımızı rencide edecek bu uygulamalara son verilmelidir. Ayrıca aday olan bazı üyelere çekilmeleri konusunda baskı yapıldığı, çekilmek istemeyenlere mobbing uygulandığı iddiaları ise durumun vahametini ortaya koymaktadır. Bu iddialar Sn. Fidan’ın Yargıtay’a atanmasının ve Anayasa Mahkemesi üyeliğine aday olmasının olağan olmadığını, bilakis planlı bir şekilde bu konuma getirildiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Türkiye’de yargı organının en temel yapısal sorunları; yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hukukun üstünlüğü, adil yargılanma ihlalleri ve liyakattir. Ancak iktidar, en yüksek yargı merci olan Anayasa Mahkemesi’ne üyelik seçimlerinde liyakat esaslarını göz ardı etmektedir. Tamamen iktidarın hesapları üzerinden Yüksek Yargı şekillendirilmeye çalışılmaktadır.

Bu durum demokratik bir hukuk devleti ve anayasanın üstünlüğünün korunması için vazgeçilmez olan ve kanunların anayasaya uygunluğunu denetleyen Anayasa Mahkemesi’nin iktidarın güdümü altına alınması arzusunun bir sonucudur. Kaldı ki, iktidarın yargı reformundaki samimiyetsizliğinin de açık kanıtıdır.”

Erdoğan’ın avukatı hakkındaki rüşvet iddiası Bakan Gül’e soruldu

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’ın avukatı hakkındaki rüşvet iddiası Bakan Gül’e soruldu

Bağımsız Milletvekili Ahmet Şık, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’ın Cendere isimli kitabında yer alan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Mustafa Doğan İnal’ın adının da geçtiği rüşvet iddialarını Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e sordu.

BOLD – Ahmet Şık, sosyal medya hesabından Erdoğan ve Gül’ün hesaplarını etiketleyerek avukat Mustafa Doğan İnal hakkındaki rüşvet iddialarının soruşturulup soruşturulmayacağını sordu.

OdaTV Haber Müdürü Barış Terkoğlu ile OdaTV Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan’ın yeni kitapları ‘Cendere’ kitabında, işadamlarına aldırdığı takipsizlik kararları ile tanınan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatlarından Mustafa Doğan İnal’ın bir davada rüşvet pazarlığın⁦ın içinde yer aldığı iddiası da yer aldı.

Bağımsız Milletvekili Ahmet Şık, sosyal medya hesabından, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e Erdoğan’ın avukatı İnalı’n adının geçtiği rüşvet davalarına ilişkin “Gereğini yapacak mısınız?” sorusunu yöneltti. Erdoğan’ın hesabına da aynı paylaşımı yapan Şık, “Avukatınızın, yargıdaki bir davada rüşvet pazarlığın⁦ın içinde yer aldığı iddia ediliyor ki ses kaydı da var imiş. ⁦Cumhurbaşkanı⁩; rahatsız ediyor mu?⁦ Gereğini yapacak mısınız?” ifadelerini kullandı. Şık, rüşvet pazarlığında ismi geçen Yargıtay 8. Ceza Dairesi üyesi Hayri Kaynar, İstanbul Anadolu Adliyesi Adli Yargı Komisyon Başkanı Bekir Altun ile ilgili iddiaları da gündeme getirdi.

Şık’ın, paylaşımları şöyle: “Devletim bekası, Yerli-Milli demagojisi yapanların memleket sevdası menfaat söz konusu olduğunda unutuluyor. Fransız firması Tefal’ın, yerli firmaya ödemesi gereken 20 milyon TL Mustafa Doğan İnal’ın gayretleriyle engelleniyor.

Rüşvet pazarlığında yer alan diğer yargı mensuplarından biri olan Hayri Kaynar, İstinaf Komisyon Başkanı iken 2018’de, işkence, mala zarar verme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçlarıyla ilgili incelemeleri yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesi üyesi yapıldı.

İstanbul Anadolu Adliyesi Adli Yargı Komisyon Başkanı olan Bekir Altun ise 17/25 Aralık operasyonlarında gece yarısı nöbete çağrılarak tahliye kararı aldırılan hakim idi.

Bazı Twitter ve Youtube yasaklarının altında da imzası bulunan Bekir Altun, Özgür Gündem Gazetesi ile dayanışmak için Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği kampanyasına katılan @SKorurFincanci, @ErolOnderoglu ve @ahmetnesin1 ile ilgili davada da tutuklama kararı veren hakimdi.

Bekir Altun’u en ilginç kılan ise AKP cenahının FETÖ komplosu dediği usulsüz dinleme soruşturmasındaki yüzlerce dinleme kararında imzası bulunan hakim olması. Selam/Tevhid soruşturmasında görevli diğer hakimler FETÖ’cü suçlamasıyla ihraç edilirken Altun ise terfi ettirildi.”

Yargıtay’a atanan İrfan Fidan göreve başlamadan AYM’ye aday oldu

Okumaya devam et

Popular