Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Uzmanlardan Kovid-19 önlemlerine tepki: Mış gibi önlemler

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı koronavirüs önlemlerini eleştiren uzmanlar, önlemleri ‘yapıyor olmak için alınan kısıtlamalar’ olarak değerlendirdi. Uzmanlar, salgını önlemek için 14 günlük, hatta mümkünse 28 günlük tam kapanma gerektiğini savundu.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı koronavirüste yeni önlemleri uzmanlar yeterli bulmadı. Uzmanlar yeni kısıtlamaların salgın ile mücadelede yeterince etkili olmayacağını belirterek, önlemlerin “yapıyor olmak için alınan kısıtlamalar” olduğunu öne sürdü. Yeni salgın politikasının acilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, salgınla mücadele için tam kapanma gerektiğinin altını çizdi.

SALGINI HAFİFLETMEK İÇİN ALINAN KARARLAR

Cumhuriyet’ten Sibel Bahçetepe’ye konuşan Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Nilay Etiler, “Salgınla mücadelede iki temel strateji var. Biri salgını bastırma, diğeri de hafifletme. Türkiye’de en başından beri salgını hafifletme stratejisi izlendi, bastırma stratejisi izlenmedi. Kararlara baktığımızda yine bu hafifletme stratejinin devamı olduğunu görüyoruz. Bunun etkisinin daha az olacağını tahmin etmek zor değil. Yoğun bakım yataklarında sıkıntı var, hastaneler dolu. Muhtemelen bu durumu birazcık durdurmak için yapılmış bir şey” dedi.

SORUNU ÇÖZMEYE YETMEYECEK

Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala ise “Alınan kararların içinde bulunduğumuz durumu çözmeye yetmeyeceğini düşünüyorum. Virüsün en uzun kuluçka süresi olan 14 gün boyunca İstanbul başta olmak üzere bütün yurdu da içerecek şekilde, tam kapanma olmalı. Hatta hatta mümkünse bunun iki katı kadar 28 gün kadar kapanmanın gerekli olduğu kanısındayım. Ancak kapanmanın koşulları yaratıldıktan sonra… Gündelik çalışanlar, küçük esnaf, özel sektörde çalışanlar bu kapanmanın içine katılmazlarsa yine çok fazla işe yaramayacaktır” dedi.

AÇIKLANAN KARARLAR HASTAYA DÜŞÜK DOZLU İLAÇ YAZMAK GİBİ

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Osman Öztürk ise, “Pandeminin mevcut durumunda gelinen aşamada bu tedbirler yetersiz. Baştan beri önerdiğimiz 14 günlük sokağa çıkma yasağı yapılmadı. Sonuçta bu biraz şeye benziyor; ‘Ben hastayı muayene ediyorum, teşhis koyuyorum, ilaç yazıyorum’. Görevimi ne kadar güzel yapıyorum ama doğru ilacı dozla ve doğru şekilde kullanımını söylemem de gerekiyor. Yani 40 mg’lik kullanacak ilacı 20 ya da 10 mg’lik yazarsan bir işe yaramaz. İşte bu tedbirler de böyle” dedi.

 

Bahçeli, Kılıçdaroğlu’na küfür ve tehdit yağdıran Çakıcı’ya sahip çıktı: Ülküdaşım

Gündem

Gerçek Kovid-19 verileri, daha fazla aşı alabilmek için mi açıklandı?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın koronavirüste gerçek verileri ilk kez açıklaması, “Daha fazla aşı alabilmek için mi gerçek rakamlar açıklandı?” tartışmasına sebep oldu. İddialara göre Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) yüksek vakalara sahip ülkelere aşı önceliği tanınacağına dair açıklaması sebebiyle bakanlık gerçek rakamları açıkladı.

BOLD – Sağlık Bakanlığı Türkiye’de ilk kez gerçek Kovid-19 hastası sayısını açıkladı. Tüm eleştirilere rağmen daha önce test sonucu pozitif olmasına karşın semptom göstermeyen hastaları açıklamayan bakanlık, artık bu hastaları da verilere dahil etme kararı aldı. 25 Kasım tarihinde vaka sayısı 28 bin 351 kişi olarak açıklandı.

GERÇEK RAKAMLAR NEDEN ŞİMDİ AÇIKLANDI?

Sosyal medya başta olmak üzere birçok mecrada gerçek verilerin neden şimdi açıklandığı tartışıldı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ali Kutlu ise çok tartışılacak bir iddiayı dile getirdi. Doktor Kutlu, Türkiye’nin üretilen aşıdan daha fazla alabilmek için gerçek rakamları açıkladığını ileri sürdü.

AÇIKLAMANIN PERDE ARKASINDA AŞI MI VAR?

Profesör Kutlu sosyal medya paylaşımında “Bütün yaz Covid-19’dan kavrulduk. Kimse vaka sayısını açıklamadı. Şimdi vaka sayılarının gerçeğe yakın açıklanması acaba DSÖ’nün yüksek vakalara sahip ülkelere aşı önceliği tanınacağına dair açıklamalarıyla ilişkili olabilir mi?” diye sordu.

Diğer yandan bakanlığın gerçek verileri şimdi açıklama kararına tepkiler devam ediyor. Sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Barış Yarkadaş da Sağlık Bakanlığı’nın gerçek vaka sayılarını açıklamasının nedeni olarak Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) açıklamasına dikkat çekti.

Yarkadaş paylaşımında “İBB Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı ve Türk Tabipleri Birliği, yalanın perdesini yırttı! İBB ve İTO gerçek sayıları açıkladı. DSÖ ise “Aşıları olgu sayısına göre dağıtacağız” deyince, Sağlık Bakanlığı gerçeğe yakın sayıları açıklamak zorunda kaldı. Yalan söylediniz, istifa edin!” ifadelerini kullandı.

 

Okumaya devam et

Gündem

Serviste ön koltuğa oturdu diye eşini yakarak öldürdü

Eşini 10 yaşındaki kızının önünde benzin döküp yaktı. Can havliyle ikinci kattan aşağı atlayan kadın, 12 günlük hayat mücadelesinin ardından vefat etti. Vefat eden Güllü Yılmaz’ın gördüğü şiddet sebebiyle sığınma evinde kaldığı ve kocası tarafından bir süre önce eve getirildiği ortaya çıktı.

BOLD – Diyarbakır’da yaşanan aile içi şiddet kan dondurdu. Can Yılmaz (36), evli olduğu Güllü Yılmaz’ı (30) üzerine benzin dökerek ateşe verdi. İkinci kattan atlayan kadın hastaneye kaldırıldı. Ancak hastanedeki 12 günün ardından vefat etti.

Kan donduran olay, 17 Ekim 2019’da Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde meydana geldi. Can Yılmaz, 3 çocuğunun annesi Güllü Yılmaz ile iş yerinin servis aracının ön koltuğuna oturduğu gerekçesiyle tartıştı. Yılmaz, tartışma sırasında evde bulunan bidon içindeki benzini kendisi ile kızı Zeynep ve eşi Güllü’nün üzerine döküp, ateşe verdi.

Güllü Yılmaz bir anda alevler içinde kaldı. Can havliyle ikinci kattaki evlerinin penceresine koştu. Ardından da aşağı atladı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan genç kadın, 12 günün sonunda yaşam mücadelesini kaybetti.

“KOCAM BENİ YAKTI”

Güllü Yılmaz, bilinci kapanmadan polise verdiği ifadesinde, “Kocam beni yaktı. Çocuklarım size emanet” dedi. Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmada iddianame tamamlandı. Can Yılmaz hakkında ‘eşe karşı canavarca hisle kasten öldürme’, ‘çocuğa ve altsoya karşı canavarca hisle öldürmeye teşebbüs’ suçlarından ceza verilmesi talep edildi. Diğer yandan Güllü Yılmaz’ın olaydan kısa bir süre önce kocasından şiddet gördüğü için kadın sığınma evine yerleştiği, ancak Can Yılmaz tarafından ikna edilip eve döndürüldüğü ortaya çıktı.

10 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUNU DA YAKMAK İSTEDİ

Yaralı olarak kurtulan 10 yaşındaki Zeynep ise babasının annesine yumruklu saldırıda bulunduğunu ardından banyodan getirdiği bidondaki benzini annesi ile kendi üzerine döktüğünü belirtti. Olay sırasında babasının elinde çakmak olduğunu anlatan çocuk, annesinin çakmağı almaya çalıştığını, babasının vermediğini ve çakmağı yaktığını söyledi. Annesinin alev aldığını anlatan küçük kız, alevlerin babasının kıyafetlerini de tutuşturduğunu söylerken, balkona çıkıp baktığında annesini sokakta yerde yanarken gördüğünü anlattı.

Okumaya devam et

Gündem

Ünlü yazarlardan Kovit-19 değerlendirmeleri kitabı: Çivisi Çıkan Dünya

Felsefe, antropoloji, tarih ve biyoloji gibi farklı alanlarda çalışan önemli isimlerin pandemiye ilişkin değerlendirmeleri Çivisi Çıkan Dünya adlı kitapta toplandı.

BOLD– Çin’in Wuhan kentinden tüm dünyaya yayılarak on binlerce kişinin ölümüne yol açan koronavirüs pandemik salgınının nedenleri hâlâ tartışma konusu. Farklı disiplinlerde çalışmalar yürüten önemli yazarlar ve bilim insanlarının konuya ilişkin görüşlerini içeren Çivisi Çıkan Dünya seçkisi bu alandaki değerlendirmeleri bir araya getiriyor.

SALGINA VE NEDENLERİNE BAKIŞ

Her biri kendi alanında tanınmış isimler olan David Harvey, Slavoj Zizek, Giorgio Agamben, Alain Badiou, Judith Butler, Mike Davis, Bruno Latour, Adam Tooze, Daniel Tanuro, Sandro Mezzadra, Panagiotis Sotiris, Massimo De Angelis, Ingar Solty, Josh Gabert Doyon, Rob Wallace‘ın makalelerinin yer aldığı “Çivisi Çıkan Dünya-Covid-19 Salgını Üzerine Muhasebeler” kitabı Erkan Ünal tarafından derlendi ve Runik Kitap tarafından yayınlandı.

Kitapta koronavirüs salgınına farklı açıdan yaklaşan bilim insanlarının değerlendirmeleri aynı zamanda ilerleyen yıllarda da benzeri salgınlarla karşılaşabileceğimiz konusunda uyarı niteliğinde.

SALGINI SERMAYE MERKEZLERİ YAYIYOR

Minnesota Üniversitesi Küresel İncelemeler Enstitüsü bilim insanlarından biyolog Rob Wallace’ın makalesi bunlardan biri. Wallace makalesinde, yaban hayatının tahrip edilmesinin ve büyük endüstriyel çiftliklerin salgındaki rolüne değiniyor:

“Sermaye, dünya çapında balta girmemiş ormanlar ve küçük çiftlik sahiplerine ait tarıma elverişli arazileri gasp etmekte başı çekiyor. Bu yatırımlar, hastalıkların ortaya çıkmasına yol açan bir kalkınmaya ve ormanların yok edilmesine neden oluyor. Bu devasa araziler, doğanın sunduğu işlevsel çeşitlilik ve karmaşıklığı bozarak, daha önce bir yerlere sıkışıp kalmış patojenleri yerel çiftlik hayvanlarına ve insan topluluklarına yayacak şekilde açığa çıkarıyor. Kısacası Londra, New York ve Hong Kong gibi sermaye merkezleri, birincil hastalık yayma merkezleri olarak ele alınmalı.”

Sağlık çalışanlarına adanan kitabı derleyen Erkan Ünal ise çalışmayı gerçekleştirmekteki amacını şöyle ifade ediyor:

“Covid-19’la ilgili dar bakışlı ve indirgemeci yazılara meydanı boş bırakmamak için meseleyi çok yönlü biçimde, eleştirel gözle, kamunun acil gereksinimlerini ve daha iyi bir dünya ihtimalini düşünerek bu derlemeyi yaptık.”

Okumaya devam et

Popular