Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Bahçeli ”Cumhur İttifakında problem” iddialarına kızdı: Boşa sallamayın, işinize bakın

MHP lideri Devlet Bahçeli, ‘Cumhur İttifakı’nda fikir ayrılığı’ iddialarına sert çıktı. Bahçeli iddiaları gündeme getiren gazeteciler için “Boşa sallamayın, işinize bakın” dedi. Bahçeli ayrıca Cumhur İttifakı’nın neye mal olursa olsun devam edeceğini vurguladı.

BOLD – MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhur İttifakı’nda sorunlar olduğu yönündeki yorumlar sebebiyle gazetecileri hedef aldı. Bahçeli “Maşallah, bizi bizden iyi biliyorlar” ifadelerini kullandı.

“NEYE MAL OLURSA OLSUN”

Bahçeli, Cumhur İttifakı’nda sorun yaşandığı iddiasına “Neye mal olursa olsun Cumhur İttifakı sonuna kadar yaşayacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın Cumhur İttifakı’nın zeminini genişletmek amacıyla yaptığı veya yapacağı temas ve ziyaretlerden rahatsız olmamız söz konusu değildir. Herkes işine baksın” dedi.

Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bahçeli “Bu düşüncelerle, televizyonlarda farklı isimlerle gösterilen tartışma programlarını izlediğim zaman ne kadar yavan, yalan, yanlış ve yozlaşmış değerlendirmeler yapıldığına, kirli ve kişiliksiz senaryoların nasıl tedavüle alındığına teessüfle tanık oluyorum” diyen Bahçeli, bazı gazetecilerin hayal mahsulü anlatımları kamuoyuna servis ettiğini, Mustafa Balbay’ın da ‘bu isimlerden biri olduğunu’ ileri sürdü.

Habertürk’te Veyis Ateş’in sunduğu “Türkiye’nin Nabzı” isimli programın dün geceki bölümüne değinen MHP lideri, “Deniz Zeyrek, İsmail Saymaz ve İbrahim Uslu’nun açıklamalarını bu kadar yalan senaryoyu nasıl ürettiklerini düşünüp hayretle takip ettim. Alayına bakınca gıybet ve dedikodunun ete kemiğe bürünmüş halini gördüm” ifadelerini kullandı.

Mustafa Balbay köşe yazısında, HDP’nin kapatılması üzerinden Erdoğan ve Bahçeli’nin fikir ayrılığının derinleştiğine yönelik analizlere yer vermişti. Bahçeli “Sözde köşe yazarları var ki, Mustafa Balbay bunlardan birisidir, bizzat duymadığı, duymasının da mümkün olmadığı iki kişi arasında geçen konuşmaları saptırarak, hayal mahsulü anlatımlarla kamuoyuna servis edebiliyor” ifadelerini kullandı.

“HDP’nin kapatılmasıyla” ilgili görüşlerinin açık olduğunu söyleyen Bahçeli, “İnanıyorum ki, hukuk kendi mecrasında en makul ve milli vicdana muvafık çözüm yolunu bulacak ve adalet tesis edilecektir. MHP’ye düşen bir sorumluluk olursa da gereği seve seve yapılacaktır” dedi.

‘ZİYARETLERDEN RAHATSIZ DEĞİLİM’

Cumhur İttifakı’nda sorun olmadığını iddia eden Bahçeli “Cumhur İttifakı hususunda fitne çıkarmak için tahkimat yapanlara da diyorum ki, rahat olun, huysuzluğu bırakın, hırçınlıktan dönün, samanlıkta olmayan iğneyi aramaktan vazgeçin. Net olarak açıklıyorum, neye mal olursa olsun Cumhur İttifakı sonuna kadar yaşayacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın Cumhur İttifakı’nın zeminini genişletmek amacıyla yaptığı veya yapacağı temas ve ziyaretlerden rahatsız olmamız söz konusu değildir. Hatta bu temas ve ziyaretlerin ittifakımızın güçlenmesine hizmet edeceğinden dolayı desteğimiz tamdır” ifadelerini kullandı.

Bahçeli hedefine aldığı gazeteciler için ise “Herkes işine baksın, falcılık yapmasın, niyet okumasın, boşa sallayıp dolu tutmanın arayışında olmasın. Cumhur İttifakı Türk milletinin ruh kökünden doğmuştur. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle birlikte Türkiye’nin yegane güvencesidir. Malum yorumcular, mahut televizyon ve gazeteler bilsinler ki: Bit için dam yakmam. Pire için yorganı ateşe vermem. Karanlık emel sahipleri boşu boşuna çırpınmasın, boş yere hayal kurmasın. Cumhur İttifakı’nı bozmayı hiçbir şart altında aklımın köşesinden geçirmem” dedi.

Gündem

Kaçırılan Gökhan Güneş işkenceyi anlattı: Darp edip elektrik verdiler

Kaçırıldıktan 6 gün sonra evine dönen Gökhan Güneş yaşadıklarını anlattı. Darp edildiğini ve elektrik verildiğini belirten Güneş, tecavüz ve mezara sokmayla tehdit edildiğini söyledi. Güneş ayrıca kendilerine “Biz bilinmeyenleriz” diyen kişilerce kaçırıldığını açıkladı.

BOLD –  İstanbul’da 20 Ocak günü kaçırılan Gökhan Güneş, kayıp olduğu 6 günle ilgili bilinmeyenleri anlattı. İnsan Hakları Derneği’ndeki basın toplantısında Güneş, kendilerine “Biz bilinmeyenleriz” diyen kişilerce kaçırıldığını söyledi. Güneş ayrıca darp edildiğini, tecavüz ve mezara sokmayla tehdit edildiğini anlattı.

DAYAK, ELEKTRİK, TECAVÜZ TEHDİDİ

Kronos’un haberine göre kendisine elektrikli işkence yapıldığını söyleyen Güneş, tecavüz tehdidi ile karşı karşıya kaldığını, çıplak şekilde darp edildiğini belirtti. Güneş, “Direnmek istediğimde elektroşok ile elektrik verdiler. Kaba dayak, ayakta elektrik, mezara sokma ve tecavüz tehdidi gibi işkence yöntemleri uygulandı. İşbirliği olma gibi teklifleri oldu” dedi.

“GÖRÜNMEYENLER”

Güneş, kaçırılma anını ve sonrasında yaşananları şöyle anlattı:

“Otobüse bindim. Durakta bekleyen ortalama 4 kişi falan vardı. ‘Buraya bakar mısın’ dediler. Arkamı döndüğümde üzerime çullandılar. Sayıları daha sonra attı. Araca bindirmeye çalıştılar. Direndim. Daha sonra elektroşok ile elektrik verdiler. Kendime geldiğimde arabadaydım. Kafamda siyah çuval vardı. Sonra araba değişikliği yaptılar. Beni bir yere götürdüler. Neresi olduğunu görmedim, belirtilmedi. Sistematik olarak işkence yaptılar. Elektrik verme, kaba dayak ve soğuk suyla ıslatarak şiddet uyguladılar. Bazı anlarda ‘mezar’ dedikleri bir bölüm var. Tehdit ve teklifler ile çıkabiliyorsunuz. Bu süre böyle geçti. ‘Bizimle çalışır mısın’ gibi teklifleri oldu. Benim onlara ‘Herhalde istihbaratçısınız’ sözlerim üzerine ‘Evet’ ya da ‘Hayır’ demediler. ‘Biz görünmeyenleriz’ şeklinde söylemleri oldu hep.”

“GÖZÜMÜ BANTLA SARDILAR BIRAKTILAR”

Eve dönme anlarını da anlatan Gökhan Güneş, “Gözümü açtıktan sonra fark ettim, ‘gözünü açma sadece ileriye doğru yürü’ dediler. Gözümü bantla sarmışlardı. Sabah erkenmiş, akşam sanıyordum. Bir taksiye binerek ailemin evine geldim. Bu saldırıların sosyalist kimliğim nedeniyle olduğunu düşünüyorum” dedi.

İHD BAŞKANI TÜRKDOĞAN: İŞKENCE SUÇTUR

İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ise Güneş’in kaçırılmasıyla ilgili, “İşkence suçunu işleyenlerle ilgili bazı özel yasalar var biz kendini bazı yasal korumalar altında hissedenlerin bu suçu işlediğini düşünüyoruz. En problemli kanun MİT Kanunu, MİT’in sınırsız yetkiyle, insanların özgürlüklerini kısıtlayarak iç güvenliği sağlaması mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Gündem

Selçuk Özdağ Bahçeli’nin “kendini dövdürdü” iddiasını yargıya taşıyor

MHP lideri Devlet Bahçeli ve Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ arasındaki “dayak” polemiği yargıya taşınıyor. Bahçeli’nin yaşadığı saldırıyı kendisinin düzenlediği iddialarına yanıt veren Özdağ, suç duyurusunda bulunacağını açıkladı.

BOLD – MHP lideri Devlet Bahçeli, Selçuk Özdağ’ın uğradığı saldırı için “Bildik bir numara” dedi. Ödağ ise Bahçeli’nin sözlerine “Deli saçması” cevabı verdi. Özdağ, iddiaları sebebiyle Bahçeli hakkında suç duyurusunda bulunma kararı verdi.

BAHÇELİ’YE SUÇ DUYURUSU

Birgün’de yer alan habere göre Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin evinin önünde uğradığı sopalı ve silahlı saldırıya ilişkin, “Sicili kabarık bir siyasetçinin evinin balkonuna kamera yerleştirip kavga anını kayda aldırması sonra da dönüp masumiyet pozuna bürünmesi, bununla da yetinmeyip ‘Bana saldırdılar’ çığırtkanlığına tevessül etmesi bildik bir numaradır” ifadelerine yanıt veren Özdağ, “Bu iddialar deli saçması. Yarın Bahçeli hakkında suç duyurusunda bulunacağız. Suçluluk psikolojisi içerisindeler” şeklinde konuştu.

T24’e konuşan Özdağ’ın açıklaması şöyle:

“Bu iddialar deli saçmasıdır. Sayın Bahçeli’ye düşen görev savcılığa başvurmaktır. Suçluluk psikoloji içerisindeler, telaş içerisindeler. Çaresizliğin ve mağlubiyetlerinin göstergesi. Biz böyle alçaklıkları yapmayacak, yaptırmayacak kadar delikanlı insanlarız. Sayın Bahçeli nereden öğrenmiş balkondan benim görüntüleri çektirdiğimi. Kendisi devlet içinde devletse buyursun ispat etsin.

Okumaya devam et

Gündem

Ev aramasında polis şiddetine AYM’den hak ihlali kararı çıktı

Anayasa Mahkemesi (AYM), polis baskını sırasında darp edilen 4 kişi hakkında eziyet ve kötü muamele yasağının ihlal edildiğine hükmetti. Mahkeme mağdurlara 150 bin lira tazminat ödenmesine karar verdi.

BOLD – 18 Eylül 2017’de polisin ev baskını sırasında darp ettiği 4 kişi için Anayasa Mahkemesi hak ihlali kararı verdi.

POLİS ŞİDDETİNE AYM’DEN CEZA

Evrensel’in haberine göre Ahmet, Gülümser, Zeynep ve Mehmet Endes hakkında bir savcıya sosyal medyada hakaret edildiği iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında 18 Eylül 2017’de eve baskın düzenlendi. Ailenin iddiasına göre olay sonrasında iki başvurucu kolluk merkezine götürülüp burada fiziksel şiddete maruz kaldı.

Kolluk görevlilerin anlatımları ve Olay Tutanağı’na göre ise aileden birinin polis memuruna vurduğu öne sürüldü. Kolluğun daha sonra iki başvurucuyu, orantılı güç kullanılarak etkisiz hâle getirdiği iddia edildi. Endes ailesi yaralanmalarından sorumlu olan kolluk görevlileri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulundu.

Şikâyet üzerine soruşturma başlatıldı, bu soruşturma ailenin ‘görevi yaptırmamak için direnme’ suçunu işledikleri iddiasıyla haklarında açılan soruşturmayla birlikte yürütüldü. Savcılık, polis memurları hakkında kovuşturma yapılmamasına yönelik karar verdi. Başvurucuların yaptığı itirazlar reddedilince olay Yüksek Mahkeme’ye taşındı. Başvurucular da haklarında ‘görevi yaptırmamak için direnme’ suçlamasıyla açılan davadan beraat etti.

Aile, konutta arama gerçekleştirildiği esnada kolluk görevlilerinin güç kullanımı neticesinde yaralanma meydana gelmesi ve bu olayla ilgili olarak yürütülen soruşturmanın etkili olmaması nedeniyle eziyet yasağının ihlal edildiğini ileri sürerek AYM’ye başvurdu.

‘ORANTILI GÜÇ’ BURUN VE KABURGA KIRDI

Arama kararının verildiği soruşturmada 4 başvurucunun da şüpheli olmadığına dikkat çekilen AYM kararında, “Kolluk görevlilerinin güç kullanımı neticesinde bir başvurucunun burun kemiği kırılmış, başka bir başvurucunun kaburgasında kırık meydana gelmiştir. Bu bağlamda on beş polisin olduğu bir ortamda başvurucuların yüzünde veya kaburgasında kırık oluşacak şekilde meydana gelen yaralamaların niteliği dikkate alındığında uygulanan bedensel gücün orantılı olduğu hususu kamu makamlarınca ortaya konulamamıştır” denildi.

Olay yerini gösteren kamera kayıtlarının savcılık tarafından araştırılmadığına vurgu yapılan AYM kararında, iki başvurucu yönünden eziyet yasağının maddi ve usul boyutunun, diğer iki başvurucu yönünden de kötü muamele yasağının usul boyutunun ihlal edildiğine hükmedildi.

Ahmet Endes ve Mehmet Endes’e ayrı ayrı 65 bin TL, Gülümser Endes ve Zeynep Endes’e ise 20 bin TL tazminat ödenmesine hükmedildi.

Okumaya devam et

Popular