Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kahramanmaraş’ta bir KHK Köyü: Kavşut

Kahramanmaraş’ın Göksun İlçesi’ne bağlı bin 500 nüfuslu Kavşut Köyü’nün adı KHK Köyü oldu. Yaklaşık 200 kişinin ihraç edildiği köyde hakimler, savcılar, doktorlar hayvancılık yaparak geçiniyor.

BOLD –  Kahramanmaraş’ın Kavşut Köyü KHK mağduriyetini en derinden yaşayan köylerin başında geliyor. www.24saatgazetesi.com’dan Ahmet Erkan Yiğitsözlü’nün haberin göre köyde ihraç edilen yaklaşık 200 kişi var. Neredeyse her evde, her ailede KHK mağduruna rastlamak mümkün. Hayvancılıkla geçinen Kavşut’a köy sakinleri artık “KHK köyü” diyor.

Zor şartlarında okuyup cumhuriyet savcısı olan Bayram Köroğlu da ihraçtan nasibini alanlardan. 15 ay cezaevinde kalan, ardından beraat eden Köroğlu, aldığı beraata rağmen “irtibat ve iltisak” gibi bir gerekçeyle görevine döndürülmediğini anlattı. Köroğlu, geçinebilmek için bir dönem çiğ köftecilik yapmış. Bir dönem polis olup ihraç edilenlerden biri pazarcı, biri diğeri de yaparak geçimini sağlıyor.

Kavşut Köyü’nde doktorundan askerine, hâkiminden savcısına, polisinden gardiyanına ya da öğretmenine kadar her meslek grubundan birçok kişinin ihraç edildiğini söyleyen Köroğlu, “Köylüm olan bu kişiler, şimdi mesleklerini yapamıyorlar. Birçoğu cezaevinde. Bazıları ise kapıcılık, esnaflık hatta çobanlık yapıyor” dedi.

KHK’lı oldukları için dışarıda avukatlık yapmalarına da izin verilmediğini bildiren Köroğlu, “Birleşmiş Milletler’in tabiriyle ‘sivil ölüme’ mahkûm edildik. Yurt dışına çıkamıyoruz. Özel sektörde iş yapmamıza izin verilmiyor. Bir dönem geçinebilmek için çiğ köftecilik dahi yaptım. Yaşadığımız acıların tarifi yok. Türk tarihinde görülen ender görülen zulümlerden birine tanıklık ettik. Toplumdan dışlandık. Kimse bize iş vermek istemiyor. Mahkemelerde adalet yok maalesef. KHK en çok da bizim köyümüze darbe vurdu.”

Bayram Köroğlu

“VATANIMIZI SEÇMEKTEN BAŞKA SUÇUMUZ YOK”

Göksun Belediyesi’nde itfaiye şoförü iken ihraç edilen Ramazan Kara, köylerinde bir hanedeki 4 kişinin ihraç edildiğini, bu yüzden hallerine şükrettiklerini ifade ederek, “Biz, suç işlemedik. Vatanımızı sevmekten başka suçumuz yok” sözleriyle mağduriyetlerini dile getirdi.

15 Temmuz’dan hemen sonra akrabaların birbirinin yüzüne bakmadığını, hatta köylerine “terörist köy” adının verildiğini söyleyen Kara, “Yıllarca birbirini tanıyan insanlar birilerine düşman oldu. Bu köy, ihraç olsun ya da olmasın vatanını seven insanlardan oluşuyor” diye konuştu.

8 ailenin en küçüğü olan polis Beyazıt Köşker, sülalesinden okuyan tek kişinin kendisi olduğunu anlatırken, “Polislik hayalimdi. KHK ile hayallerim yıkıldı, işsiz kaldım. Şimdi pazarcılık yaparak geçimimi sağlıyorum” dedi.

Başta anne-babası olmak üzere tüm kardeşlerinin fedakârlıkları sayesinde okuyarak polis olduğunu anlatan Köşker, “Bugün yaşadıklarımız ileride çok konuşulacak. Çok şükür bir suçumuz yok. O yüzden vicdanımız rahat. Bir şekilde geçimizi sağlıyoruz. Ben en çok da anne babamın bana yaptığı emeğe üzülüyorum” ifadelerini kullandı.

KAPICILIK YAPIYOR

Polis iken KHK ile ihraç edilen Ahmet Köroğlu ise şimdilerde Kayseri’de kapıcılık yaparak geçimini sağlıyor. Hafta sonları da babasına yardım etmek için köyüne gelen Köroğlu yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Burada doğdum. İlkokulu bitirdikten sonra hayatım el kapılarında, gurbette geçti. Okudum, tarih öğretmeni oldum. Atanamayınca polislik sınavlarına girdim. Kazandım, polis oldum. Severek yaptığım işimi elimden aldılar ama bir gün işime iade olacağıma inanıyorum. O gün döner miyim bilmiyorum. Şu anda dağlarda hayvanlarımla çok mutluyum. Hâkim ve savcı olan amcamın çocukları da benim gibi ihraç oldu. Bu köyde yaşam, zor olduğu için iki alternatifimiz var. Okuyanlar memur, okuyamayanlar ise kapıcı oluyor. Şu anda okuyanların büyük çoğunluğu, KHK ile ihraç edildi. Bize okumak nasip olmuştu, ancak buna da irtibat ve iltisak denilerek izin vermediler.”

KHK İLE 140 BİN MEMUR İHRAÇ EDİLDİ

15 Temmuz 2016’dan sonra ilan edilen Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 140 binden fazla memur işlerinden olurken 500 binin üzerinde kişi de adli işlem gördü. Çok sayıda kişi, hakkında adli ve idari soruşturma olmamasına rağmen sırf KHK’lı oldukları gerekçesiyle yurt dışına çıkış izni verilmediği için mağdur oldu. Bu durum, geçtiğimiz günlerde yayınlanan 3. yılında OHAL’in Toplumsal Maliyetleri Raporu’nda detaylı bir şekilde dile getirildi. Rapora göre, KHK’lıların işlerinden ihraç edilmekle kalmadığı özel sektörde de çalışılmasının önüne geçildiği, sosyal yardımlaşma ödeneklerinin kesildiği bildiriliyor. KHK mağdurlarının çevreleri ile birlikte 1,5 milyon kişi olduğu tahmin ediliyor.

Geri itilen KHK’lı müfettiş konuştu: Yunan askerleri bize işkence yaptı, paralarımızı gasp etti

Gündem

DSİ döşediği su borusunu 1 ay sonra söktü; Zarar 1 milyon lira

DSİ, Denizli’de yaklaşık 1 ay önce döşediği su borularını, otoyol projesi ile çakıştığını fark edince sökmeye başladı. Plastik boruların yerine metal boruların döşeneceği belirtilirken, zararın 1 milyon lira civarında olduğu ileri sürülüyor.

BOLD – Denizli’nin Pamukkale ilçesi Kocadere Mahallesi’ne Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yaklaşık 1 ay önce döşenen basınçlı su hattı boruları sökülmeye başlandı. Boru hattı DSİ tarafından Bereket Sulama Birliği’nin tarımsal alanda kullanması için döşenmişti. Ancak borular otoyol projesiyle çakıştığı için sökülmeye başlandı.

Evrensel’de yer alan habere göre su hattı projesinde, Kocadere mahallesindeki tarım alanlarında yaz aylarında su ihtiyacının karşılanması için Gökpınar Barajından bölgeye su verilmesi planlandı. Toplam maliyeti 100 milyon TL olan yatırımın ilk etabı olan basınçlı su hattı 37 bin dekarlık tarım alanını kapsıyor. 5 milyon lira olarak hesaplanan basınçlı su hattı projesinin 300 metrelik bölümü Aydın-Denizli otoyolu inşaat alanında kaldı.

Kocadere Mahallesi’nde çalışmalar tamamlanıp, plastik basınçlı su boruları döşendikten sonra planın otoyol ile kesiştiği fark edildi. Boruların otoyol ağırlığını taşıyamayacağı hesaplanarak bir bölümü yerinden sökülmeye başlandı.

Sarıçay bölgesinden Kocadere’ye uzanan sulama hattının kendileri için önemini anlatan üretici ve Pamukkale Belediyesi CHP’li Meclisi Üyesi Serkan Tüğdür, “DSİ ile Kocadere’de toplantı yaptık. Buradan otoban geçeceğini söyledik. Su hattının otobanın altında kalacağını söyledik. Ama gelen adamlar bize ‘öyle bir proje yok’ dediler. Ne yaptıysak inandıramadık. Otobanın temeli atılınca da apar topar boruları kaldırmaya başladılar. Şimdi 300 metrelik alanda boruları 40 metre yer değiştiriyorlar. Şahsi tapulu alanlar için kamulaştırma da yapılmadı. Proje bazı şahıs arazilerinden geçecek. Ama kimsenin rızası alınmadı, kamulaştırma yapılmadı” dedi.

Zararın 1 milyon lira civarında olduğunu ileri süren Tüğdür, “Şimdi var olan boruları söküp metal borular döşeyecekler. Buradaki basınçlı su projesi 20 gün önce tamamlanmıştı. Şimdi oluşan zararın 1 milyon lira olduğu söyleniyor. Bu sulama birliğinin, yani vatandaşın parası.” dedi.

Okumaya devam et

Gündem

Katar bu sefer at spermi aldı

Türkiye’de birçok sektörden dikkat çeken alımlar yapan Katar’ın saf kan Arap atı spermi de aldığı ortaya çıktı. 3 attan 60 doz dondurulmuş sperma alan Katar’ın, karşılığında ne kadar para verdiği henüz açıklanmadı.

BOLD – Medyadan gayrimenkule, bankadan sanayiye varan kadar birçok sektörde Türkiye’den alım yapan Katar’ın devlet üretim merkezlerinden saf kan Arap atı spermi aldığı da ortaya çıktı. Katar son olarak Borsa İstanbul’un yüzde 10’luk payını alarak gündeme gelmişti.

Katarlılarla yapılan satışlar bu sefer TBMM KİT Komisyonu’nda tartışıldı. Tartışmalar sırasında Katar’a satılan at spermaları gündeme oturdu. CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz TİGEM Genel Müdürü Ayşe Ayşin Işıkgece’ye sperma satışlarını sordu ve “İhale yapıldı mı, her bir doz kaça satıldı?” diye sordu. Genel Müdür ise sperma üretilip satıldığını belirtti ancak fiyat açıklamadı.

Yavuzyılmaz, “TİGEM’in sahibi olduğu safkan Arap atlarından Turbo’dan 30 doz, Tamerinoğlu ve Ayabakan’dan 15’er dondurulmuş aygır sperması Katar’a satıldı. Katar adı geçince sormak gerekiyor: Bu konuda ihale yapıldı mı? Yapıldıysa bu ihaleye hangi ülkelerden hangi şirketler girdi, ne fiyat verildi. Spermaları satılan Turbo, 2009’da, Ayabakan ise 2008’de Dünya Arap Atı Organizasyonu’nca yılın en iyi atları seçilmişti” dedi.

Sözcü’den Veli Toprak’ın haberine göre; TİGEM Genel Müdürü Ayşe Ayşin Işıkgece ise at sperması satışı konusundaki sorulara yazılı cevap vereceğini bildirdi. Malatya’daki boğa sperması üretiminde de TİGEM’in piyasada ilk sırada geldiğini belirten Işıkgece şunları söyledi: “Sadece Türkiye’de değil, yüzde 33 payla ve şu anda elimizdeki 1250 başla dünyada da lideriz. 2019 yılında at varlığımız 1126 iken 2020 yılında 1250 oldu. Gelecek seneki hedefimiz de 1455 olacak. Sahalarda koşan atların yüzde 23’ü TİGEM kökenli ve burada dağıtılan ikramiyelerin yüzde 42’si de yine TİGEM’in atlarından kaynaklanıyor.”

Resmi olarak spermaların ne kadara satıldığı açıklanmazken Yarış Dergisi sitesinde yer alan habere göre ise Turnoil Savunma Danışmanlık ve Lojistik A.Ş., Turbo’dan alınan 30 dozluk spermayı Katar’da bulunan Al Galayel Equine Center’a 1 milyon 500 bin liraya sattı.

Okumaya devam et

Gündem

Çorumlunun parası Payitaht Abdülhamit’e gitti, bütçede ampule para kalmadı

Çorum Belediyesinin park ve sokak aydınlatması için bütçe olmadığı gerekçesiyle aydınlatma ihalesini iptal ettiği ortaya çıktı. Sayıştay’ın 2018 raporlarına göre 414 milyon lira borcu olan Çorum Belediyesi, Payitaht Abdülhamit dizisine leblebi tanıtımı için 40 bin lira ödedi .

BOLD –  Çorum leblebisinin yer aldığı sahne için TRT’de yayınlanan Payitaht Abdülhamid dizisine 40 bin TL reklam ücreti ödeyen Çorum Belediyesi, park ve sokak aydınlatması için bütçe olmadığı gerekçesiyle aydınlatma ihalesini iptal etti.

LEBLEBİYE PARA VAR, SOKAK AYDINLATMASINA YOK

Anka’dan Bora Erdin’in haberine göre Sayıştay’ın 2018 yılı raporlarına göre 414 milyon lira borcu olduğu tespit edilen AKP’li Çorum Belediyesi, bütçe yetersizliği gerekçesiyle sokak ve park aydınlatmalarında kullanılacak ampulleri alamadığı için ihaleyi iptal etti. Belediye Şubat ayında sokak, park ve bahçelerin aydınlatması için ampul alımı ihalesine çıktı. İhaleye verilen teklifler ayrılan ödeneğin üzerinde olunca Çorum Belediyesi alımı yapamadı ve 10 Mart 2020’de ihaleyi iptal etmek zorunda kaldı.

“FİYAT ÜZERİNDE YAYGARA YAPTILAR”

Diğer yandan belediyenin teklifi üzerine Payitaht Abdülhamid dizisinin 27 Kasım Cuma akşamı yayınlanan bölümünde Çorumlu Yedi Sekiz Hasan Paşa ve leblebi sahnesi yer eklendi. Bu sahne için Çorum belediyesinden 40 lira alındı. Olaya tepkiler gelmesi üzerine Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın,”Maalesef takdir ve teşekkür edileceğim yerde fiyat üzerinde yaygara yaptılar. Bizi eleştirenler Abdülhamit’e Kızıl Sultan diyenlerin torunlarıdır” açıklamasında bulundu.

Okumaya devam et

Popular