Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Umutlar aşıda! Peki aşı ne durumda?

Koronavirüs sebebiyle dünyada ölümler 1 milyon 200 bin sınırına dayandı. Gözlerin çevrildiği aşıda henüz kesin sonuç yok ama İngiliz, İsveç ve Alman firmaların üzerinde ortaklaşa çalıştığı aşının yılbaşında hazır olabileceği duyuruldu. Peki aşı çalışmalarında dünyada son durum ne?

BOLD – Kovid-10’a bağlı ölümler adeta dünyayı kasıp kavuruyor. Kuzey yarımkürede, özellikle de Avrupa’da vaka sayıları her gün yeni rekorlar kırıyor. Çalışmaları bir türlü bitirilemeyen aşı ise kurtarıcı gözüyle görülüyor. Yaklaşık 15 gün önce bir açıklama yapan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yılbaşından hemen önce veya Aralık başlarında aşının hazır olacağını duyurdu.

AŞIDA KRİTİK TARİH YILBAŞI

Dünya Sağlık Örgütü’nün paylaştığı bilgilere göre şu anda klinik deneylerin bazı aşamalarında yaklaşık 40 aşı adayı var. Bunların 10’u son aşama olan FAZ-3 denemelerinde. Bu son aşamadaki çalışmalar, aşıların hem etkinliği hem de güvenliği açısından bilgi verecek.

PFIZER-BIONTECH AŞISI YILBAŞINDAN ÖNCE HAZIR OLABİLİR

Gözlerin çevrildiği aşılardan umutlandıran haberler geldi. İngiliz medyasında yer alan habere göre İngiliz Pfizer firması ile Alman BioNTech firmasının ortak yürüttüğü aşı, yılbaşından önce hazır olabilir. Hükümet yetkililerine dayandırılan habere göre, Pfizer’in bu hafta, denemelerin başarılı olması durumunda şirketin, Kasım ayı sonlarında yeterli güvenlik verisine sahip olduktan kısa bir süre sonra ABD düzenleyicilerinden aşı adayının acil durum izni için başvuruda bulunmayı beklediğini aktardı. Öte yandan, İngiltere’nin Pfizer ve AstraZeneca’nın da dahil olduğu altı aşı adayı için tedarik anlaşmasının olduğu ifade edildi.

ASTRAZENECA AŞISI UMUT VERDİ

Gözlerin çevrildiği ikinci aşıda da İngiltere ile İsveç’in imzası var. AstraZeneca firması ile Oxford Üniversitesi’nin birlikte çalıştığı aşının yılbaşından hemen sonra hazır olması bekleniyor. Yapılan çalışmalarda bu aşının virüse karşı en savunmasız grup olarak görülen yaşlılarda bağışıklık geliştirebileceğini ortaya kondu. Aşı adayının, yaşlılarda koruyucu antikor ve T hücreleri üretimini artırdığı, bunun uzmanları, yaşlıların Kovid-19’u ağır geçirme veya virüs nedeniyle ölme riskini azaltacağı konusunda cesaretlendirdiği ifade edildi.

RUSYA VE ÇİN AŞILARI VAR AMA…

Diğer yandan Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin Ağustos ayı ortalarında Kovid-19’a karşı aşı bulduklarını açıkladı. Dünya bu açıklamayı tartışırken aradan 1 ay geçtikten sonra Eylül ayı ortalarında Rusya ikinci aşıya da onay verdi. Dünya bu aşıların güvenliği konusunda temkinli yaklaşmaya devam ediyor. Diğer yandan Rusya’da 27 Ekim tarihi itibarıyla 346 kişi hayatını kaybetti. Bu rakam en yüksek günlük ölüm sayısı olarak kayıtlara geçti. Toplam ölü sayısı ise 27 bine yaklaştı.

Kovid-19’a karşı aşı geliştirdiğini ilk açıklayan ülke ise Çin olmuştu. Çin Ulusal Sağlık Komisyonunda görevli Cıng Congvey, 1 hafta önce yaptığı açıklamada şu ana kadar ‘acil kullanım’ aşılarını yaptıranların hiçbirinde ciddi yan etkilere rastlanmadığını belirtti. Diğer yandan Çin’in klinik deneyleri başlatılan 13 aşı adayı daha bulunuyor. Bunların 4’ünde 3. faza geçildi. Resmi açıklamaya göre 60 bin gönüllüye 4 deneysel aşı yapıldı.

YERLİ VE MİLLİ AŞI İÇİN İLKBAHAR BEKLENİYOR

Türkiye’deki aşı çalışmalarıyla ilgili ise Sağlık Bakanı Fahrettin Koca dikkat çeken bir açıklama yaptı. Koca, yerli aşının Mart sonu ya da Nisan başında hazır olacağını açıkladı. Farklı ülkelerle aşı için görüşmelerin sürdüğünü de belirten Koca, son testlerde bir problem yaşanmazsa Aralık ayı başlarında Çin’den 5 milyon doz Kovid-19 aşısı alınacağını açıkladı.

Dünya

İtalya’ya gitmeye çalışan 200’den fazla Afgan göçmen yakalandı

Ege Denizi’nde tekneyle İtalya’ya gitmeye çalışan çoğu Afgan 231 sığınmacı Türk Sahil Güvenlik ekipleri tarafından durduruldu. Operasyonda botu kullanan iki Türk vatandaşı da gözaltına alındı.

BOLD – Ege Denizi’nde 200’den fazla Afgan sığınmacının olduğu tekne Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından durduruldu ve teknede bulunanlar gözaltına alındı.

Sahil Güvenlik’ten yapılan açıklamada teknenin İtalya’ya gitmeye çalıştığı ve teknede bulunan 231 sığınmacının çoğunun Afgan vatandaşı olduğu belirtildi. Diğer sığınmacıların Suriye, İran, Eritre ve Pakistan uyruklu olduğu kaydedildi.

Tekneyi kullanan iki Türk vatandaşının da gözaltına alınanlar arasında olduğu ifade edildi.

Sığınmacıların Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki Yabancılar Geri Gönderme Merkezi’ne götürüldüğü öğrenildi.

Türkiye, son haftalarda Afganistan’da artan şiddet sonrasında yeni bir göçmen akınıyla karşı karşıya.

Bu arada Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, Türkiye-İran sınır güvenliğinin sağlanması, yasa dışı geçişler ile kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesi ve teröristlerin sızmasının engellenmesi amacıyla 295 kilometrelik sınır hattının tamamına duvar örüleceğini açıkladı.

Mültecilere suyu çok gören Bolu Belediye Başkanı Özcan’a soruşturma

Okumaya devam et

Dünya

ABD’de mahkeme Erdoğan’ın korumalarının göstericilere saldırdığı olayda Türkiye’nin itirazını reddetti

2017 yılında cumhurbaşkanlığı korumalarının başkent Washington’da Erdoğan karşıtı protestoculara saldırması nedeniyle açılan davanın temyiz duruşması sonuçlandı. Temyiz Mahkemesi, Türkiye’nin itirazını reddetti ve Türk hükümeti davayı kaybetti.

BOLD – ABD’de AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın korumaları ile protestocular arasında 4 yıl önce meydana gelen şiddet olaylarıyla ilgili görülen davada temyiz mahkemesi Türkiye’nin itirazını reddetti.

Mahkemenin ret kararı Türkiye aleyhine açılan ve Ankara tarafından temyize taşınan iki farklı tazminat davasının devam etmesi anlamına geliyor.

Temyiz Mahkemesi, misafir ülke liderine eşlik eden korumaların ‘tehlikeli silah’ ve ‘ağır saldırı’ hakkı bulunmadığını, bu konuda davacıların söylemlerinin dikkate alınacak değerde olduğunu ifade etti.

TÜRKİYE’YE KARŞI TAZMİNAT DAVALARI DEVAM EDECEK

2019 yılının Ocak ayında Türkiye Cumhuriyetine karşı saldırılardan dolayı zarar gördüğünü iddia eden protestocular tarafından iki ayrı tazminat davası açılmış ve Washington Bölge Mahkemesi davayı kabul etmişti. Türk hükümeti avukatları ise temyize başvurmuştu.

Salı günü Temyiz Mahkemesi kararını açıkladı ve her iki tazminat davasının da devam etmesi yönünde 29 sayfalık bir görüş bildirdi. Türk hükümeti avukatlarının itirazlarını reddetti.

ABD’DE 2 BAKANLIK TÜRKİYE ALEYHİNE GÖRÜŞ BİLDİRMİŞTİ

Üç yargıçtan oluşan Temyiz Mahkemesi, Türkiye’yi suçlu bulan alt mahkeme kararını incelerken, ABD hükümetinden de görüş talep etmişti. ABD Dışişleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı, 10 Mart 2021’de mahkemeye Türkiye’nin tezlerinin aleyhine bir görüş bildirmişti.

İki bakanlık protestocuları haklı bulmuş, Türk korumaların kendi liderlerini koruma görevi olsa da açıkça tehdit olmadan protestoculara karşı orantısız güç kullanmalarını yersiz bulduğunu Temyiz Mahkemesine bildirmişti.

ABD’deki bakanlıkların Türkiye aleyhine bildirdiği görüşte, ‘protestocuların saldırıya uğradığında zaten yerlerde olduğu, kaçmaya çalışanların da yine Cumhurbaşkanlığı korumaları tarafından darp edildiği’ vurgulanmıştı.

Görüşte bu durumlardan hiçbirinin yabancı ülke liderlerini koruyan güvenlik güçlerine tanınan ayrıcalıklardan olmadığının altı çizilmişti.

Amerikan Kongresi’ndeki her iki partiye mensup üyeler, bakanlığın görüş bildirmesi öncesi ABD Adalet Bakanlığı’na bir mektup göndermiş ve ABD yönetiminden Türk hükümetini korumamasını talep etmişti.

ABD’de 1978’de kabul edilen ‘Yabancı Devlet Liderleri Dokunulmazlık Yasası’ (FSIA – Foreign Sovereign Immunities Act) ülkede görevli yabancı güvenlik güçlerine bazı imtiyazlar tanıyor. Ancak söz konusu kanunda, kesin çizgilerle bu imtiyazlar ve haklar açıklanmıyor.

2017’DEKİ ARBEDEDE NELER YAŞANMIŞTI?

16 Mayıs 2017’de başkent Washington’da Erdoğan, zamanın ABD Başkanı Donald Trump ile görüştükten sonra Türkiye Büyükelçiliği Rezidansına geri dönmüş ve o sırada Türkiye kökenli ABD vatandaşı bir grup, ellerinde ‘Demirtaş’a özgürlük’ pankartlarıyla Erdoğan’ı protesto etmişti. Erdoğan aleyhine sloganlar atan gruba o esnada bölgede bulunan Erdoğan’ın korumaları müdahale etmişti.

Tekme ve yumrukların kullanıldığı müdahale anına dair görüntüler tüm ABD ulusal haber kanallarında ve gazetelerinde yer bulmuştu.

Yere düşen ve ABD vatandaşı olan protestocuların tekmelenmeleri ve yüzlerinden gelen kanlar, haftalarca gündemde kalmıştı. Amerikan kamuoyu olaylara büyük tepki göstermişti.

Olayın büyümesi sonrası Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç konutun önüne gelmiş, bölgeye ABD’li ek emniyet kuvvetleri takviye edilmişti.

12 KORUMA HAKKINDA CEZA DAVASI VE YAKALAMA KARARI

Washinton Polisi, Erdoğan’ın 12 koruması hakkında yakalama kararı çıkardı

Washington Polisi, Türk Büyükelçiliği önünde meydana gelen olaylarla ilgili 12 koruma polisinden 7’sine karşı ağır nitelikli saldırı, 5’ine karşı da hafif ceza davası açılacağını duyurmuştu. Daha sonra 12 koruma hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.

Ancak korumalar ABD’de olmadığı için yakalanamamış ve haklarındaki ceza davası da ilerleyememişti. Korumaların ABD’ye gitmesi durumunda tutuklanabileceği belirtiliyor.

Tekbirle denize giren Suriyeliler ve mülteci tartışması: Provokasyon havası var

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan’ın gözü Angola’nın elmas ve petrolünde mi?

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı João Manuel Gonçalves Laurenço ile yaptığı basın toplantısında “Angola rastgele bir ülke değil” ifadesini kullandı. Erdoğan’ın Venezuela’dan sonra zengin petrol ve elmas yataklarıyla meşhur Angola’ya ilgisi dikkat çekti.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Angola Cumhurbaşkanı João Manuel Gonçalves Laurenço ile görüştü. Görüşme sonrası yapılan ortak basın toplantısında Erdoğan’ın yaptığı “Geleceğe yönelik atacağımız adımlarda Angola rastgele bir ülke değil” açıklaması Angola’nın elmas ve petrol yataklarını akıllara getirdi.

ERDOĞAN MEHMET CENGİZ VE DİĞER İŞADAMLARINI ANGOLA’YA GÖTÜRÜYOR

BM Genel Kurulu’ndan sonra iade-i ziyarette bulunmak üzere Angola’ya bir grup iş adamıyla gideceklerini belirten Erdoğan, “İstiyoruz ki üst düzey ziyaretleri de başlatmış olalım. Ticaret hacmimiz 176 milyon dolar. Bu iki güçlü ülke için bu ticaret hacmi çok ama çok hafif” dedi. Geleceğe yönelik atacakları adımlarda Angola’nın rastgele seçilmiş bir ülke olmadığının altını çizen Erdoğan, “Müşterek yapılabilecek çok şey var. Yarın kendileri işadamlarımızla bir araya gelecekler. Altyapı üstyapıya yönelik birçok konuyu muhataplarıyla görüşecekler” dedi.

ANGOLA NEREDE?

Afrika’nın batı kesimlerinde yer alan Angola’nın sahip olduğu 1.246.700 kilometre kare toprak ile dünyada en büyük 23. ülke konumunda. 33 milyon nüfuslu ülkede nüfusun yarısından fazlası Hristiyan dinine mensup. Angola’da nüfusun geriye kalan yarıya yakın kısmı ise yerel dinlere inanıyor. Ülkede Müslüman nüfus ise neredeyse yok denecek kadar az. 114,2 milyar dolar Gayri safi yurt içi hasıla ile Afrika kıtasının Güney Afrika Cumhuriyeti ve Nijerya’dan sonra üçüncü büyük ekonomisi konumundaki Angola’da, nüfusun büyük çoğunluğu açlık sınırında yaşıyor.

PETROL VE ELMAS ZENGİNİ

Angola geniş petrol rezervlerine sahip bir ülke konumundadır. Bunun haricinde ülkenin kuzeydoğu kesimlerinde yer alan maden ocaklarında elmas ve mineral çıkartılmaktadır. Ülkenin sahip olduğu doğal yeraltı zenginlikleri Angola’yı Afrika’nın en zengin ülkelerinden biri konumuna getirmektedir. Angola, Nijerya’dan sonra Afrika’nın en büyük ikinci petrol üretimi ve ihracatı gerçekleştiren ülkesi konumunda. Ülkenin ihracattan elde ettiği gelirlerin yüzde 98’i ile Angola’nın Gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 70’ini petrol ticareti oluşturuyor.

Tekbirle denize giren Suriyeliler ve mülteci tartışması: Provokasyon havası var

Okumaya devam et

Popular

Shares