Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Sabah yazarı hükumete Milli Piyango’yu sordu: Kumar, kanunen yasak değil mi?

Yandaş Sabah Gazetesi’nin yazarı Hıncal Uluç, “Hani Kumarı Yasaklamıştık?” başlıklı yazısında Milli Piyango’yu hükumete şikayet etti. Uluç yazısında Milli Piyango’nun kumar oynattığını ileri sürdü ve acil müdahale edilmesini istedi.

BOLD – Şaibe iddialarıyla gündemden düşmeyen Milli Piyango, bu sefer Sabah yazarı Hıncal Uluç’un gündemindeydi. Yazısında Milli Piyango eliyle kumar oynatıldığının altını çizen Uluç, başta İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olmak üzere Adalet, Maliye ve Aile Bakanlarına “Bu ülkede kumar, kanunen yasak değil mi?” diye sordu.

Uluç dikkat çeken yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Cebiniz, tabletiniz, ya da bilgisayarınıza yazın.. www.millipiyangoonline. com Sonra tıklayın. Karşınıza çıkan tablonun en üstünde “Kazı Kazan”ı tıklayın. Karşınıza 23 oyun çıkacak.. Bunlar işte sizi bekleyen tuzak.. Barbuttan başlayan bir sürü kumar oyunu.. Yani kumarhanelere gidip kol çekerdiniz ya.. İşte onun dijitali. Kol çekme yerine, tıklıyorsunuz.. Birkaç saniyede bitiyor.. Yenisi.. Yenisi..

Yenisi.. Üzerinde “Milli Piyango” yazıyor.. Alışkanlıkla “Arkasında devlet var” sanabilirsiniz. Hayır devlet yok. Satıldı Milli Piyango.. Şimdi artık arkasında devlet yok.. Demirören var. Yani Hürriyet, Milliyet, Posta var.

Milli Piyango dahil bilinen oyunlar, Sayısal, Süper Loto’larda, On Numara’da, Şans Topu’nda olanları, bu üç gazete dışındakiler yazdılar. Ertuğrul Özkök kardeşim de, talimatla güya cevap verdi. Yetmedi. Demirören, en muhalifler dahil milyonlarca liralık tam sayfa reklamlar dağıtıp, tek rakam açıklamadan ve eski ile yeni arasında tek mukayese yapmadan “Rekorlar kırdık” dedi. Amacı yayınların önünü kesmekti tabii.

Şimdi benim sorum İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’ya..

‘4 BAKAN OTURUN VE TARTIŞIN’

“1- Bu ülkede kumar, kanunen yasak değil mi?

2- O zaman güvendiğiniz bir danışmanınıza görev verin. “milli piyangoonline.com” yazsın. Çıkan tabloda “Kazı Kazan”ı tıklasın.

Paraya gerek yok. “Dene”yi tıklasın ve denesin kısa zamanda nasıl para kaybedeceğini gözleriyle görsün.

Sadece kumarbazların değil, bu ekonomik sıkıntının bol, vakit geçirme imkânının az olduğu günlerde orta ve orta alt sınıf için nasıl bir yıkım tuzağı kurulduğunu anlasın ve size rapor versin.

3- Tabii ayni şey, Adalet, Maliye ve Aile Bakanlarımız için de geçerli..

Sonra 4 bakan oturun ve tartışın.

“Biz kumarı niye yasakladık” diye tartışın, lütfen..

Ama acele edin.. Yuvalar yıkılmadan.. “

MİLLİ PİYANGO TÜRKİYE VARLIK FONU’NDA

Hıncal Uluç yazısında “Milli Piyango’nun arkasında artık devlet yok, Demirören var” dedi. Bununla birlikte Milli Piyango başkanlığını AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yaptığı Türkiye Varlık Fonu’na devredilen şirketler arasında.

Şaibe iddiaları ile gündemden düşmeyen Milli Piyango’nun yılbaşı çekilişinde de büyük bir skandal yaşandı. Büyük ikramiye çeyrek bilete çıkarken 4 biletten sadece birinin satıldığı açıklandı. Ve böylece 100 milyon liralık büyük ödülün 75 milyon lirası Erdoğan’ın yönetim kurulu başkanlığı yaptığı Türkiye Varlık Fonu’na devredildi.

Gündem

2,5 milyon yeni iflas dosyası açıldı: Tayyip Erdoğan’a hakkınızı helal eder misiniz?

AKP yönetimindeki Türkiye’de ekonomik kriz derinleşiyor. Bu yılın ilk 4 ayında 2,5 milyona yakın yeni icra ve iflas dosyası açıldı. Yeni dosya sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 500 binden fazla arttı. Muhtarlar vatandaşa gelen icra ihbarnamelerine yetişmek için yeni personel alıyor.

BOLD –  Türkiye İstatistik Kurumu eliyle işsizlik ve enflasyon rakamlarını düşüren AKP Hükumeti, icra ve iflas dosyalarındaki artışı engelleyemiyor. 2021 yılının ilk 2 ayında tüketici kredisini ödeyemeyen 75 bin kişi ve kredi kartı borcunu ödeyemeyen 76 bin kişi bankalar tarafından icraya verildi.

SON 5 YILDA KREDİ BORCU ÖDEYEMEYENLER

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer de icra dosyalarındaki artışa yönelik Meclis Başkanlığı’na önerge sundu. Buna göre son 5 yılda bankalara 2 milyon 357 bin kişi tüketici kredisini,  2 milyon 475 bin kişi kredi kartı borcunu ödeyemedi. İcra dairelerindeki dosya sayısı da 22 milyona ulaştı

ÇİFTÇİDEN ESNAFA HERKES ZORDA

Üreticiler ve çiftçiler tarlasını, bağını, bahçesini ve traktörünü sattığı halde borçlarından kurtulamıyor. Esnaftan çiftçiye, işçiden sanayiciye toplumun tüm kesimleri pandemi döneminde iyice yoksullaştı. AKP lideri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, esnaflardan helallik istemişti.

Okumaya devam et

Gündem

Müebbet verilen Harbiyeli Burak Cansever’in annesi öldü

Beş yıldır Silivri Cezaevinde tutuklu olan Harbiyeli Burak Cansever’in annesi Elmas Cansever, stres nedeniyle demans hastalığına yakalandı ve 55 yaşında hayata gözlerini yumdu.

BOLD – Müebbet hapis cezasına çarptırılan askeri öğrenci Burak Cansever’in annesi Elmas Cansever hayatını kaybetti. Doktorların ifadesine göre stres nedeniyle demans hastalığına yakalanan Cansever 55 yaşındaydı.

Elmas Cansever’in ölüm haberini Harbiyeli annesi Melek Çetinkaya sosyal medya hesabından duyurdu. Cansever’in oğluna çok üzüldüğünü belirten Çetinkaya, “Bir anne daha evladına hasret gitti.” dedi.

15 Temmuz Sultanbeyli Davası’nda yargılanan ve müebbet hapis cezasına çarptırılan Burak Cansever, 5 yıldır Silivri Cezaevinde tutuklu bulunuyor.

 

Okumaya devam et

Gündem

Eminağaoğlu: Mafya kanunları işliyor yargı oturmuş seyrediyor

Eski YARSAV Başkanı ve Savcı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Sedat Peker’in iddialarıyla ilgili soruşturma başlatılmamasını yargının AKP’ye bağımlı olduğunu gösterdiğini söyledi. “Yargı oturmuş bunu seyrediyor. HSK, tarihinin en bağımlı dönemini yaşıyor. Ticaret Bakanı’nda görüldüğü gibi, AKP’den asla hesap sorulamıyor” dedi.

BOLD – Eski Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in videolarındaki ağır iddialarına henüz hiçbir savcı tarafından soruşturma açılmamasına tepki gösterdi.

Gazete Kolektif’ten Miray Mert’e konuşan, Eski Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, yaşananları adeta bir mafya dizisine benzeterek bu dizideki karakterlerin ve rollerin gerçek olduğunu belirtti. Anayasa’nın AKP iktidarı için bağlayıcılığının kalmadığını, hukuk ve yargının, AKP’yi denetleyemeyecek, hesap soramayacak hale getirildiğini belirten Eminağaoğlu, Peker’in videolarıyla ilgili şunları söyledi:

KİRLİ İLİŞKİLER ORTAYA KONULUYOR

“Türkiye’de televizyonlar yayınladıkları dizilerle halkı ekranlara bağlamıştı. Bu yetmezmiş gibi şimdi de adeta bayramda gösterime giren yeni bir dizi gibi, bu mafya dizisinin her seferinde yeni bir bölümü, her bölüm hakkında da dizi kahramanlarının beyanları gündemde. Diğer dizilerden farkı ise bu dizideki karakterler gerçek ve bu karakterler kendi gerçek rollerini oynuyor. Kirli ilişkiler ortaya konuluyor. İşin en ilginç yani özellikle yargı oturmuş bunu seyrediyor. Evet bu anlatım şaka değil gerçek ve de içler acısı, yaşanan gerçekler de keşke bu kadar olsa. Yaşananlar, izlenenler ve bir kısmı toplum önüne konulan ilişkiler, bu ilişkilerin iktidar dahil güç odakları ile bağlantıları.

YARGI, TARİHİNİN EN BAĞIMLI DÖNEMİNİ YAŞIYOR

Anayasa’nın AKP için neredeyse bağlayıcılığın kalmaması bir yana, hukuk sistemi ve yargı öyle bir hale sokulmuş durumdaki, AKP iktidarını sınırlandıramıyor ve denetleyemiyor. Türkiye’de mahkemelerin bağımsızlığı ve yargıç güvencesinden sorumlu ve görevli olan organ HSK. 13 üyesi olan bu Kurul’un 13 üyesinin 13’ü de partili Cumhurbaşkanı ve de Cumhur İttifakı’nın sayısal çoğunluğuyla TBMM tarafından belirlenmiş durumda. HSK, tarihinin en bağımlı dönemini yaşıyor. Yargı organlarının, başsavcılıkların bu yaşananlar karşısında doğrudan soruşturma açması gerekirken, tüm bu yaşananları seyreden iktidar gibi yargının da yaşananları seyretmesi demek, yargının bağımsız olmadığı, hatta iktidara ne kadar bağımlı olduğu ve iktidarın da yaşanan ilişkilerin ne kadar içinde olduğu demek. Aksi halde bu sürecin yargı tarafından seyredilmesi düşünülebilir mi? Bir hukuk devletinde bu süreci seyreden savcı ve başsavcıların görevde kalması veya böyle hareketsiz kalan o savcı veya başsavcılara HSK’nın soruşturma açmaması, soruşturma açmayan HSK üyelerine bile soruşturma açılmaması düşünülebilir mi? Yani yargı hele de 2017 Anayasa değişikliği sonrası HSK’dan alıp ilgili başsavcılıklardan çıkarsak tepeden tırnağa bağımsızlığı elinden alınmış durumda.

YARGI SUSTU MAFYA ÖNE ÇIKTI

Her sınırlandırılamayan, denetlenemeyen iktidar gibi AKP iktidarı da, mafya ile söz düellosuna girerek, onlara koruma bile tahsis ederek, süreci seyrederek, onlara alan ve ortam yaratarak, hatta açık davranmayıp, ilişkileri konusunda anayasal organlar önünde hesap vermeyip kaçarak olabildiğince kirlenmiş durumda. İddialar karşısında alnım ak, veremeyecek hesabım yok demeden, ancak çatışma ve sataşma dili ile gündemin değiştiriliyor. Bu arada Peker’in açıklamaları karşısında yargı susunca yine mafya öne çıkıyor ve mafyadan devlet yasalarıyla değil mafya hesap sorar; mafya, mafya kanunları ile hareket eder, mafya kendi ilişkilerini ortaya dökmez misali mafyadan mafyaya cevaplar bile söz konusu oluyor.

YARGI AKP’LİLER İLE İLGİLİ ADIM ATMIYOR

Geçmişteki ve şimdiki İçişleri Bakanları da iç işlerini, iç düzeni sağlayan değil aksine bozan açıklamalardan ve bu çerçevedeki ilişkilerden de geri durmayınca devlet kanunları işlemiyor o zaman da sanki mafya kanunları işliyor. Daha çok yakın bir zamanda Ticaret Bakanı konusunda da görüldüğü gibi, AKP’den asla hesap sorulamıyor. Hatta hukuk düzeni içinde söz konusu olamayacak bir iş AKP üzerinden gerçekleştirildiğinde, hatta bir şekilde AKP’ye bulaştığında, hesap sormak bir yana neredeyse adeta meşruiyet kazanıyor. Türkiye’de hukukun üstünlüğünün yerini gücün hukuku almış durumda. Tüm bu ilişkilere bakınca görülenin tek adama dayalı parti devleti yaratan AKP iktidarında devletin hukuk düzenin işlemez hale geldiği, hesap sorulamayan bir iktidarın ortaya çıkıyor. FETÖ ile ilgili yaşananlar, diğer yandan çıkar amaçlı suç örgütü konularında yani mafyatik ilişkilerde yaşananlar, işte Peker ve Çakıcı konularında yaşananlar, 128 milyar dolar konusunda yaşananlar, öne çıkan ihaleler ve daha birçok konularda yaşananlar… Tüm bunlarda yargı ya hiç adım atmıyor ya da hukukun dışında ve mağduriyet yaratacak biçimde, sonradan her şeyin boşa çıkmasına yol açacak biçimde adımlar atıyor. Diğer yandan ise iktidar gücü karşısında hukuk ve demokrasi içinde hareket eden herkes üzerinde yargı da kullanılarak baskılar yaratılıyor.”

Soylu’nun zengin danışmanı ‘yabancı servisler’e sığındı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0