Bizimle iletişime geçiniz

Politika

İktidarın laiklik ile sorunu ne?

Ayasofya baş imamı anayasadan laikliğin çıkarılmasını istedi. AKP iktidarı boyunca başta Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç ve İsmail Kahraman olmak üzere birçok isim laiklik ilkesini hedef aldı.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘yeni anayasa’ çıkışı sonrası yapılan tartışmalara Ayasofya’ya baş imam olarak atanan Prof. Dr. Mehmet Boynukalın da katıldı. Boynukalın, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkelerinden biri olan laikliğin yeni anayasada yer almamasını istedi. Boynukalın, Twitter hesabından, “1921 ve 24 anayasalarında devletin dini İslam’dı ve laiklik yoktu. Cumhuriyet fabrika ayarlarına dönsün” ifadelerini kullandı. Ayasofya baş imamı mesajını “#AnayasadaİslamOlsun” etiketiyle bitirdi.

AKP’Lİ KAHRAMAN DA TALEP ETMİŞTİ

Eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman da bundan 5 yıl önce laikliğin anayasada olmamasını istemişti. Türkiye’de laikliği isteyenin istediği gibi yorumladığını vurgulayan Kahraman, “Böyle bir şey olmamalıdır. Dindar anayasa meselesinden anayasamızın kaçınmaması lazım. Dini olarak bahsetmesi lazım… Yeni ve dindar bir anayasa olmalı. Laiklik tarifi de ona göre olmalıdır. Laiklik bir kere yeni anayasa olmamalıdır” demişti.

ERDOĞAN: TÜRKİYE’Yİ LAİKLİK İSTİSMARINDAN KURTARMANIN VAKTİ GELDİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 2019 yılında Edirne’de yerel seçimler öncesi yaptığı mitingde Türkiye’yi laiklik istismarından kurtarmanın vakti geldiğini ifade etti. Erdoğan, konuşmasında “Bizim için neler neler dediler. Cumhurbaşkanı oldum hala sürdürüyorlar. Bizi karalayanlar aslında söylediklerinin gerçek olmadığını biliyorlar. Şehirlerimiz CHP yüzünden çöpten geçilmiyordu. Aynı durum Edirne’de de olmasın. Gelin burayı kurtaralım. Diğerlerini hakkına hukukuna hiçbir tehdit yoktur. Varsa aksi yönde bir muameleye uğrayan Cumhurbaşkanı olarak yanında ben varım. Türkiye’yi artık bu yaşam tarzından, laiklik istismarından kurtarmanın vakti geldi” dedi.

“LAİKLİĞİ YIKMAK İÇİN 5-6 YIL GEREK”

Erdoğan’ın laiklikle ilgili söylediği bir söz de Kaddafi’nin oğlu Seyfülislam Kaddafi’nin siyasi danışmanı Mohammed Abdülmuttalib Tarhuni’nin yazdığı kitapta yer aldı. Tarhuni, 2010’lu yıllarda o sırada Başbakanlık yapan Tayyip Erdoğan’ın Muammer Kaddafi’ye “Türkiye’nin laikliğini yıkmak için bana 5-6 yıl lazım. Bunun için adalet ve mahkemeleri ele geçirmem lazım önce” dediği iddiasında bulundu.

ARINÇ: LAİKLİK YENİDEN TANIMLANMALI

2010 yılında dönemin Başbakan Yardımcısı ve Hükumet sözcüsü Bülent Arınç, laiklikle ilgili yaptığı “Türkiye’de gerçekler değişebiliyor. Bugün laikliğin yeniden yorumlanması gerektiği konusu sosyal bir ihtiyaçtır. Biz duvarda bir portre değiliz. Mesela Atatürk hep aynı istikamete bakıyor o fotoğrafta. Orada kaldığı sürece de aynı istikamete bakacaktır. Toplumlar insanların ihtiyaçları geliştikçe, dünyayı tanımak mümkün olabilir” dedi.

AKP’Yİ KAPATMA DAVASI İDDİANAMESİNDE DE YER ALDI

Laiklikle ilgili AKP’lilerin söylediği sözler AKP’yi kapatma davasının iddianamesine de girmişti. Dönemin TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın, ”…Toplumsal barış projemizi gerçekleştirmek zorundayız. Bunun gerçekleşebilmesi için bazı konularda el birliği yapmamız gerekir. Bu laikliğin yorumlanmasıdır…Laiklikten ne anladığınızı ortaya koymalısınız. Katı laiklik uygulamasıyla insanlara sosyal hayatı bir cezaevine çevirecek anlayışlar ne kadar zararlıysa, laikliği bir barış ve özgürlük, din ve vicdan hürriyeti olarak tanımak ve insanların inançlarına müdahale etmemek de o kadar toplumsal barışa hizmet edecektir” sözleri iddianamede yer aldı.

LAİKLİĞE AYKIRI EYLEM VE DEMEÇLER

AKP’yi kapatma iddianamesinde partinin, laikliğe aykırı eylemlerin odağı haline gelmesi ile ilgili olarak eylem ve beyanları bulunan Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Abdullah Gül, Hüseyin Çelik ve diğer AKP milletvekillerinin laikliğe aykırı eylem ve demeçleri olduğu ve hükumet faaliyetlerinde laiklik ilkesine aykırı eylemleri olduğu yer aldı.

Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi’ndeki rehini: Melih Bulu kimdir?

 

Politika

Hülya Atçı Nergis Türkiye’de ev ve araba alma taktiklerini anlatacak!

AKP Kayseri Milletvekili Hülya Atçı Nergis, halkla alay edercesine muhalefete meydan okudu: “Türkiye’nin ne kadar geliştiğini, gerçekten ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını anlatacağız.”

BOLD – Kayseri’de yerel bir TV kanalının konuğu olan AKP Milletvekili Hülya Atçı Nergis, ekonominin iyi olduğunu savundu. “Biz tepki alıyoruz diye sorumluluğumuzdan kaçamayız. Muhalefet istediği kadar konuşsun, karşı medya istediği gibi haber yapsın” dedi. Ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını öne süren Nergis şunları ifade etti:

“Ben bundan da çekinmiyorum, hodri meydan. Dolayısıyla biz tabii ki iktidarımızın yaptıklarını, atılan adımları, Türkiye’nin nereden nereye geldiğini, Türkiye’nin ne kadar geliştiğini, gerçekten ev ve araba almanın artık çok kolaylaştığını, geçmişle kıyaslandığında Türkiye’in her kademede geliştiğini anlatacağız.”

Hülya Atçı Nergis, geçen günlerde kadın cinayetleri hakkında “O kadınları öldüren şahısları yetiştiren kadınlar, sürekli erkekleri suçlayan dil de yanlış” yorumuyla tepki çekmişti.

Okumaya devam et

Politika

Ali Babacan’dan hükumete öneri: Bankalardaki kiralık kasalar ekonomiyi düze çıkarır!

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, hükumeti eleştirirken verdiği örnekle, halkın yastık altındaki birikimlerine göz diken AKP’ye yeni kaynağı nereden bulabileceğine yönelik bir fikir sundu. Babacan, bankalardaki kiralık kasaların ekonomiyi düze çıkarabileceğini söyledi.

BOLD – DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye’deki kiralık kasalarda bulunan değerlerin vezneye girmesi halinde ülkenin nefes alacağını söyledi. Babacan bu açıklamasıyla kaynak arayan hükumete yeni bir fikir vermiş oldu.

EHİL BİR KADRO İLE EKONOMİDE CİDDİ RAHATLAMA OLUR

Babacan, Habertürk’te Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek programına konuk oldu. Ekonomi yönetimine eleştirilerde bulunan Babacan, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na kimsenin atanmaması durumunda dahi piyasanın rahatladığını ifade etti. Babacan, dürüst ve ehil bir kadronun gelmesi durumunda ise ekonomide ciddi bir rahatlama olacağını söyledi.

KİRALIK KASALARDAKİ DEĞERLER VEZNENE GİRSE ÜLKE NEFES ALIR

Türkiye’nin her şeye rağmen potansiyeli bulunduğunu söyleyen Babacan, “Bankalarda, kiralık kasa bulmak zor. Deneyin isterseniz. Niye? Çünkü vatandaşlarımız gidip vezneye parasını yatıracaklarına ya da altın hesabı açacaklarına bodrum kata iniyorlar, kiralık kasaya koyuyorlar. Çünkü üst kata, vezneye koyduklarında para gidiyor, kredi olarak kullandırılıyor, şu oluyor, bu oluyor… Güvenmiyorlar. Her şeyi bir kenara bırakın Türkiye’deki kiralık kasalardaki değerler, eksi birinci kattan zemin kata, vezneye girse ülke nefes alır” dedi. Babacan vatandaşın yastık altı ve yurt dışında tuttuğu çok ciddi kaynaklar olduğunu ifade etti.

ERDOĞAN YASTIK ALTINDAKİ ALTIN VE DÖVİZİ İSTEDİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, partisinin 7. Olağan Büyük Kongresinde yaptığı konuşmada yastık altındaki altın ve dövizleri bankalara yatırma çağrısı yapmıştı. Erdoğan, “Ellerinde döviz ve altın tutan vatandaşlarımıza çağrı yapmak istiyorum. Vatandaşlarımdan evlerindeki döviz ve altını çeşitli finans araçlarına yatırarak ekonomi ve üretime kazandırmalarını istiyorum. Ülkemize yatırım yapan uluslararası yatırımcılara Türkiye’nin gücüne ve potansiyeline güvenmeleri çağrısında bulunuyorum” dedi.

Ay’dan yastık altına yumuşak iniş

Okumaya devam et

Politika

Ahmet Şık Türkiye İşçi Partisine katıldı: Dikta rejimine mecbur değiliz

HDP’den geçtiğimiz yıl istifa eden bağımsız milletvekili Ahmet Şık, Türkiye İşçi Partisine (TİP) katıldığını açıkladı. Şık’ın katılımıyla TİP’in milletvekili sayısı 3’e yükseldi.

BOLD – TİP’e katılımını sosyal medya hesabından duyuran Bağımsız İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, “Uzak gibi görünen umutlu günlere hep birlikte uzanıp dokunabilmek adına Türkiye İşçi Partisi’ne katılıyorum” ifadelerini kullandı.

Şık, Türkiye İşçi Partisi’ne katılmasıyla ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Şık, açıklamasında şunları kaydetti: “Bugün memleketteki hava bir yandan tüm kasvetiyle üzerimize çöküp karamsarlığımızı derinleştirirken, diğer yandan hepimizi, yeniden, ısrarla bir inada çağırıyor. Sınırları baştan çizilmiş oyunları, denenmiş çıkmazları ortadan kaldıracak, umudu canlandıracak ve yarını hep birlikte kuracak bir ortak inada ihtiyacımız var.

DİKTA REJİMİNE MECBUR DEĞİLİZ

Herkesin aynılaştırıldığı, aynılaşmak zorunda bırakıldığı bir dikta rejiminden kurtulmayı dileyenleri çaresizliğe itenlere mecbur değiliz. Emekte, eşitlikte, barış, demokrasi ve özgürlükte inat etmekten yılmayanlar, korkmayanlar, asla aşağı bakmayanlar olarak bizler, yalnız değiliz. Ve bugün buradaysak ve “varız” diyorsak, yaşamaya devam ettiğimizi söylüyorsak çaresiz hiç değiliz. Uzak gibi görünen umutlu günlere hep birlikte uzanıp dokunabilmek adına Türkiye İşçi Partisi’ne katılıyorum. Çocuklarımızın düşlerini gerçek kılacağımız bir hayata inanan sizleri de inadımıza ortak olmaya, Türkiye İşçi Partisi’ne katılmaya davet ediyorum.”

Ahmet Şık’ın katılmasıyla TİP’in Meclis’teki milletvekili sayısı 3’e çıkarken bağımsız milletvekili sayısı ise 10’a düştü. Şık, 4 Mayıs 2020’de HDP yönetimiyle yaşadığı anlaşmazlığı gerekçe göstererek istifa etmişti.

İktidarın el birliğiyle öldürdüğü Ahmet Burhan’ın fotoğrafını Kamu-Sen afiş yaptı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0