Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ünlü yazarlardan Kovit-19 değerlendirmeleri kitabı: Çivisi Çıkan Dünya

Felsefe, antropoloji, tarih ve biyoloji gibi farklı alanlarda çalışan önemli isimlerin pandemiye ilişkin değerlendirmeleri Çivisi Çıkan Dünya adlı kitapta toplandı.

BOLD– Çin’in Wuhan kentinden tüm dünyaya yayılarak on binlerce kişinin ölümüne yol açan koronavirüs pandemik salgınının nedenleri hâlâ tartışma konusu. Farklı disiplinlerde çalışmalar yürüten önemli yazarlar ve bilim insanlarının konuya ilişkin görüşlerini içeren Çivisi Çıkan Dünya seçkisi bu alandaki değerlendirmeleri bir araya getiriyor.

SALGINA VE NEDENLERİNE BAKIŞ

Her biri kendi alanında tanınmış isimler olan David Harvey, Slavoj Zizek, Giorgio Agamben, Alain Badiou, Judith Butler, Mike Davis, Bruno Latour, Adam Tooze, Daniel Tanuro, Sandro Mezzadra, Panagiotis Sotiris, Massimo De Angelis, Ingar Solty, Josh Gabert Doyon, Rob Wallace‘ın makalelerinin yer aldığı “Çivisi Çıkan Dünya-Covid-19 Salgını Üzerine Muhasebeler” kitabı Erkan Ünal tarafından derlendi ve Runik Kitap tarafından yayınlandı.

Kitapta koronavirüs salgınına farklı açıdan yaklaşan bilim insanlarının değerlendirmeleri aynı zamanda ilerleyen yıllarda da benzeri salgınlarla karşılaşabileceğimiz konusunda uyarı niteliğinde.

SALGINI SERMAYE MERKEZLERİ YAYIYOR

Minnesota Üniversitesi Küresel İncelemeler Enstitüsü bilim insanlarından biyolog Rob Wallace’ın makalesi bunlardan biri. Wallace makalesinde, yaban hayatının tahrip edilmesinin ve büyük endüstriyel çiftliklerin salgındaki rolüne değiniyor:

“Sermaye, dünya çapında balta girmemiş ormanlar ve küçük çiftlik sahiplerine ait tarıma elverişli arazileri gasp etmekte başı çekiyor. Bu yatırımlar, hastalıkların ortaya çıkmasına yol açan bir kalkınmaya ve ormanların yok edilmesine neden oluyor. Bu devasa araziler, doğanın sunduğu işlevsel çeşitlilik ve karmaşıklığı bozarak, daha önce bir yerlere sıkışıp kalmış patojenleri yerel çiftlik hayvanlarına ve insan topluluklarına yayacak şekilde açığa çıkarıyor. Kısacası Londra, New York ve Hong Kong gibi sermaye merkezleri, birincil hastalık yayma merkezleri olarak ele alınmalı.”

Sağlık çalışanlarına adanan kitabı derleyen Erkan Ünal ise çalışmayı gerçekleştirmekteki amacını şöyle ifade ediyor:

“Covid-19’la ilgili dar bakışlı ve indirgemeci yazılara meydanı boş bırakmamak için meseleyi çok yönlü biçimde, eleştirel gözle, kamunun acil gereksinimlerini ve daha iyi bir dünya ihtimalini düşünerek bu derlemeyi yaptık.”

Gündem

Tayyip Erdoğan’ın Bip’ine psikolojik analiz yeteneği eklendi

Türkiye’de kamu personeli için kullanılması zorunlu hale getirilen ve AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da resmen tavsiye ettiği ‘Bip’ mesajlaşma uygulaması, kullanıcıların mesajlarını inceleyerek anlık psikolojilerini analiz eden bir eklenti için patent başvurusu yaptı.

BOLD – WhatsApp’ın Gizlilik Sözleşmesi güncellemesi nedeniyle oluşan belirsizlik sonrası Türkiye’de hükumet tarafından “Bip” isimli mesajlaşma uygulamasının kullanılması tavsiye edildi. Cumhurbaşkanlığı hesabından Erdoğan’ın Bip kullanmaya başladığı duyuruldu. Bip, kamunun hakim ortağı olduğu Turkcell GSM operatörüne ait. Ardından kamu kuruluşları, çalışanlarına resmi yazıyla, görevleriyle ilgili gruplarda Bip kullanmaları yönünde talimat verdi. İlk olarak Cumhurbaşkanlığına bağlı kurumlar haberleşme gruplarını Bip’e taşıdılar, ardından Milli Savunma Bakanlığı’nın da BiP uygulamasına geçeceği duyuruldu. Öyle ki, öğretmen ve öğrenciler arasında daha çok pandemi döneminde kullanılan Whatsapp gruplarının da kapatılıp Bip’e geçilmesi yönünde resmi yazı gönderildi okullara.

Bip uygulaması, Whatsapp, Telegram ve Signal’le karşılaştırıldığında en çok kişisel veri toplayan uygulama olarak dikkat çekiyor. Bip’i indirenler ayrıca tüm bu verilerin devletle paylaşılabileceğini de kabul etmiş oluyorlar. Ancak Bip, daha ileri bir adım attı ve kullanıcıların psikolojik durumlarını, mesajlaşmaları yoluyla tespit edebilecek bir yazılım geliştirdi.

Bip’in sahibi konumundaki Turkcell şirketi, Türk Patent ve Marka Kurumu’na “Psikolojik durum analiz sistemi” ismini verdiği yazılımla ilgili patent başvurusu yaptı. Güvenlik alanıyla ilgili bilgiler veren Webtekno web sayfasının analizine göre Turkcell söz konusu patent başvurusu, Bip’in kişisel yazışmaları açık şekilde analiz edebileceğini gösteriyor. Bu durum da Bip’in tüm kişisel yazışmaları gördüğü anlamını taşıyor.

Patent başvurusunda şu ifadeler yer alıyor:

“Bu buluş, kullanıcıların mobil cihazları üzerinde kullandıkları mesajlaşma uygulamasındaki yazışmalardan doğal dil işleme ile duygu durumunun belirlenmesine ve belirlenen duygu durumuna göre kullanıcıya müzik önerisinde bulunulmasına imkan sağlayan bir sistem ile ilgilidir.”

HÜKUMET DİNLEME VE İZLEME YETKİSİNİ SÜREKLİ GENİŞLETİYOR

Türkiye’de son yıllarda dinleme ve izleme yetkisi her geçen gün genişletiliyor. Erdoğan’ın ilk adımı Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) yetkilerini genişletmek oldu. 2014’te MİT’e, hâkim kararı olmaksızın yurtdışında bulunan vatandaş olsun olmasın herkesi, yurtiçindeki tüm yabancıları ve ankesörlü telefonla görüşen herkesi dinleme yetkisi verdi. Muhalefet bu yetkiyi Anayasa Mahkemesine götürdü. Mahkeme Başkanı Zühtü Aslan “bu yetki polis devleti doğurur” demesine rağmen mahkeme oy çokluğuyla yasayı iptal etmedi. Mahkeme Başkanı Aslan muhalefet şerhinde, “Bu polis devleti uygulamasına yol açar. Demokrasiyi yok etme potansiyeli taşır” değerlendirmesi yaptı.

MİT’in yetkilerinin genişletilmesinin ardından, telefon dinlenmesi, teknik takip kararları, gizli soruşturmalarla ilgili yasalar değiştirildi. 2016’da Kanun Hükmünde Kararnameyle, dinlemeler hakim kararı olmaksızın sadece savcıların talimatıyla mümkün hale geldi.

İNTERNET TRAFİĞİNİ İZLEME YETKİSİ

Erdoğan Hükumeti’nin ikinci adımı internet trafiğine yönelik oldu. 2017 yılındaki düzenlemede de hakim kararını by-pass edecek şekilde yapıldı. Polise ve MİT’e internete ve abonelere ilişkin bilgilere mahkeme kararı olmaksızın erişme yetkisi verildi. İnternet operatörleri, servis sağlayıcılar ve server firmaları mahkeme kararı olmadan her türlü internet veri trafiğini polise açmak zorunda bırakıldı.

KAMU ÇALIŞANLARINA WHATSAPP YASAĞI

Bu adımların ardından muhalif kesimler başta olmak üzere hemen herkes Whatsapp kullanmaya başladı. Telefon görüşmelerinde GSM şebekeleri neredeyse hiç kullanılmamaya başlandı. Anamuhalefet Partisi Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Kemal Kılıçdaroğlu telefonunun dinlendiğini defalarca açıkladı. Kamu kurumları da kendi içlerindeki iletişimi Whatsapp üzerinden sürdürmeye başladı. Ancak son adımla kamu personeli Bip kullanmaya zorlanıyor.

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, kamu kurumlarının bilişim sistemlerindeki güvenlik risklerinin minimuma indirilmesini gerekçe göstererek, “Bilgi ve İletişim Güvenliği Rehberi” yayınladı. Kamu çalışanlarına yabancı mesajlaşma uygulamaları yasağı geldi ve kurumsal işlemlerde yerli mesajlaşma uygulamalarının kullanılması zorunluluk haline getirildi.

Okumaya devam et

Gündem

Oğuzhan Müftüoğlu’ndan Perinçek’in sözlerine tepki: Soytarılık

Türkiye devrimci hareketinin önde gelen isimlerinden Oğuzhan Müftüoğlu, Perinçek’in, “Deniz Gezmişler, Mahir Çayanlar benim emrimdeki kişilerdir” sözlerini “soytarılık” olarak niteleyerek, “Bence dengesiz bir insan. Aklının yerinde olduğunu düşünmüyorum” dedi.

BOLD – Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in “Deniz Gezmişler, Mahir Çayanlar benim emrimdeki kişilerdir” açıklamasına tepki gösteren Türkiye devrimci hareketinin önde gelen isimlerinden Oğuzhan Müftüoğlu, “Denizlerin, Mahirlerin böyle bir soytarılığa alet edilmesini doğru bulmuyorum” dedi.

68 GENÇLİK HAREKETİ LİDERİYDİM

Perinçek, partisindeki istifalar üzerine geçen günlerde katıldığı bir programda yaptığı açıklamalar esnasında, “Ben 1968 gençlik hareketinin lideriyim. Deniz Gezmişler, Mahir Çayanlar benim emrimdeki kişilerdir. Silahlı mücadele girişimi başlayınca, onların karşısına ben çıktım ama gene çıkarım” ifadelerini kullandı. Tepkiyle karşılanan ifadeler hakkında Türkiye devrimci hareketinin önde gelen isimlerinden, BirGün yazarı Oğuzhan Müftüoğlu, Hürriyet’ten Turan Yılmaz’a açıklamalarda bulundu.

AKLININ YERİNDE OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM

“Denizlerin, Mahirlerin böyle bir soytarılığa alet edilmesini, ilgi çekmek için abuk sabuk konuşulmasını doğru bulmuyorum. Saçma sapan konuşmalar” diyen Müftüoğlu, “Bunlar ancak bir paranoyak, megolaman insanın söyleyebileceği şeyler. İlgi çekmek, hava atmak için mi söyleniyor? Pek de aklının yerinde olduğunu düşünmüyorum. Ben Dev-Genç’in 1970 öncesindeki merkez yürütme kurulu üyesiydim. Perinçek’in Dev-Genç’te herhangi bir görevi yoktu. Sonraki dönemdeki zigzaglarını herkes biliyor. Bence dengesiz bir insan. İzlediği siyasetin de solla bir ilgisi yok” dedi.

4 yılda tam 41 insan Türkiye cezaevlerinde kanser olup öldü

Okumaya devam et

Gündem

Aşı haritası aktif hale getirildi: Anlık takip edilecekler

İllere göre koronavirüs vaka sayılarını açıklamayan Sağlık Bakanlığı, Türkiye’nin aşı haritasını erişime açtı. Bugüne kadar 1 milyon 268 kişinin aşı olurken, günlük aşı tablosu Sağlık Bakanlığının ‘Kovid-19 Aşısı Bilgilendirme Platformu’ üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor.

BOLD – Türkiye’de yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılama süreci Çin’den alınan aşılarla devam ediyor. İllere göre koronavirüs vaka sayılarını açıklamayan Sağlık Bakanlığı iller bazında aşı dağılımının yer aldığı aşı haritasını aktif hale getirdi.

ANLIK TAKİP EDİLEBİLECEK

Türkiye’deki 81 ilde ilde aşılananların sayısı covid19asi.saglik.gov.tr sitesi üzerinden anlık olarak takip edilebiliyor. İllere göre aşı dağılımı 10 dakikada bir güncelleniyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Twitter’dan yaptığı açıklamada, “1.200.000’den fazla kişi şu ana kadar aşı oldu. Türkiye’de iller bazında aşı dağılımını görebilirsiniz. Pazartesi gününden itibaren bunu canlı olarak takip edebileceksiniz. En çok sağlık çalışanımızın bulunduğu İstanbul’da 224.000’den fazla kişi aşı oldu” dedi.

4 yılda tam 41 insan Türkiye cezaevlerinde kanser olup öldü

 

Okumaya devam et

Popular