Bizimle iletişime geçiniz

Analiz

Erdoğan, Saray sofrasına oturmayan sanatçılara acımadı

Saray’da sık sık sanatçıları ağırlayan Erdoğan kendisini eleştirenlere de acımadı. Uğur Dündar’ın programındaki sözleri yüzünden sanatçılar Müjdat Gezen ve Metin Akpınar hakkında ‘Cumhurbaşkanına alenen hakaret’ suçundan 4,8’er yıl kadar hapis cezası istendi. İşte yolu Erdoğan’a hakaretten adliyeye düşen sanatçılar…

BOLD – ‘Cumhurbaşkanına alenen hakaret’ suçundan 4,8’er yıl kadar hapis cezası istemiyle yargılanan ünlü sinema ve tiyatro sanatçıları Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in ilk duruşmaları görüldü.

Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, sanık Müjdat Gezen ve avukatları ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı katıldı. Duruşmaya gelemeyen Metin Akpınar’ı ise avukatları temsil etti.

HAKARET OLSA CUMHURBAŞKANI SÖYLEMEZDİ

Duruşmada, kimlik tespitinin ardından savunmasını yapan Gezen, “Ben kronik rahatsızlık yaşıyorum. 11 aydır rahatsızım. ‘Haddini bil’ demek hakaret olsaydı Cumhurbaşkanı söylemezdi. Ayrıca sözlükte de bu kelime hakaret olarak geçmemektedir. ‘Değerini bilmek’ anlamına gelmektedir. Öncelikle beraatimi talep ederim. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmiyorum” dedi.

Gezen’in avukatı Fuat Selvi, müvekkilinin söylediği sözde hakaret suçunun unsurlarının bulunmadığını belirterek, beraatine karar verilmesini istedi.

HAKARET YOK ELEŞTİRİ VAR

Metin Akpınar’ın avukatı Ahmet Köksal Bayraktar, “Sözlerin tümü dikkate alındığında hakaret yoktur. Eleştiri vardır. Müvekkilimin beraatini istiyorum” dedi. Erdoğan’ın avukatı Gökhan Arslanoğlu, sanıkların cezalandırılması talep edildi.

Duruşmada, daha sonra savcının esas hakkındaki mütalaasını sundu. Mütalaada, sanıklar Gezen ve Akpınar’ın Uğur Dündar tarafından 21 Aralık 2018’de sunulan Halk Arenası programında sarf ettikleri sözlerle ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçunu işledikleri gerekçesiyle 1 yıl ikişer aydan 4 yıl sekizer aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Müjdat Gezen’in duruşmalardan vareste tutulmasına karar verdi. Sanıklar ve avukatlarına mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere süre verilmesini kararlaştıran mahkeme, duruşmayı erteledi.

ORHAN AYDIN VE ZUHAL OLCAY’A 11’ER AY HAPİS CEZASI

Bugüne kadar Cumhurbaşkanına hakaretten açılan davaların sayısı 63 bine ulaştı. Bu sayının içinde kamuoyunun yakından tanıdığı isimler de var. Metin Akpınar ve Müjdat Gezen Cumhurbaşkanına hakaretten yargılanan ilk sanatçılar değil. Sanatçı Zuhal Olcay da 2018 yılında, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yargılandığı davada 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.

Sanatı Orhan Aydın da 2017’deki bir Sivas Katliamı anmasında “diktatör bozuntusu” ifadesini kullandığı için “Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret” suçlamasıyla 11 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı.

81 YAŞINDAKİ NİLÜFER AYDAN’IN 4,8 YIL HAPSİ İSTENDİ

Sosyal medya hesabından AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan sinema sanatçısı 81 yaşındaki Nilüfer Aydan da geçen ay ilk kez hakim karşısına çıktı. Aydan’ın da Akpınar ve Gezen gibi ‘Cumhurbaşkanı’na alenen hakaret suçundan’ 4 yıl 8 ay hapsi istendi. İlk duruşmada suçlamaları reddeden Aydan, “Dünya’da bu kadar olay ve pandemi varken Cumhurbaşkanı’nın dava edeceğini düşünmüyorum, tahminimce haberi dahi yoktur. Beraatimi isterim” dedi.

TUTUKLU CANE’YE ERDOĞAN’A HAKARETTEN DE CEZA

Türkiye’de terör suçlamasıyla tutuklu olan Kürt kökenli Alman vatandaşı sanatçı Hozan Cane, Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle, 2019 yılında Edirne’de görülen davada 1 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırıldı. Cezanın 2 yıldan az olması nedeniyle mahkeme, Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

Sanatçı Ferhat Tunç, hakkında da “Cumhurbaşkanı’na hakaret” suçlamasıyla 5 yıl 8 aya kadar hapis istemiyle dava açıldı. Sanatçı Suavi de 29 Ekim 2016’da İzmir’deki bir etkinlikte Erdoğan’a hakaret ettiği gerekçesiyle 11 ay 20 gün hapis cezası aldı.

AKP iktidarının kabusu Halkbank davası gün sayıyor

Analiz

Erdoğan’ın dövizi düşürme planı: Dolara ek vergi, iş insanlarının yurtdışındaki hesapları, Katar’la swap

Merkez Bankası müdahalesiyle doları durduramayan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan operasyonun ikinci aşamasına geçti. Katar ile swap anlaşması yapılarak para takası devreye sokulacak. Erdoğan’a yakın işadamlarının yurtdışı hesaplarındaki dolarlar Türkiye’ye getirilecek ve dövizin ateşi söndürülmeye çalışılacak. Ardından vatandaşın döviz alış satışlarındaki binde 2’lik vergi arttırılacak.

BOLD ANALİZ – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1 milyar doların üzerinde döviz satmasına rağmen kurdaki yükseliş devam ediyor. Türk Lirası değer kaybediyor, dolara bağlı zamlara her geçen gün yenileri ekleniyor. AKP Hükumeti, 13,50 ile 13,85 lira arasında gidip gelen dolar kurunu 13 liranın altına indirmek için yeni hamleler yapacak.

KATAR İLE SWAP ANLAŞMASI

Her krizde olduğu gibi bu krizde de soluğu Katar’da alan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Katar ile çok sayıda anlaşmaya imza atacaklarını açıkladı. En önemli anlaşma ise iki ülke Merkez Bankaları arasında yapılacak Swap anlaşmasıyla (Para takası) doların ateşinin söndürülmesi hedefleniyor. Katar ile yapılacak 10 milyar dolarlık anlaşmayla Merkez Bankası’nın elinin rahatlayacağı tahmin ediliyor. Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun dövize daha rahat müdahale edeceği aktarılıyor.

YURTDIŞINDAKİ DOLARLAR GETİRİLECEK

Ekonomist Devrim Zelyut’un Erdoğan’ın dolarda ‘6-7 Aralık Planı’ olarak anlattığı ikinci adım ise yurtdışındaki dolarların Türkiye’ye sokulması olacak. Zelyut söz konusu planın detaylarını şöyle anlattı: “Erdoğan’ın ziyareti ile hem Katar Emiri’nden hem de Türkiye’de milyarlarca dolar vurup dışarıya istifleyen o malum kesimden de (Hollanda basınında yazdığı üzere!) bir giriş başlatılacağını değerlendiriyorum. Ayın 10’u itibari ile kura basacaklar. Ancak bu baskı en fazla ay sonuna kadar dayanır sonrasında kurun yine kafayı kaldıracağını izleyeceğiz.”

DÖVİZE VERGİ

Doları düşürmek için yapılacak üçüncü operasyon ise Türkiye’deki bankalarda bulunan 235 milyar dolara yönelik olacak. Özel şirketlerin ve hane halkının yatırım için bankalarda tuttuğu döviz hesaplarına ciddi vergi oranları getirilecek. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu hem kamu hem özel bankalara bir dizi kural getiriyor. Alınan bilgiye göre dolar hesabı açma zorlaştırılacak. Ayrıca dolar hesaplarından hesap işletim ücretleri kesilecek. Dolar alım ve satımı arasındaki makas açılarak vatandaşların dolar alış satışı yapmasının yavaşlatılması hedefleniyor.

Geçen ay Birleşik Arap Emirlikleri ile 10 milyar dolarlık anlaşma imzalayan Erdoğan, 6-7 Aralık  tarihlerinde de Katar ile imzalar attı. Bütün bu tedbirlerin dolar ve Euro’daki artışı durdurup durdurmayacağı merak edilirken, Merkez Bankası’nın da 16 Aralık toplantısında faiz indirimi yapmadan pas geçeceği kaydediliyor.

Al Jazeera, Sedat Peker’in gözaltına alındığına ilişkin haberini geri çekti

Okumaya devam et

Analiz

Dolardan parayı vuran MHP’den kur yorumu: Tamamen psikolojik

TBMM Genel Kurul’da kur ataklarına ilişkin konuşma yapan MHP’li Akçay, dış ve uzantısı iç güçleri suçlayarak “Doların yükselmesi tamamen psikolojik algı operasyonları neticesinde oluşmuştur” dedi. Son genel seçimler öncesi aldığı 100 milyon TL’lik hazine yardımının önemli bir kısmını dövize yatıran MHP, bu işlemden yüzde 50 kar elde etmişti.

BOLD – Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla indirilen faizler yüzünden zaten yüksek olan dolar kurunda patlama yaşandı. Türk Lirası’nda son günlerde hızlanan değer kaybı korkutuyor. 14 TL’ye merdiven dayayan doların nerede duracağını kimse tahmin edemiyor. Dolara endeksli tüketim ürünleri ise son 1 ayda yüzde 100’e varan oranlarda zamlandı.

Şirketler artan maliyetlerden olumsuz etkileniyor. Ekonomistlere göre dolar kurundaki yükseliş daha fazla enflasyon ve daha fazla işsizlik olarak vatandaşa geri dönüyor.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, TBMM’de Bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada Türk Lirası’nın yabancı para birimleri karşısında son dönemde yaşadığı büyük değer kaybıyla ilgili ilginç bir konuşma yaptı.

DIŞ GÜÇLERİN UZANTISI İÇ GÜÇLER

Dolar kuru ve faiz üzerinden ekonominin değerlendirilemeyeceğini söyleyen Akçay, “Ekonominin battığını iddia etmek yalandır, kara propagandadır. Bazı odaklar döviz kurundaki ekonomik gerçeklerle bağdaşmayan suni dalgalanmaları istismar etmektedirler, adeta zil takıp oynamaktadır. Zil takıp oynayanlar, dış güçlerin uzantısı iç güçlerdir. Bu odaklar kur faiz fiyatları genel düzeyindeki dengesizlikler üzerinden manipülasyon üreterek vatandaşlarımızı karamsarlığa umutsuzluğa ve sokakların kör karanlığına çekmeye çalışmaktadır” dedi.

Türk ekonomisinin dış kaynaklı saldırı altında olduğunu iddia eden Akçay, “Terörle mücadelemizin rövanşını kur üzerinden almaya çalışıyorlar. Faiz lobilerinin döviz operasyonları, sinsice faiz kulisi yapan IMF’ci odakların kaos yaratma hali boşunadır” ifadelerini kullandı.

İstihdamın artmaya devam ettiğini ileri süren Akçay, “Doların yükselmesi tamamen psikolojik algı operasyonları neticesinde oluşmuştur. Bize biçtiğiniz rolleri, hapsetmeye çalıştığınız blokları reddediyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.

MHP PARASINI DOLARDA DEĞERLENDİRİYOR

MHP’ye 2018 yılında seçim çalışmaları için 100 milyon TL’nin üzerinden hazine yardımı yapıldı. 2018 Genel Seçimleri öncesi fazla miting yapmayan MHP’nin parayı nerede kullandığı merak konusu oldu.

MHP’nin parayla dolar aldığı iddiaları ortaya atılırken, o dönem gazetecilerin sorusu üzerine Bahçeli, “Dövize yatırılan bazı banka mevduatlarımız da bulunmaktadır” dedi.

MHP 15 Ağustos 2018’de döviz mevduatlarını bozdurma kararı aldı. Hazine yardımı aldığında 4,73 olan dolar satıldığı gün 6,80 TL’den işlem görüyordu.

Siirt’teki bomba seçim habercisi mi?

Okumaya devam et

Analiz

19 yıldır gitmemek için her şeyi yaptılar! Bombalı araç başlangıç mı?

AKP’nin, ekonomideki olumsuz gelişmelerden sonra hızla erimeye başlamasının ardından Kılıçdaroğlu ve diğer muhalefet liderleri, yakın zamanda siyasi suikast endişelerini dile getirdi. Seçimin konuşulduğu bugünlerde 15 Temmuz gibi kanlı bir eylemin sahne konmasından endişe ediliyor. Siirt’teki amacı belirsiz bombalı araç olayı ise kafalardaki soru işaretlerini daha da arttırıyor.

BOLD – Türkiye’de 2002’den beri iktidarda olan AKP ilk ağır yenilgisini 17/25 Aralık Büyük Yolsuzluk operasyonları sonrası yapılan ilk genel seçimde aldı.

7 Haziran 2015 yılında yapılan seçimlerde AKP, çoğunluğu kaybedince koalisyon hükumetleri konuşulmaya başlandı. Kilit parti konumuna gelen MHP’nin lideri Devlet Bahçeli’nin koalisyona yanaşmaması yüzünden yeniden seçim kararı alındı.

862 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Seçimlerin yapıldığı 1 Kasım tarihine kadar Türkiye resmen kana bulandı. Ceylanpınar’da 2 polis evlerinde esrarengiz bir şekilde öldürülmesinin ardından parti mitingleri dahil her yerde bombalar patlamaya başladı.

146 günlük dönemde yaşanan siyasi çalkantılar bir yana, çözüm süreci sonlandı. Cumhuriyet tarihinin en büyük terör saldırıları gerçekleşti. Sadece Suruç ve Ankara’daki IŞİD saldırılarında 136 kişi katledildi. Aynı süreçte 167 güvenlik görevlisi hayatını kaybetti. Resmi açıklamalara göre, operasyonlarda 453 PKK’lı öldürüldü. Çatışmalarda 106 sivil can verdi. Bu dönemde iki bombalı saldırıda ölenlerle birlikte 242 sivil yaşamını yitirdi. İki seçim arasındaki dönemde hayatını kaybedenlerin sayısı 862’ye ulaştı.

AKP YENİDEN İKTİDAR

Kabus gibi beş ay yaşayan Türkiye, 1 Kasım 2015’te yeniden sandık başında gitti. AKP, yüzde 49,5 oy ve 317 milletvekili ile sandıktan tek başına iktidar olarak çıktı.

Gelecek Partisini kuran eski Başbakan Ahmet Davutoğlu o günleri şöyle anlattı: “Terörle mücadelede defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz” dedi.

ADIM ADIM 15 TEMMUZ

AKP tarihinin en yüksek oy oranını alan Ahmet Davutoğlu’nun Saray darbesiyle görevden ayrılmasının ardından partinin kurucuları ve eski milletvekilinin Erdoğan’a yönelik eleştirileri de artmaya başladı.

AKP’nin kurucuları arasında yer alan ve bakanlık, milletvekilliği yapmış isimlerin art arda Hamamönü’nde çalışma ofisi tutmaya başlaması “Yeni bir siyasi hareket mi kuruluyor?” sorusunu akıllara getirdi.

Erdoğan’a karşı partide bir hareketlilik yaşanırken 15 Temmuz gerçekleşti.

15 TEMMUZ SONRASI

15 Temmuz sonrası siyasi hesapların tamamı yine değişti. Daha önce defalarca karşı olduğunu beyan eden Bahçeli’nin sürpriz bir şekilde Başkanlık teklifinin Meclis’e getirilmesini istedi. İki partinin oylarıyla Ocak 2017’de mecliste kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne 16 Nisan 2017’de gerçekleşen anayasa referandumunda yüzde 51,2’ye karşılık yüzde 48,8 ile halktan onay çıktı. Böylece Erdoğan 15 Temmuz sonrası ilk siyasi zaferini aldı.

MUHALEFETİN SİYASİ SUİKAST KAYGISI

Yakın zamanda muhalif liderler Erdoğan’ı işaret ederek, siyasi suikast duyumlarını kamuoyu ile paylaştı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tayyip Erdoğan’ın iktidardan gitmemek için her yolu deneyeceğini savunarak, “Siyasi cinayetler kaygım var” görüşünü dile getirdi. İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın da Sözcü gazetesinde yer alan röportajında “siyasi suikastler yapılacağı yönünde bizim da aldığımız duyumlar var” diye konuştu.

BOMBALI ARAÇ MUAMMASI

Erdoğan’ın Siirt ziyareti sırasında, iddiaya göre görevli polislerden birinin aracının altında bomba düzeneğine rastlandı. Uzmanlara göre, saldırı planı oldukça absürt.

Gazeteci Adem Yavuz Arslan, siyaset arenası ısındıkça Tayyip Erdoğan ve MİT’in kirli planlarının devreye girdiğini söyledi. 1 Kasım seçimleri öncesi Ceylanpınar saldırısıyla başlayan kanlı olaylar ve sonrasında gelen AKP’nin seçim zaferini hatırlatan gazeteci Adem Yavuz Arslan Siirt’teki bombalı araç konusunda muhalefeti uyardı.

Siirt’teki bomba seçim habercisi mi?

 

Okumaya devam et

Popular

Shares