Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Muhalefetin AKP’den talebine Perinçek’ten cevap: Her 13 kişi öldüğü zaman milli yas ilan edilmez

Irak’ın Gara bölgesindeki bir mağarada 13 Türk vatandaşının cenazelerinin bulunmasının ardından muhalefetin milli yas ilan edilmesi talebine Doğu Perinçek’ten yanıt geldi. Perinçek, “Öyle her 13 kişi öldüğü zaman milli yas ilan edilmez” dedi.

BOLD – Irak’ın Gara bölgesinde bir mağarada 13 Türk vatandaşının cenazelerinin bulunmasının ardından muhalefet milli yas ilan edilmesini istedi. Bu talebe AKP’den henüz bir yanıt gelmezken, hükumetin gizli ortağı olarak nitelendirilen Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’ten olumsuz cevap geldi.

PERİNÇEK MİLLİ YAS İLAN EDİLMESİNE KARŞI ÇIKTI

Vatan Partisi Genel Başkanı Perinçek, bir TV kanalındaki canlı yayın programında Irak’ın Gara bölgesinde bir mağarada cenazeleri bulunan 13 Türk vatandaşı hakkında milli yas ilan edilmesi teklifine tepki gösterdi. Milli yas talebi ile ilgili Perinçek “Öyle her 13 kişi öldüğü zaman milli yas ilan edilmez” ifadelerini kullandı. Perinçek’i sözleri sosyal medyada tepkilere yol açtı.

KABİNE, MİLLİ YAS İLAN ETMEK YERİNE PUTİN’E GİTTİ

Kamuoyunda tepkilere yol açan ancak AKP hükumetinin milli yas ilan etmediği birçok olay bulunuyor. Bunların başında ise İdlip’te 36 askerin şehit olduğu saldırı geliyor. 27 Şubat 2020’de Suriye’nin İdlib kentinde Rusya’nın düzenlediği hava saldırısında 36 asker şehit oldu, 36 asker de yaralandı. Tüm Türkiye’yi yasa boğan bu olayın ardından AKP hükumetinin milli yas ilan etmek yerine kabine olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmeye gitmesi tepki çekmişti. Görüşme, Türk heyetini Putin’in kapıda beklettiği görüntülerle hafızalara kazındı.

VAN DEPREMİ’NDE ULUSAL YAS İLAN EDİLMEDİ

2011 yılında Van’da meydana gelen deprem sonrasında resmi rakamlara göre 601 insan yaşamını yitirdi, 4 bin 152 insan yaralandı. Büyük hasara ve can kaybına sebep olan bu afetten sonra Türkiye’de milli yas ilan edilmedi. AKP öncesinde 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen Marmara Depremi’nde milli yas ilan edilmişti.

REYHANLI SALDIRISINDA 52 KİŞİ ÖLDÜ

11 Mayıs 2013’te Hatay Reyhanlı’da iki ayrı bombalı saldırı düzenlendi. Resmi verilere göre saldırıda 52 kişi öldü, 146 kişi yaralandı. Bombalı araçlarla düzenlenen bu saldırı, Ankara’daki bombalı saldırı öncesi Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kanlı terör eylemi olarak kayıtlara geçti. Bu olay sonrasında ulusal yas ilan edilmedi.

SURUÇ SALDIRISINDA DA ULUSAL YAS TALEP EDİLDİ

20 Temmuz 2015’te, okul, kütüphane ve hatıra ormanı inşa etmek için Kobani’ye geçmek üzere Şanlıurfa Suruç’ta bekleyen gençlere bombalı saldırı düzenlendi. Saldırıda 32 kişi hayatını kaybetti, 100’den fazla kişi yaralandı. Ulusal yas ilan edilmesi istenmesine karşın bu olaydan sonra da ulusal yas ilan edilmedi.

PAPA VE KRAL İÇİN YAS TUTULDU

AKP iktidarında birçok olay sonrasında milli yas ilan edildi. Bunlardan ilki ise 2 Nisan 2005’te Papa II. Jean Paul’un ölümüyle birlikte 3 günlük ulusal yas ilan edilip bayrakların yarıya indirilmesiydi. AKP döneminde ayrıca Ocak 2015’te 90 yaşında hayatını kaybeden Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdülaziz el Suud’un vefatının ardından bir günlük ulusal yas ilan edildi. Ocak 2012’de de KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın vefatının ardından dört günlük ulusal yas ilan edildi.

SOMA FACİASI VE GAR KATLİAMI İÇİN ÜÇ GÜNLÜK YAS

Mayıs 2014’te 301 işçinin hayatını kaybettiği Soma faciasının ardından üç günlük ulusal yas ilan edildi. Haziran 2015’te Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in vefatının ardından üç günlük ulusal yas ilan edildi. 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı’nda meydana gelen, 107 kişinin öldüğü, 500’ün üzerinde yaralının bulunduğu, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kanlı terör eylemi sonrası üç günlük ulusal yas ilan edildi.

JAPONYA, MISIR, FİLİSTİN VE PAKİSTAN İÇİN MİLLİ YAS İLAN EDİLDİ

2011 yılının Mart ayında meydana gelen ve 16 bin kişinin öldüğü Japonya Tōhoku depreminde hayatını kaybeden insanlar için ulusal yas ilan edildi. 8 Temmuz 2014’te İsrail tarafından Filistin yerleşimlerine yönelik düzenlenen saldırıda 1800’ü aşkın Filistinlinin öldürülmesinin ardından 3 günlük yas ilan edildi. 24 Kasım 2017’de Mısır’da Sina Cami’nde gerçekleştirilen terör saldırısında hayatını kaybeden insanlar için 1 günlük milli yas ilan edildi. Aralık 2014’te Pakistan’da Taliban’ın Peşaver kentinde düzenlediği saldırıda çoğu öğrenci, 145 kişinin öldürülmesinin ardından bir günlük ulusal yas ilan edildi.

MİLLİ YAS KARARINI HÜKUMET ALIYOR

Halkın büyük bir çoğunluğu tarafından kabul edilen bir kişinin ölümü, doğal afet, facia, kaza, savaş veya terör saldırısı nedeniyle milli yas ilan edilebiliyor. Hükumet tarafından alınan milli yas kararı sonrası ülkede bayraklar yarıya indiriliyor. Türkiye’de sadece TBMM ve Anıtkabir önündeki bayraklar yarıya indirilmiyor.

 

Erdoğan Gara olayı hakkında ilk kez konuştu: Neşeli halleri tepki çekti

Gündem

Hiç iyi haberlerin gelmediği cezaevindeki mahkumların aileleri endişeli

Cemaat soruşturmaları kapsamında 5 yıldır Çanakkale Cezaevinde tutulan Yrd. Dr. Halil Şimşek’in tahliyesine 3 ay kala koronavirüsten hayatını kaybetmesi, hastalığın yayıldığı ve 10 kişinin hastaneye kaldırıldığı cezaevinde kalan mahkumların ailelerini endişelendiriyor.

BOLD – 15 Temmuz Darbe girişimi sonrası tutuklanarak Çanakkale Cezaevine gönderilen Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğr. Üyesi Yrd. Dr. Halil Şimşek (53), 5 Mayıs’ta hayatını kaybetti. 15 gün önce virüs kapan Şimşek geçen hafta yoğun bakıma kaldırılmıştı. Cemaat soruşturmaları kapsamında 19 Temmuz 2016’da tutuklanan Şimşek 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. Temyiz dosyası Yargıtay aşamasında olan Şimşek’in tahliyesine tahliyesine 3 ay kalmıştı.

LAÇİNER DE KORONAVİRÜSTEN YOĞUN BAKIMDA

Halil Şimşek’in aynı cezaevinde kaldığı ve bir dönem danışmanlığını da yaptığı ÇOMÜ eski Rektör Sedat Laçiner de koronavirüse yakalanarak yoğun bakıma alındı.

AİLELER ENDİŞELİ

Aile yakınlarının edinilen bilgiye göre, 600 kişilik Çanakkale Cezaevinde şu anda bin mahkum bulunuyor ve birçok koğuş karantinada. Bu kadar kapasitenin üstünde olmasına rağmen kovid-19 hastalığı zamanında denetimli serbestlik verilmiyor.

Cezaevindeki eşiyle geçen Cuma günü yaptığı telefon görüşmesinde hastalığın koğuştan koğuşa bulaştığını söyleyen bir mahkum yakını, “En son 6 kişi hastaneye kaldırıldı. 4 kişi hala hastanede. Bir kişi hayatını kaybetti, Doç Dr. Halil Şimşek sosyal medyada duyuldu. Cezainfa Kurumu Yetkilileri ve Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığına sesleniyorum lütfen bu insanları ölüme terk etmeyin” ifadelerini kullandı.

ÇÖZÜMÜNÜZ VAR MI?

Şimşek’in koronavirüsten vefat haberini ilk duyuran gazeteci Sevinç Özarslan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Adalet Bakanlığı’na, “Çanakkale CİK’te korona vakaları arttı. Geçen hafta akademisyen Yrd. Doç. Halil Şimşek’in koğuşta virüs kapıp ölmesi, Prof. Sedat Laçiner’in korona geçirmesi aileleri endişelendirdi. 6 kişi hastaneye kaldırıldı. Çözümünüz var mı?” sorusu yöneltti.

Cezaevinde koronavirüs kapan akademisyen Halil Şimşek hayatını kaybetti

Okumaya devam et

Gündem

Gergerlioğlu’ndan duygulandıran Anneler Günü mesajı

Örgüt propagandası yaptığı iddiasıyla milletvekilliği düşürülen ve hapse gönderilen insan hakları savunucu Ömer Faruk Gergerlioğlu annesini unutmadı.

BOLD – 38 gündür Sincan Cezaevinde tutuklu bulunan HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Twitter’daki resmi hesabından annesiyle ilgili yaptığı paylaşım herkesi duygulandırdı. Mesajına annesiyle baş başka çekilmiş bir fotoğrafını da ekleyen Gergerlioğlu, “Canım, Anneler Günü’n kutlu olsun…”

MEKTUPLARI TESLİM EDİLMEDİ

Öte yandan Gergerlioğlu’na mektuplarının kendisine teslim edilmediği öğrenildi. Oğlu Salih Gergerlioğlu’un Twitter hesabından paylaştığı bilgiye göre Gergerlioğlu’na gerek partisi tarafından gerek de ailesi tarafından ulaştırmak istenen haberler, basın çıktıları, ‘içlerinde yasaklı siteler olduğu’ gerekçesiyle teslim edilmedi. HDP’nin mektubu sakıncalı kabul edildi.

Okumaya devam et

Gündem

Sedar Peker’den 3. video: Barış Akademisyenlerine, derin devletçilere, pelikancılara seslendi

Suç örgütü lideri Sedat Peker, kendisine yönelik operasyonlar sonrası çektiği videoların üçüncüsünde “Derin devletçiler, Pelikancılar bir tripoda bir kameraya yenileceksiniz” dedi.

BOLD – Suç örgütü lideri Sedat Peker, kendisine yönelik operasyonlar sonrası çektiği videoda eski AKP ve ANAP milletvekili Feyzi İşbaşaran’ın ‘kendisini her yere şikâyet ettiğini’ belirterek şunları söyledi: “Önce ayaklarını kırdım, sonra elini kırdım, kaburgalarını kırdım, en son kafasını kırdım ama yetmedi’ dedim”

“FEYZİ İŞBAŞARAN’IN KARAKOLDA KEMİKLERİNİ KIRDIRDIM”

“Ben Ergenekon yargılanmalarında mahkeme başkanı dedi ‘siz şiddet yanlısıymışsınız’, ‘evet’ dedim. “Önce ayaklarını kırdım, sonra elini kırdım, kaburgalarını kırdım, en son kafasını kırdım ama yetmedi’ dedim. Bende bu tabiat var, yine aynısını yaparım. Biz başkasının kızının namusunu kendi namusumuz kabul ederiz. Tecavüz olmaz, olamaz. Pardon derin devletin başı Tolga Ağar yapınca olur! Oldu da!” Peker, Cumhurbaşkanımızın eşine küfür etti diye ben milletvekilinin (Feyzi İşbaşaran), devletin karakolunda kemiklerini kırdırdım, yetmedi mahkemeye çıkarken biraz daha kırdırdım, pişman değilim. Karıya, kıza, anaya kötü laf olmaz” ifadelerini kullandı.

“BENDEN ÖZÜR DİLEMEMİ BEKLİYORLARSA…”

Barış Akademisyenlerine de seslenen Peker: Benden özür dilememi bekliyorlarsa o zaman bir açıklama yapacaklar, o zaman ben normal özür de dilemeyeceğim ‘ya hayvanlık etmişiz hakkınızı helal edin’ diyeceğim.” Ben Barış Akademisyenleri için ne dediysem kesmeden vereceksiniz” diyen Peker “Bildiriyi okudum, baktım ‘ya bu bildiri resmen terör örgütünün olduğu bu ülkede, her yerde bombalar patlıyor, öyle bir zamanda yayınladılar ki benim okuduğumdan anladığım terör örgütlerine nefes kazandırmak için. Barış Akademisyenliği diye anlamadım. Terör örgütlerine direkt destek anladım. Benden özür dilememi bekliyorlarsa o zaman bir açıklama yapacaklar. İki satır yazı yazsınlar. ‘Biz kardeşim terör örgütüne destek için bunu yazmadık’ O zaman ben normal özür de dilemeyeceğim ‘ya hayvanlık etmişiz hakkınızı helal edin’ diyeceğim. Dedim ki ‘eğer ki bir gün bizim devletimizi bu terör örgütleri yıkmayı başarırlarsa, polis işlemez olur, askeriye işlemez olursa bakkal Ahmet, kasap Recep bunlar topraklarını korumak refleksiyle mücadeleye başlar’ dedim. Ve ‘siz onlara destek olduğunuz için sizi bulurlar’ dedim. Sonuna da pimi çekilmiş bomba gibi olan o sözü ekledim. Kanlarınızla da ‘duş alacaklar veya alacağız’ dedim. Yine söylüyorum. Hangi terör örgütüne kim destek verirse versin aynı itikat üzerindeyim ancak bu yazımdan dolayı çocukları eşleri korkmuş olabilir. Onlardan da özür diliyorum.” dedi.

“DİZİYE PEKER KAARAKTERİ GİRDİ, OKTAY KAYNARCA’YI ARADIM”

Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhan Albayrak’ın sahibi olduğu Turkuvaz Medya’ya bağlı ATV’de yayımlanan Eşkiya Dünyaya Hükümdar Olmaz adlı dizide kendine gönderme yapıldığını da iddia eden Peker, “Tam ben videoyu yayınladıktan sonra diziye bir karakter girdi. Adı Peker. Şoförlük yapıyor. Bir şey söylüyor, oradan diyorlar ki ‘Boş ver sen Peker’i. O hep böyle, boş konuşur’. Oktay Kaynarca benim çocukluk arkadaşım. Onu aradım, anlattım. Yapımcıyla konuştu. Bana döndü ‘Öyle şey mi olur, tesadüf olmuş’ dedi. Ben mal mıyım? Çocuk muyum? Dizide karakter için ‘Peker de boş konuşmazmış’ dedirtilmesini istedim. Onu yapamayacaklarını, diziden çıkarabileceklerini söyledi” diye konuştu.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai emirliğinde bulunduğunu ifade eden Peker, Türkiye’ye dönmeyeceğini belirtti. Peker, “Benim oraya dönmem artık bundan sonra mümkün değil. Gelmem… Zaten getirmek için her şeyi yapıyorsunuz. Siz alın getirin. Ben kendim gelmeyeceğim” diye konuştu.

BU KEZ “BABANIN DÖNÜŞÜ” KİTABIYLA MESAJ VERDİ

Videolarında çeşitli kitaplarla mesaj veren Peker’in bu videoda ise önünde Mark Winegardner’in ‘Baba’nın Dönüşü’ isimli kitabı yer aldı. Kitap, Corleoneler isimli mafya ailesinin Soğuk Savaş dönemindeki hikayesini anlatıyor. Arkasındaki televizyon ekranında ise Mescis’i Aksa vardı.

NE OLMUŞTU?

Sedat Peker, Ocak 2016’da Güneydoğu’da yaşanan sokağa çıkma yasakları ve çatışma ortamı neticesinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin imza kampanyası düzenleyerek, “Bu suça ortak olmayacağız” diyen ‘Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi’yle bir araya gelen 1128 akademisyen için, “Sözde aydınlar çanlar ilk önce sizim için çalacak; oluk oluk kanlarınızı akıtacağız ve akan kanlarınızla duş alacağız” ifadelerini kullanmıştı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0