Bizimle iletişime geçiniz

Spor

NBA’de yeni sezon rekorlarla başladı

NBA’de 2020-2021 sezonu 3.hafta maçları ile devam ediyor. Geride kalan iki haftanın öne çıkan olaylarını ve temsilcilerimizin performansını sporseverler için derledik.

MUHAMMET ALİ TOKSOY | BOLD NBA

NBA takımları, pandemiden dolayı kısa bir hazırlık dönemi geçirdi. Oynanan ilk maçlarda bu eksiklik hissedildi ama NBA maçları geçtiğimiz sezonlarda olduğu gibi keyif vermeye kaldığı yerden devam etti. Geçtiğimiz iki haftada öne çıkan ve dikkat çeken olayları yazımızın devamında bulabilirsiniz

BUCKS’TAN NBA 3 SAYI İSABET REKORU

Milwaukee Bucks, ligin en iyi savunma yapan takımlarından birisi olan Miami Heat’i 47 sayı farkla 144-97 yenerken,  29 üçlük isabetiyle, bir maçta en çok üçlük isabeti bulan takım olarak adını NBA tarihine yazdırdı.

Bu rekorun detayları da çok enteresan; Milwaukee’de süre alan 13 oyuncudan 12’si en az 1 üçlük isabeti bulurken, üçlük atamayan tek oyuncu, son iki sezonun MVP’si  Giannis Antetekounmpo oldu.

Bu alanda daha önceki rekor, 7 Nisan 2019’da, Phoenix Suns karşısında 27 üçlük isabeti bulan Houston Rockets’a aitti.

LEBRON JAMES’TEN BİNİNCİ KEZ 10+ SAYI

LeBron James, San Antonio Spurs maçında attığı 26 sayı ile birlikte 1000. defa üst üste çift hanelere ulaştı. NBA tarihinde 1000 maç üst üste 10+ sayıyla oynayan ilk ve tek oyuncu LeBron James oldu. Yıldız oyuncu bu başarıya 36 yaşına girdiği doğum gününde (30 Aralık) ulaştı.

Mr. Triple-double Westbrook rekor kırdı

Sezon başında Washington Wizards’a takaslanan süper yıldız, NBA tarihinde sezonun ilk 4 maçında triple-double yapan iki oyuncudan birisi oldu.

Bunu ilk ve son 1961-1962 sezonunda, half of Fame olan Oscar Robertson yapmıştı.

 

NBA’DE BİR KADIN İLK KEZ BAŞ ANTRENÖR OLDU

Los Angeles Lakers maçında, San Antonio Spurs’un efsane koçu Gregg Popovich oyundan atılınca, koçluk vazifesini Becky Hammon üstlendi. Böylelikle, Becky, NBA tarihinde, normal sezon maçında başantrenör pozisyonunda görev alan ilk kadın olarak tarihe geçti.

Maçtan sonra Popovich; ‘Başından beri olduğu gibi, biz buna iş gözüyle bakıyoruz. Becky’yi tarih yazsın diye işe almadık. Bunu hak etti. Nitelikli biri. Yaptığı işte harika.’ açıklamasını yaptı.

CURRY REKORU ÖNCE KAÇIRDI SONRA KIRDI

Golden State Warriors’un yıldızı Stephen Curry, kullandığı son 72 serbest atışını isabete çevirerek Golden State takımının tarihinde bir numaraya çıkmıştı. Curry, Portland maçının ilk çeyreğinde serbest atış kaçırınca 80 isabetle 4.sırada kaldı. Listenin zirvesinde 97 isabetli atışla Michael Williams bulunuyor.

İlk anda serisinin bozulmasına üzülen Stephen Curry sonrasında adeta alev aldı. Portland’ın durduramadığı yıldız oyuncu 36 dakikada bulduğu 62 sayı ile kendi kariyer rekorunu kırdı. Golden State Warriors tarihinde Curry dışında 62 sayı barajını aşan tek isim, 1974 yılında gösterdiği 64 sayılık performansla Rick Barry’di.

KANTER VE CEDİ SÜPER BAŞLADI FURKAN SAKATLANDI

Geçen sene, normal sezonda çok başarılı bir performans ortaya koyan Furkan Korkmaz ilk haftaya biraz durgun başladı. Bu sezonun ilk Türk derbisi olan Philadelphia – Cleveland maçının son bölümünde sakatlanan Furkan Korkmaz’ın 2 hafta parkeden uzak kalacağı tahmin ediliyor.

Cleveland’da forma giyen Cedi Osman, sezona fırtına gibi girdi. Sezonun ilk 3 maçında benchten gelerek ortalama 22 dakika süre alan Cedi Osman, mükemmel bir performans sergileyerek, 16 sayı ve 3.3 ribaunt ortalaması yakaladı. Sonraki 3 maçta istediği oyunu sergilemeyen temsilcimiz, NBA kariyerinde 2000 sayı barajını aştıktan sonra çıktığı Orlando maçında başarılı bir performans sergileyerek maçı 18 sayı, 7 asist, 7 ribaund ile tamamladı.

Portland forması ile sezona iyi bir giriş yapan Enes Kanter, Utah ve Houston maçlarında double-double’ı kıl payı kaçırdıktan sonra Los Angeles Lakers maçında, benchten gelerek 12 sayı 14 ribaunt ile double double yaptı. Türk basını Enes Kanter’in bu başarısını görmezden gelirken, kendisinden daha düşük istatistikler elde eden, Yusuf Nurkiç’e yer vermesi dünya spor basını açısından, komik bir sansür olarak kayıtlara geçti.

Golden State maçında da harika bir performans sergileyen Enes Kanter, 24 dakika süre aldığı maçı  24 sayı, 12 ribaund 1 asist ile tamamladı. Enes kanter’in bu çabası, Golden State maçını kazanmalarına yetmedi. Curry attığı 62 sayı ile hem kariyer rekoru kırdı, hem de maçı Golden State kazandırdı.

Bu haberin daha geniş halini YouTube kanalından izleyebilirsiniz.

 

Spor

GS’nin “solucan gibi” BJK’nin “tip yok” diyerek reddettiği Özil’e FB’den milyonlarca Euro

Gazeteci Hasan Cücük Fenerbahçe’nin milyonlarca Euro vererek transfer ettiği Mesut Özil’le ilgili dikkat çeken bir bilgi paylaştı. Cücük, Özil’i daha önce transfer için Türkiye’ye getirildiğinde Galatasaray’ın “Çok çelimsiz, solucana benziyor”, Beşiktaş’ın ise “Futbolcu tipi yok” diyerek reddettiğini yazdı.

BOLD – Futbol dünyası Mesut Özil’in Fenerbahçe’ye transferini konuşuyor. Basına yansıdığı haliyle Özil yıllık 4 milyon Euro garanti para ve maç başı 25 bin Euro para ile özel pirimler alacak. Mesut Özil’e ayrıca 5 milyon Euro da imza parası ödenecek.

Tr724’ten Hasan Cücük ise milyonlarca Euro ile transfer edilen Özil’in Real Madrid’e transferinden önce Türkiye’ye getirildiğini ancak Galatasaray’ın “Bu çok cılız. Solucan gibi.”, Beyiktaş’ın ise “Bunda futbolcu tipi yok” diyerek Özil’in transferine karşı çıktıklarını anlattı.

İşte Cücük’ün “Solucan(!) bu kez Türkiye’de” başlıklı yazısı:

Aksiyon dergisinin 820. sayısında “Solucan(!) Real Madrid’de” başlıklı bir habere imza atmıştım. Konumuz Mesut Özil’di. Werder Bremen formasıyla gösterdiği performansla dev kulübün transfer listesini girmeyi başarmıştı. İmza attığında ise Real Madrid formasını giyen ilk Türk futbolcu unvanını almıştı. Onun için ‘solucan’ lakabını kullanan ne Almanlar ne de İspanyollardı. Kimlerdi dersiniz?

BEĞENİLMEYEN YETENEK

Türk spor basınında daha önce defalarca Kaka, Hasselbaink, Sami Hyypia, Shevchenko, Eto’o ve İbrahimoviç gibi isimlerin yıldız olmadan önce Türk takımlarına teklif edildikleri, ancak beğenilmedikleri haber olmuştu. Benzer bir durumun Mesut Özil’de de yaşandığı ortaya çıktı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Mesut’u Real Madrid’e imza atmadan 5 yıl önce İstanbul’a getirdiğini ama büyüklerin beğenmediğini açıkladı. Mesut’tan, yakın dostu olan ve o dönemde Schalke başkanlığını yürüten Gerhard Rehberg sayesinde haberinin olduğunu belirten Akgün, Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın ile görüşüp gurbetçi futbolcuyu idmana götürmüş.

Galatasaraylı yöneticiler, “Bu çocuk çok cılız. Solucan gibi. Bundan futbolcu olmaz. Denemeye bile gerek yok,” demiş. Sonra Beşiktaş’ın kapısını çalmışlar ama onlar da “Futbolcu tipi yok” diyerek benzer bir tavır sergilemiş. Bu yaşananlardan sonra Fenerbahçe’nin yolunu tutmaya cesaret edememişler. Fenerbahçe’nin yolunu tutsalardı muhtemel “Bugün git 10 yıl sonra gel” cevabını alırlardı. Galatasaray ve Beşiktaş’ın dâhi yöneticileri, Mesut’un görünüşünden notunu verip, kulübün parasının boşa gitmesinin önüne geçmişler.

10 SENE SONRA…

Aksiyon’daki yazım şu cümlelerle bitiyordu: “Bu hikâye aslında, daha çok yaşlı yıldızlara para akıtan Türk kulüplerinin içinde bulunduğu durumu çok iyi anlatıyor. Mesut’un yaşı daha çok genç. Belki 10 sene sonra milyon avrolar karşılığında Türkiye’ye gelip Şükrü Saracoğlu, Seyrantepe ya da İnönü Stadı’nda imza şov yapar!” Yazı Aksiyon’da 23 Ağustos 2010’da yayınlanmıştı.

10 yıl tahminim 5 aylık bir sapma ile gerçekleşti. Pandemiden dolayı imza şov olmayacak. Mesut Özil’i getiren uçağın rotasını 200 binden fazla Fenerbahçe taraftarının canlı izlediğini dikkate aldığımızda daha ülkemize ayak basmadan şov başlamış oldu. Türk spor basının hastalığı olan “Biz yazmıştık” klişesinden yola çıkıp, kendimi bu kadar övmem yeter. Gelelim Mesut Özil transferine…

ALMANYA FAKTÖRÜ

Mesut Özil, “damarlarında asil kan taşıyan” Türkler’in içinden çıkan en kariyerli oyuncu. Bunu daha çok Almanlar’a borçluyuz. Tıpkı korona aşısını üreten Uğur Şahin ve Özlem Türeci gibi. Mesut Özil’e beğenmeyip ‘solucan’ diyen Beşiktaş ve Galatasaray yöneticilerini ayrıca tebrik etmek gerekiyor. Ya “Bu çocukta iş var!” deyip, transfer etselerdi? Muhtemelen gençlere forma vermekten korkan teknik adamlar sayesinde Mesut açmadan solan bir çiçek olacaktı. Zira benzer örneğini çok defa yaşadık. Avrupa’da doğup, futbol alt yapısını alan nice gurbetçi genç, Türkiye yolunun sonunda hüsran yaşıyor.

Mesut Özil 2005’te Türkiye’ye gelmiş olsaydı daha 17 yaşına basmamış olacaktı. Futbolu asla gelişmezdi. Elbette Allah vergisi bir futbol yeteneğine sahip ama Arsene Wenger ve Jose Mourinho kalitesinde Süper Lig’de hocalık yapan isim var mı? Wenger gibi bir ustanın sayesinde Mesut futbolunu geliştirdi. Şimdi “Ülkeme dönüyorum” yorumu yapınca kızanlar var. Sebebi, milli tercihini Almanlardan yana kullanması. Türkiye’yi tercih etmiş olsaydı forma giydiği 3 dünya kupasını 80 milyon gibi evinden seyrederdi. Dahası boynuna 2014’te Dünya Kupası altın madalyasını takamaz, kupayı sevinçle havaya kaldıramazdı. Nasıl Galatasaray ve Beşiktaş yöneticileri Mesut’u genç yaşta transfer etmeyerek isabetli karar verdiyse, Mesut da milli tercihinde o denli isabet etti.

YILDIZ YETİŞTİREMİYORUZ

Türk futbolu yıldız oyuncu yetiştiremiyor. Alt yapıdan yetişip de Avrupa’ya gönderdiğimiz oyuncu sayısı son yıllarda biraz arttı ama öncesinden sadece Arda Turan vardı. Şimdilerde Melih Demiral, Çağlar Söyüncü, Ozan Kabak, Cengiz Ünder ve Yusuf Yazıcı var. Temennimiz bu isimlerin Arda Turan’ın yanlışına düşmemesi.

Kaliteli ayakların yokluğu ligimizin de vasat altı kalmasına yol açıyor. Çare? Elbette kaliteli yabancıları getirmek. Kulüplerin ekonomik durumu ortada. Geriye sonbaharını yaşayan ancak kalitesi hâlâ standartların üstünde oyuncuları transfer etmek kalıyor. Kariyerlerinin son demlerinde yolu Türkiye’ye uğrayan Hagi, Popescu, Anelka, Pierre van Hooijdonk, Mario Gomez, Dirk Kuyt, Wesley Sneijder, Milan Baros, Didier Drogba örnekleri gibi. Bu isimlere Radamel Falcao’yu da eklemek mümkün. Ancak Kolombiyalı’nın müzmin sakat çıkması onu liste dışı bırakıyor.

Fenerbahçe Mesut Özil transferiyle yeni bir akım başlatır diye umuyorum. Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bütçelerini dikkate alarak benzer yoldan gitmesi lazım. Zira sezon sonunda çok sayıda ünlü ismin sözleşmeleri sona eriyor. Bedavaya getirmek mümkün. Kaliteli ayaklar, kaliteli lig demek. Şu An ne ligimizin ne de oyuncuların kalitesi Edirne dışına çıkabiliyor. Bırakın lig kalitesini saha zeminleri bile patates tarlası olma yolunda ilerliyor!

Okumaya devam et

Spor

Türkiye’nin kurduğu korsan federasyona Avrupa’dan veto

Türkiye’nin Avrupa’daki skandallarına bir yenisi daha eklendi. Türkiye Wushu Federasyonu Başkanvekili Abdurrahman Akyüz’ün Avrupa’da korsan federasyon kurduğu belirlendi. Avrupa Wushu Federasyonu bu oluşumdan dolayı Türkiye’nin üyeliğini feshetti.

BOLD – Türkiye Wushu Federasyonu’nun (TWF) yeni bir skandalı daha ortaya çıktı. TWF Başkanvekili Abdurrahman Akyüz’ün önderliğinde Avrupa’da ‘EUWUF’ adlı bir Avrupa Federasyonu kuruldu. Avrupa Wushu Federasyonu (EWUF), korsan federasyon kuran Türkiye’nin üyeliğini feshetti.

AVRUPA’NIN TEPKİSİNİ ÇEKTİ

BirGün’den Eren Tutel’in haberine göre 4 Ocak 2020’de kurulan EUWUF’la ilgili açıklama yapan EWUF Kurucu Başkanı Raymond William Smith, Andorra, Ermenistan, Belçika, Bosna Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Güney Kıbrıs, Karadağ, Kuzey Makedonya, Slovenya, Sırbistan ve Türkiye’nin üyeliğiyle kurulan bu federasyonun yasal olmadığını ve korsan olduğunu ifade etti.

UYARI SONRASI ÜYE SAYISI 6’YA İNDİ

Avrupa Wushu Federasyonu daha sonra ilgili ülkelerin spor bakanlıklarına uyarı bildirgesi yollayarak üyeliklerini askıya aldığını açıkladı. Üyeliklerin askıya alınmasının ardından birçok ülke Akyüz’ün kurulumunda önemli rol oynadığı EUWUF’tan ayrıldı ve EWUF’a geri döndü. Gelişme sonrası, Abdurrahman Akyüz’ün başkanvekili olduğu federasyonun üye sayısı beşe indi. EUWUF’ta üye olarak Türkiye, Belçika, Hırvatistan, Slovenya, Sırbistan ve Güney Kıbrıs kaldı.

KORSAN FEDERASYON İÇİN TOPLANACAKLAR

Avrupa Wushu Federasyonu ve Dünya Wushu Federasyonu’nun (IWUF) Başkanvekili Gleb Muzrukov, ‘korsan’ federasyonun dağıtılmasıyla ilgili başvuruda bulundu. Ancak 4 Mart 2020’de gerçekleştirilmesi beklenen IWUF toplantısı salgın nedeniyle ileri bir tarihe ertelendi. Yapılacak olan toplantıda Akyüz’ün başını çektiği federasyonun askıya alınmasına kesin gözüyle bakılıyor.

TÜRKİYE ETKİNLİKLERE KATILAMAYACAK

EWUF’un konuyla ilgili yaptığı açıklamada ise Abdurrahman Akyüz’ün kurucularından olduğu federasyona üye olan ülkelerin resmi turnuvalara katılamayacağı belirtilerek, “Türkiye Wushu Federasyonu herhangi bir EWUF etkinliğine katılamaz. Bu ülkeden gelen sporcuların EWUF bayrağı altında bağımsız sporcular olarak yarışmasına izin vereceğiz. Amacımız her zaman sporcuyu korumak” denildi.

Sedat Peker Makedonya’dan sınır dışı edildi: Beni Türkiye’ye göndermeyin!

Okumaya devam et

Spor

Enes Kanter takımını zafere taşıdı: Nurkiç’in eli kırıldı

Portland, yıldız oyuncusu Yusuf Nurkiç’in elinin kırılmasının ardından çıktığı ilk karşılaşmada Atlanta Hawks’ı 112-109 mağlup ederken double-double yapan Enes Kanter maçın oyuncusu seçildi.

MUHAMMET ALİ TOKSOY | BOLD NBA

NBA’de Batı Konferansı ekiplerinden Portland, üç gün önce karşılaştığı Indiana maçında yıldız pivotu Yusuf Nurkiç’in elini kırmasıyla büyük şok yaşamıştı. NBA kamuoyunda, Portland bu mevkiye kimi alabilir tartışmaları yapılırken, Koç Stotts’un, benchden gelerek süre alan oyuncusu Enes Kanter ile özel olarak konuştuğu ve ona “Ben sana güveniyorum. Parkeye çık ve iki sene önce yaptığının aynısı tekrar yap” dediği kulislere yansımıştı. Enes Kanter, başta Koç Stotts olmak üzere kendisine güvenenleri mahcup etmedi ve double-double yaparak maçın kazanılmasında başrol oynadı.

NURKIÇ’IN DAHA ÖNCEDE AYAĞI KIRILMIŞTI

2019’da neler olduğunu birlikte hatırlayalım. Enes Kanter, iki sene önce, sezon arasında New York Knicks’ten ayrılıp Portland Trail Blazers’a gelmişti. Oyuna bu sezon olduğu gibi benchden gelerek katkıda bulunuyordu. Yusuf Nurkiç’in sezon sonuna yakın talihsiz bir pozisyonda ayağını kırılmasıyla, NBA otoriteleri Portland’ın play-off’lara kalma şansının azaldığını, bunu başarsa bile ilk turu geçmesinin mümkün olmadığında fikir birliğine varmışlardı. Yusuf Nurkiç’in yokluğunda maçlara ilk beşte çıkan Enes Kanter, mükemmel bir performans sergileyerek herkesi şaşırtmıştı. Enes Kanter’li, Damien Lillard’lı Portland, Play Off’lara kalmayı başarmış ilk turda Oklohoma’yı, 4-1 ile geçmiş, Yarı Finalde ise Nikola Jokic’li, Jamal Murry’li Denver Nugget’sı 4-3 ile eleyerek finale kalmışlardı. Bu turda Enes Kanter hem oruçlu hem de ciddi bir omuz sakatlığına rağmen takımını yalnız bırakmamış ve Portland’lı taraftarların kalbinde taht kurmuştu. Batı Konferansı Finalinde ise tarihinin altın dönemlerini yaşayan Golden State Warriors’a elenmişlerdi. Uzun yıllar final görmeyen Portland’ın başarısında Enes Kanter’in rolü de çok büyüktü.

Geçen sezon Boston Celtics forması giyen ve Doğu Konferansında Final oynayan yıldız oyuncu, bu sezon başında tekrar Portland ‘a geri dönmüştü. İki yıl önce olduğu gibi Yusuf Nurkiç’in ardından oyuna giren Enes Kanter, Boşnak yıldızın bu kez de elinin kırılmasıyla, dün geceki Atlanta maçına ilk beşte çıktı. Maçta mükemmel bir performans sergileyen Enes Kanter karşılaşmayı 12 sayı, 15 ribaund, 5 blok, 3 asist, 2 top çalmayla tamamladı. Maçın oyuncusu seçilen Enes Kanter, maç sonrasında verdiği röportajda takım arkadaşlarına övgülerde bulunurken, yaptığı esprilerle stüdyodaki spikerleri kahkahaya boğdu.

Okumaya devam et

Popular