Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Çoklu Baro’ya AYM Başkanı Zühtü Arslan’dan karşı oy: Temsilde adaletle bağdaşmıyor

Anayasa Mahkemesi, çoklu baro düzenlemesini iptal talebini reddeden kararının gerekçesini açıkladı. Gerekçeli kararda, aynı ilde birden fazla baronun kurulmasında anayasal açıdan herhangi bir engel bulunmadığı belirtildi. Karara AYM Başkanı Zühtü Arslan’ın da yer aldığı 4 üye karşı oy kullandı. Arslan, “Kanun temsilde adalet ilkesiyle bağdaşmıyor” dedi.

BOLD – Anayasa Mahkemesi, çoklu baro kurulmasını öngören yasaya karşı açılan iptal başvurusu hakkında oyçokluğuyla verdiği ret kararının gerekçesini açıkladı.

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, CHP’nin ‘çoklu baro’ sistemi olarak bilinen kanunun iptali istemiyle açtığı davayı 1 Ekim’de oy çokluğuyla reddetti. AYM’nin verdiği kararın gerekçesi bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı. Gerekçeli kararda, belli sayıda avukatın imzasıyla yeni baro kurulmasını öngören yasanın Anayasa’ya aykırı olmadığı belirtildi. AYM kararında, “Anayasa Mahkemesinin daha önceki bir kararında da ifade edildiği üzere kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının aynı bölgede birden fazla olamayacağı yönünde getirilmiş anayasal bir sınırlama bulunmamaktadır. Bu nedenle aynı ilde birden fazla baronun kurulmasına anayasal açıdan herhangi bir engel yoktur” denildi.

ANAYASA’YA AYKIRI DEĞİL

Yeni baroların kamu yararı dışında başka bir amaç güttüğünün söylenemeyeceği belirtilen kararın gerekçesinde, şunlar kaydedildi: “Dava konusu kurallarda, aynı ilde birden fazla baronun kurulabilmesi için gerekli olan avukat sayısı belirlenmiş, baronun kuruluşuna yönelik usul ve esaslar ayrıntılı bir şekilde düzenlenerek bu duruma ilişkin temel hususlar kanunla belirlenmiştir. Dolayısıyla aynı ilde birden fazla baro ancak Kanun’da belirtilen koşulların gerçekleşmesi durumunda mümkün olup baroların kuruluşunun avukatların iradesine bırakılması söz konusu değildir. Bu nedenle ilgili düzenlemelerin, meslek kuruluşlarının kanunla kurulacağına yönelik anayasal ilkeye aykırı olduğu değerlendirilemez. Aynı ilde birden fazla baronun kurulmasının; baroların ideolojik, etnik ve siyasi temelli ayrışmalarına neden olacağı, bu durumun farklı çatışmalara zemin hazırlayabileceği, baroların hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını koruma görevini işlevsiz hâle getireceği ileri sürülmekte ise de belirtilen hususlar yerindelik kapsamında olup anayasal denetimin konusu dışında kalmaktadır.”

Çoklu baro yasasının Anayasa’ya aykırı olduğunu belirten AYM Başkanı Zühtü Arslan, Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan, üyeler Engin Yıldırım, Celal Mümtaz Akıncı, Emin Kuz ve Yusuf Şevki Hakyemez kanunun iptali yönünde oy kullandı.

ARDAHAN’IN 1000 KATI AVUKATI OLAN İSTANBUL BAROSU 13 DELEGEYE SAHİP OLACAK

AYM Başkanı Zühtü Arslan, söz konusu düzenlemenin, baroların kanunla kurulması şartını sağlamadığını vurguladı. Tüm baroların eşit sayıda delege ile temsil edilmesinin de dengeli temsil sağlamadığı için Anayasa’ya aykırı olduğunu belirten Arslan, TTB Genel Kurulu’nun olağanüstü toplantıda seçim yapamayacağına dair ve genel kurulların ertelenmesine dair kuralların da iptal edilmesi gerektiğini kaydetti. Kanunla baroların delege sayısında eşitsizlik getirildiğini belirten Arslan, “249 avukatın üye olduğu Ardahan Barosu 4 delegeye sahipken, Ardahan’ın yaklaşık 1000 katı avukatın üye olduğu İstanbul Barosu 13 delegeye sahip olacaktır. Bu kuralın temsilde adalet ilkesiyle bağdaşmayacağı açıktır” ifadesini kullandı.

BAROLARIN ANAYASA’DAKİ ÖZERKLİĞİ ZEDELENDİ

Başkanvekili Hasan Tahsin Gökcan ise, karşı oy yazısında şunları kaydetti: “Olağanüstü toplantılarda seçim yapılamaz kuralı, meslek kuruluşlarına verilen organlarını seçimle belirleme yetkilerine ölçüsüz bir müdahaledir ve bu kuruluşların Anayasa’dan kaynaklanan özerkliğini zedelemektedir. Üç büyük kentin dışındaki illerin asgari sayı olan 4 delegeyi gönderdiği varsayımında diğer baroların toplam delegesi 304 olmakta ve toplam avukat sayısının %65ini oluşturan 3 büyük ilin temsil oranı %10u bulmamaktadır.”

Hrant Dink’i tehdit eden avukat Levent Temiz’den Hizmet Hareketi’ne nefret söylemi

Gündem

Erdoğan’ın canlı yayınları AKP’nin belası oldu: 207 vilayette üniversite var!

AKP Hükumetinin en önemli sorunlarından biri haline gelen Erdoğan’ın canlı yayın kazalarına bir yenisi eklendi. Kabine toplantısı sonrası açıklama yapan Erdoğan, 207 ile üniversite açıkladıklarını söyledi.

BOLD – Kabine toplantısının ardından açıklama yapan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yeni bir gaf imza attı.

Konuşmasında Ana Muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yüklenen Erdoğan, “Adam utanmadan sıkılmadan 81 vilayete niçin üniversite kuruyorsunuz diyor. Biz 81 vilayetteki insanlarımızın ülkemizin bir ucundan bir diğer ucuna gitmemesi için bunları kurduk” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının devamında Türkiye’nin vilayet sayısını karıştıran Erdoğan, “Ne çileler çekti bu ülkenin evlatları. 76 vilayette üniversite varken şimdi 207 vilayette üniversite var. Şu dönemde ülkemizi 2023’te yeniden eski düzene, yani siyasi kaos, ekonomik yıkım, sosyal çatışma iklimine döndürmek isteyenler var. Kim bunlar? CHP…”dedi.

CANLI İBARESİYLE BANTTAN YAYIN

Erdoğan’ın canlı yayın kazaları hükumetin en önemli sorunlarından biri. Erdoğan’ın canlı yayınlarda yaşadığı donakalma ve uyuklama görüntülerinin ardından sağlık sorunları gündemden düşmüyor.

Gazeteci Metin Cihan, önceden kaydedilen Erdoğan’ın programlarının canlı ibaresiyle yayınladığını iddia etti. Cihan, kanıt olarak da dün gece canlı olarak verilen Erdoğan’ın programının sosyal medyada bir AKP milletvekili tarafından 3 saat önce paylaşıldığını gösterdi.

“207 vilayet” gafı kısa sürede sosyal medyada da gündeme oturdu.

Erdoğan’ın ‘canlı’ fiyaskosu! Yayını 3 saat önce paylaşınca olanlar oldu

Okumaya devam et

Analiz

“Her yerdeyiz” diyen TÜGVA’lılar haklı çıktı: Mahkemeden sonra TBMM de kalkan oldu

Kurumlara torpilli atamaları ifşa olan Türkiye Gençlik Vakfı ile ilgili skandalların ardı arkası kesilmiyor. TÜGVA’lı hakimin vakıf lehine erişim engeli kararı sonrası TÜGVA eğitimcisi olan TBMM Başkanı Şentop da muhalefetin TÜGVA önerisini reddetti.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın kurucusu ve yöneticilerinden olduğu Türkiye Gençlik Vakfı’nın (TÜGVA), MİT, ordu, emniyet ve yargı başta olmak üzere devlet kurumlarında kadrolaştığı ortaya çıktı.

Gazeteci Metin Cihan’ın sosyal medya hesabından vakıf çalışanlarının gönderdiği belgeleri ifşasıyla ortaya çıkan skandallara her gün bir yenisi ekleniyor.

TÜGVA’LI HAKİMDEN ERİŞİM KARARI

Basına da yansıyan haberlere de TÜGVA kadrolarından hakim yapılan kişiler tarafından yayın yasağı getiriliyor.

İlerihaber.org’da yer alan TÜGVA ile ilgili bir haber “kişilik hakları ihlali” gerekçesiyle, Osmaniye 1. Sulh Ceza Hakimliği‘nin 15 Ekim 2021 tarih ve 2021/4983 sayılı kararı ile erişime engellendi.

Akademisyen Ayşe Aydoğdu ve gazeteci Canan Kaya sosyal medyadan kararı alan mahkeme ile ilgili çarpıcı bir bilgi paylaştı. Erişim engeli kararı alan 2. Sulh ceza hakimi Muhsin Kadir Yılmaz’ın da TÜGVA listelerinde adı olduğu iddia edildi.

ÖNEGEYE ŞENTOP ENGELİ

Konuyu Meclis’e taşımaya çalışan muhalefete ise bir TÜGVA eğitimcisi olan TBMM Başkanı Mustafa Şentop’tan izin çıkmadı.

CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen’in TÜGVA’nın torpil listeleriyle ilgili verdiği önerge, TBMM Başkanı Mustafa Şentop tarafından kabul edilmedi.

KİŞİSEL BİR KONU VAR

Şentop, iade yazısında “Kişisel görüş belirtildiğini” öne sürünce CHP’li Antmen’den yanıt gecikmedi. Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Antmen, “TBMM Başkanı Mustafa Şentop TÜGVA ile ilgili önergemi ‘Kişisel’ bularak iade etti. TÜGVA yeni bir paralel yapı mı? TÜGVA bugüne kadar hangi kamu kurumuna kaç kişiyi torpille soktu? sorularımın neresi kişisel? Ama kişisel bir konu var; o da Şentop’un TÜGVA Eğitimcisi olması!” ifadelerini kullandı.

Tarafsızlık adına Şentop’u TÜGVA’dan istifaya çağıran CHP’li Antmen, “TÜGVA’dan vazgeçemiyorsa Meclis Başkanlığından istifa etsin! Bir de TÜGVA’nın Mustafa Şentop ile ilgili sayfasında ‘şirket’ olarak TBMM gösterilmiş. Hem TÜGVA hem Şentop TBMM’yi şirketleri olarak görüyor!” dedi.

TÜGVA’LILAR: HER YERDEYİZ

Bilal Erdoğan’ın katıldığı bir toplantıda komando marşını değiştirerek TÜGVA’ya uyarlayan vakıf üyeleri “Her yerdeyiz” diyerek dün gövde gösterisi yaptı.  Üyeler ‘Başkomutan’ dedikleri Erdoğan’a da bağlılık yemini etti.

Olan Osman Kavala’ya oldu

 

Okumaya devam et

Gündem

Olan Osman Kavala’ya oldu

Osman Kavala açıklamasının ardından başlayan ‘Persona non grata’ tartışmaları büyükelçilerin yaptıkları yeni açıklamayla yatıştı. İçişlerine karışmamayı yeniden taahhüt eden büyükelçilerin geri adım attığını düşünenlerden tepki var.

BOLD – Kanada, Fransa, Finlandiya, Danimarka, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Norveç, İsveç ve Amerika Birleşik Devletleri büyükelçileri, 4 yıldır tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala’nın serbest bırakılması için geçen hafta bir çağrı yaptı.

Büyükelçilerin çağrısına AKP iktidarı ve Erdoğan’ın tepkisi sert oldu. Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na büyükelçilerin ‘istenmeyen kişi’ ilan edilmeleri için talimat verdiğini açıkladı.

Erdoğan’ın açıklaması sonrası 10 büyükelçiden 8’i yeni bir açıklama yaparak Viyana Sözleşmesi’nin 41. maddesini hatırlattı.

Bu açıklamaya katılmayan 2 ülke Almanya ve Fransa’dan yeni bir hamle geldi. İki ülkenin büyükelçiliği, ABD Büyükelçiliği’nin resmi hesabından yapılan açıklamayı, kendi resmi hesaplarından paylaştı.

PANİKLEYECEKLERİNİ BİLİYORDU

Batı ülkelerinin yaptığı açıklamaya tepkiler var. Ülkelerin bu açıklamalarıyla Erdoğan’a hayat öpücüğü verdiğini belirten Can Dündar, “Erdoğan Batılıları, onların kendisini tanıdığından daha iyi tanıdığı için hiç düşünmeden el yükseltti. ‘Kovalım hepsini gitsin’ dedi. Çünkü kendisi pazarlığı ne kadar üst perdeden açarsa, bu müzakere diline alışkın olmayan Avrupalıları o kadar şaşırtıp panikleteceğini biliyordu” dedi.

İPİ TUTMAYA HAZIRIZ

Eski ABD Büyükelçisi Namık Tan yaşananların bir danışıklı dövüşün işareti olduğunu belirterek, “On Büyükelçi düştüğümüz çukurdan kurtulmamız için bir ip atmışa benziyor. Bizimkilerin bu açıklamaların üzerine atlaması bir danışıklı dövüşün de işareti. Yani, bizi kendi kendimizi düşürdüğümüz çukurdan kurtarmak için attığınız ipi tutmaya hazırız diyor, bizimkiler” ifadelerini kullandı.

ZATEN KARIŞMAYIZ

Büyükelçilerin kabine mesaj gönderdiğini belirten gazeteci Duygu Güvenç, “Erdoğan’ın istenmeyen kişi ilan edilmesini istediği 10 Büyükelçilik Kabine’ye mesaj gönderdi ve ‘Biz Viyana Sözleşmesi’nin 41’nci maddesine zaten riayet ederiz’ yani ‘zaten içişlerine karışmayız’ dedi” diye yazdı.

10 büyükelçinin açıklamasını paylaşan gazeteci Nevşin Mengü de ” Olan Osman Kavala’ya oldu” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

AKP’DEN İLK AÇIKLAMA

AKP cephesinden ilk açıklama da AKP Sözcüsü Ömer Çelik’ten geldi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Çelik, ”Milletimizin ve devletimizin ülkemizde görev yapan diplomatlara karşı misafirperverliği dünyaca ünlüdür. Kurallara riayet ederek ülkemizle kendi ülkeleri arasındaki bağları güçlendirmek için çalışan diplomatlar her zaman takdir edilmektedir” diye yazdı.

Erdoğan’ın ‘canlı’ fiyaskosu! Yayını 3 saat önce paylaşınca olanlar oldu

Okumaya devam et

Popular

Shares